GÜNDEM - 15 Mayıs 2024 Çarşamba 13:01

Şehit gazeteci Hasan Tahsin unutulmadı

A
A
A
Şehit gazeteci Hasan Tahsin unutulmadı

15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in işgali sırasında, işgal kuvvetlerine karşı ilk kurşunu atarak ulusal direnişi başlatan ve şehit edilen Gazeteci Hasan Tahsin, ölümünün 105. yılında Konak’taki anıtı önünde anıldı.


Gazeteci Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in işgali sırasında işgal kuvvetlerine karşı ilk kurşunu atarak ulusal direnişi başlatmış ve ardından şehit edilmişti. Şehit Hasan Tahsin için İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) tarafından Konak’taki anıt önünde anma töreni düzenlendi. Törene; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil İnay Kınay, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler ve Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Ortaokulu öğrencileri katıldı. Törende, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından anıta çelenk bırakıldı.



“Hasan Tahsin’in sıktığı ilk kurşun esarete karşı atılmıştı”


“İşgale karlı direnicin ilk kıvılcımını çakan, ilk karşılığını veren ve gazeteci kimliğiyle bugün burada öncelikle gazetecilerin sahiplenmesiyle hatırladığımız sevgili Hasan Tahsin’ini anmak için bir aradayız diyerek anma törenindeki konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, şunları söyledi:


“O tarihte yazdığı yazılarla, yaptığı haberlerle tarihe not düşen bir gazeteci Hasan Tahsin. Hukuku Beşer Gazetesi yazarı olarak, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgaline karşı tüm ulusun vicdanında oluşan o tepkiyi bir kurşuna döndüren ve o ilk karşılığı veren yiğit ve kahraman bir insan olarak hatırlıyoruz kendisini. 15 Mayıs’tan tam 4 gün sonra 19 Mayıs gün ve 4 gün sonra bayram olarak kutlayacağımız o günde Atatürk’ümüz Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’mızı başlatmıştı. O savaşın belki başladığı nokta olan İzmir’in liman bölgesi, bu alan yine Kurtuluş Savaşı’nın, Milli Mücadele’nin 9 Eylül’de burada Hükümet Konağı’na çekilen bayrakla birlikte sonuçlandığı yer olarak ülkemizin tarihinde her zaman hatırlanacak bir alan olarak hafızalarımıza kazındı. Bu zafer ülkemizi bir Cumhuriyet’in kuruluşuna götürdü. Bu nedenlerle İzmir, hem ilk işgale uğrayan ama aynı zamanda kurtuluş ateşinin ilk yakıldığı şehir ve kuruluşun şehri olarak ülkemizin gurur kentlerinden birisi oldu. İzmirli gazeteciler ulusal bağımsızlık için canını feda eden Milli Mücadeleyi başlatan meslektaşlarının izinden gittikleri için ne kadar gurur duysalar yeridir. Hasan Tahsin’in sıktığı ilk kurşun esarete karşı atılmıştı. O ilk kurşun, karanlığa karşı sıkılmıştır. Tıpkı bugün Hasan Tahsin’in izinden giden cesur gazetecilerin karanlıkları kalemleriyle aydınlığa çıkarmaya çalışması gibi. Ülkemizin demokrasi mücadelesinde fikir ve ifade özgürlüğü için her daim gazetecilerle omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Şehit Gazeteci Hasan Tahsin’i saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum” dedi.



“Fikri isyanlarımızı kalemlerimizle tamim etmeye devam edeceğiz”


Törende konuşan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ise “105 yıl sonra bizler tıpkı, Hasan Tahsin gibi, susmayacağız ve durmayacağız. Gerçeklerin peşinden koşmaya, halka gerçekleri ulaştırmaya, topluma zarar veren her şeyi ortaya çıkarmaya, belgeli habercilik yapmaya devam edeceğiz. Güçlünün değil, haklının yanında ve yanlışların karşısında durmayı sürdüreceğiz. İşgale karşı sessiz kalın diyen yetkililer tarihin karanlık sayfalarına gömülürken İnandığı değerler için mücadele eden gazetecilerin toplumun yüreğindeki yeri her zaman kalıcıdır. Hasan Tahsin’i sadece bugün değil, 365 gün yüreğimizle, çalışmalarımızla her yerde yaşatacağız. İlk kurşunu atan Hasan Tahsin’i, “Reddi İlhak Cephesini”, 105 yıl önce burada şehit olanları ve ulusumuza vatan armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da haykırıyoruz; Fikri isyanlarımızı kalemlerimizle tamim etmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.



Şehit gazeteci Hasan Tahsin unutulmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta liseli gençler destanları sahneye taşıdı Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinde ilk gösterim gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan programda, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtıldı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, "Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden, manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden, kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip, Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da, Rumeli’de geçen, vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği, bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha iyi yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerileri ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu" dedi. Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Sinop Sinop’ta liseli gençlerden tiyatro resitali Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan lansman programında, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci, sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtılarak emekleri vurgulandı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, projenin önemini şu sözlerle anlattı:"Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye yüzyılı marif modelinde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da da, Rumeli’de geçen vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerilerini ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu." Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında; Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.