- 21 Kasım 2021 Pazar 10:41

Tecrübeli diplomatlardan Kıbrıs sorunu analizi

A
A
A
Tecrübeli diplomatlardan Kıbrıs sorunu analizi

Yaşar Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi, "Kıbrıs Sorunu ve Çözüm Yolları” adlı bir panel düzenledi.

Yaşar Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi, "Kıbrıs Sorunu ve Çözüm Yolları” adlı bir panel düzenledi. Panelin konuşmacıları arasında eski Lefkoşa Büyükelçileri Ertuğrul Kumcuoğlu ve Ertuğrul Apakan da yer aldı.


Yaşar Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin gerçekleştirdiği "Kıbrıs Sorunu ve Çözüm Yolları” panelinin moderatörlüğünü eski İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı, eski Lefke Avrupa Üniversitesi Rektörü ve eski Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu yaptı. Konuşmacılar arasında ise eski Lefkoşa Büyükelçileri Ertuğrul Kumcuoğlu ve Ertuğrul Apakan yer aldı. Yaşar Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işıl Özkan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 38’inci kuruluş yıldönümünü kutlayarak, Kıbrıs’ta 1995 yılından beri süregelen sorunların tarihçesini anlattı.



“Avrupa Birliği, temel prensiplerin hepsini ihmal etmiştir”


Avrupa Birliğinin Kıbrıs’ı tek başına Birleşmiş Milletlerden bir çözüm çıkmaksızın kabul etmesiyle ilgili konuşan eski İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı ve eski Lefke Avrupa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, “Avrupa Birliği kendi ilkelerini, Kopenhag kriterlerinin temel prensiplerinin hepsini ihmal etmiştir. ‘Avrupa Komisyonundan 200’den fazla hukukçunun yer aldığı hukuk servisinin görüşünü alın’ dememize rağmen Avrupa Komisyonunun bu konuda bir görüşü oluşmamıştır” dedi.



“Londra-Zürih antlaşmalarına çok şey borçluyuz”


Türkiye’de Kıbrıs meselesinin Türk-Yunan ilişkilerini aştığını söyleyen eski Maliye Bakanlığı Müsteşarı ve eski Lefkoşa Büyükelçisi Ertuğrul Kumcuoğlu, “Bugün Türkiye’nin Doğu Akdeniz’le bir problemi vardır ve Kıbrıs bunun içinde önemli bir parçadır. Bu gerçeği bilerek hareket etmek lazım. Eğer biz bugün kalabalık bir öğrenci topluluğuyla Kıbrıs meselesini konuşma imkanı buluyorsak, bu fırsatımız 1959-1960 yıllarında gerçekleşen Londra-Zürih antlaşmaları denilen bir dizi antlaşma üzerine oturur. Bu antlaşmalar olmasa biz bugün Kıbrıs meselesini konuşuyor olamazdık. Çünkü Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde hak iddia edecek bir hukuki zemini, uluslararası imkan olmazdı” diye konuştu.



“AB, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini kabul etmiştir”


Kıbrıs meselesinin insan hakları sorunu olmadığını belirten Kumcuoğlu, “Londra-Zürih antlaşmaları sadece Kıbrıs Türklerinin bazı hak ve imtiyazlarını garantiye alan bir hukuki belge değildir, aynı zamanda Türkiye’nin de Yunanistan’la birlikte bazı hak, imtiyaz ve çıkarlarına zemin hazırlayan ve bunu kayda bağlayan, tarafların üzerinde anlaştıkları bir hukuki metindir. Kıbrıs meselesi Kıbrıs Türkleriyle Rumların bir araya gelip çözecekleri bir sorun değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kıbrıs’ta bir takım hak ve menfaatler elde etmiştir. Kıbrıs’ta bir Türk Kolordusu bulunuyorsa, bunu 1959-1960 antlaşmalarına borçluyuz. KKTC denilen bir siyasi yapı varsa ve bunun içinde Kıbrıslılar ve Türkler varsa, bugüne kadar bizi oradan kimse çıkaramıyorsa, bu bizim bir hukuki metne dayanağımızdan gelen hakkımızdır. Kıbrıs Adası, güney cephemizden gelecek tehlikeyi bertaraf etmek için bir teminattır. Avrupa Birliği bugün bize dönüp bu anlaşmaların süresinin geçtiğini söyleyemez. AB, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini kabul etmiştir” dedi.



“Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır”


Kıbrıs konusundaki milli hisleri çocukluğundan beri yaşadığını anlatan eski Lefkoşa Büyükelçisi ve eski AGİT Ukrayna Özel Gözlem Misyonu Başkanı Ertuğrul Apakan ise, “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Ben 1. ve 2. harekatı yaşadım. Mesleğimin 18. yılında Lefkoşa Büyükelçiliğine birinci müsteşar olarak gittim. Ege’deki adaların bir kısmı ilk defa Yunanistan tarafından 1963’te işgal edilmiştir. Adalarla Kıbrıs Adası yani Ege ve Doğu Akdeniz arasında güvenlik, coğrafya ve tarih itibarı ile bir bağ vardır. Olaya bu bütünsellik içinde bakmak lazım. Ege, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz ayrı dosyalar gibi gözükür ama özünde tarihi bir zemindir. Temelde Türk-Yunan ilişkileri vardır. Türk-Yunan


ilişkilerinin zemini de Lozan Antlaşması’dır. Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege bir bütünsellik içinde düşünülmelidir. Bütünlüğün korunması lazım. Türkiye açısından büyük resim göz önünde tutulmalıdır. Bu da Lozan dengesidir. Bana göre Rumlar Kıbrıs’ın hegemon gücünü alma dürtüsünü taşıyorlar ve sorun da bundan kaynaklanıyor” sözlerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Asgari işçilik uygulamasında hakkaniyetli sistem hayata geçirildi" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, inşaat sektöründe uzun süredir mağduriyet oluşturan SGK asgari işçilik uygulamasına ilişkin sorunun Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle çözüme kavuştuğunu belirterek, "Yeni düzenlemeyle sektörde daha adil ve hakkaniyetli bir hesaplama sistemi hayata geçirildi" dedi. ATO’nun çalışmalarıyla Türkiye genelinde yaklaşık 150 bin müteahhidin inşaat bitiminde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan "ilişiksiz belgesi" alırken karşılaştığı asgari işçilik uygulamasındaki düzenleme değiştirildi. ATO Başkanı Gürsel Baran, konuyla ilgili yaptığı açıklamada 35 No’lu İkamet Amaçlı İnşaat Müteahhitliği Meslek Komitesi’nin uzun süredir yürüttüğü çalışmaların sonuç verdiğini ifade ederek, "Reel sektörün sesine kulak vererek sorunların çözümü konusunda destek sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan’a ve SGK Başkanımız Sayın Yunus Elitaş’a şükranlarımızı sunarız" ifadelerini kullandı. İnşaat sektörünün Ankara’daki yaklaşık 40 bin, Türkiye genelindeki yaklaşık 150 bin üyesini ilgilendiren önemli bir sorunun çözüldüğünü kaydeden Baran, mevcut uygulamada özellikle birden fazla yıla yayılan inşaat projelerinde prime esas kazanç tutarının adil ve rasyonel olmayan şekilde yüksek hesaplandığını belirtti. Yeni düzenlemeye ilişkin bilgi veren Baran, başladığı yıl içinde tamamlanan inşaatlarda maliyet hesabında inşaatın bittiği tarihte geçerli olan birim maliyet bedelinin esas alınmaya devam edeceğini ifade etti. Baran, başladığı yıldan sonraki yıllarda tamamlanan inşaatlarda ise maliyet hesabının inşaatın bitirildiği yıl dışındaki yıllara ait birim maliyet bedellerinin aritmetik ortalamasına göre yapılacağını kaydetti. Düzenleme ile sektörde önemli bir maliyet kaleminin daha gerçekçi seviyeye indirildiğini vurgulayan Baran, "Bu değişiklikle inşaat sektöründe asgari işçilik uygulaması konusunda hakkaniyetli bir hesaplama sistemi oluştu. Komitemizin üyeleri için yaptığı çalışma, ülke genelinde faaliyet gösteren tüm müteahhitlere fayda sağladı" dedi.
Manisa Manisalı yüzücü Eren Ayaz’dan Türkiye ikinciliği başarısı İzmir’de düzenlenen Türkiye Sportif Kulüpler Arası Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası’nda Manisa’yı temsil eden başarılı sporcu Eren Ayaz, elde ettiği dereceyle büyük bir başarıya imza attı. Genç sporcu, 50 metre sırtüstü yarışında yüzdüğü 30.59’luk derecesiyle 13 yaş kategorisinde Türkiye ikincisi oldu. Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda sporcunun katıldığı şampiyonada gösterdiği performansla öne çıkan Eren Ayaz, Manisa ve Salihli için büyük bir gurur kaynağı oldu. Başarılı sporcunun elde ettiği derece, Manisa’da yüzme branşında yapılan yatırımların ve altyapı çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, elde edilen başarıdan dolayı sporcu Eren Ayaz ile antrenörü Alper Aktaş’ı tebrik ederek, "Sporcumuz Eren Ayaz’ın Türkiye ikinciliği bizleri gururlandırdı. Antrenörümüz Alper Aktaş’ı ve sporcumuzu göstermiş oldukları azim ve başarıdan dolayı kutluyorum. Bakanlığımız tarafından Salihli ilçemize kazandırılan modern kapalı yüzme havuzunda kısa sürede böylesine önemli dereceler elde edilmesi, gençlerimize yapılan yatırımların ne kadar doğru olduğunu göstermektedir. Spor altyapısına yaptığımız yatırımların meyvelerini almaya devam ediyoruz." dedi. Öztürk, gençlerin sporla buluşması adına tesisleşme çalışmalarının devam edeceğini belirterek, Manisa’dan yeni şampiyon sporcular yetiştirmek için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.