ASAYİŞ - 15 Şubat 2023 Çarşamba 13:41

Hayatlarının dramını 203 saate sığdırdılar

A
A
A
Hayatlarının dramını 203 saate sığdırdılar

Kahramanmaraş’ta 203 saat sonra sağ olarak kurtarılan Hidayet (24) ve Muharrem (32) Polat çiftinin enkaz altında yaşadığı dram ne söylenecek söz bıraktı, ne de göz pınarlarından akacak yaş.

Kahramanmaraş’ta 203 saat sonra sağ olarak kurtarılan Hidayet (24) ve Muharrem (32) Polat çiftinin enkaz altında yaşadığı dram ne söylenecek söz bıraktı, ne de göz pınarlarından akacak yaş.


Türkiye’nin doğusunda 10 ilde yıkıma sebep olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş depreminin üzerinden 9 gün geçti. Şuana kadar 35 bin 418 vatandaşın hayatını kaybettiği depremde, 50 binin üzerinde binada yıkıldı ya da kullanılamayacak seviyede zarar gördü.


Depremin ardından Türkiye’nin her yerinden bölgeye giden arama kurtarma ekipleri kurtaracakları 1 tek can için günlerdir kendilerinden vazgeçti. 9 gün boyunca girmedik enkaz bırakmayan ekipler binlerce kişiyi de enkaz altından sağ kurtarmayı başardı. Enkaz altından sağ çıkarılan canlarla birlikte birbirinden hazin hikayeleri de onlarla birlikte gün yüzüne çıktı.


Bursa’dan hareket edip Kahramanmaraş’ta arama kurtarma faaliyetlerine katılan BAKUT Bursa Arama Kurtarma ekibinin bir bölümü, depremin ikinci gününden itibaren 12 Şubat ilçesi Karamanlı Mahallesi Şekerdere Caddesi üzerindeki Aktaş Apartmanının enkazında çalışmaya başladı. BAKUT ekibi 7 katıda tamamen çöken binanın enkazından 40’tan fazla kişinin cansız bedenini çıkardı. Açılan dehlizden girip ağaç ve metallerle tahkimat yaparak yaşam koridoru oluşturan ekipler kurtarma faaliyetlerinin 8. günü ulaştıkları binanın zemin katının altından ses geldiğini farketti. Uzun süre dinleme yapan BAKUT ekibi, açtığı delikten içeriye bakarken enkaz altından uzanan bir el delikten çıkıp arama kurtarma ekiplerine ulaştı.


Canlı insanlar olduğunu belirleyen BAKUT ekibi çalışmasına hız verdi ve 203 saat sonra isimlerinin Hidayet (24) ve Muharrem (32) Polat oldukları öğrenilen genç çifti sağlıklı bir şekilde Aktaş Apartmanının bodrumundaki kapıcı dairesinden dışarıya çıkarmayı başardı. Karanlıkta geçirdikleri günlerin ardından ilk kez güneşi gören çift ağlayıp Allah’a şükrederek BAKUT ekibine sarıldı. Duygu dolu buluşma sırasında gözyaşları adeta sel oldu.



Enkaz altındaki 203 saate hayatlarının dramını sığdırdılar


7 sene önce evlenen Hidayet (24) ve Muharrem (32) Polat çiftinin evliliklerinin ikinci senesinde Bulem ismini verdikleri bir kızları, 2 sene sonra da Miraç ismini verdikleri oğulları oldu. Şekerdere Caddesi üzerindeki Aktaş Apartmanında kapıcılık yapan Polat çiftinin depremden 7 ay önce de Alparslan isimli bir erkek çocukları daha dünyaya geldi.


Polat çifti ve 3 çocukları 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş depremine 7 katlı binanın bodrum katında kaldıkları kapıcı dairesinde yakalandı. Yaşanan yıkımla birlikte yan odada yatan evin büyük çocukları Bulem (5) ve Miraç (3) hayatlarını kaybederken, yatak odasında anne babasının yanında yatırdığı 7 aylık bebek Alparslan Polat, oluşan hayat üçgeninde annesi Hidayet, babası Muharrem Polat ile birlikte sağ kalmayı başardı.



5 gün bebeğini emzirdi 6. gün sütü kesilince baba kolunu kesti


Enkaz altında eşi ve 7 aylık bebeği ile birlikte mahsur kalan 24 yaşındaki Hidayet Polat 4 gün boyunca enkaz altında Alparslan’ı emzirdi. Açlık ve susuzluk sebebiyle talihsiz kadının 5’inci günde sütü kesildi. Bunun üzerine Hidayet ve Muharrem Polat çifti 7 aylık oğullarına kendi dudaklarını emdirip tükürükleriyle 1 gün daha hayatta kalmasını sağladı. Ağızlarda tükürük de tükenince anne Hidayet Polat eşinden kolunu kesmesini istedi. Kolunu eşine kestiren kadın 1 gün de bebeğini kendi kanı ile besledi. Soğuk ve açlığa sadece 6 gün dayanabilen Alparslan anne babasının kolları arasında can verdi. Eşini sakinleştirip moral vermeye çalışan Muharrem Polat 7 aylık oğluna son kez bakıp enkaz altına gömdü. Hayatlarının belki de en zor günlerini enkaz altında yaşayan genç çift 3 çocuğunun da cansız bedenlerini enkaz altında bırakıp 203 saat sonra BAKUT ekipleri tarafından kurtarıldı.



"İlk karşılaştığımızda su uzattım, bize burada zemzem getirdiler dedi"


Depremin ikinci gününden bu yana yapılan yönlendirme sonrası ekibinin bir kısmı ile birlikte Aktaş Apartmanı üzerinde çalıştıklarını ve 40’tan fazla cansız bedene ulaşıp dışarıya çıkardıklarını belirten BAKUT Başkanı Cihat Öz, "7 katlı bina adeta bir pestile benziyordu. kazdığımız tünelden binanın en alt girişine kadar ulaştık. Canlıya ulaşma konusunda umutsuzluğa hiç bir zaman kapılmadık. Mutlaka canlı birilerine ulaşacağımızı biliyorduk içimizden bir ses devam etmemizi söyledi. Zemin katın altından ses ve hareket algıladık ve kazmaya devam ettik. Binanı bodrum katında mahzene benzeyen bir bölüm vardı uzun süren çalışmanın ardından o bölüme bir delik açmayı başardık. Arkadaşlar delikten içeriye bakmaya çalıştıkları sırada en kaz altından çıkan bir el bize ulaştı. Ekip arkadaşlarımdan birinin elini sımsıkı tuttu.


Sonradan kapıcı dairesi olduğunu öğrendiğimiz alanda Polat çiftine ulaştık, göz göze geldiğimizde ilk iş onlara yanımızda götürdüğümüz suyu uzattık ama suyu kabul etmeyip bize burada zemzem getirdiler onu siz için sizin daha çok ihtiyacınız var cevabını alınca ne yapacağımızı ne cevap vereceğimizi şaşırdık. Bu Allah’ın bir lütfuydu. 203 saat sonra onları sağ salim dışarıya çıkarmayı başardık. Baba Muharrem Polat hayatta kalmak için elinden ne geliyorsa yapmış. Önce içerisindeki bulundukları alanı eline geçirdiği materyallerle genişletmiş. Ciğerleri acımaya başlayınca gardrobun askı borusunu koparıp betonların arasından uzatarak o boru ile hava almışlar. 7 aylık bebeklerini yaşatmak için kendi tükürük ve kanları ile beslemeye çalışmışlar. Öğrendiğimizde gerçekten çok etkilendik. Deprem bölgesinde 8 gündür anlatılsa kimsenin inanamayacağı bazı olaylara tanık oluyoruz. Yüce yaradanın kudreti ve yardımı ile oluyor her şey imkansız denilen olaylar yaşıyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Fırtınada kırılan cam 6’ncı kattan vatandaşın üzerine düştü Eskişehir’de bugün öğleden sonra sağanak yağmurla birlikte kısa süreli etkili olan fırtına sırasında bir binanın 6’ncı katındaki dairenin kırılan pencere camı kaldırımda yürüyen bir kişinin kafasına düştü. Yaralanan vatandaş hastaneye kaldırılırken oğlu, olayın yan taraftaki bina yıkımından kaynaklandığını ileri sürdü. Olay, Odunpazarı ilçesi Deliklitaş Mahallesi İbrahim Karaoğlan Caddesi üzerinde meydana geldi. 7 katlı apartmanın 6’ncı katında bulunan ve caddeye bakan bir dairenin camı iddiaya göre fırtına sebebi ile kırıldı. Cam parçaları o esnada kaldırımda yürüyen 54 yaşındaki Emre Candemir’in kafasına düştü. Yaralanan adam için olay yerine sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı şahıs ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. "2026 senesinde bu olacak iş değil" Emre Candemir’in oğlu Emir Candemir, olayın fırtınadan değil yan taraftaki bina yıkımından kaynaklı olduğunu savunarak şunları söyledi; ? "Biraz önce köşede ayrıldık. Buradan Hamamyolu’na ilerlerken başına cam düşmüş; beni telefondan aradı, ’Oğlum gel, başıma bir şey düştü’ dedi. Camın gök gürültüsünden patladığını söylüyorlar; eğer ki öyle olsa bu cam tuzla buz olurdu. Bir cam parçası babamın kafasına girmiş durumda. 2 yaşında yeğenim var; o buradan geçse de cam onun kafasına düşse ölürdü. Babam koca kafa olduğu için bir şey olmamış durumda. Bu olay herhangi bir yaşlı başlı vatandaşın başına gelse kesinlikle ölürdü. Bu, inşaat yıkımından kaynaklı ilk olay değil; biz bu yolu her gün kullanıyoruz. Bu cam da gök gürültüsü ile patlayacak gibi değil, bildiğin kocaman yuvarlak açılmış durumda. Polis ekiplerinden tutanak tutmaları konusunda yardım istedim; bana yardımcı olamayacaklarını, karakola gidip şikâyetçi olmam gerektiğini söylediler. Tekrar 155’i aradım, şu anda başka bir ekip bekliyorum."
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Kayseri 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti oldu" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin TÜRKSOY tarafından 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edildiğini duyurdu. Tarihi mirası, kültürel zenginliği ve vizyon projeleriyle öne çıkan Kayseri, Türk dünyasının kültürel buluşma noktası olmaya hazırlanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, uzun süredir yürütülen çalışmaların ardından beklenen müjdeyi vererek, Kayseri’nin Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından 2027 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildiğini duyurdu. "Anadolu’nun önsözü" olarak nitelendirilen Kayseri, 6 bin yıllık geçmişi, Kültepe’den günümüze uzanan köklü tarihi ve kültürel mirasıyla bu ünvanı almaya hak kazandı. Şehir, hem geçmişin izlerini taşıyan tarihi yapıları hem de kültürel değerlerin yaşatılmasına yönelik restorasyon ve dönüşüm projeleriyle dikkat çekiyor. Başkan Büyükkılıç yaptığı açıklamada, bu ünvanın sadece Kayseri için değil tüm Türkiye ve Türk dünyası için büyük bir anlam taşıdığını vurgulayarak, "Kayseri’mizi Türk dünyasının kültür merkezi haline getirecek bu önemli adım, ortak tarih ve değerlerimizi daha güçlü şekilde geleceğe taşıyacaktır" dedi. TÜRKSOY’un 1993 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye tarafından kurulduğunu hatırlatan Büyükkılıç, teşkilatın Türk kültürünü koruma, yaşatma ve uluslararası düzeyde tanıtma amacıyla önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Başkan Büyükkılıç’tan teşekkür Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesi sürecine katkı sunan devlet erkânına da teşekkür ederek, "Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a, Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek’e, kıymetli Kayseri milletvekillerimize ve değerli TÜRKSOY yetkililerimize şehrimize verdikleri güçlü destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Hep birlikte uyum içerisinde yürüttüğümüz bu süreç, Kayseri’mizi uluslararası alanda hak ettiği noktaya taşımıştır" ifadelerini kullandı. Kayseri’nin bu başarıya ulaşmasında, Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen kapsamlı çalışmalar etkili oldu. Kayseri Turizm Master Planı kapsamında hayata geçirilen projeler, gastronomiden sanata, spordan kültüre kadar birçok alanda şehrin cazibesini artırdı. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası platformlarda yürütülen tanıtım faaliyetleri, Kayseri’nin görünürlüğünü önemli ölçüde yükseltti. Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali’nin 2025 yılından itibaren Kayseri’de de gerçekleştirilecek olması, şehrin kültürel dinamizmini daha da güçlendirdi. Gastronomi alanında UNESCO Yenilikçi Şehirler Ağı’nda yer alan Kayseri’nin bu alandaki konumunun kalıcı hale getirilmesi için de girişimler sürüyor. Ayrıca "Dünya Spor Başkenti" unvanı için yapılan başvurular da Kayseri’nin uluslararası vizyonunu ortaya koyuyor. Kayseri, Türk dünyasının ortak buluşma noktası olacak Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yürütülen bu süreçte, şehri sadece bir kültür başkenti değil, aynı zamanda Türk dünyasının ortak buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyor. 2027 yılında düzenlenecek etkinliklerle birlikte Kayseri’nin, Türk dünyasının kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştıran önemli bir merkez olması bekleniyor. Bu gelişme, şehrin turizm potansiyeline de büyük katkı sağlayacak.