SAĞLIK - 19 Mart 2026 Perşembe 11:06

Ramazan sonrası beslenme düzenine geçişte metabolik şok uyarısı

A
A
A
Ramazan sonrası beslenme düzenine geçişte metabolik şok uyarısı

Ramazan ayında değişen beslenme ve uyku düzeninin ardından bayramda aniden aşırı yemek yemek vücutta metabolik şoka yol açabiliyor. Organların aşırı yükten korunması ve normal rutine dönülmesi için kademeli beslenmeye geçilmesi büyük önem taşıyor.


Uzun süreli açlık nedeniyle vücudun bazal metabolizma hızı düşüyor. Bayram sabahı aniden yapılan kalori ve şeker yüklemesi, kan şekerinde hızlı dalgalanmalara, mide yanmasına ve yorgunluğa neden oluyor. Bayram sonrasındaki hafta vücut için bir toparlanma süreci işlevi görüyor. Vücudun bozulan sıvı dengesini yeniden kurmak için günde en az 2 litre su tüketilmesi ve bağırsak florası için lifli gıdalara ağırlık verilmesi gerekiyor. Kademeli olarak hafif yürüyüşlere başlanması ve uyku düzeninin sağlanması, bozulan ritmi yeniden normal seviyesine çekiyor.



Enerji tasarrufu modu


Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selin Ok, Ramazan ayı boyunca süren uzun süreli açlık ve bozulan uyku döngüsü nedeniyle bazal metabolizma hızının yavaşladığını ve vücudun enerji tasarrufu moduna geçtiğini belirtti. Bayramın ilk günü yapılan ani şeker ve karbonhidrat yüklemesinin vücutta metabolik şok etkisi oluşturduğuna dikkat çeken Ok, "Vücut bu kadar şeker yüklenmesine hazır olmadığından insülin direnci, kan şekerinde dalgalanmalar ve sindirim zorlukları gibi sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor. Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik, tansiyon yükselmesi ve yorgunluk gibi birçok organı etkileyen durumlar oluşabiliyor" dedi.



Sıvı dengesi ve kademeli geçiş


Bu tür olumsuz tabloların önüne geçmek ve bozulan düzeni onarmak için beslenmede kademeli bir geçişin şart olduğuna değinen Diyetisyen Ok, "Geçiş sürecinde hafif öğünlerle, az az, sık sık, lifli ve proteinli gıdalara yer vererek ilerlemek ve su tüketimini artırmak çok daha uygun olur. İki öğünden üç öğüne, ardından dört öğüne çıkılmalı ve Ramazan’da yaşanan dehidrasyonu telafi etmek için su tüketimine büyük özen gösterilmelidir. Ayrıca bu süreci 20-30 dakikalık yavaş fiziksel aktiviteler ve yürüyüşlerle desteklemek oldukça önemlidir" ifadelerini kullandı.



Kronik hastalıklarda beslenme kontrolü


Bir aylık kısıtlamanın ardından beynin ödüllendirme moduna geçtiğine işaret eden Ok, bireylerin gerçekten aç olup olmadığını sorgulaması gerektiğini kaydetti. Kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin normal düzene geçişte daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Ok, "Bu hastalarımızın şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı tatlıları tercih etmeleri, kabak ya da ayva tatlısı gibi az şekerli alternatiflere yönelmeleri daha uygun olur. Tatlı yapımında elma suyu konsantresi, hurma püresi veya toz tatlandırıcılar da kullanılabilir. Hastalarımızın vücutlarına aşırı yüklenmemeleri, organ yükünü ciddi anlamda azaltacaktır" açıklamasında bulundu.



Ramazan sonrası beslenme düzenine geçişte metabolik şok uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Bayramın tüm mazlum coğrafyalarda barışa ve huzura vesile olmasını diliyoruz" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, bayramların barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günler olduğunu belirterek, "Ramazan Bayramı’nın ülkemize, çalışanlarımıza, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve refah getirmesini diliyoruz. Bayramın zulüm altında yaşayan tüm mazlumların acılarının sona ermesine vesile olmasını temenni ediyoruz" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olarak kabul edilen mübarek Ramazan ayını geride bırakırken bir Ramazan Bayramı’na daha ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan ayı boyunca yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve kardeşlik duygularını en güçlü şekilde yaşadık. Bayramlar ise bu güzel duyguların pekiştiği, birlik ve beraberliğin güçlendiği müstesna zamanlardır. Ancak dünyanın birçok yerinde yaşayan Müslüman kardeşlerimiz bayramı gerçek anlamıyla yaşayabilmenin sevincinden mahrum bırakılmaktadır. Emperyalist ABD ve katil siyonist İsrail, Ramazan ayında İslam coğrafyasına ve Müslümanlara karşı alçak saldırılar başlatmıştır. İslam coğrafyasına yönelik saldırıları, yalnızca haydut ve katil politikalarının bir tezahürü değil, aynı zamanda insanlık, vicdan ve adalet adına savunduklarını iddia ettikleri tüm değerlerin de açık bir inkârıdır. Mazlum kanının asla durmadığı Filistin başta olmak üzere İran ve Lübnan’da devam eden savaşlar ve saldırılar, bayram sevincimizi gölgelemektedir. Masum sivillerin, kadınların ve çocukların hayatını kaybettiği, insanların kendi topraklarında büyük acılar yaşadığı bir dünyada bayramın gerçek anlamıyla idrak edilmesi mümkün değildir. Savaşların ve çatışmaların en ağır bedelini her zaman masum siviller ödemektedir. Kadınların, çocukların ve savunmasız insanların hayatını kaybettiği her çatışma, insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu nedenle dünyanın neresinde olursa olsun sivilleri hedef alan saldırılar asla kabul edilemez. İnsanlığın ortak sorumluluğu, savaşların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesis edilmesi için güçlü bir irade ortaya koymaktır" dedi. "Bayramın başta İslam coğrafyası olmak üzere bütün mağdur ve mazlum coğrafyalarda barışın ve huzurun yeniden tesis edilmesine vesile olmasını diliyoruz" diyen Arslan, şu ifadeleri kullandı: "İnsanlığın ortak vicdanını yaralayan zulümlerin son bulduğu, Müslümanların ve tüm mazlum halkların bayramı gerçek anlamıyla bayram olarak yaşayabildiği bir dünyanın en büyük temennimiz olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Bayramlar aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı günlerdir. Bu mübarek günlerde yetimleri, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini ve dünyanın dört bir yanında zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizi unutmamalıyız. Mazlumların acıları sona ermeden, zulüm ortadan kalkmadan bayramların gerçek anlamıyla bayram olamayacağını bir kez daha hatırlıyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak üyelerimizin, çalışanların, emek hareketinin ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyor, sağlık, barış, huzur ve kardeşlik içerisinde nice bayramlara hep birlikte ulaşmayı temenni ediyoruz."
Muğla Muğla’da "Bayram sensiz olmaz" mesaisi Muğla İl Emniyet Müdürlüğü, Ramazan Bayramı tatili öncesinde trafik güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla hem şehir içi hem de şehirler arası yollarda denetimlerini sıkılaştırdı. 416 personel ve 93 ekiple sahada olan emniyet güçleri, "sıfır can kaybı" hedefiyle görev yapıyor. Turizm merkezi Muğla’da, Ramazan Bayramı nedeniyle artan trafik hareketliliği üzerine İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri seferber oldu. Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri şehir merkezlerinde, Bölge Trafik ekipleri ise şehirler arası güzergahlarda eş zamanlı uygulamalar başlattı. Sürücülere kuralları hatırlatan ekipler, aynı zamanda vatandaşların bayramını tebrik etti. Denetim noktasında açıklamalarda bulunan Bölge Trafik Amiri Adil Haçan, önceliğin güvenli seyahat olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kazaların en aza indirilmesi ve can kayıplarının sıfıra yakın hale getirilmesi adına; 416 personel ve 93 motorize ekibimizle il genelinde denetimlerimize devam ediyoruz. Karadaki ekiplerimizi helikopter, dron ve motorize unsurlarımızla destekliyoruz. Vatandaşlarımızın huzurlu bir bayram geçirmesi için tüm imkanlarımızı sahaya yansıtmış durumdayız" Kritik uyarı: "Takip mesafesi hızın yarısı kadar olmalı" Amir Adil Haçan, sürücülerin özellikle dikkat etmesi gereken teknik detaylara değinerek; otobüs yolcularının emniyet kemeri takmasının hayati önem taşıdığını, uzun süre araç kullananların dinlenme saatlerini aksatmaması gerektiğini ve kavşak girişlerinde ışık ihlallerine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Haçan, "100 km hızla giden bir araç, önündekiyle en az 50 metre mesafe bırakmalı" diyerek takip mesafesi uyarısında bulundu. Şehir içinde "Bayram sensiz olmaz" mottosu Şehir içindeki denetimlerden sorumlu Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi Komiseri Alperen Aykırı ise İçişleri Bakanlığı ve Trafik Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Aykırı, şu bilgilendirmeyi yaptı:" ’Bayram Sensiz Olmaz’ mottosunu vurgulamak amacıyla yoğun kavşaklara bilgilendirici afişler astık. Sabit uygulamaların yanı sıra dron, helikopter, KGYS kameraları ve Plaka Tanıma Sistemleri (PTS) ile kural ihlallerini anlık takip ediyoruz" Komiser Aykırı, bayram süresince yoğun kullanılacak otobüslerde sivil trafik personellerinin yolcu olarak görevlendirildiğini açıkladı. Bu personeller, yolcuların emniyet kemeri kullanımı konusunda duyarlılığı artırırken, sürücülerin hız limiti, seyir halinde cep telefonu kullanımı ve kırmızı ışık ihlallerini denetliyor. Muğla emniyeti, tüm birimleriyle bayram süresince 24 saat esasına göre görev başında kalarak vatandaşların sağ salim sevdiklerine ulaşmasını hedefliyor.
Bursa Bursa’da Ramazan’ın bereketi paylaştıkça çoğaldı Bursa Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği etkinlikler ve verdiği iftarlarla Ramazan’ın paylaşma ve birliktelik ruhunu, manevi atmosferini Bursalılara doyasıya yaşattı. On bir ayın sultanı Ramazan’da dayanışma ve paylaşma kültürünü güçlendiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 17 ilçede gerçekleştirdiği organizasyonlarla bereket sofralarını büyüttü. Büyükşehir Belediyesi birimleri ve iştirakleri tarafından yürütülen çalışmalarla, Ramazan’ın bereketi ve sevinci tüm ilçelerde yaşandı. Ramazan ayı boyunca Fomara Katlı Otoparkı, Emirsultan Meydanı ve İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’ndeki sabit iftar noktalarında 145 bin vatandaşa hizmet verildi. Yüz binlerce iftariyelik ve tatlı ikramı 17 ilçedeki 28 farklı noktada düzenlenen iftarlarda ise yaklaşık 85 bin Bursalı aynı sofrada buluştu. İftara yetişemeyenleri de unutmayan Büyükşehir Belediyesi, 14 farklı noktada bir ay boyunca 125.000 kişiye iftariyelik paket ve 140 bin adet çorba ikram etti. Ayrıca 1060 mahallenin tamamında teravih namazı sonrası tatlı ikramında bulunan Büyükşehir Belediyesi, 10 bin adet seccade setini de vatandaşlara ulaştırdı. Ramazan Sosyal Desteği kapsamında ise 41 bin 679 vatandaşa kişi başı 2 bin TL olmak üzere nakdi yardımda bulunuldu. Bursa sınırlarını aşan destek Ramazan ayı boyunca ilçe belediyeleriyle de işbirliğini sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Mustafakemalpaşa Belediyesi’nin iftar hizmetlerine toplam 12 bin adet ekmek desteği sağladı. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşayan depremzedelere de toplam 30 bin adet ekmek ulaştıran Büyükşehir Belediyesi, Hatay’ın Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’ndeki ihtiyaç sahiplerine de 850 adet erzak kolisi teslim etti. Yapılan çalışmalarla Ramazan ayı boyunca 900 bin’den fazla insana dokunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek bir sosyal belediyecilik anlayışı sergiledi.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda dünya genelinde artan çatışma ve istikrarsızlıklara işaret ederek, barış çağrısında bulundu. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin insanlığın temel haklarında ciddi tahribat oluşturduğunu belirten Bahçeli, "Dünya genelinde hâkim olan huzursuzluk, umutsuzluk ve istikrarsızlık sarmalı doğrudan doğruya insanlığın temel ve evrensel haklarında devasa yarıklar oluşturmaktadır. Silahların koyu gölgesi, savaş ve çatışmaların ağır gövdesi mazlum coğrafyaların, buralarda hayat süren biçarelerin üstüne düşmüş vaziyettedir. Derin bir anlam ve ahlak bunalımının pençesinde biteviye kıvranan ve olağanüstü bir kırılganlığın dibine yuvarlanan bugünkü dünya tablosu neresinden bakarsak bakalım insani ve vicdani iflasın da göbeğindedir. 28 Şubat tarihinden bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin tepesinden yeni nesil füzeler ve tahribat gücü çok yüksek bombalar yağdırılmaktadır. Henüz Gazze soykırımının yaraları sarılmadan, bu surette kesif bir hesaplaşma sayfası açılmadan, Türkiye’nin yanı başında, sınırlarımızın diğer yakasında savaş ve insanlık suçunun en vahim örnekleri günbegün yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Geride bıraktığımız mübarek Ramazan-ı Şerif’in her gününde İslam alemi siyonist-emperyalist tasallutun zora ve zorbalığa dayalı ağır sonuçlarına maruz kaldığı alenen meydandadır. Körfez ülkelerini içine alacak yaygın ve yoğun bir savaşın düzenekleri maalesef hızla inşa edilmektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın terör devleti İsrail’in tek yanlı dayatmasıyla ibadete kapatılması ise Müslüman vicdanlarda infial uyandırmış, bu kapsamda inanç hakları ve dini hürriyetler her cepheden saldırıya uğramıştır. Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır. Komşu ülkelerdeki gelişmeler giderek çok daha kötüleşmektedir. İran İslam Cumhuriyeti’nin dini liderlerine, üst düzey siyaset ve devlet görevlilerine yönelik ardı arkası kesilmeyen nokta suikastlar, sivil ve masum halkı sistematik şekilde katleden saldırganlıklar, artık şiddet ve vahşetin serbest dolaşıma sokulduğunun, savaş hukukunun ise devre dışı bırakıldığının bariz göstergesidir. Barışın diliyle münasebet ve mutabakat ağını genişletmek varken savaşın ve silahın divanesi olmak, üstelik bunu yaparken kat’i yalanlarla, kasti yanlışlarla ve kaskatı kesilmiş önyargılarla yıkıma meşruiyet kılıfı aramak en hafif tabirle utanmazlıktır. Jeopolitik depremlerin, çıta yükselten askeri ve siyasi gerilimlerin belirli bir coğrafyayla sınırlı kalmayıp eş zamanlı olarak bölgeselleşip küreselleşmesi çok büyük bir felaket ihtimali olarak gündemdedir" ifadelerini kullandı. Uluslararası sistemin yetersiz kaldığını ifade eden Bahçeli, barışın tesis edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "İsrail’in başını çektiği bu muhtemel felaketin dünyanın muhtelif bölgelerine sıçramadan durdurulması, ateşkes ve barış adımlarının kademeli şekilde atılması herkesin ortak çıkar ve yararınadır. Ancak zaman gittikçe daralmakta, ateş hattı fiilen genişlemektedir. Ramazan ayının sonunda karşıladığımız bayram günlerinin başta İslam ülkeleri ve tüm insanlığın barışmasına, kucaklaşmasına, en azından sorunların diplomasi ve diyalog yoluyla çözmek için bir vesile olması hassaten dileğimdir. Türkiye yediden yetmişe, gencinden yaşlısına, küçüğünden büyüğüne, dahası doğudan batıya, kuzeyden güneye gönülden bayramlaşmakta, tarihi barış ve kardeşlik duygularıyla kenetlenmektedir. Nitekim ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi Türk milletinin yeni yüzyıldaki bayramı ve kışı olmayan barış mevsimidir. Bölgesel ve küresel dengeler altüst olurken, çatışmaların kara bulutlarından dolayı göz gözü görmezken Türkiye’nin doğru zamanda, doğru adımlarla, doğru siyaset ve stratejiyle iç cephesini muhkem hale getirmesi tarihi bir hamlenin bayram kıvamındaki barışçıl lezzetidir." Bahçeli, mesajının sonunda "Temennim savaş ve çatışmaların bir an evvel son bulmasıdır" diyerek, Ramazan Bayramı’nın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlık için barış ve kardeşliğe vesile olmasını diledi.