GÜNDEM - 24 Ekim 2023 Salı 10:06

Girişimci kadının yer mağduriyeti

A
A
A
Girişimci kadının yer mağduriyeti

6 Şubat depremlerinde iş yeri ağır hasar alan ve tanıdıkları tarafından kendilerine tahsis edilen alandan çıkartılan girişimci kadın, işlerinin aksadığını ve söz verilen işleri tamamlayamadıkları için mağdur olduğunu söyledi.


Kahramanmaraş’ta girişimcilik destek programından yararlanarak mobilya ve kapı üretimi yapan iş yeri açan Ebru Kalakenger, 6 Şubat tarihinde yaşanan depremlerde kurduğu iş yeri ağır hasar aldı. Yaşanan depremler sonrası tanıdıkları vasıtası ile boş duran arsaya çadır kuran ve üretime tekrardan başlayan girişimci kadın, tanıdık vasıtası ile kendilerine tahsis edilen alandan çıkartılma durumu ile karşı karşıya kaldı. Makineleri ve ürettikleri ürünler dışarıda kalan Kalakenger, yan tarafta buldukları alanın ise mahalleli tarafından reddedildiğini söyledi.


“Borçlarımı ödemek için gece gündüz çalışıyordum eşim ile birlikte”


2 ay önce iş yerlerini buraya taşıdıklarını ancak 15 gün önce alandan çıkartıldıklarını söyleyen Kalakenger, “Biz buraya 2 ay önce bir arkadaş vesilesi ile geldik. Buraya kuralım dedi, benim iş yerim de depremde ağır hasar almıştı ve kurun ve oturun dedi. Biz burayı 2 ay önce faaliyete geçirdik. Daha önce hibe ve kredi çıkmıştı ve ben bunların hepsini buraya harcadım yaklaşık 300 bin TL buraya harcama yaptım. 15 gün düzenli bir çalışmamız oldu ve burayı bize veren kişi buraya iş yeri yapacaklarını bize çıkmamızı söyledi. Yan tarafta belediyenin yerini gösterdi ve oraya beton döktürdü ve iş yerimizi oraya taşıyacaktık. Mahalleli bu duruma itiraz etti, ondan sonra da biz böyle kaldık. Benim yüklü miktarda borçlarım var, çeklerim geri döndü. Nurdağı’na iş yaptım, oradaki çekim bina ağır hasarlı olduğu için kabul etmedi ve benim kapılarım öyle elimde kaldı. Şu an o firma beni sıkıştırıyor. Çeke aracı olan kişi de ödemedi. Bana kaldı her şey, şu an beni hacze verecek, kredi kartlarımı ödeyemez hale geldim. Varımı yoğumu buraya harcadım ve buradan da bana çıkın dediler. Borçlarımı ödemek için gece gündüz çalışıyordum eşim ile birlikte” dedi.


“Dört bir yandan sıkıştırıldık ve boğulmak üzereyiz”


Sözleşme yaptıkları firmaların işlerini yetiştiremediklerini dile getiren Kalakenger, “Yan tarafa geçecektik, ora belediyeye aitti ve cami yaptıracağız dedi mahalleli, itiraz ettiler ve biz böyle kaldık. İlk başta muhtar izin verdi ama sonra mahalleli itiraz edince muhtar da yapılacak bir şeyin olmadığını söyledi. 4 tane işçi çalıştırıyordum şu an ikisi geldi, ikisi ise şu anki durumu görünce reddetti. Şu an benim 30 bin lira günlük zararım var ekstra müşterilerimle sözleşmelerim var. Sözleşmelerim dolmak üzere, ben işimi yetiştiremiyorum. Bir çemberin içine girdik, dört bir yandan sıkıştırıldık ve boğulmak üzereyiz” diye konuştu.


“Biz böyle boşta kaldık”


İş yerinde çalışan işçi Mustafa Akhavi ise, “1 seneden beri bu iş sahiplerinin yanında ben çalışıyorum. Buraya 2 ay oldu taşınalı ve 2 aydır burada çalışıyoruz. 4-5 gün önce dediler sizi başka bir yere taşıyacağız. Söktüler, 3-4 gündür biz böyle boşta kaldık. Ne orayı hazırladılar ne de bizim iş yerimize baktılar” ifadelerini kullandı.



Girişimci kadının yer mağduriyeti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.