GÜNDEM - 21 Şubat 2024 Çarşamba 09:47

Depremde hayatını kaybeden esnafın hatırasını not listesinde yaşatıyor

A
A
A
Depremde hayatını kaybeden esnafın hatırasını not listesinde yaşatıyor

Kahramanmaraş’ta 45 yıldır çaycılık mesleği ile uğraşan Ahmet Pak, çay dağıttığı ve depremde hayatını kaybeden esnaf arkadaşlarının hatırasını deprem öncesi tuttuğu listede yaşatıyor.


Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerde büyük hasar alan Azerbaycan Bulvarı’nda 45 yıldır çaycılık yapan Ahmet Pak, deprem sonrası çay dağıttığı birçok esnaf arkadaşını kaybetti.


Depremde ölen arkadaşlarının adını yaşatmak isteyen yılların esnafı, deprem öncesi tuttuğu çay notlarını atmamaya karar verdi. Depremin üçüncü ayında geçimini sağlamak için tekrardan açtığı iş yerinde tuttuğu çay notlarını atmayan Pak, acı hatıralarını dükkanında yaşatıyor.


Depremden önce yaklaşık 120 esnafa hizmet verdiğini, depremden sonra ise bu sayının 12’ye kadar düştüğünü ifade eden Pak, notlara baktıkça hayatını kaybeden esnaf arkadaşlarını hatırladığını dile getirdi.



“Sözün bittiği yer buralar”


Depremden önce bölgenin hareketli olduğunu ancak şimdilerde o hareketliliğin kalmadığını aktaran Pak, “Yapacak bir şey yok takdiri ilahi artık. Hepimiz öldük ama bazılarımız gömüldük. Bazen bakıyorum, bakınca hatırlıyorum arkadaşın isimlerini ve burada olup başka yerlere gidenler var. Sözün bittiği yer buralar. 120 esnaftan 10-12 tane kaldı, halimize şükrediyoruz o zaman da karnımız doyuyordu. Depremden önce 10 tane işçimiz vardı hepsi de çalışıyordu, şimdi ise işçiden az esnafım vardı. Hareketliydi, bir uğraş vardı ama şimdi ümit de yok. Geleceğe de bakamıyorsun” dedi.



“Hatıralarım canlanıyor”


Dükkanında yaşattığı notlara baktıkça hatıralarını hatırladığını ifade eden çaycı esnafı Pak, “Hatıralarım canlanıyor, bakıyorum arada Ahmet vardı, Feyzi vardı şu kadar çay içerdi diye. Bazen oluyor ki, para almaya gider gibi oluyorum o zaman da duygulanıyorum. Esnaflık burada biraz zor. Bu meslek zor, hem kafan hem beynin her yerin çalışıyor. Kime verdin kimden aldın ve boşu alıyorsun. Dağıtırken de boşunu toplarken düşünüyorsun” diye konuştu.



Depremde hayatını kaybeden esnafın hatırasını not listesinde yaşatıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.