GÜNDEM - 17 Şubat 2026 Salı 11:32

Ramazan sofralarında ’balık’ ikilemi: Şifa mı, susuzluk mu

A
A
A
Ramazan sofralarında ’balık’ ikilemi: Şifa mı, susuzluk mu

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte mutfaklarda hazırlıklar hız kazanırken, iftar sofralarında balık tüketimi konusunda vatandaşlar ikiye bölündü. Bazı vatandaşlar balığın susattığı gerekçesiyle mesafeli dururken, balıkçı esnafı ise balığın kırmızı ete göre daha hafif ve sağlıklı bir alternatif olduğunu belirtti.

Ramazan ayının ilk günlerinde balık tezgahlarında hareketlilik yaşanıyor. İftar sofraları için menü arayışında olan vatandaşlar, balık tüketimi konusunda ’şifa’ ve ’susuzluk’ ikilemi yaşıyor. Balıkçı esnafı, satışların ilk günlerde durgun seyretmesine rağmen ilerleyen günlerde ilginin arttığını ifade etti.

Ramazan sofralarında ’balık’ ikilemi: Şifa mı, susuzluk mu

Esnaf: "Balık, kırmızı etten daha hafif"

İzmir Kemeraltı Havra Sokağı balıkçılarından Batuhan Ergün, balığın Ramazan sofraları için en ideal seçeneklerden biri olduğunu savundu. Kırmızı etin sindiriminin zor olduğuna dikkat çeken Ergün, "Balık mideyi yormaz. Özellikle çalışan vatandaşlar için fırında hazırlanan çipura veya levrek, 20 dakikada iftara hazır hale geliyor. Sahurda değil ama iftarda en sağlıklı seçenek balıktır" değerlendirmesinde bulundu.

Ramazan sofralarında ’balık’ ikilemi: Şifa mı, susuzluk mu

Vatandaşlar ise balık tüketimi konusunda farklı görüşlere sahip. Bazı vatandaşlar lezzetinden vazgeçemedikleri balığın oruç tutarken susattığını belirterek, "Balığı çok seviyoruz ancak iftarda yediğimizde gece boyu su içme ihtiyacı hissediyoruz. Ertesi gün oruçta zorlanmamak için genelde hafta sonlarını tercih ediyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Ramazan sofralarında ’balık’ ikilemi: Şifa mı, susuzluk mu

Sağlıklı beslenmeyi önceliklendiren bir diğer kesim ise ağır ve yağlı yemekler yerine balığı tercih ettiklerini, bu sayede ertesi güne daha dinç uyandıklarını dile getiriyor. Uzmanlar da, balığın yanında tüketilen bol salatanın vücudun sıvı ihtiyacını desteklediğini hatırlatıyor.

Ramazan sofralarında ’balık’ ikilemi: Şifa mı, susuzluk mu

Tamer Kiraz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile İl Sağlık Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile İl Sağlık Müdürlüğü arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin iş birliği protokolü imzalandı. Hazırlanan iş birliği protokolü, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay ile Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk arasında imza altına alındı. Diyarbakır Adliyesi Toplantı salonunda gerçekleşen törene, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, Cumhuriyet Savcıları Hüseyin Özcan, Ömer Özyürek, Ahmet Ramazan ve Berat Sağır, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Kalem Müdürü Metin Özkan, Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ertuğrul Kahraman hazır bulundu. İmza sonrası burada konuşan Başsavcı Erdal Kuruçay, adli hizmetlerde kurumlar arası iş birliğine inanan biri olduğunu söyledi. Cezaların infazının adaletin en önemli kısımlarından biri olduğunu belirten Başsavcı Kuruçay, infaz sisteminin hem cezaların çektirilmesi, hem de cezaevine giren sonrasında açık cezaevi denetimli serbestlik yoluyla infazını tamamlayan insanların ıslah edilmesi, topluma tekrar kazandırılması, meslek sahibi edindirilmesi şeklinde yürütülen bir faaliyet olduğunu ifade etti. Başsavcı Kuruçay, sağlık kuruluşunda, her hangi bir kamu kurumunda yükümlülerin gidip buralarda hizmette bulunmalarının hem kurumların tanınması açısından, hem de kendilerinin o kurumlara aidiyet duymaları, insanlar arasındaki ilişkilerin temini açısında önemli olduğunu düşündüğünü belirterek, "Bunu denetimli bir şekilde yürüteceğiz. Kurumumuza, sağlık kuruluşlarına, yükümlü arkadaşlara hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise imzalanan protokolde içeriğinin denetimli serbestlikteki kişilerin marangoz, teknik eleman, boyacı, peyzaj yaptığını dile getirdi. Sağlık alanlarında buna ihtiyaçları olduğunu söyleyen Dr. Asiltürk, "Sağ olsun bugünkü protokolle de bu ihtiyacımıza merhem olmuş olacak. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.