ÇEVRE - 21 Şubat 2026 Cumartesi 10:45

Yağmurdan çamura dönen tarlalarda çiftçi çözümü dronda buldu

A
A
A

Traktörleriyle araziye giremeyen çiftçiler gübreleme işlemlerini zirai insansız hava araçlarıyla yapmaya başladı.

Kent genelinde günlerdir etkili olan sağanak tarım arazilerinde su baskınlarına neden oldu. Toprağın çamura dönüşmesi sebebiyle ağır traktörlerin tarlaya girmesi imkansız hale geldi. Ekinlere gübre atılma zamanı gelince alternatif yöntemler arayan üreticiler zirai dronlara yöneldi. Geniş tarım arazilerindeki mahsuller havadan uçurulan dronlar ile dakikalar içinde gübrelendi. Uygulanan bu yöntemle bitkilerin ihtiyacı olan gübre tarlanın her yerine eşit şekilde dağıtıldı. Traktörlerin çamura saplanma riski ortadan kalkarken ekinleri ezme tehlikesi havadan yapılan müdahaleyle engellendi. İzmirli üreticiler dron kullanarak yağmurun oluşturduğu balçık engelini dronla aşarak ürünlerinin gelişim sürecini güvene aldı.

Yağmurdan çamura dönen tarlalarda çiftçi çözümü dronda buldu

Ekinler ezilmeden işlem tamamlanıyor

Aydın’ın Söke ilçesinde faaliyet gösteren zirai dron operatörü Gökhan Kıyık (24), "Çeşitli firmaların desteğiyle dronlarımızı temin ederek arazilerimizde çalışmalara başladık. Başlangıçta kişisel bir ilgiyle başlayan bu süreç zamanla ticari faaliyete dönüştü. Operasyonlarımız halihazırda bu ivmeyle devam etmektedir. Geleneksel yöntemlerle traktörler tarlaya girdiğinde arazide derin tekerlek izleri oluşmaktadır ve ürün ekimlerinde ciddi sorunlar yaşanabilmektedir. Ancak dron kullanımıyla bu problemleri tamamen ortadan kaldırdık. Herhangi bir iz veya ezilme kaynaklı ürün kaybımız bulunmuyor. Gübrelemeyi son derece homojen bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. İlaçlama işlemlerimizi de hiçbir ürüne zarar vermeden yüksek verimlilikle uyguluyoruz. Yağışlı havalarda arazilere traktörle girilemiyor. Dron teknolojisi tek alternatif haline geliyor. Bizler ve meslektaşlarımız sayesinde yağışlı dönemlerde arazilere müdahale edilebiliyor. Bu dönemlerde iş hacmimiz önemli ölçüde artıyor. Hava şartları elverişli olsa dahi çiftçilerimizden istikrarlı bir talep bulunuyor." dedi.

Yağmurdan çamura dönen tarlalarda çiftçi çözümü dronda buldu

Çamur engeli havadan aşılıyor

Çiftçi Murat Dirbisoğlu (53), "Geçtiğimiz yıl kuraklık ve yağış yetersizliği yaşadık. Bu yılki bol yağışlar büyük bir önem taşıyor. Ekinlere gübreyi nasıl uygulayacağım konusunda endişe yaşadım. Mardin’de ticaret yaptığımız bir meslektaşımın tavsiyesi üzerine dron teknolojisi ile tanıştım. Onun yönlendirmesiyle tarlamızda gübreleme işlemini dron ile yapmaya başladık. Traktör kullanımı ekinleri ezip toprağa zarar veriyor. Dron sayesinde gübreleme işlemini bitkilere zarar vermeden gerçekleştiriyoruz. Arazilerin çamur olmasından şikayetçi değiliz. Tüm canlıların bu suya ve berekete ihtiyacı var. Ekinlerimize zarar vermeden bu süreci yürüten dron operatörlerine teşekkür ederiz. Bu yenilikçi ve hasarsız tarım uygulamasından memnunuz. Tüm çiftçilerimiz için bereketli bir hasat yılı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Abdurrahman Derici - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.