SAĞLIK - 29 Ağustos 2025 Cuma 10:46

Tırnaklarınız sağlığınız hakkında çok şey söylüyor

A
A
A
Tırnaklarınız sağlığınız hakkında çok şey söylüyor

Beden sağlığı hakkında tırnakların çok önemli bilgiler paylaştığını aktaran Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Murtaza Çit, tırnakta dikkat edilmesi gereken belirtileri sıraladı. Tırnaklarda görülen sararma, morarma, kırılma, soyulma gibi durumların kalp, akciğer gibi hayati organlarımız hakkında önemli bilgiler verebileceğini aktaran Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Tırnaktaki her bulguyu önemsemek lazım" dedi.


Sağlığımızın iyi olup olmadığı noktasında tırnakların çok şey anlattığına dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murtaza Çit, tırnakta dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında bilgi verdi. Sistemik hastalıkların vücudumuzda bazı semptomlarla kendini belli ettiğini aktaran Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Saçlarda, cildimizde kendini gösteren semptomlar, benzer şekilde tırnaklarda da gün yüzüne çıkabiliyor. Tırnakların şekline, rengine bakarak bazı hastalıklarla ilgili bilgi edinebiliyoruz. Örneğin, demir eksikliğinde tırnaklarda çukurlaşma, kırılma soyulma olabilir. Keza çinko ve biyotin eksikliğinde de tırnaklarda benzer belirtiler görülebilir" sözlerini kaydetti.



Tırnaklardaki değişim gözlemlenmeli


Tırnaklardaki değişimi kontrol ederek bazı hastalıkların tespit edilebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Murtaza Çit, sözlerine şöyle devam etti: "Mesela akciğer hastalıklarında, kronik kalp hastalıklarında tırnaklarda renk değişikliği olabilir. Tırnakların morarması, bu daha çok kronik akciğer ve kalp hastalıklarını düşündürebilir. Çünkü morarmalar, oksijen eksikliği nedeniyle oluşur. ‘Çomak tırnak’ dediğimiz tırnaklarda kalınlaşma, yine kronik kalp hastalığı ve kronik akciğer hastalıklarında görebileceğimiz bulgular olabilir. Bazı kanser türlerinde de tırnaklarda bu tür çomaklaşmalar olabiliyor. Çukur ve kaşık şeklinde tırnaklar daha çok demir eksikliğinde gördüğümüz tırnaklar ama sarı olması daha çok mantar hastalıklarını düşündürebilir. Ayrıca karaciğer hastalıklarının da habercisi olabilir. Kronik karaciğer hastalıklarında ya da karaciğer yetmezliğinde tırnaklarda sararma olabilir. Mantar da yine tırnaklarda sararmaya neden olabilen hastalıklar arasında."



Lekeler ve renk değişiklikleri ciddiye alınmalı


Tırnaklarda görülen beyaz lekelerin her zaman mineral eksikliği sonucu olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Tırnaklarda görülen beyaz lekeler her zaman bir mineral eksikliği olmuyor. Bazı kronik rahatsızlıklara da işaret edebilir. Bu durumu ciddiye almakta fayda var" dedi. Tırnaklarda enine çizgiler olmasının vitamin eksikliğinde görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Bazen bu çizgiler kemoterapi alan kanser hastalarında da görülebilir. Metabolik hastalık dediğimiz diyabet ve tansiyon gibi hastalığı olanlarda da görülebilir" diye konuştu. Uzm. Dr. Murtaza Çit, sözlerini şöyle tamamladı: "Kırılgan ya da kat kat ayrılan tırnaklar daha çok vitamin eksikliğinden kaynaklanır. Demir, çinko ve biyotin eksikliğinde tırnaklarda incelme, çukurlaşma, kırılma ve soyulma görülebilir. Tüm bu belirtilerde öncelikle bir dahiliye uzmanına görünmekte fayda olacaktır. Detaylı olarak test bakmak gerekmektedir. Kan değerlerine bakılmalıdır. Karaciğer fonksiyonları, şeker fonksiyonları, tansiyon, kolesterol gibi birçok şeye bakmak gerekir, akciğer ve kalp kontrolleri yapılması gerekir. Dolayısıyla tırnaklarda yukarıda bahsettiğim belirtilerden biri ya da birkaçı görüldüğünde zaman kaybetmeden bir uzmana gidilmelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tam tıkalı damarlar için yeni teknolojiler canlı vakalarla anlatıldı Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile International Chip Summit (ICS) iş birliğinde düzenlenen uluslararası toplantıda, tam tıkalı kalp damarlarının tedavisinde yeni nesil yaklaşımları gündeme taşındı. Çin, İtalya, Tunus, Mısır, Ürdün, Moldova ve Türkiye’den kardiyologlar, ileri düzey girişimsel teknikleri İstanbul’da bir araya gelerek değerlendirdi. Programda, kronik total oklüzyon (CTO) olarak adlandırılan tam tıkalı kalp damarlarının açılmasına yönelik yeni teknolojiler hem teorik hem de uygulamalı olarak ele alındı. Anjiyo laboratuvarında gerçekleştirilen canlı vakalar eş zamanlı yayınlanırken, katılımcılar operasyon sırasında karşılaşılan zorlukları anlık olarak değerlendirme imkanı buldu. "Artık bu toplantıları kendi ülkemizde yapıyoruz" Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, "Bugün Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde önemli bir toplantı yapıyoruz. Bu toplantıda tam tıkalı kalp damarlarını açmayla ilgili yeni teknikleri, yeni cihazları, yeni teknolojileri konuşacağız. Ülkemizde son yıllarda bu şekilde toplantılar yapıyoruz. Eskiden biz daha çok gidip Batı ülkelerinde, Avrupa’da, Amerika’da bu tür teknolojileri öğrenmeye çalışıyorduk. Artık günümüzde bu toplantıları kendi ülkemizde yapıyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen meslektaşlarımızla hem tecrübelerimizi paylaşıyoruz, hem onları farklı şekillerde eğitme şansımız oluyor" dedi. "Anjiyo laboratuvarında canlı olarak vakalar yapıldı" Toplantının en önemli özelliklerinden birinin teorik eğitimin yanı sıra canlı vaka uygulamaları olduğunu vurgulayan Koçaş, "Bu toplantının en büyük özelliği hem teorik olarak eğitimler verilecek, toplantılar yapılacak, ama aynı zamanda anjiyo laboratuvarında canlı olarak vakalar yapılacak. Bu vakalar yapılırken karşılaşılan zorluklar, problemler, bunlar çözülecek. Böylece operatörler hem teorik eğitimlerini alacaklar, hem pratik olarak hastaların nasıl tedavi edildiğini görecekler" diye konuştu. "Artık hastalar için tek seçenek cerrahi tedaviler değil" CTO girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçaş, "Burada daha önce tedavi edilemeyen kalp damar tıkanıklıklarını, tam tıkalı kalp damarlarını, zorlu tam tıkalı kalp damarlarını tedavi etmeyi planlıyoruz ve bunların eğitimlerini yapacağız. Daha önce bu tür hastalar için tek seçenek cerrahi tedavilerdi, bypass ameliyatlarıydı. Ancak bazı hastalar için bunlar uygun olmuyor. Anjiyografik çözümler üretmek gerekiyor. Çok yüksek riskli olabiliyorlar. Bir şekilde açılamayabiliyor bu damarlar. Ancak bu yeni teknolojilerimiz sayesinde bu damarların hepsini açmamız mümkün olabiliyor. Ancak yeni teknolojiler olduğu için de dünyanın pek çok yerinde hekimler bunu öğrenmeye çalışıyor. Biz de bu konuda bir eğitim merkezi olarak yer almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Ülkemiz son yıllarda önemli bir noktaya gelmiş durumda" Prof. Dr. Koçaş, CTO girişimlerinin dünya genelinde ilgi gördüğünü belirterek, "Pek çok zorlu, çok kireçli olan, uzun süredir tıkalı olan, kritik yerleri besleyen damarların açılması sağlanabiliyor. CTO girişimleri dediğimiz bu zorlu girişimlerde ülkemiz son yıllarda gerçekten önemli bir noktaya gelmiş durumda. Daha önceki yıllarda biz gidip yurt dışında bu işleri öğrenmeye çalışıyorduk ama artık dünyanın her tarafından gelen meslektaşlarımıza bu girişimlerin nasıl yapılacağını biz gösterebiliyoruz" dedi. İki gün süren programda gerçekleştirilen canlı cerrahi uygulamaları ve bilimsel oturumlar, katılımcılara hem teorik hem de pratik açıdan kapsamlı bir eğitim imkanı sundu.