SAĞLIK - 15 Şubat 2026 Pazar 12:15

Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü’nde umut veren veriler

A
A
A
Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü’nde umut veren veriler

Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nur Olgun, çocukluk çağı kanserlerinde elde edilen başarıların umut verdiğini söyledi. Prof. Dr. Olgun, "2002-2024 yılları arasında kayıt sistemine toplam 52 bin 907 hasta kaydedildi. Bu hastalarda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 70’in üzerinde olması, ülkemizde çocuk onkolojisi alanında ulaşılan seviyeyi açıkça göstermektedir. Çocuklarımız için umut var, bilim var, gelecek var" dedi.


Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Onkoloji Bölümü Sorumlusu ve Türk Pediatrik Onkoloji Grubu (TPOG) Nöroblastom Protokolleri Koordinatörü Prof. Dr. Nur Olgun, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Olgun, bu günün amacını "çocukluk çağında görülen kanserlere dikkat çekmek, erken tanının önemini vurgulamak ve bu zorlu süreçte çocuklar ile ailelerine destek olmak" olarak özetledi.


Çocukluk çağı kanserlerinin erişkin kanserlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Olgun, "Çocuklarda görülen kanserler biyolojik yapıları, seyirleri ve tedaviye verdikleri yanıt açısından erişkin kanserlerinden ayrılır. En sık lösemiler, beyin tümörleri, lenfomalar, nöroblastom, Wilms tümörü ve kemik tümörleri ile karşılaşıyoruz. Sevindirici olan ise, günümüzde çocukluk çağı kanserlerinin önemli bir bölümünün tamamen tedavi edilebilir hale gelmiş olmasıdır" diye konuştu.



2002 yılından bu yana kayıt tutuluyor


Türkiye’de çocukluk çağı kanserlerine yönelik sistematik kayıtların 2002 yılında başladığını hatırlatan Prof. Dr. Olgun, bu alandaki büyük hasta serilerinin ülkemiz için çok değerli olduğunu vurgulayarak, "2002-2024 yılları arasında çocukluk çağı kanserleri kayıt sistemine toplam 52 bin 907 hasta kaydedilmiştir. Bu hastalarda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 70’in üzerinde olması, ülkemizde çocuk onkolojisi alanında ulaşılan seviyeyi ve uygulanan tedavilerin başarısını açıkça göstermektedir" dedi.


Bu verilerin, erken tanı, standartlaştırılmış ulusal protokoller ve multidisipliner yaklaşımın önemini ortaya koyduğunu belirten Olgun, kayıt sistemlerinin güçlendirilmesinin gelecekteki iyileştirmeler için kritik olduğunu ifade etti.



Belirtiler konusunda dikkatli olunmalı


Erken tanının hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapan Olgun, ailelerin bazı belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:


"Uzamış ateş, nedeni açıklanamayan kilo kaybı, solukluk, morarma, kemik ağrıları, vücutta şişlikler, halsizlik ve iştahsızlık gibi bulgular önemlidir. Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmez ancak uzun sürüyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktördür."


Son yıllarda çocuk onkolojisinde önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Olgun, kemoterapi, cerrahi ve radyoterapinin yanı sıra kök hücre nakli, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapilerin giderek daha fazla kullanıldığını söyledi. Ayrıca genetik ve moleküler düzeyde yapılan çalışmaların kişiye özel tedavi yaklaşımlarının önünü açtığını belirtti.


Bu ilerlemelerin en çarpıcı örneklerinden birinin ileri evre nöroblastom hastalarında görüldüğünü vurgulayan Olgun, şu bilgiyi paylaştı:


"1992 yılında yüksek risk nöroblastom hastalarında sağkalım oranı yalnızca yüzde 6 iken, bu oran TPOG NB 2003, 2009 ve 2020 protokolleri ile yaklaşık yüzde 65’e yükselmiştir. Bu önemli artış; risk gruplamasında moleküler ve sitogenetik faktörlerin dikkate alınması, hedef tedaviler ve immünoterapi uygulamaları gibi yeni tedavi stratejileri sayesinde mümkün olmuştur."


Olgun, bu gelişmelerin büyük ölçüde Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası kuruluşların desteklediği küresel iş birlikleriyle daha da hız kazandığını sözlerine ekledi.


Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir süreç olmadığını ifade eden Olgun, "Çocukların eğitimden ve sosyal hayattan kopmaması, oyun oynayabilmesi ve yaşıtlarıyla iletişim kurabilmesi çok önemlidir. Aynı şekilde ailelerin de psikolojik ve sosyal destek alabilmesi, tedavi sürecini olumlu yönde etkiler. Bu mücadele bir ekip işidir" dedi.


Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü’nün topluma önemli bir sorumluluk hatırlattığını belirten Prof. Dr. Nur Olgun, sözlerini şöyle tamamladı:


"Her çocuk sağlıklı bir geleceği hak eder. Farkındalık arttıkça erken tanı oranları yükselir ve daha fazla çocuk hayata tutunur. Bugün atılan her adım, yarın daha fazla çocuğun gülümsemesi demektir. Çocuklarımız için umut var, bilim var ve gelecek var."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’da iki araç kafa kafaya çarpıştı: 1 ölü, 5 yaralı Beykoz’da hafif ticari araç ile otomobil çarpıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı. Kaza, saat 01.30 sıralarında Beykoz Riva Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 34 BZB 148 plakalı hafif ticari araç ile 61 KT 129 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle hafif ticari araç yol kenarına savruldu. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, araçlar içerisinde sıkışan yaralıları kurtarmak için yoğun mesai harcadı. Sağlık ekiplerine teslim edilen yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazada ağır yaralanan hafif ticari aracın sürücüsü, hastanede yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Diğer 5 yaralının ise tedavilerinin devam ettiği öğrenildi. Olay yerine gelen kazazedelerin yakınları sinir krizi geçirdi. Kaza sonrası bölgeye gelen Olay Yeri İnceleme ekipleri, kaza mahallinde detaylı delil toplama çalışması yürüttü. Ekiplerin incelemeleri sırasında Beykoz Riva Caddesi çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Araçların çekici yardımıyla kaldırılması ve temizlik çalışmalarının ardından yol yeniden trafiğe açıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.