GÜNDEM - 02 Ekim 2025 Perşembe 16:45

Dostları ülkücü camianın sevilen isimlerinden Ökkeş Şendiller’i anlattı

A
A
A
Dostları ülkücü camianın sevilen isimlerinden Ökkeş Şendiller’i anlattı

Ankara’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden ülkücü camianın sevilen isimlerinden olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol arkadaşı Ökkeş Şendiller, yarın Kahramanmaraş’ta toprağa verilecek. Yakın arkadaşları, Şendiller’i anlattı.


Büyük Birlik Partisi’nin kurucularından Kahramanmaraşlı Ökkeş Şendiller, Ankara’da bir süredir tedavi gördüğü hastanede 69 yaşında hayatını kaybetti. 19. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili olan Şendiller için yarın Kahramanmaraş’taki Abdülhamit Han Camii’nde cuma namazını müteakip cenaze töreni düzenlenecek. Şendiller’in yakın arkadaşlarından İbrahim İmalı onu anlattı. Maraş olaylarında suçsuz yere yakalandığını ve yargılanıp cezaevinde yattığını ifade eden İmalı, daha sonra suçsuzluğunun açığa çıktığını ve beraat ettiğini söyledi. Şegiller’in insani ve vicdani duygularının çok yüksek olduğunu anlatan İmalı, "Allah rahmet eylesin, rahmet diliyorum Ökkeş başkana. Tabii biz Kahramanmaraş’ta uzun süredir beraberiz. Bizim gençlik yıllarımızda bunlar, bu ağabeyler ülke ocaklarında öne çıkan insanlardı. Takip ederdik, imrenirdik onlara ocakçı olarak. Ökkeş Şendiller çok büyük bir iftiraya maruz kaldı gençliğinde hemen. Çok vicdanlı bir insan olmasına rağmen yapısından kaynaklanan bir sert görünümü vardı. Doğru bildiğini fütursuz bir şekilde tamamıyla söyleyebilen, ona uygun hareket eden, dostlarına, düşmanlarına karşı net ifadeleri olan. duygularıyla da bunu yaşayan bir insandı. Kahramanmaraş olaylarından önce Kahramanmaraş Ülkü Ocakları çevresinde ve Kahramanmaraş’ta tebarüz etmişti, görülüyordu. Sırf bu yönüyle onu cezalandırabilmek için Kahramanmaraş olayları bahane edilerek, Çiçek Sineması bombalaması bahane edilerek çok büyük bir iftira kampanyası geliştirildi. Özellikle marjinal sol grupların ve Türkiye’de yapılanan Ermeni örgütlerinin ve sol gruplar içerisinde yuvalanan Ermenilerin açık hedefi haline gelmişti. Çiçek Sineması’nın bombalanması ve Kahramanmaraş olayları bahanesiyle çok büyük bir iftira kampanyası başlatıldı ve o yıllarda ilan edilen sıkıyönetimin de tabii radarına girdi. Ben zannediyorum sırf bu örgütlerin duyguları, düşünceleri yatıştırılsın düşüncesiyle hedef haline geldi ve alındı. Çok uzun yıllar Kahramanmaraş olaylarından, Çiçek Sineması olayından dolayı bir numaralı sanık olarak yargılandı. Tüm imkansızlıklarına rağmen savunmalarda o zaman Adana sıkıyönetim mahkemesinde yatan insanların gerçekten çok ciddi böyle yürek parçalayacak dramları var. Savunmaları bile doğru düzgün alınmazken, Ökkeş Şendiller kendini savundu ve çok uzun bir süre sonra Kahramanmaraş olaylarından bir numaralı sanık olmasına rağmen beraat etti. Ama bu beraat kendisini hedef eden sol marjinal grupları ve Ermeni gruplarını teskin etmedi, mutlu etmedi. Hatta bu gruplar sıkıyönetim kararına rağmen aynı iddialarını sürdürmeye devam ettiler. Halbuki ellerinde bir delil olsaydı, somut bilgiler olsaydı sıkıyönetim komutanlığı da zaten bu insanları cezalandırmak için adeta onlar gibi düşünüyordu. Buna rağmen bu mahkemelerden beraat eden bir insanın suçlu olması mümkün değil" dedi.



"İyi bir dosttu, iyi bir insandı"


"Ökkeş Şendiller, öyle bir insan ki bırak bir canlının acı çekmesine, çevresindeki herhangi bir canlının, bitkinin, hayvanın acı çekmesine bile gönlü razı olamayacak biri" diyen İmalı, "İnsani duygulara sahipti. Dostluğuna dosttu, düşmanlığı da netti. Hiç kıvırmadan, tevil etmeden söyleyeceklerini söylerdi. Şimdi bu kadar insani duygularla yüklü bir insanın bir katliamdan, Çiçek Sineması’nın bombalanmasından uzun yıllar cezaevinde, hem de sıkıyönetim mahkemeleri şartlarında Adana’da cezaevinde yatması bile gerçekten büyük bir olay. Orada Kahramanmaraş olaylarında biliyorsunuz çok büyük canlar yandı. Allah hepsine rahmet eylesin. Çok büyük tahrikler vardı, çok büyük operasyonlar vardı. Ciddi kuruluşların operasyonları vardı. Orada çok sayıda kişi Kahramanmaraş’ta haksız yere idama mahkum oldu. Zannediyorum 20 küsür kişi idama mahkum oldu. Bir 10 kişi kadar müebbete mahkum oldu. Bu mahkumiyetlerin temel bir sebebi vardı; kamuoyunu teskin etmek. Kamuoyuna Kahramanmaraş olaylarının müsebbiblerini bulduk, cezalandırdık demek için yaptılar. Ökkeş Şendiller de bunlardan bir tanesiydi ama Ökkeş Şendiller çok iyi savunma yaptı. Gerçekten de masumdu. Masumiyetini de sıkıyönetim mahkemesi beraat olarak verdi. Hayatında da bu sıkıyönetim sürecinin çok ciddi etkileri oldu. Siyasetinde de etkileri oldu, şahsi yaşantısında da etkileri oldu. Bunlar hep olumlu etkiler değil. Olumsuz ve kısıtlayıcı. Sağlığında da etkileri oldu. Belki bugün rahmetli oldu kalp damarlarıyla ilgili. Ben zannediyorum bu rutubet kokan, kötü şartlarda mahkumiyet yaşayan insanların duymasından görmesine kadar, kalbinden midesine kadar çok olumsuz etkilendiklerini ve ileriki yıllarda tüm bu mahkumiyet, Maraş olaylarıyla ilgili söylüyorum. Tüm bu mahkumların hayatlarında olumsuz etki bıraktı. Ökkeş Şendiller’de daha çok bıraktı. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah. İyi bir dosttu, iyi bir insandı. İyi bir siyasetçiydi Kahramanmaraş için. İyi bir Kahramanmaraşlıydı. Ve bunu hak eden bir ünvanı da Kahramanmaraşlı ona verdi. Özellikle 80’lerin son yıllarında, 90’lardan itibaren, milletvekili oluşundan itibaren Ökkeş Başkan namı milletvekillerinin bile önündeydi. Halk Kahramanmaraşlı ve biz dostlar ona sayın milletvekilim ya da milletvekilim demeyi bir şey olarak gördük, hep ’Ökkeş Başkanım’ diye başkanlığı namı. Efsane bir il başkanıydı. Efsane bir siyasetçiydi Kahramanmaraş için. Bana göre efsane de bir Kahramanmaraşlıydı. Efsane de bir insandı. Mekanı cennet olsun" diye konuştu.



"Kamuoyu onu uzun dönem çok yanlış tanıdı"


Ökkeş Şendiller’in yakın arkadaşlarından Yavuz Kaçtan ise, onun insanlığıyla, yardımseverliğiyle, hoşgörüsüyle önemli bir insan olduğunu ifade etti. Kaçtan, "İstanbul Bakırköy 51. Noteriyim. Ökkeş Şendiller’in aşağı yukarı 30 yıllık arkadaşıyım. Öncesinden de tanıyorum. Ökkeş Şendiller, Ülkücü Hareket’in bayrak isimlerinden biriydi. Ve örnek alınan, insanlığıyla, yardımseverliğiyle, hoşgörüsüyle, irfanıyla anılan, sevilen, şair ruhlu birisiydi. Çok sevdiğimiz Ülkücülerin ağabeylerinden birisiydi. Ama kamuoyu onu uzun dönem çok yanlış tanıdı. 12 Eylül sonrasında ve öncesinde Maraş katliamının bir numaralı sanığı lakabı Türkiye’deki narsistler ve toplum mühendisleri tarafından haksız bir şekilde konuldu. Oysa 12 Eylül mahkemelerinde, askeri cunta mahkemelerinde beraat etmişti. Yani o hakkındaki iddiaların hepsinin, hiçbir tanesinin gerçek olmadığı, sade kara propaganda olduğu anlaşıldı. Onunla ilgili bunu iddia edenlerle ilgili de yargı yolunda da çok miktarda bildiğim kadarıyla davayı kazandı ve suçsuzluğunu da ispat etti. Onlara karşı da tazminat sorumluluğundan dolayı tazminat aldı" dedi.



"Maraşlıları da çok severdi, Maraş’ın dışındakileri de severdi"


Ökkeş Şendiller’in gönül adamı olduğunu, çocukları ve şiiri çok sevdiğini ifade eden Kaçtan, "Maraş’a geldiğimizde mutlaka yanına uğrardım. Bir şeyler paylaşırdık. Çok iyi bir şairdi aynı zamanda. Onun mesela eğer izin verirseniz şiirini de okumak isterim. Çocuklara karşı aşırı bir düşkünlüğü vardı. Saz çalar, türkü söylerdi. Şiir yazardı. Şiirleri genelde insan sevgisine ve Anadolu irfanına değinen şiirlerdi. Gönül adamıydı. O hakikaten Maraşlıları da çok severdi, Maraş’ın dışındakileri de severdi. Ben birçok defa geldiğimde hatta Mecliste bile yanında Alevi büyüklerinin, Alevi dedelerinin kendisine misafir olduğunu biliyorum. Ben bizzat şahsi gördüm. Kendisinin insanlık ölçüleri çok yüksekti. Çok sevilen bir insandı. Biz de çok severdik. Yiğitliği, mertliği, ilkelere olan bağlılığı Şendiller’i bizim gözümüzle büyüten, ona bizim gözümüzle değer veren o güzelliğiydi. Ben yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyorum. Türk milleti büyük bir ağabeyini kaybetti. Ben öyle düşünüyorum. Onun eğer müsaade ederseniz şiirini okumak istiyorum: ’Ağlatmayın çocukları, gelin bulalım barışı. Ağlatmayın çocukları, silin gözlerinden yaşı. Ağlatmayın çocukları, anneler boynunu büker, acısı yürekler yakar, melekler gözyaşı döker. Ağlatmayın çocukları, uyuyorsa kaldırmayın, gül yüzleri soldurmayın, insanlığı öldürmeyin, ağlatmayın çocukları. Bosna Hersek Karabağ’da, dün Bağdat’ta bugün Şam’da yeter, utanın bu çağda, ağlatmayın çocukları. İbrahim’le ses eyledi, İsmail’le süs eyledi, Nemrut bile pes eyledi, ağlatmayın çocukları.’ Ökkeş Şendiller’e buradan Allah’tan rahmet diliyorum. Türk milletinin başı sağ olsun, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum" diye konuştu.



Dostları ülkücü camianın sevilen isimlerinden Ökkeş Şendiller’i anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Makam odasında sahur geleneği Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın her yıl geleneksel hale getirdiği gençlerle makam odasında sahur programı bu Ramazan ayında da yoğun katılımla devam etti. Nevşehir Belediyesi makam odasında düzenlenen sahur programına yaklaşık 250 genç katıldı. Yoğun ilgi nedeniyle gençler zaman zaman makam odasına sığmazken, sahur programı samimi ve renkli görüntülere sahne oldu. Gençlerle birlikte sahur yapan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ramazan ayının Nevşehir’de farklı bir atmosferde yaşandığını söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, "Ramazan’ın ilk günü şöyle bir ifade kullanmıştım; her yerde Ramazan güzeldir ama Nevşehir’de bir başka güzeldir diye. Bu güzelliği yaşatmak maksadıyla gerçekten Nevşehir’de çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Ramazan’ın gündüzü ayrı güzel, akşamı ayrı güzel. İftar sofraları ayrı güzel ama bir de geleneksel hale getirdiğimiz belediyede iftar ve sahur yapma organizasyonumuz vardı. Bu gidişle gördüğünüz gibi yüzlerce gencimizle birlikte belediyenin makam diye tarif ettiğimiz odasını gençlerimizle birlikte sahur sofrasına çevirdik. Gençlerimizle çok keyifli bir sahur yapıyoruz. Bu da Nevşehir’in ve Nevşehir Belediyesi’nin her şehirden farklı olduğunun bir göstergesi. İnanılmaz keyifli bir ortam. İnşallah gençlerimiz de mutludur ama biz de gençlerimizle beraber sahur yapmanın mutluluğunu, keyfini ve o farkını hissediyoruz. Bu da bize mutluluk olarak yetiyor" dedi. Sahur programına katılan Nazlı Hilal Zeren ise etkinlikten memnun kaldıklarını belirterek, "Sahur çok güzel, yemekler çok güzel, ortam çok güzel. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyla geldik. Güzel bir şekilde sahur yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Sayit Budak da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Başkanımız her yıl bu organizasyonu düzenli olarak yapıyor. Bugün yine sahurda birlikteyiz. Ortam çok güzel, arkadaşlarımızla birlikte keyifli bir sahur yapıyoruz" diye konuştu.
İstanbul Kadıköy’de ’Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği’ uygulamasında, yüksek sesli müzik sistemi olan araç sürücüsüne ceza yağdı Kadıköy Bağdat Caddesi’nde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulamasında, kurallara uymayan sürücülere göz açtırılmadı. Denetimler kapsamında yüksek sesle müzik yayını yapan bir araç sürücüsüne 21 bin TL para cezası kesilirken, araç 30 gün süreyle trafikten menedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Kadıköy Şaşkınbakkal mevkii Bağdat Caddesi üzerinde "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulaması gerçekleştirdi. Denetim noktalarında şüpheli görülen araçlar tek tek durdurularak arandı, sürücülerin kimlik kontrolleri yapıldı. Uygulama sırasında durdurulan bir otomobilde, çevreye rahatsızlık verecek şekilde yüksek sesli müzik sistemi olduğu tespit edildi. Ekipler, ilgili kanun maddesi uyarınca araç sürücüsüne 21 bin TL idari para cezası uyguladı. Ceza işleminin ardından otomobil, çekici yardımıyla yediemin otoparkına çekilerek 30 gün süreyle trafikten menedildi. Emniyet güçlerinin, bölgedeki huzur ve asayişi korumaya yönelik denetimlerinin kararlılıkla devam edeceği öğrenildi. Yetkililer, bu tür denetimlerin temel amacının kesinlikle cezai işlem uygulamak veya gelir elde etmek olmadığını, aksine İstanbul halkının sokağa çıktığında kendini güvende hissetmesini sağlamak olduğunun altını çizdi. Devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın huzurunu tesis etmek için sahada olduğu belirtildi.
Edirne Edirne’de imece usulü iftar: Okul içinde Ramazan bereketi Edirne’de Ramazan ayının manevi atmosferi okul içerisinde düzenlenen imece usulü iftar programıyla yaşadı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler aynı sofrada buluşarak hem oruçlarını birlikte açtı hem de paylaşmanın bereketini hep birlikte hissetti. İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen programda, velilerin evlerinde hazırladığı yöresel yemeklerle kurulan iftar sofraları, eski mahalle kültürünü aratmayan görüntüler oluşturdu. Okulun salon ve koridorlarında kurulan masalarda öğrenciler aileleriyle birlikte iftar saatini bekledi. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen programda Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. 12. sınıf öğrencisi Damla Nur Öz, organizasyonun kendileri için farklı bir deneyim olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir ortam var. Herkes evinde hazırladıklarını getirdi. Aile arasında yapıyorduk ama burada arkadaşlarımızla birlikte olmak çok güzel. Kendi aramızda büyük bir etkinlik oldu" dedi. İftar öncesinde yapılan duada katılımcılar hep birlikte ellerini açarak, "Milletimizi her türlü belalardan, musibetlerden uzak eyle. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cennet olan Ramazan’ı hayırlı eyle Ya Rabbi" duasına amin dedi. Okul yönetimi ve velilerin iş birliğiyle gerçekleştirilen imece usulü iftar programı, yalnızca bir yemek organizasyonu olmanın ötesine geçerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan ayının manevi ikliminde aynı çatı altında buluşan öğrenciler ve aileler, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.