GÜNDEM - 21 Şubat 2025 Cuma 09:43

Taksici, unutulan telefonu filmleri aratmayacak takiple Filipinli turiste ulaştırdı

A
A
A

İzmir’de Filipinli bir turistin, bindiği takside cep telefonunu unutması sonrası olayı öğrenen bir başka taksici Mustafa Baştaş, güvenlik kameralarını izleyerek önce taksiyi ardından da İzmir’den ayrılmak zorunda kalan turisti bularak cep telefonunu teslim etti.

Amerika’nın New York eyaletinden İzmir’e gezmeye gelen Filipinli bir kadın turist, bindiği taksiden inerken arka koltukta cep telefonunu unuttu. Durumu fark eden kadın turist, Alsancak Limanı’nda bulunan bir başka taksici İsmet Akduman’ın yanına gidip durumu anlattı. Akduman da meslektaşı Mustafa Baştaş’ı (38) arayarak telefonun bulunması için yardım istedi. Durumu öğrenen Baştaş, kendi aracının kamerasının, turistin telefonunu unuttuğu arabayı kaydettiğini fark etti. Baştaş, turist ile birlikte Şoförler Odasına giderek, aracın güvenlik kamerası görüntülerini izledi. Ancak kadın turist, gemisinin İzmir’den ayrılacak olması sebebiyle Baştaş’ın yanından ayrılmak zorunda kaldı. Baştaş turisti limana bırakıp, cep telefonunu bulacağına dair söz verdi ve turistin iletişim bilgilerini aldı. Ardından güvenlik kameralarını tek tek izlemeye devam eden Baştaş, bir süre sonra telefonun unutulduğu taksiyi bularak şoföre ulaştı ve telefonu teslim aldı. Kadın turiste mutlu haberi veren Baştaş, telefonu New York’a göndermek için kargo firmasının yolunu tuttu ancak yaşanan aksaklık nedeniyle telefonu gönderemedi. Kruvaziyer şirketi aracılığıyla turist ile yeniden iletişime geçti ve turistin New York’a gitmeden önce İstanbul’a uğrayacağını öğrendi. İzmir otogarına gidip telefonu otobüs ile İstanbul’a gönderen Baştaş, telefonun turiste ulaşmasını sağladı. Turist kadın telefonu aldıktan sonra Baştaş’ı arayıp teşekkür etti. Olay günü yaşadıklarını anlatan taksici Mustafa Baştaş, "Taksici İsmet abimin yanına bir turist kadın geldi ve ‘5 dakika önce bir taksiden indiğini, cep telefonunu orada unuttuğunu’ söyledi. İsmet abim durumu bana anlatınca ben de kadına yardımcı olmaya çalıştım. Daha sonra benim aracımda bulunan kameranın, kadının bindiği taksiyi gördüğünü fark ettim. Turiste bu durumu anlattım ve birlikte Şoförler Odasına gidip kameraları inceledik. Fakat turist gemiye yetişeceği için zamanımız çok kısıtlıydı. Telefonun unutulduğu aracın plakasını tespit edemedik. Ben kadını gemiye yetiştirdim fakat kendisine ‘telefonu bulacağıma’ dair söz verdim. Kadının iletişim bilgilerini aldım. Şoförler Odası bana görüntü attı ve ben o görüntüleri tek tek izledim. Kadının bindiği taksiyi tespit ettim. Şoförler Odasından araç sürücüsünün bilgilerine ulaştım. Şoförü arayarak ‘araçta telefon olduğunu’ söyledim. Şoför aracın Buca ilçesinde olduğunu belirtti. Ben de oraya gidip telefonu aldım" diye konuştu.

Taksici, unutulan telefonu filmleri aratmayacak takiple Filipinli turiste ulaştırdı

"Bir insanı sevindirdiysek ne mutlu"

Telefonu turiste ulaştırabilmek için kruvaziyer şirketiyle iletişim haline geçtiğini belirten Başta, şunları kaydetti:

"Aile New York’ta yaşıyordu. Ben gemi yetkililerine kendi numaramı verdim ve ‘kadının benimle iletişime geçmesini istediğimi’ ifade ettim. Kadın beni aradı. Kendisiyle konuştuk ve benden ‘telefonu bir kargo firmasıyla Amerika’daki adresine göndermemi’ istedi. Fakat kargo gönderimi esnasında bir sorun oluştu ve kargoyu gönderemedim. Ben de otobüsle İstanbul’a gönderebileceğimi söyledim. Kendisi de kabul etti. İzmir otogarına gidip telefonu bir otobüs firmasına teslim ettim ve otobüsün tüm bilgilerini turiste ilettim. Telefon İstanbul’a gitti ve turist orada telefonu teslim aldı. Görevimizi yerine getirdik. Huzurlu ve mutluyum. Bir insanı sevindirdiysek ne mutlu."

‘Korsan taksi kullanmayın’ uyarısı

İnsanlarımız ucuz olduğunu düşünerek korsan taksileri tercih etiğini ifade eden Baştaş, korsan taksilerin çok tehlikeli olduğunu ve vatandaşların başına her türlü olayın gelme ihtimalinin bulunduğunu vurguladı. Baştaş, vatandaşların durak dışında kullandıkları taksilerin plakalarını da not etmelerini, böylelikle bir eşyaları kaybolursa kolaylıkla taksiye ulaşıp eşyalarını bulabileceklerini söyledi.

Mehmet Pamuk - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.