ÇEVRE - 25 Mayıs 2022 Çarşamba 11:28

Süne ile mücadele için tarlalara 130 bin "arıcık" salındı

A
A
A
Süne ile mücadele için tarlalara 130 bin "arıcık" salındı

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, süne zararlısı ile biyolojik mücadele çerçevesinde buğday tarlalarına 130 bin adet faydalı parazitoit (arıcık) salındı.

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, süne zararlısı ile biyolojik mücadele çerçevesinde buğday tarlalarına 130 bin adet faydalı parazitoit (arıcık) salındı.


Buğday tarlalarına salınan ‘arıcık’ adlı parazitoitler, süne yumurtalarına kendi yumurtalarını bırakarak 400 bin dekar alandaki süne popülasyonunun artmasını önlüyor.


Süne ile ilgili biyolojik mücadele çalışması, ilçeye bağlı İğde Mahallesi’nden başlatıldı. Buradaki programa, Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanları Dr. Ersin Dilber ve Dr. Fuat Kaymak, Bitki Zararlıları Araştırma Koordinatörü Dr. Muharrem Şimşek, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitü Müdürü Dr. Miraç Yayla, İl Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Bilir, Elbistan Tarım ve Orman Müdürü İsmail Çitil, teknik görevliler ve çiftçiler katıldı.


Faydalı böceklerin buğday tarlalarına dağıtılması öncesinde değerlendirme yapan Elbistan Tarım ve Orman Müdürü İsmail Çitil, süne ile ilgili biyolojik mücadele çalışmasının 12 personelden oluşan 4 ekiple yapıldığını dile getirdi.


Daha sonra mikrofona davet edilen Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Dr. Fuat Kaymak ise, Ukrana-Rusya savaşı ve iklim krizinin, dünya genelinde gıda konusunda bir endişeye sebep olduğunu dile getirdi. Kaymak, “Buğday, stratejik bir ürünümüz. Ülkemizde 8 milyon hektar alanda buğday üretiyoruz. Ülkemizin ihtiyacı ise 20 milyon ton. Geçen sene 18 milyon tonlarda kaldı ama bu yıl yağışlarla birlikte 20 milyon hedefimizi tutturacağımızı düşünüyoruz. Bir taraftan da üretimi kısıtlayan zararlılardan olan süne ile mücadele ediyoruz. Süneyle kimyasal mücadeleye en iyi alternatif biyolojik yöntemler. Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü’nün katkılarıyla üretilen 130 bin adet süne parazitoidinin salımını gerçekleştireceğiz. Bu çalışmalar uçakla yapılıyordu. 1939 yılından beri devlet eliyle yapılıyor. Şuanda da 4 milyon dekar alanda bu mücadele gerçekleşti. Dünyada ilk kez yapay zeka teknolojisi ile sünede erken uyarı tahmin modelini geliştirdik. Bunu da Kırşehir ve Aksaray illerimizde pilot bölge olarak denedik. Artık yüzde 99 oranında sünenin erken uyarısını yapabiliyoruz. Bunu tüm ülkeye yaygınlaştırdığımızda mücadelemizi daha başarılı kılacağız” dedi.


Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitü Müdürü Dr. Miraç Yayla da, sünenin, buğdayın en önemli zararlarından biri olduğuna işaret etti. Yayla, “2006 yılından 2022 yılına kadar sünenin popülasyonunu ciddi baskı altına aldık. Bu yıllar arasında yaklaşık 100 milyon süne parazitoidi salındı. Çalışmalarımız her aşamada devam ediyor. Sünenin zararını en az seviyeye getirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.


Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitü görevlisi Yüksek Ziraat Mühendisi Vahdettin Akmeşe ise, faydalı böceklerin süneyle nasıl mücadele ettiğini anlattı.


Yapılan konuşmaların ardından faydalı böcekler doğaya bırakıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.