- 24 Şubat 2023 Cuma 09:40

Depremzede besicilere hayvan çadırı desteği verildi

A
A
A
Depremzede besicilere hayvan çadırı desteği verildi

Muş Valiliği, “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Nurhak ilçesinde, ahırları zarar gören besicilerin dışarıda kalan hayvanları için çadır ve branda dağıttı.

Muş Valiliği, “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Nurhak ilçesinde, ahırları zarar gören besicilerin dışarıda kalan hayvanları için çadır ve branda dağıttı.


İçişleri Bakanlığı tarafından Kahramanmaraş Nurhak ilçe koordinatörü olarak görevlendirilen Muş Valisi İlker Gündüzöz koordinesinde, ilçedeki temel ihtiyaçların yanı sıra hayvancılıkla uğraşan vatandaşlara da destek veriliyor. Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 ve 7.6 depremlerin ardından ahırları yıkılan besicilerin hayvanları için çadır ve branda dağıtımı ilçe genelinde ekiplerce sürdürülüyor.


Tatlar Mahallesi’nde hayvancılıkla uğraşan Bekir Tat, “Ahırlarımız deprem nedeniyle yıkıldı. Muş Valimiz, devletimiz yanımızda. Sorunlarımızı çözdük. Şu anda çadırlarımızı alacağız. Hayvanlarımızı komşularımızın ahırlarına bırakmıştık. Şu anda sıkıntılarımız tamamen giderildi. Devletimizden Allah razı olsun. Deprem adına her şey dağıtılıyor. Hiçbir sıkıntımız yoktur. İlk günden beri devletimiz yanımızda. Allah devletimize zeval vermesin” dedi.


Karaçar Mahallesi’nde besici Ahmet Kurt ise, “Muş Valiliği tarafından aldığımız çadırlara hayvanlarımızı koyduk. Deprem nedeniyle evimiz, ahırımız yıkıldı. Muş Valiliğinden Allah razı olsun, teşekkür ederiz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Göztepe’de hedef iç sahada galibiyet Göztepe, Süper Lig’in 31. haftasında Antalyaspor karşısında sahadan galibiyetle ayrılarak hem taraftarı önünde süren 5 maçlık galibiyet hasretine son vermek hem de Avrupa iddiasını devam ettirmek istiyor. Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında 25 Nisan Cumartesi günü sahasında Antalyaspor ile oynayacağı kritik karşılaşmaya hazırlanıyor. Taraftarı önünde 5 maçtır kazanamayan İzmir ekibi, bu mücadeleyle birlikte kötü seriye son vermeyi hedefliyor. Sarı-kırmızılılar, iç sahadaki son galibiyetini ocak ayında Fatih Karagümrük karşısında elde etti. Bu maçın ardından oynanan Kayserispor, Eyüpspor, Alanyaspor ve Kasımpaşa karşılaşmalarından beraberlikle ayrılan Ege temsilcisi, Galatasaray’a ise mağlup oldu. Başakşehir ile Avrupa yarışı Türkiye Kupası’nı ligde ilk 4 sırada bulunan takımlardan birinin kazanması durumunda, ligi 5. sırada tamamlayan ekip Avrupa kupalarına katılma hakkı elde edecek. Bu yarışta 43 puanla 5. basamakta bulunan Başakşehir ile aynı puana sahip olan Göztepe, averaj farkıyla 6. basamakta bulunuyor. İki takım arasında oynanan maçlarda ise ikili averajda rakibine üstünlük sağlanamadı. Gürsel Aksel Stadı’nda oynanan karşılaşmayı Göztepe 1-0 kazanırken, Fatih Terim Stadı’ndaki mücadeleden Başakşehir 2-1 galip ayrıldı. Ligin kalan bölümünde Göztepe; iç sahada Antalyaspor ve Gaziantep FK ile karşılaşacak, deplasmanda ise Trabzonspor ve Samsunspor mücadelelerine çıkacak. Başakşehir ise hafta sonu Kasımpaşa’yı ağırladıktan sonra deplasmanda Fenerbahçe ile karşılaşacak. İstanbul temsilcisi, ardından Samsunspor’u ağırlayacak ve sezonun son haftasında Gaziantep FK’ya konuk olarak ligi tamamlayacak.
İzmir Organ bekleyen İzmirli genç kız için nefes kesen nakil Karaciğer nakli beklerken moral bulmak amacıyla memleketine babaannesini ziyarete giden İzmirli lise öğrencisi, uygun organın bulunması üzerine 12 saatlik kritik sürede ambulans uçakla hastaneye yetiştirildi. Zamana karşı verilen yarışın ardından hızla ameliyata alınan genç kız, başarılı geçen operasyonla sağlığına kavuştu. İki yıl önce karaciğerinde 10 santimetrelik kitle saptanan ve Abernethy sendromuna bağlı yetmezlik ile kanser mücadelesi veren Karsu Oktay (16), 1,5 yıl boyunca umutla beklediği organ bağışı gelmeyince, 2009 yılında kaybettiği biyolojik babasının memleketi Kars’a gitti. Moral bulmak amacıyla babaannesi ve kuzenlerini ziyaret eden genç kıza hayat verecek müjdeli haber, 8 Nisan gece saatlerinde annesi Şafak Tayfun’a ulaştı. Haber üzerine zamana karşı bir yarış başladı ancak hava muhalefeti nedeniyle Kars’tan uçuş yapılamadı. Bunun üzerine akrabaları tarafından hızla Erzurum’a götürülen genç kız için anne Şafak Tayfun ile 5 yıl önce evlenen Garip Tayfun devreye girdi. Genç kıza babalık yapan üvey baba Garip Tayfun’un yoğun girişimleriyle ayarlanan ambulans uçak, sabah 05.00’te Erzurum’dan havalanarak İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na indi. Hazır bekletilen kara ambulansıyla Acıbadem İzmir Kent Hastanesi’ne ulaştırılan genç kız, Prof. Dr. Murat Kılıç başkanlığında; Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan cerrahi ekip tarafından 9 Nisan’da ameliyata alındı. Başarıyla tamamlanan ameliyatın ardından sağlık değerleri normale dönen genç kız, taburcu edilmeye hazırlanıyor. Umudunu kaybettiği anda müjdeli haberi aldı Grip ve nezle şikayetiyle başvurduğu hastanede karaciğer fonksiyonlarının çok yüksek çıkmasının ardından nakil sürecinin başladığını belirten Karsu Oktay, "İki kez biyopsi olduktan sonra ameliyat kararı alındı ve 2024 yılında nakil sırasına girdim. İki yıllık bekleme sürecinde zaman zaman umutsuzluğa kapıldım ve hiçbir yere gidememek canımı çok sıkıyordu. Ramazan Bayramı’nı geçirmek için Kars’taki dedem ve babaannemin yanına gitmiştim. Oradayken annemden uygun organın bulunduğuna dair bir telefon alınca sevinçten elim ayağım titredi. ’Yetişebilecek miyim?’ korkusu yaşadım ama başardım" ifadelerini kullandı. "Ameliyata girerken hiç korkmadım" Haberi alır almaz Kars’tan Erzurum Havalimanı’na geçtiğini ve babasının ayarladığı özel uçakla kente geldiğini vurgulayan Oktay, "Havalimanından ambulansla alınarak direkt acile giriş yaptım ve ameliyat hazırlıkları başladı. Doktorum Murat Hoca olduğu için kendimi emin ellerde hissettim ve ameliyata girerken hiç korkmadım. Bir gece yoğun bakımda kaldıktan sonra servise çıkarıldım ve şu an gayet iyi hissediyorum. Bu süreçte doktorlarıma ve beni hastaneye yetiştiren babama teşekkür ediyorum. Cemil Midilli Meslek Lisesi Yenilenebilir Enerji bölümünde okuyorum; okulumu bitirip yenilenebilir enerji mühendisi olmayı ve bütün hedeflerimi gerçekleştirmeyi amaçlıyorum" dedi. "Beklerken telefonlarımı hiç kapatmadım" Kızının zorlu organ nakli sürecini ve mutlu sonu anlatan anne Şafak Tayfun, tedavi sürecinin ardından organ bağışı kaydı oluşturduklarını söyleyerek, "Organ bulunduğuna dair haber alınca çok heyecanlandım, ne yapacağımı bilemedim. Kars’ta uçak bulamadık ancak eşimin çalıştığı yerden çok yardım ettiler ve hemen bir uçak ayarlandı. Karsu’yu Erzurum’dan alıp buraya getirdiler. Çok şükür yetişti. Organ bağışını yapan insanlara çok teşekkür ediyorum, Allah razı olsun. Benim kızıma can ve gerçekten umut oldular. O iki yıllık uzun bekleme sürecinde hiç umudumu kaybetmedim. Beklerken telefonlarımı hiç kapatmadım, yanımdan ayırmadım. Hep dua ettim ve inandım. Kızımı böyle sağlıklı gördüğüm için gerçekten çok mutluyum" şeklinde konuştu. "Duyarlı insanların bağışıyla hayata tutundu" Zorlu bekleme sürecinin ardından yapılan organ bağışıyla kızlarının yaşama bağlandığını kaydeden üvey baba Garip Tayfun, "Kızımıza teşhis konduktan sonra zorlu bir süreç başladı ancak hiç pes etmedik. Karaciğerlerimiz uymadığı için kadavra sırasına girdik ve duyarlı insanların organ bağışı sayesinde kızımız hayata tutundu. Bu süreçte psikolojik olarak bunaldığı için babaannesini görmek istemişti, biz de onu memleketimiz Kars’a göndermiştik. Organ nakli haberi tam da bu döneme denk geldi. Ambulans uçakla kızımızı yaklaşık 4-5 saat içerisinde, sabaha karşı hastaneye getirdik. İki yıldır beklediğimiz bu bağış kızımıza yeni bir can oldu; organ bağışının ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu herkesin bilmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. "Hem yetmezlikten hem de kanserden kurtardık" Hastanın Abernethy sendromuna bağlı karaciğer yetmezliği ve kanseri ile mücadele ettiğini belirten Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Murat Kılıç, "16 yaşındaki hastamız yaklaşık iki yıl önce bize başvurdu. Karaciğere gitmesi gereken damarın organa ulaşmaması sonucu beslenmenin bozulduğu bir hastalığı bulunuyordu. Bu kronik durumun üzerine iki ayrı odakta karaciğer kanseri gelişti. Bekleme süresinde kanser gelişimini durdurmak amacıyla hastamıza damar içi kemoterapi uyguladık. Gece saat 02.00 sıralarında 17 yaşındaki bir vericiden çok uygun bir organ çıktı. Hastamız tatil amacıyla Kars’taydı ancak uçak ambulans sayesinde sabah 08.00’de hastanemizde olması sağlandı. Organların çıkarıldıktan sonra buzda bekleme süresinde ideal sınır olan 12 saati aşmadan, 8-9 saat içinde nakli başarıyla gerçekleştirdik. Kanser etrafa yayılmadan hastamızı hem karaciğer yetmezliğinden hem de kanserden kurtarmış olduk. Değerleri gayet iyi durumda ve bir iki gün içerisinde kendisini taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi.
Diyarbakır Diyarbakır’da 71 yıllık binanın müze olması için kampanya talebi Önümüzdeki yıl taşınması beklenen Merkez Bankası Diyarbakır Şubesinin Sur ilçesindeki binasının, müze olması için kampanya başlatılması önerildi. Tarihi Sur ilçesinde 1955’ten bu yana faaliyet gösteren Merkez Bankası Diyarbakır Şubesi, önümüzdeki yıl Kayapınar ilçesinde yapımı süren yeni binasına taşınacak. Diyarbakır Müzesi eski müdürü arkeolog Nevin Soyukaya, Merkez Bankası binasının 15 yıl önce tescillendiğini söyledi. Döneminin özelliklerini yansıtan binanın korunarak gelecek nesillere aktarımının önemli olduğunu vurgulayan Soyukaya, ’’Diyarbakır’da halkın katılımıyla kültür sanat faaliyetlerinin gerçekleştirileceği mekanların sayısı yetersiz. Bu nedenle bu binanın restore edilip kültür merkezi haline getirilmesine Diyarbakır’ın büyük ihtiyacı var. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetine de açılacak bir mekan haline getirilmeli’’ dedi. Diyarbakırlı diş hekimi Yılmaz Kaya da, boşalacak 71 yıllık mevcut binanın müzeye dönüştürülmesi için kampanya başlatılmasını istedi. Binlerce yıllık tarihi geçmişi olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim kent Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Kaya, DİTAV kurucusu merhum Şevket Beysanoğlu’nun kendilerine aktardığı bilgiler ışığında, kültürel değerleri yaşatmak, önemini anlamış bireyler olarak Diyarbakır’a karşı sorumluluğun yerine getirilmesi için çaba gösterdiklerini dile getiren Kaya,’’71 yılı aşkın bir süreden beri Diyarbakır Merkez Bankası olarak kullanılan yapının, yeni binaya taşınma projesi nedeniyle Diyarbakır Etnografya Müzesi olarak tahsis edilmesi şehrimizin kültür hayatına büyük katkı sağlayacaktır. Diyarbakır’ın tarihi alanlarının merkezinde bulunan bu yapı, kamu yararı da düşünülerek, mevcut hali korunarak, bugüne kadar gerçekleştirilmemiş Etnografya Müzesi olarak Diyarbakır’a kazandırılmalıdır. Bu tür yapılara işlevsellik kazandırmak çok önemli. Resmiyette Cahit Sıtkı Tarancı Evi de müze olarak tanımlanmıştır. Diyarbakır‘ın dünya çapındaki şairimizin doğduğu ve özgün Diyarbakır mimarisinin en güzel örneklerinden olan mekan, hizmete açıldığı zamandan beri özgün bir Diyarbakır evi olarak bilinmekte olup, bu işlevini de gayet iyi bir şekilde yerine getirmektedir. Merkez Bankası binasında ise teknolojik olarak dijital görsellerle desteklenmiş, Diyarbakır’ın tarih ve kültürel değerlerini günümüze taşıyan objeler sergilenmeli. Burada Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Sezai Karakoç, Ali Emiri, Ahmed Arif, Şevket Beysanoğlu ve Esma Ocak gibi Diyarbakır’ın simge isimlerini dijital görsellerle genç kuşaklara tanıtabiliriz’’ diye konuştu. Araştırmacı Kenan Özhal da geçmişte Ziraat Bankası ve postane binalarının yıkılarak daha yüksek mevcut binalarının yapılması dolayısıyla tarihi Surların siluetinin bozulduğunu kaydederek, ‘’Bu yapıları müzeye dönüştürüp korumalıyız. Keşke eski PTT ve Ziraat Bankasının eski binaları da korunabilseydi’’ şeklinde konuştu.