ASAYİŞ - 14 Ağustos 2025 Perşembe 09:31

Sahte reklama aldanan iş kadını, 709 bin lira dolandırıldı

A
A
A

İzmir’de yaşayan iş kadını Gülten Ünveren, sosyal medyada karşılaştığı faizsiz kredi reklamına inanarak 709 bin TL dolandırıldı. Telefon bankacılığı hesabından sanal kart oluşturulduğunu belirten Ünveren, "Bu sanal kart üzerinden 709 bin TL’lik işlem yapılıp İstanbul Esenyurt Vergi Dairesi’nde tanımadığım, büyük bir vergi mükellefinin borcu ödendi" dedi.

İzmir’de yaşayan 59 yaşındaki iş insanı Gülten Ünveren, sosyal medyada karşılaştığı "faizsiz kredi" reklamına tıklamasının ardından büyük bir dolandırıcılığın kurbanı oldu. Kendisinin de hesabının bulunduğu bir bankanın isminin kullanıldığı sahte reklamla kandırılan Ünveren, "hemen başvur" butonuna tıkladıktan kısa bir süre sonra dolandırıcılar tarafından telefonla arandı. Telefonda konuşan şahıslar, önce Ünveren’e kullanabileceği kredi miktarını bildirdi, ardından da mobil bankacılığa giriş yaparak bazı işlemleri gerçekleştirmesini istedi. Talimatlara uyan Ünveren, mobil bankacılık uygulaması üzerinden hesabına giriş yaptı. Dolandırıcılar, Ünveren’in hesabından bir sanal kredi kartı oluşturarak mevcut kredi kartındaki 800 bin TL’lik limiti bu sanal karta aktardı. Ünveren, tüm bu işlemleri telefonuna gelen onay bildirimleri aracılığıyla farkında olmadan onayladı. Sanal kartı ele geçiren dolandırıcılar, İstanbul Esenyurt Vergi Dairesi’nde borcu bulunan bir mükellefin 709 bin TL’lik vergi borcunu bu kart üzerinden ödedi. İkinci bir işlemle 89 bin TL’lik başka bir vergi borcunu ödemeye çalıştıkları sırada durumu fark eden Ünveren, hemen telefonunu kapatarak bankayı aradı. İddiaya göre banka herhangi bir şüpheli işlem görülmediğini belirterek görüşmeyi sonlandırdı. Dolandırıldığını anlayan Gülten Ünveren, avukatıyla birlikte savcılığa giderek suç duyurusunda bulundu.

Faizsiz kredi reklamına aldandı, dolandırıldı

Sosyal medyada gezindiği sırada 3 ay ertelemeli ve faizsiz kredi imkanı sunan bir bankanın ilanını gördüğünü belirten iş insanı Gülten Ünveren, "Bu banka, yıllardır çalıştığım, internet bankacılığını rahatlıkla kullandığım, güvendiğim bir bankaydı. Zaman zaman böyle kampanyalar yapıldığı için, benim de bir ihtiyacım olduğundan başvuru butonuna bastım. Yaklaşık bir saat içinde beni aradılar ve kredi talebimi değerlendirdiklerini, kredi verebileceklerini söylediler. Arayan kişi, ‘Ne kadar ihtiyacınız var?’ diye sordu. Ben de 100 bin TL yeterli’ dedim. Ardından, ‘Mobil bankacılığınıza girin’ dedi. Benden herhangi bir şifre istemedi. Ben kendim mobil bankacılığıma girdim. ‘Size gelen bildirimi onaylayın, kredinizin hesabınıza geçmesi için bildirim gönderiyorum’ dedi. Daha önce de sistem üzerinden kredi kullandığım ve bankacılarımla rutin onay süreçlerinden geçtiğim için şüphelenmedim. ‘Tamam’ dedim. Arayan kişi sürekli, ‘Birazdan hesabınıza 100 bin TL aktarıyorum’ diyordu. Aynı anda, ‘İşlemlerinizi onaylayın’ mesajları geliyordu. Ben üç adet bildirimi onayladım" ifadelerini kullandı.

Sahte reklama aldanan iş kadını, 709 bin lira dolandırıldı

Başka mükellefin vergi borcu ödendi

Bildirim onaylarından sonra dolandırıcıların sanal kart oluşturup 800 bin TL’lik bakiyesini aktardıklarını kaydeden Ünveren sözlerini şu şekilde noktaladı:

"Bu sanal kart üzerinden 709 bin TL’lik işlem yapılıp İstanbul Esenyurt Vergi Dairesi’nde tanımadığım, büyük bir vergi mükellefinin borcu ödendi. Kartların kullanım geçmişine baktığımda, işlemin Esenyurt Vergi Dairesi’ne yapıldığını gördüm. Durumu fark edip bankayı aradığımda, ‘Hesaplarınızda bir hareket görünmüyor’ denildi. Ancak herhangi bir işlem durdurulmadı, ödeme engellenmedi, kredi aktarımı kesilmedi. Oysa ben anında farkına varmıştım. Çünkü gelen mesajda ‘Esenyurt Vergi Dairesi’ne 709 bin TL çekilmiştir’ yazıyordu. Hiçbir şifre paylaşmadım. Sadece ‘Size para aktaracağım, onaylayın’ diyerek gönderilen üç bildirimi onayladım. Banka, bana ‘Sanal kartınız oluşturulmuş, paranız çekilmiş’ bile demedi. Ben kendi çabamla durumu fark edip çağrı merkezine bildirdim. Hemen Cumhuriyet Savcılığı’na gittik, davaları açtık ve durumu bankaya bildirdik. Şu an 709 bin TL borçlu görünüyorum. Banka ise ‘Savcılıktan bir resmi yazı gelmeden işlemi durduramayız’ dedi."

"Para kırdırma"

Müvekkili Gülten Ünveren ile birlikte savcılığı gelip suç duyurusunda bulan Avukat Seçil Tercan, "Ustaca yapılan bir dolandırıcılıkla, el çabukluğu ve sistemli hareket ederek kendisi dolandırılmıştır. Zira kredi kartından oluşturulup sanal kart aracılığıyla çekilen limit, bankanın limiti olarak vergi dairesine yatırılmaktadır. Vergi dairesine paranın yatırılması ne anlama geliyor? Bu kişilere ulaşmamızın zor olması ve paraların farklı farklı kişilerin hesaplarına geçmesi nedeniyle tekerrür hükümleri oluşmamaktadır. Yargılama sırasında bu dolandırıcıların yakalanması halinde daha az ceza almaları için böyle bir sistem kurulmuştur. Tecrübelerimize dayanarak ve kanaatimizce, vergi dairesine paranın yatırılması; halk arasında ‘para kırdırma’ olarak bilinen, şahıslardan düşük miktarda para alınıp bu parayla onların yüksek vergi borçlarının ödenmesi şeklinde gerçekleştirilmektedir. Günümüzde dolandırıcılar bu yöntemi kullanmaktadır. Öncelikle savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Para henüz provizyondayken, yani işlem onaylanmamışken bankaya da başvurduk. Ancak banka işlemi durdurmadı. Bu durumun bir güvenlik zafiyeti olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bankaya karşı hukuki yollara da başvuruyoruz ve tazminat davası açıyoruz" diye ekledi.

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.