KÜLTÜR SANAT - 30 Eylül 2025 Salı 09:56

Türkiye’nin şampiyon atları Menemen’de yarıştı

A
A
A
Türkiye’nin şampiyon atları Menemen’de yarıştı

Menemen’de 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları şölen havasında yapıldı. 184 rahvan atın piste çıktığı yarışlar, Türkiye’nin dört bir yanından atçılığa gönül verenleri Menemen’de buluşturdu. Alana rahvan at üzerinde vatandaşları selamlayarak gelen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen bir yandan modern projelerle geleceğe yürürken, diğer yandan asırlık gelenekleriyle köklerine bağlı bir kenttir. Gelecek yıl rahvan at yarışlarımızı uluslararası düzeyde yapacağız" dedi.


Türkiye’nin en iyi rahvan atları, Menemen’de görsel bir şölen oluşturdu. Menemen 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Seyrek Arena’da gerçekleştirildi. Yarışlarda en büyük baş kategorisindeki yarışa bir vefa örneği olarak kısa süre önce vefat eden Seyrekli rahvan atçılardan Dedeoğlu Kasap Ali olarak tanınan Alaattin Özeren’in adı verildi. Yarışları Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanvekili Ferhat Daysalı,Rahvan Atlı Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanvekili Zeki Genellioğlu, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz ve Menemen protokolü de tribünden takip etti.


Bu yıl rekor bir katılımla tam 184 atın ve binicisinin kıyasıya yarışına sahne olan 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Türkiye’nin dört bir tarafından ata ve rahvan atçılığa gönül verenleri buluştururken, Menemen’in birçok farklı noktasından düzenlenen ring seferlerle birlikte Menemenlilerin de yoğun ilgisine sahne oldu. Mehteran ve zeybek gösterisiyle coşkunun doruğa ulaştığı yarışlarda, Başkan Pehlivan da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi geleneği bozmadı ve yarış alanına elinde Türk Bayrağı ile at üstünde girdi.



"Geleneklerimize bağlıyız"


Yarışlar nedeniyle bir konuşma yapan Başkan Pehlivan, atçılığın Türk kültürü açısından önemine değindi. Başkan Pehlivan, "Tarih boyunca nice başarıya imza atmış milletimiz, atları evcilleştiren ilk millettir. Asya’dan Avrupa’ya kadar kıtalar boyunca süren akınlarımızda ve zaferlerimizde en büyük yoldaşımız atlarımız olmuştur.Menemen Belediyesi olarak bizler, bilime, sanayiye, teknolojiye ve yeniliklere ne kadar destek oluyorsak, geleneklerimize de bir o kadar bağlıyız. Kültürümüzü korumak ve yeni nesillere aktarmak, bizim için çok önemli bir vazifedir. Bu sebeple Menemen Geleneksel Rahvan At Yarışları’nı göreve geldiğimden beri her yıl sürdürmekten ve sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum." dedi.



Başkan Pehlivan’dan 3 müjde birden


Konuşmasında Menemen’de yeni açılacak 3 tesisin müjdesini de veren Başkan Aydın Pehlivan, "Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında 28 Ekim günü, Kurtuluş Savaşı Müzemizi büyük bir coşkuyla açıyoruz. Kasım ayında Kent Gözü projemizi hayata geçiriyoruz. Yine Kasım ayında, büyük beğeni gören kafe restoranlarımızın üçüncüsünü hizmetinize sunuyoruz." dedi.



"İhanet girişiminin önünde dimdik duracağız!"


Konuşmasında Menemen’e yapılmak istenen çöp tesisine de tepki gösteren Başkan Pehlivan, "Birileri ne yazık ki tüm bu güzellikleri yok etmek ister gibi, Menemen’e çöplük yapmak istiyor. Her gün binlerce ton çöpü, Menemen’in bereket fışkıran topraklarının üstünde vahşi bir depolamayla istiflemek istiyor. Menemen’e karşı bu ihanet girişiminin önünde dimdik duracağız. Bizler Menemenliler olarak atalarımızın emaneti ve evlatlarımıza miras olacak olan bu güzel kentin karanlığa teslim edilmesine izin vermeyeceğiz!" dedi.



İşte şampiyonlar


Kıyasıya geçen yarışlarda ithal A kategorisinde Oktay Dönmez’e ait Tulpar birinci olurken, B kategorisindeyse Nazım Sunar’a ait Maverink birinciliği göğüsledi. Üçlü tay kategorisinde Zekiler Gıda adına yarışan Gökkule, dörtlü tayda İbrahim Ongün’e ait Haydi, deste kategorisinde İsmail Onbaşıoğlu’na ait Derman, küçük ortada Hüseyin Güder’e ait Bahtiyar, büyük ortada Zekiler Gıda’ya it Atakan, başaltında Yücel Akkaya’ya ait Paşam, baş kategorisinde Mustafa Küçükmeral’e ait Dizel, ikili taylarda Süleyman Duransoy’a ait Konan, beşli taylarda Alican Kahraman’a ait Bahriyeli birinci oldu. Kadınlar kategorisindeyse birinciliği Esma Arslan göğüslerken, köylü nörtnal kategorisinde kazanan Recep Konuk oldu.



Türkiye’nin şampiyon atları Menemen’de yarıştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."