EKONOMİ - 26 Haziran 2025 Perşembe 09:58

Cips olup Avrupa sofralarına da giren tarhana yılda 25 bin ton üretiliyor

A
A
A

Türkiye’nin geleneksel lezzetlerinden tescilli Kahramanmaraş tarhanası, artık sadece çorba olarak değil, cips formuyla da Avrupa sofralarında yerini alıyor. Kentte her yıl 25 bin tona yakın üretilen tarhananın 10 bin tonu yurt dışına ihraç edilirken, üreticiler hem istihdama katkı sağlıyor hem de yöresel lezzeti dünya pazarına sunuyor.

Coğrafi işaret tescilli lezzetlerden Kahramanmaraş tarhanası, geleneksel yöntemlerle başlayıp modern tekniklerle üretilerek dünya pazarına açılıyor. Kentte her yıl yaklaşık 25 bin ton tarhana üretilirken, bunun 10 bin tonu yurt dışına ihraç ediliyor. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu pazarında da rağbet gören tarhana, iç pazarda ise 15 bin tonluk hacmiyle yerini koruyor.

Cips olup Avrupa sofralarına da giren tarhana yılda 25 bin ton üretiliyor

Yoğurt, dövme, dağ kekiği, tuz ve su ile hazırlanan karışım, dev krom kazanlarda pişirilip dinlenmeye alınıyor. Geleneksel serme usulünün yerini alan makineli sistemle tarhana geniş kurutma alanlarına seriliyor ve güneşte kurutuluyor. Çorbalık, sofralık ve özellikle çerezlik çeşitleriyle üretilen Maraş tarhanası, 5 bine yakın kişiye de doğrudan istihdam sağlıyor.

Cips olup Avrupa sofralarına da giren tarhana yılda 25 bin ton üretiliyor

’Cips formu ile ihracat arttı’

Tarhana üreticileri, özellikle çerezlik tarhanayı modern makineler yardımıyla cips haline getiriyor. Acılı, yoğurtlu, kremalı, kaymaklı ve fırınlanmış çeşitlerle hazırlanan bu ürünler paketlenerek başta Almanya, Fransa ve Hollanda olmak üzere çok sayıda ülkeye gönderiliyor. Avrupa sofralarında atıştırmalık olarak tüketilen cips tarhana, sağlıklı yapısı ve besin değeriyle ilgi görüyor. Bir zamanlar sadece kış aylarının çorbası olan tarhana, artık dört mevsim tüketilen ve dünya pazarlarında da yer bulan bir ürün haline geldi.

Cips olup Avrupa sofralarına da giren tarhana yılda 25 bin ton üretiliyor

Üretici Ümmet Güngör, "Yeni sezona başladık. Kekiklerimizi dağlardan topluyoruz, yoğurdumuzu Engizek Dağı’nın eteklerinden temin ediyoruz. Tarhanamızı doğal ve hijyenik ortamda üretiyoruz. Hazırladığımız bu lezzeti Kahramanmaraş’tan yurt geneline ve yurt dışına ulaştırıyoruz. En doğal ve hijyen tarhanayı vatandaşın beğenisine sunuyoruz. Bize sabahın erken saatlerinde hayat başlıyor. Önce pişiririz, soğutma ve yoğurt ile kekiğini ekledikten sonra 1 günlük bekleme sonrası serime hazır oluyor. Serim sonrası önce firik, sonra cips şeklinde tarhana oluyor. Burada ürünlerimizi kurutup ve paketleyip müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz" dedi. Organik ve doyurucu özelliği olan tarhananın kilogram fiyatının şu anda 250 TL olduğuna da değinen Güngör, eskiden sadece Maraş’ta tüketildiğini şimdi artık çevre illerin yanı sıra Avrupa’daki ülkelere gittiğini anlattı.

Halil Ulubey - Rukiye Ulubey

Cips olup Avrupa sofralarına da giren tarhana yılda 25 bin ton üretiliyor

Cips olup Avrupa sofralarına da giren tarhana yılda 25 bin ton üretiliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
Erzurum ETSO Başkanı Saim Özakalın ile ETSO yönetiminden Vali Aydın Baruş’a hayırlı olsun ziyareti Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve ETSO Genel Sekreteri, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u makamında ziyaret etti. Ziyarette Vali Baruş’a yeni görevinde başarı dilekleri iletilirken, Erzurum ekonomisi, kent sanayisi ve bölgesel kalkınma projeleri üzerine kapsamlı bir görüşme yapıldı. Sanayi Altyapısı ve 2. OSB’ye Yoğun Talep Görüşmede TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, şehrin sanayi kapasitesi hakkında Vali Baruş’a detaylı bilgi aktardı. Altyapı çalışmaları büyük ölçüde tamamlanan ve 6. Bölge teşvikleri kapsamında yer alan 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) yönelik yatırımcıların gösterdiği yoğun talep toplantının ana gündem maddelerinden biri oldu. 2. OSB’nin cazip bir yatırım merkezi haline geldiği belirtilirken, tarımsal üretimi sanayi ile bütünleştirecek Tarıma Dayalı İhtisas OSB çalışmaları da değerlendirildi. Lojistik merkez hedefi ve dış ticaret Erzurum’un ticari potansiyelinin ele alındığı ziyarette, ulaştırma ve lojistik projelerinin önemi vurgulandı. Şehrin 7 gümrük kapısına olan bağlantısı ve Zengezur Koridoru gibi bölgesel ulaştırma projeleri detaylandırıldı. Karadeniz limanlarına doğrudan ticaret güzergâhı sağlayacak ulaşım ağlarının, Erzurum’u bölgesinde önemli bir lojistik merkez konumuna taşıdığı ifade edildi. Turizm, tarım ve eğitim ekonomisi Toplantıda, kış turizminde Palandöken’in ve bölgedeki modern tesislerin otel, restoran ve hizmet sektörlerine sağladığı ekonomik hareketlilik konuşuldu. Erzurum’un tarım ve hayvancılıktaki güçlü üretim kapasitesinin yanı sıra, 100 bini aşkın üniversite öğrencisinin şehrin sosyo-kültürel yapısına ve piyasa canlılığına olan doğrudan etkileri üzerinde duruldu. Vali Aydın Baruş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO yönetimi ve ETSO Genel Sekreteri’ne teşekkür etti. Görüşme, Erzurum’un kalkınması adına kurumlar arası iş birliğinin ortak akıl çerçevesinde süreceği vurgusuyla sona erdi.