SAĞLIK - 15 Nisan 2026 Çarşamba 10:16

Uzmanından bahar aylarında artan polen alerjisine karşı uyarı

A
A
A
Uzmanından bahar aylarında artan polen alerjisine karşı uyarı

Bahar aylarının gelmesiyle birlikte artış gösteren polen alerjisi hakkında uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Ecem Kadıköy, belirtilerin soğuk algınlığı ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Kadıköy, polen hassasiyeti olan kişilere polen yoğunluğunun arttığı sabah saatlerinde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamaları tavsiyesinde bulundu.


Medical Park İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Kadıköy, polen alerjisinin ağaç, çimen ve yabani otların polenlerine karşı vücudun aşırı tepki vermesi durumu olduğunu belirtti. Vücudun bu polenleri tehlikeli gibi algılayarak savunma mekanizması geliştirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Kadıköy, "En sık gördüğümüz durumlar hapşırma, burun akıntısı, gözde yaşarma ve kızarıklık gibi semptomlardır. Özellikle belli mevsimlerde bu şikayetleriniz sürüyorsa bu bir soğuk algınlığı olmayabilir. Polen alerjisinden şüphelenmek gerekebilir" dedi.


Tedavi yöntemleri ve aşı uygulaması


Polen alerjisinde uygulanan tedavi yöntemlerine değinen Uzm. Dr. Kadıköy, öncelikle antihistaminik olarak adlandırılan alerji ilaçlarından ve burun spreylerinden faydalandıklarını kaydetti. Hastalığın seyrine göre farklı tedaviler de uygulandığını aktaran Uzm. Dr. Kadıköy, "Bazı durumlarda spesifik alerjisi olan kişilerde ya da kontrol altına alamadığımız durumlarda immünoterapi dediğimiz, halk arasında alerji aşısı olarak geçen yöntemleri uygulayabilmekteyiz. Bu yöntem seçilmiş hasta gruplarında uygulanabilmektedir. Aynı zamanda yine kontrol altına alamadığımız durumlarda biyolojik ajan dediğimiz tedavi yöntemleri de uygulayabiliyoruz" ifadelerini kullandı.


Riskli dönemler ve korunma yolları


Polen alerjisinin genellikle ilkbahar ve yaz başlangıcında görüldüğünü dile getiren Uzm. Dr. Ecem Kadıköy, polenlerin mart ayı başında, yabani ot polenlerinin ise yaz başında ortaya çıktığını vurguladı. Hastaların şikayetlerinin bazı durumlarda daha uzun sürebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Kadıköy, "Polen yükünü daha çok sabah saatlerinde görüyoruz. O yüzden hastaların sabah saatlerinde dışarı çıkmalarını önermiyoruz. Bu durumu kuru ve rüzgarlı günlerde daha çok görmekteyiz. Polen alerjisi olan kişiler bu saatlerde dışarı çıkarsa, eve geldikten sonra mutlaka duş almalarını ve kıyafetlerini değiştirmelerini öneriyoruz. Hastalarımız ilaçlarını mutlaka düzenli olarak kullansınlar. Şikayetleri devam ediyorsa bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalarını, dışarı çıkarken de maske ve gözlük kullanmalarını öneriyoruz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 73 yaşındaki usta, kaybolan "tar" geleneği için çırak arıyor Kars’ta köklü bir geçmişe sahip "tar" enstrümanı, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. 73 yaşındaki usta sanatçı Salih Şahin, babası Şahin Kara Şahin’den öğrendiği tar ve aşık sazı yapımını yıllardır sürdürmesine rağmen, bu sanatı gelecek nesillere aktaracak çırak bulamıyor. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanında yetişerek zanaatı öğrenen Salih Şahin, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir enstrüman yapımı ve icrasıyla ilgileniyor. Kendi atölyesinde tar başta olmak üzere saz ve farklı telli çalgıların üretim ve onarımını yapan Şahin, bölgedeki sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya ve Orta Doğu kültürlerine ait, uzun saplı ve telli bir müzik aleti olan Tarın Kars’ta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, bu enstrümanın sadece bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Şahin, "Baba mesleği olarak müzik aletleri yapımı ve icarasıyla uğraşıyorum. Tar’ı Türkiye’de yapan, çalan söyleyen ender kişi olduğum söyleniyor. Tar’ı kendi atölyemde yapıyorum. Tar’ın yanı sıra Sazuta diye tar ile sazın arası bir enstrüman, oda sadece bana ait buda tar sesine benzer, saz sesine bezer bir enstrümandır. Bunları yaparken, bir taraftan derleme ve beste çalışmalarım var. 141 eserim kayıtlı, ilk kez bu yörede Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini albüm haline getirine tek kişiyim" dedi. Ayrıca yılların birikimiyle sadece geleneksel enstrümanları yapmakla kalmayan Şahin, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmaya da imza attı. Saz ile tar arasında bir ses karakterine sahip yeni bir müzik aleti geliştiren usta, bu enstrümana "Sazuta" adını verdi. "Kendi bestelerini seslendiriyor" Atölyede çalışmadığı zamanlarda müzikle iç içe yaşamaya devam eden Şahin, tar ve Sazuta çalarak kendi bestelerini seslendiriyor. Hem yapımcı hem icracı hem de söz yazarı olan Şahin’in 141 eseri bulunuyor. Bu yönüyle bölgede nadir bulunan sanatçılar arasında yer alıyor. "Gençlerin meslek öğrenmek gibi bir derdi yok" Gençlerin geleneksel mesleklere ilgi göstermediğini belirten 73 yaşındaki Salih Şahin, "Tar için, Sazuta için yine üretecek, bana gelecek çıraklık edecek, bu işi öğrenecek kişileri de bulamıyorum. Benim isteğim benden sonra da bu işi alsın götürsün yaygınlaştırsın" diye konuştu. "Tar ve Sazuta çaldı, türkü söyledi" Kendisine ait 141 eseri bulunan Salih Şahin, tar ve Sazuta çaldı, kendi bestelerinden mini bir konser verdi. Şahin, kültürel mirasın korunması ve bu tür sanatlara sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ağrı Tutak’ta 23 Nisan Çocuk bayramı coşkuyla kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri Ağrı’nın Tutak ilçesinde büyük bir coşku ile kutlandı. Tutak İlçe Kaymakamı Ahmet Coşkun, Belediye Başkanı Fevzi Sayan, Cumhuriyet Savcısı Güngör Üçüncü , ilçe protokolü, öğrenciler ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen program; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kaymakam Ahmet Coşkun ve Belediye Başkanı Fevzi Sayan katılımcıları selamladı. Öğrenciler tarafından hazırlanan tiyatro gösterisi, müzik etkinliği, halk oyunları, şiirlerin okunması ve çeşitli etkinlilerle devam eden programda dereceye giren öğrencilere hediyeler takdim edildi. Çekilen hatıra fotoğrafı ile program sona erdi. Kaymakam Coşkun makam koltuğunu Gazi İlkokulu öğrencileri Ayaz Başboğa ve İlknur Bahar Akkoyun’a devretti. Küçük Kaymakamlar makamda görev yaparak düşüncelerini, taleplerini ve geleceğe dair hayallerini paylaşırken, ilgili kurumlara yönelik talimatlarını da iletti. Çocukların sergilediği özgüven ve sorumluluk bilinci programa ayrı bir anlam kattı. Çocuklarla yakından ilgilenen Kaymakam Coşkun yaptığı konuşmada, çocukların ülkemizin geleceği olduğunu vurgulayarak; sevgi, eğitim ve güven ortamında yetişmelerinin önemine değindi. Programda, çocuklara çeşitli hediyeler takdim edilmesi ve bu anlamlı günün anısına çektirilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.