KÜLTÜR SANAT - 13 Mayıs 2025 Salı 09:08

Uluslararası ödüllü ‘Limandaki Aşk’ oyunu sergilendi

A
A
A
Uluslararası ödüllü ‘Limandaki Aşk’ oyunu sergilendi

Sahne Tozu Tiyatrosu’nun 56 kişiyle sergilediği ve uluslararası en iyi prodüksiyon ödülüne sahip ‘Limandaki Aşk’ oyunu İzmirli seyirciden tam not aldı. Cumhuriyet dönemimden bu yana İzmir’de özel bir tiyatronun yaptığı en yüksek bütçeli oyun haline geldiğini söyleyen Yönetmen Çağlar İşgören, "2016 yılında dekorlarını yapmaya başladım. Önce demirlerini, sonra merdivenlerini, ardından gondolunu, perdelerini ve kostümlerini derken her yıl bir parçasını tamamladım. Sonunda ortaya devasa bir eser çıktı" dedi.


Yazar Çağlar İşgören’in kaleminden çıkan "Limandaki Aşk", bir Türk yazar tarafından kaleme alınan ve İngiltere tarihini konu alan ilk tiyatro oyunu olma özelliğini taşıyor. Uluslararası alanda "En İyi Prodüksiyon Oyunu" ödülünü kazanan eser, Ortaçağ İngiltere’sine ışık tutarak güçlü anlatımı ve görsel zenginliğiyle dikkat çekiyor. Oyun, ana karakterler Gabriel ve Annie’nin sınıf farklılıklarına rağmen yaşadığı aşk hikâyesini konu alıyor ve izleyiciye tarihi bir atmosferde duygusal bir yolculuk sunuyor. Limandaki Aşk’ı yıllar önce yazamaya karar verdiği ve oyunun ilk isminin Soylular ve Köleler olduğunu belirten Yönetmen Çağlar İşgören, "Ancak ilk iki üç yıl içerisinde aslında yazamadığımı fark ettim. Sonra süreç yavaş yavaş gelişti. Bir süre beklemeye aldım. Müzikallerin Türkiye’de Broadway tarzında, görsel şölen ağırlıklı olması gerektiği fikri gönlümde yatan bir aslan gibi. O zaman dedim ki: "Bu hikâyeyi yazmak mesele değil, önce onun görsel yanlarını hayata geçirmem lazım. 2016 yılında dekorlarını yapmaya başladım. Önce demirlerini, sonra merdivenlerini, ardından gondolunu, perdelerini ve kostümlerini derken her yıl bir parçasını tamamladım. Sonunda ortaya devasa bir eser çıktı. Yaklaşık 14-15 yıllık bir birikim sonucu oluştu. Adı da bu süreçte "Soylular ve Köleler"den "Limandaki Aşk"a dönüştü" ifadelerini kullandı.



İzmir’de en yüksek bütçeli oyun


Tüm Türkiye’yi "Limandaki Aşk" ile tanışmaya davet eden İşgören sözlerini şu şekilde noktaladı: "Tam prömiyer yapacağımız sırada COVID salgını başladı. Yine de son provalara girmiştik. "Acaba yapabilir miyiz?" diye düşünürken, zannediyorum 2020’nin sonu ya da 2021’in başı gibi prömiyer yaptık. Sonrasında, Batı’yı müzikal anlamda kaleme alan ilk yazar ödülünü aldım. Ardından arkadaşlarımla birlikte uluslararası prodüksiyon ödülünü kazandık. Şu anda kadro, bazı zamanlar 50-55 kişiye düşse de, yaklaşık 70 kişiden oluşuyor. 82 kostüm kullanılıyor. Prodüksiyon maliyeti açısından bakıldığında, İzmir’de Cumhuriyet döneminde özel bir tiyatronun yaptığı en yüksek bütçeli oyun haline geldi. Bu durumdan gurur duyuyoruz. Oyunda yer alan tüm oyuncularımla, tiyatro sanatçısı arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Buradan özel bir teşekkürüm olacak. Prof. Dr. Oya Başak Hocama çok teşekkür ediyorum. Bu işin ucundan, son virajda kendisi tutmuştur."



Yüz kez sahnelendi


Limandaki Aşk’ta seyirciyi çok güzel bir hikaye beklediğini söyleyen oyunun ikinci yönetmeni Duygu Asker Aksoy, "Çağlar İşgören hocamızın yazıp yönettiği bir oyun. Daha önce de yüze yakın kez sahnelendi. Zannediyorum, İzmir tarihinde bir özel tiyatronun çıkardığı en büyük prodüksiyon bu. Çünkü şu anda 56 kişiyle sahneliyoruz bu oyunu ve çok güzel bir iş çıktı ortaya. Aslında dediğim gibi, bu temsili yüze yakın kez oynadık ve İzmirli seyircilerimizin de beğenisini kazandık. Yine onları da oyunumuza bekliyoruz. Oyunun ana karakterleri Gabriel ve Annie aslında. Ama burada en küçük karakter bile zaman zaman başrole dönüşebiliyor; dikkati üzerine çekebiliyor. Ancak biz, Gabriel ve Annie’nin yaşadıklarına odaklanıyoruz. Onların yaşadığı bir aşk hikâyesi diyebiliriz. Biraz farklı bir hikâye. Hatta bu hikâyeyi daha önce Shakespeare’in yazdığını düşünenler bile oldu. Bu tabii ki gurur verici. Çünkü eski İngiltere’yi anlatan ve içinde Shakespeare’i de barındıran bir oyun. Seyircinin ilgisini çekecek bir konusu olduğunu düşünüyorum. Hem güldürecek, hem ağlatacak; merakla bekletecek; görsel şovlarıyla seyirciyi etkileyecek bir oyun. Aynı zamanda bir müzikal tabii ki. Şarkıları da birçok seyirciyi mest edecektir diye düşünüyorum" diye ekledi.



"Annie bana birçok şey öğretti"


Limandaki Aşk’ta Annie karakterini canlandıran Çağla karayel, "Annie, limandaki aşkın belki de en masum, belki de en bahtsız karakteri olabilir. Hayatının aşkını bulduğu noktada aslında hayatının en önemli dönüm noktalarından birini yaşıyor. Önce babasını kaybettiğini, sonra da aşkıyla ilgili yaşadığı kırılmaları ve dönüm noktalarını keşfediyor. Birçok duygusunu aslında ilk kez keşfediyor; çünkü zaten o duyguları keşfetme yaşında. Annie hem çok mutlu hem çok üzgün, hem çok şanslı hem çok şanssız bence. Hocamız Çağlar İşgören, gerçekten çok detaylı ve derin yazmış tüm karakterleri. Ben de Annie ile birçok noktada kendimden bir şeyler buldum; aynı zamanda Annie bana birçok şey öğretti. Bu süreçte herhalde hem onun için çok ağladım hem de onunla beraber çok güldüm. Annie’yi canlandırmaktan çok mutluyum. Bu ekiple, hocamızın yazdığı böyle bir oyunda, böyle bir prodüksiyonda yer almaktan her şeyden önce çok gurur duyuyorum. Hepimiz çok mutluyuz, çok heyecanlıyız. Seyirciyi etkileyecek bir oyun bekliyor" diye belirtti.



"Çok eğlenceli bir oyun; içinde hem hüzün hem de insanların güleceği öğeler var"


Limandaki Aşk oyununda Gabriel karakterini oynayan Arif Yıldırım ise şu ifadeleri kullandı: "Limandaki Aşk oyununa, pandemi dönemi başlamadan önce provalara başlayarak hazırlanmaya başladık. O dönemde prömiyerimizi yapacak, galamızı düzenleyecektik; ancak araya pandemi girdi. Pandemi süresince, iki yıl boyunca bu oyunun provalarını yapma şansına eriştik. Valilikten özel yazılı izin alarak, herkesin sokağa çıkamadığı günlerde gelip burada prova yaptık. Oyun, Orta Çağ İngiltere’sinde geçiyor ve 60 kişilik dev bir kadroya sahip. Çok eğlenceli bir oyun; içinde hem hüzün hem de insanların güleceği öğeler var. Seyirci zaman zaman hüzünlenecek, zaman zaman ise gülecek. Herkesi oyuna bekliyoruz. Biz provalarda çok eğlendik. Umarım seyirciler de geldiklerinde hem eğlenir, hem güler, hem de duygulanırlar. Oyunun yazarı Çağlar İşgören, aynı zamanda Uluslararası Tiyatro Ödülleri’nde "En İyi Prodüksiyon" ödülünü aldı. Oyun, geçmiş yıllarda Kültür Bakanlığı tarafından hem maddi hem manevi olarak desteklenen bir projeydi."


Limandaki Aşk 16-17-18-23-24-25-30-30 Mayıs / 1 Haziran tarihlerinde Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi’nde sahnelenecek



Uluslararası ödüllü ‘Limandaki Aşk’ oyunu sergilendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Adalet Bakanı Akın Gürlek Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti ve "Yargının hızlandırılması için gerekli adımları atacağız" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini Bakanlıkta kabul etti. Türk Hukuk Enstitüsünün kökleri, tarihi ve gelenekleri olan bir kurum olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "İnşallah biz de beraber çalışacağız. Sizin fikirleriniz, çalışma planlarınız bizim için önemli. Biliyorsunuz şu an yargıda bir reform stratejisi bir reform hamlesi yaptık. Özellikle yargının sorunlarına ilişkin, yargının hızlandırılmasına ilişkin bir kısım önemli adımlar daha atmayı düşünüyoruz" dedi. "Avukatlarımıza biz yardımcı olmak istiyoruz" Avukatların son zamanlarda yaşadıkları sorunları çok iyi bildiklerini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Biz adalet ailesiyiz. Bu adalet ailesinde 209 bin avukatımız, 212 bin hakim, savcı ve adliye personelimiz var. Burada hep birlikte bir çalışma yapmamız gerekiyor. Özellikle avukatlarımızın son zamanlarda yaşadığı sorunları çok iyi biliyoruz. Düzenleyeceğimiz paketlerde hem hukuk yargılamasını hızlandırmak istiyoruz, hem de bir anlamda avukatlarımıza maddi anlamda dokunmak istiyoruz." Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin tüm dünyada kaliteli, nitelikli, elit bir meslek olduğunu ifade etti. "Hukuk mesleği giriş sınavında kalite arttı" Hukuk mesleğine giriş sınavlarının kalitesinin arttığını dile getiren Bakan Gürlek, "Biliyorsunuz hukuk mesleklerine giriş sınavı yapıldı. Biraz zor bir sınav. Evet barajları da yüksek ama bu kesinlikle bu mesleğin nitelikli ve elit bir meslek haline gelmesi gerektiriyor" diye konuştu. "Avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz" Bakan Gürlek, hukuk fakültelerine giriş başarı sıralamasının 125 binden 100 bine çekildiğini belirterek, bu rakamı daha da düşürmek istediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin elit bir meslek olduğuna vurgu yaptı. Savunma makamının kutsal olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Burada zaten üç tane sacayağı birlikte işlerse yargıda başarı sağlanır. Burada elbette avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz. Uygulamadaki mahkeme kalemlerinde çektiği sorunları da biliyoruz" dedi. E-Duruşma ile daha etkin adli süreçler Adli süreçleri daha etkin ve hızlı hale getiren e-Duruşma uygulamasının özellikle hukuk davalarında önemli ölçüde kullanıldığını belirten Bakan Gürlek, e-Duruşmada da kapsamı genişletmeyi düşündüklerini kaydetti. Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde e-duruşma yoluyla ön inceleme duruşmasına katılabilme imkanı getirmeyi planladıklarını söyledi.
Denizli Serinhisar’a özgü yöresel ürünler Leader zirvesinde beğeniye sunuldu Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen Leader Projesi Lansmanında sergilenen serinhisar leblebisi, yatağan bıçağı, kızılhisar bardağı ve yatağan kemik tarağı gibi yöresel ürünleri beğeni topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen "IPARD III Programı Leader Projesi Tanıtım Programı" Türkiye’nin 60 şehrinden gelen 155 YEG Derneği’ni buluşturdu. Toplam 35 milyon avroluk destek paketinin açıklandığı dev organizasyonda Kızılhisar YEG Derneği sergilediği performansla zirvenin parlayan yıldızı olmayı başardı. Serinhisar Tanıtım Standı Etkinlik kapsamında ilçe tanıtım standı kuran 7 YEG Derneği’nden biri Kızılhisar YEG Derneği oldu. Kurulan tanıtım standında Serinhisar Leblebisi, Yatağan Bıçağı, Kızılhisar Bardağı ve Yatağan Kemik Tarağı gibi Serinhisar’a has ürünler sergilendi. Stant ziyaretçilerine Leader Projesi kapsamında geliştirilen Leblebi Çorbası ikram edildi ve Yatağan Çakısı hediye edildi. Tarım ve Orman Bakanı’na Yatağan Kılıcı Takdimi Etkinliğin açılışında yaşanan ve katılımcıların büyük ilgisini çeken sembolik anlarda da derneğimizin imzası vardı. Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız’ın, Sayın Bakan İbrahim Yumaklı’ya takdim ettiği ve Serinhisar’ın 850 yıllık kadim demircilik mirasını simgeleyen Yatağan Kılıcı, Kızılhisar YEG Derneği tarafından özel olarak temin edildi. Kırsal kalkınmanın yereldeki yeni modelini başarıyla uygulayan Kızılhisar YEG Derneği, sunduğu projelerle Bakan düzeyinde tam not aldı. Bakan Yumaklı, derneğimizin bölgeye kattığı katma değeri ve stratejik önemini şu sözlerle takdir etti: "Denizli’de Kızılhisar Yerel Eylem Grubu özellikle Serinhisar’ın adeta nişanesi olan leblebinin, yenilikçi ürün geliştirme faaliyetleri ile katma değerini artırdı. Derneğimizin başarılarını Türkiye gündemine daha fazla taşıyacağımızı ifade etmek isterim. Yerelin gelişmesine katkı koyan başarılar Türkiye’nin gündemine girmeli. Bu başarılar üreticilerimizin kendine güvenini de üst düzeye taşıyacaktır." Konuşmaların ardından temsili çek takdimine geçildi. Kızılhisar YEG Derneği yönetici İlker Özmen temsili sözleşme çekini Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı’nın elinden teslim aldı. Gelecek 5 yılın temelleri atıldı Etkinliğin ikinci gününde IPARD II döneminde faaliyet gösteren YEG Derneklerinin deneyimlerini paylaştığı "Tecrübe ve Bilgi Paylaşımı" oturumu yapıldı. Kızılhisar YEG Derneği yöneticisi İlker Özmen, tecrübe ve bilgi birikimini paylaşmak üzere bu prestijli oturuma davet edilen 5 panelistten biri olarak oturumdaki yerini aldı. Özmen, yaptığı açıklamada; "Bu başarılarla birlikte önümüzdeki 5 yıllık uygulama dönemine güçlü bir giriş yapan Kızılhisar YEG Derneği, yerel dinamikleri harekete geçirmeye ve Serinhisar’ın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına öncülük etmeye devam edecektir. Ankara’da tescillenen bu başarı, sadece Kızılhisar YEG Derneği’nin değil, tüm Serinhisar halkının ve üreticilerimizin ortak gururudur. ‘Birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı’ vizyonuyla, bölgemizin değerlerini dünya standartlarında projelerle taçlandırmayı sürdüreceğiz" dedi.