POLİTİKA - 13 Nisan 2023 Perşembe 02:55

Bakan Kirişçi: "Depremin bilançosu 104 milyar dolar"

A
A
A
Bakan Kirişçi: "Depremin bilançosu 104 milyar dolar"

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, "Asla mukayese edilemeyecek bir deprem.

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, "Asla mukayese edilemeyecek bir deprem. ’Asrın’ da ifadesi belki yeterli değil, tüm zamanların en şiddetli, en ağır sonuçları olan depremi olarak da artık kayıtlara girmiş durumda. Yaklaşık 104 milyar dolarlık bir bilançosu var. Bu da bugünkü kur üzerinden hesap edecek olursanız 2 trilyon lira gibi bir meblağ beraberinde getiriyor" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Kahramanmaraş’ta katıldığı iftar programının ardından AK Parti İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin 21 yıldır hizmet verdiğini ifade eden Kirişçi, "Bu ülkede bu şehirde daha müreffeh bir kitlenin bir vatandaş grubumuzun yaşamasını sağlamak bizim temel hedefimiz olacak" dedi.



"Bizim tek hedefimiz; milletimizin mutluluğu ve refahıdır"


146 milletvekili aday adayının listelerde yer almak için müracaat ettiğini hatırlatan Kiriçi, "146 milletvekili aday adayı kardeşimiz bu listelerde yer almak için müracaat etti ve bu kardeşlerimizden bugünkü liste çıkarılmış oldu. Ben eminin listede olmayan kardeşlerimiz de listede olan kardeşlerimiz gibi onlarda bu seçim sürecinde çalışacaklar. Çünkü dava duygusu, dava bilinci, hizmet aşkı bunu gerektirir. Bizim kendi nefsimiz için kendi şahsımız için bir hesabımız olamaz. Bizim tek hedefimiz; milletimizin mutluluğu ve refahıdır" diye konuştu.



"Küresel bir çatışma boyutuna ulaşan Rusya-Ukrayna savaşı söz konusu oldu"


Bakan Kirişçi, pandeminin ardından Rusya-Ukrayna savaşının enerji ve gıda fiyatlarını altüst ettiğini belirterek, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:


"Öncesinde pandemiyi yaşadık iki yıl evlerimize kapanmak zorunda kaldık. Bu iki yıl pandemi süreci bitti derken bu kez küresel bir çatışma boyutuna ulaşan Rusya-Ukrayna savaşı söz konusu oldu. Bir anda dünya, ’Acaba 3. dünya savaşı mı çıkacak?’ diye bir beklenti içerisine girdi. Her şeyimizi altüst etti. Enerji fiyatlarından gıda fiyatlarına ve bu konularda adeta dünyanın bir güvenliği tartışılır hale geldi. Gıda milliyetçiliği kavramı söz konusu oldu. Tedarikte ve üretimde zincirlerde kırılmalar aksamalar yaşandı. Tam da bunun bir tahıl koridoru gibi önemli bir diplomatik başarısı ülkemizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki sürecin bize sağladıkları ve dünyaya sağladıkları bizi rahatlatacak derken 6 Şubat depremini yaşadık."



"2 trilyon lira gibi bir meblağ beraberinde getiriyor"


6 Şubat’taki depremlerin mukayese edilemeyeceğini vurgulayan Kirişçi, "Marmara depremi ile mukayese ettiğimizde, asla mukayese edilemeyecek bir deprem olduğunu, ’Asrın’ da ifadesi belki yeterli değil, tüm zamanların en şiddetli, en ağır sonuçları olan depremi olarak da artık kayıtlara girmiş durumda. Biz elbette böyle bir depremle birlikte şu anda yaklaşık 104 milyar dolarlık bir bilançosu var. Bu da bugünkü kur üzerinden hesap edecek olursanız 2 trilyon lira gibi bir meblağ beraberinde getiriyor" diye konuştu.



"Önümüzde bir yüzyıl daha var"


Açıklamasında muhalefete yüklenen Bakan Kirişçi, "Kendilerine milletimizin sandıkta emanet etmiş olduğu yerel yönetimler de bile attıkları doğru dürüst bir adım yokken bunların ülke ekonomisine böylesine yükü olan bir süreçte bu süreci layıkıyla yönetebileceklerine kimsenin ihtimal vermediğini düşünüyoruz. Dolayısıyla bunu bu şekilde ifade ettikten sonra, biz elbette Türkiye yüzyılına Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne bir yüzyılı geride bıraktık. Önümüzde bir yüzyıl daha var. Ama bu yüzyıl dünyanın da Türkiye’ye muhtaç olduğu ihtiyaç duyduğu vazgeçilmez ülke olarak gördüğü bir ülkenin içinde ana oyuncu olarak bulunacağı bir yüzyıldan bahsediyoruz. Türkiye yüzyılında mutlaka çok daha güçlü, çok daha dinamik, çok daha dünyaya umut saçan bir ülke olma mecburiyetimiz var" şeklinde konuştu.



"Biz sadece kendimiz için yaşamıyoruz"


Dünyanın barışı ve huzuru için yaşayan ve yaşatan bir ülke olduklarının anlatan Kirşçi, açıklamasında şunları kaydetti:


"Bugün bir batılı bir ülkenin Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanımız ile ilgili ’Siz herkesle görüşebilen dünyadaki az sayılı liderlerden birisiniz, hatta teksiniz’ demesinin bize getirdiği bir sorumluluk var. Biz sadece kendimiz için yaşamıyoruz. Biz dünya için dünyanın barışı için dünyanın huzuru için yaşayan yaşatan bir ülke konumundayız. Tabii bu kendiliğinden durup dururken Türkiye böyle ülke konumuna gelmedi. Yerlilik ve millilik oranlarıyla ülkelerin vesayetten kurtuluşları arasında birebir ilişki vardır. Bu vesayetten kurtulmak için mutlaka bir irade gerekir. Bu irade, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bu irade ilk günden itibaren gösterildi."



"Yerli ve milli ürünü bütün kamuoyu ile paylaşan bir hükümetimiz, bir ülkemiz var"


Dünyanın Türkiye’ye ihtiyacının olduğunu anlatan Kirşçi, "Dünya, Türkiye’ye muhtaç. Türkiye’ye ihtiyacı var. Bu yerlilik ve millilik kısmı konusunda artık her gün yeni yerli ve milli ürünü bütün kamuoyu ile paylaşan bir hükümetimiz, bir ülkemiz var. Bugün makam aracı olarak her bir bakanlığa verilen ’TOGG otomobili’ ile Ankara’nın içinde seyahat ettiğimizde ben vatandaşlarımızın gözünde büyük bir pırıltı gördüm. O da şu; biz yıllarca başka ülkelerin ürettikleri otomobillerle karşılandık uğurlandık yurtdışı seyahatlerimizde. Hep hayıflandık, ’Bizim kendi otomobilimiz niye olmaz?’ diye" ifadesini kullandı.



"Savunma sanayimiz yerli ve milli"


Bakan Kirişçi, "Artık ben şunu ifade ediyorum. Kelime kalmadı bizim bu mühimmatlarla ilgili. Savunma sanayisindeki araç ve gereçlerle ilgili. Bütün bu ifadeleri, bütün tanımlamaları, isimleri, her yeni ürettiğimiz ürün için kullandık. ’Kızılema’sından ’Anadolu Gemisi’ne varana kadar, ’Kartal’ından ’Altay Tankı’na varana kadar. Aklınıza gelebilecek bütün mühimmat yüzde 80 düzeyinde yerlilik ve millilik oluştu" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da turizm dernekleri tek çatı altında birleşti: "Odak Samsun" Turizm Haftası kapsamında Samsun’da faaliyet gösteren 9 turizm derneği, "Turizm Dernekleri Platformu" çatısı altında bir araya gelerek kentin turizm potansiyelini geliştirmek için ortak hareket etme kararı aldı. Samsun’da Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Turizm Dernekleri Platformu buluşması gerçekleştirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen etkinlikte, turizm alanında faaliyet gösteren 9 dernek aynı çatı altında bir araya geldi. "Turizm Dernekleri Platformu" adıyla oluşturulan yapının, "Odak Samsun" mottosu ve turizm master planının eyleme dönüştürülmesi sürecinden hareketle, şehrin turizm potansiyelini daha görünür kılmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve ortak bir vizyon etrafında birleşmek amacıyla kurulduğu belirtildi. "Platform, şehrimizin sahip olduğu turizm potansiyelinden yola çıkılarak oluşturuldu" Etkinlikte ilk olarak konuşan Samsun Turizm ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Derya Ulusoy Güler, "Samsun; tarihi, doğası ve kültürel değerleriyle Karadeniz’in parlayan turizm şehirlerindendir. 19 Mayıs 1919’un başlangıç noktası olmasıyla Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı şehir olan Samsun, aynı zamanda İstiklal Madalyası ile onurlandırılmış milli mücadelenin simge şehirlerinden biridir. Bu yönüyle Samsun yalnızca bir turizm kenti değil, aynı zamanda bir kahramanlık ve bağımsızlık şehridir. Sahilleri, doğası, termal kaynakları ve gelişen turizm altyapısıyla da önemli bir potansiyele sahiptir. Şehrimizin sahip olduğu turizm potansiyelinden yola çıkılarak oluşturulan bu platform, çok daha önceki dönemlere dayanan bir fikir birikiminin ürünü olmakla birlikte, Sayın Valimizin, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve İl Kültür ve Turizm Müdürümüzün turizme verdikleri güçlü destekten etkilenerek bugün bu anlamlı gecenin ortaya çıkmasına vesile olmuştur" dedi. "Samsun turizmi adına bir miladı başlatıyoruz" Turizm Dernekleri Platformu adına konuşan Turistik İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Toktaş, "Bugün, Samsun turizmi adına bir ilki gerçekleştiriyoruz. Belki de yıllardır eksik olan en kritik adımı atıyoruz: Aynı sektörün farklı parçaları olarak değil, aynı hedefin paydaşları olarak bir aradayız. Bugün burada sadece Turizm Haftası’nı kutlamıyoruz. Aynı zamanda Samsun turizmi adına bir miladı başlatıyoruz. İlk kez; sağlıktan spora, konaklamadan gastronomiye, acentelerden konaklama işletmecilerine ve turizm gazetemize kadar tüm paydaşlar, "Turizm Dernekleri Platformu" çatısı altında aynı masada, aynı hedef için buluşuyor. Ama artık şunu net söylemek zorundayız: Parça parça güçlü olmak yetmez. Birlikte güçlü olmazsak, sürdürülebilir başarı mümkün değildir. Değerli misafirler, turizm artık tek başına bir sektör değil. Turizm; ekonomi, şehir markası, istihdam ve kalkınmanın merkezidir. Ve açık bir gerçek var: Hiçbir kurum, hiçbir dernek, hiçbir işletme tek başına bir destinasyonu büyütemez. Ama kamu, yerel yönetimler ve sivil toplum el ele verdiğinde bir şehrin geleceği değişir. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim: Sayın Valimizin, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve Sanayi ve Ticaret Odası Başkanımızın sektöre verdiği güçlü destek, bizler için yalnızca bir motivasyon değil, aynı zamanda geleceğe dair bir güven teminatıdır" diye konuştu. "Yeşil ekonomi alanında yatırım yapanlara mali destek" Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "Dünya Bankası ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan sosyal kapsayıcı yeşil geçiş kapsamında bir program ilan edilmiştir. Bölgemizdeki turizm sektörü işletmelerine, yeşil geçiş ya da yeşil ekonomi alanında yatırım yaptıkları takdirde, 2,5 milyon TL ile 7,5 milyon TL arasında, yapacakları yatırımlar için banka aracılığıyla finansman desteği sağlanacaktır. Bankadan kredi uygunluk belgesi alarak ajansımıza başvuru yapan projeler desteklenecektir. Bu projelerin önemli bir özelliği bulunmaktadır: Sadece yeşil geçiş yatırımı olması yeterli değildir; aynı zamanda sosyal kapsayıcı nitelik de taşımalıdır. Burada kastettiğimiz; kadın ve genç istihdamını gözeten, bu alanları destekleyen yatırımların öncelikli olarak gündemimizde yer alacak olmasıdır" şeklinde konuştu. "Master planını somut ve uygulanabilir hedeflere dönüştürdük" Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, "Geçmişe bakıldığında, geçen yıl 17 Nisan’da bir süreci başlattık. Samsun Turizm Eylem Planı’nı, geniş bir katılımla o tarihte hayata geçirmiştik. Bir yıldır bu çalışmanın içerisindeyiz. Geçtiğimiz dönemde, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan turizm master planını bir eylem planına dönüştürmek ve uygulanabilir kılmak için yoğun bir gayret gösterdik. Aslında master planı hazırlamak işin daha kolay tarafıdır; zor olan, bunu uygulamaya dönüştürmektir. Biz de master planını somut ve uygulanabilir hedeflere dönüştürdük" ifadelerini kullandı. "Pazarlama açısından bakıldığında elimizde çok fazla ürün var" Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut, "Coğrafi açıdan bakıldığında Samsun, ender şehirlerden biridir. Türkiye’de, iki saatlik bir süre içerisinde hem kış turizmini hem de yaz turizmini deneyimleyebileceğiniz nadir illerden biridir.17 ilçemizi gezdiğimizde, turizm master ve eylem planı çalışmalarında gördük ki aslında çok ciddi bir envantere sahibiz. Pazarlama açısından bakıldığında elimizde çok fazla ürün var; esas problem, bu ürünleri doğru kitleyle, doğru zamanda buluşturabilmektir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, turizm master planı ile ortaya konan çalışmalar doğrultusunda Samsun’un turizmden en yüksek geliri elde edebilmesi için doğru bir planlama yapılması gerekmektedir. Ancak burada kritik bir nokta vardır: Tüm kurumlar son derece değerlidir. Bir kenti ileriye taşımak istiyorsanız, temel kurumların bir arada ve uyum içinde hareket etmesi gerekmektedir" açıklamasında bulundu.