ÇEVRE - 24 Ağustos 2023 Perşembe 12:00

Kahramanmaraş’ta inşaat atıkları temizleniyor

A
A
A
Kahramanmaraş’ta inşaat atıkları temizleniyor

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehrin muhtelif noktalarına rastgele bırakılan inşaat atıkları ve enkaz kalıntılarını iş makineleriyle hafriyat alanına taşıyarak, şehirde görüntü ve çevre kirliliğinin önüne geçiyor.


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehrin muhtelif yerlerine rastgele bırakılan inşaat ve hafriyat atıkları ve enkaz kalıntıları ile mücadelesini hummalı bir şekilde sürdürüyor. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nca yürütülen çalışmalarla; çevreye rastgele bırakılan moloz yığınları iş makineleriyle bulunduğu ortamdan hafriyat alanına taşınarak, görüntü ve çevre kirliliğinin önüne geçiliyor. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada; kent estetiğinin sağlanması, çevre ve görüntü kirliliğinin önüne geçilmesi ve insan sağlığını olumsuz etkileyen hafriyat atıklarının bertaraf edilmesi noktasında çalışmaların aralıksız devam ettiği belirtildi.



Kahramanmaraş’ta inşaat atıkları temizleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’nın yeniden inşa süreci yerinde incelendi Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ile birlikte Akçadağ’da bir dizi temas gerçekleştirdi. Ölmeztoprak, muhtarlar toplantısından kırsal konut incelemelerine, şehit aileleri ziyaretlerinden sosyal projelere kadar birçok başlıkta sahadaki çalışmaları yerinde değerlendirdi. Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ile birlikte Akçadağ ilçesinde yürütülen yeniden imar ve ihya çalışmalarını yerinde inceledi. Muhtarlarla kapsamlı istişare Vali Yavuz ve Milletvekili Ölmeztoprak, Valilik koordinesinde düzenlenen muhtarlar toplantısında Akçadağ’ın merkez ve mahallelerindeki son durumu ele aldı. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmaların geldiği aşamayı değerlendiren Vali Yavuz ve Milletvekili Ölmeztoprak mahallelerin öncelikli ihtiyaçlarını muhtarların aktardığı bilgiler doğrultusunda istişare etti. Toplantıda altyapı ve üstyapı hizmetlerinden yol çalışmalarına, enerji hatlarından kırsal alanlardaki ticari ihtiyaçlara kadar birçok konu gündeme geldi. Ölmeztoprak, her mahallenin kendine özgü yapısına uygun çözümler üretmek için süreci yakından takip ettiklerini vurguladı. Kamu kurumlarıyla koordinasyon vurgusu Akçadağ programı kapsamında Kaymakam Adem Topaca’yı ziyaret eden Vali Yavuz ve Milletvekili Ölmeztoprak, ilçede devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yeni hizmet binası olarak kazandırılan Hükümet Konağı’nın ilçeye önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Ölmeztoprak, kamu kurumları arasındaki uyumun sahaya doğrudan yansıdığını dile getirdi. Kırsal konutlar yerinde incelendi Vali Seddar Yavuz ve Milletvekili Ölmeztoprak, Doğanlar, Yaylımlı, Develi, Yalınkaya ve Hartut mahallelerinde yapımı süren kırsal konut projelerini de yerinde inceledi. İncelemeler sırasında yetkililerden bilgi alarak kırsal konutların hem güvenli hem de mahalle kültürünü koruyan bir anlayışla inşa edilmesinin önemine dikkat çektiler. Konut projelerinin tamamlanmasıyla birlikte vatandaşların daha güvenli ve planlı yaşam alanlarına kavuşacağını belirten Ölmeztoprak, sürecin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Sosyal projeler ve yaşam alanları Başpınar Mahallesi’nde yapımı devam eden cami inşaatını da inceleyen Vali Yavuz ve Milletvekili Ölmeztoprak, mevsimlik tarım işçileri için inşa edilen konaklama alanını da ziyaret ederek, bu projenin çalışma ve yaşam şartlarını iyileştireceğini belirttiler. Şehit aileleri ve gazilere ziyaret Program kapsamında şehit ailelerini de ziyaret eden Vali Yavuz ve Milletvekili Ölmeztoprak vatan uğruna hayatını kaybeden şehitlerin emanetlerine sahip çıkmanın en önemli sorumluluklardan biri olduğunu ifade ettiler. Şehit Alper Güde ve Hikmet Ünal’ın aileleriyle bir araya gelen Ölmeztoprak ve Vali Yavuz ailelerin her zaman yanında olduklarını dile getirdiler. Başpınar Mahallesi’nde Kıbrıs gazisi İsmail Bey’i de ziyaret eden Vali Yavuz ve Ölmeztoprak, gazilerin milletin bağımsızlık mücadelesinin yaşayan simgeleri olduğunu vurguladı. Vatandaşlarla birebir temas Eğin (Güzyurdu) Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya gelen Vali Yavuz ve Ölmeztoprak özellikle yaşlı bireylerle gerçekleştirdiği ziyaretlerde onların talep ve önerilerini dinledi. Büyüklerin duasının kendileri için en büyük güç olduğunu ifade ederek, sahadaki temaslarını sürdürmeye devam edeceklerini belirttiler.
Diyarbakır Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanması: Talepler reddedildi Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasında talepler reddedildi. Duruşmaya ara verildi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a ’iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise ’suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise ’eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım’ kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Mahkemede avukatların talepleri mahkeme başkanı tarafından reddedildi. "Ben cesedi yok etmedim, açığa çıkardım" Saat 9.40’ta başlayan duruşmada, mahkeme başkanı, sanık Nevzat Bahtiyar’a bozma kararına itirazı olup olmadığını sordu. Bahtiyar, bu konuda bir şey söylemek istemedi. Mahkeme başkanı, Nevzat Bahtiyar’a olay günü ne yaptığı sorması üzerine Bahtiyar, öğleden sonra eve geldiğinde evinin sularının kesik olduğunu ardından bu durumu bildirmek için Salim Güran’ı aradığını aktardı. Bahtiyar, "Cinayetle hiçbir alakam yok, Salim Güran beni çağırdı. Tepeye gittim. Salimle birlikte Arif Güran’ın evine geldik. Narin’in cesedini orada gördüm. En sondaki soldaki oda sanırım. Bana bu cesedi götüreceksin dedi, ben götürmüyorum dedim. Sonra silah çekti beni ve oğlumu tehdit etti, önce oğlunu sonra seni öldürürüm dedi. Ben mecbur kaldım cesedi götürdüm. Ceset battaniyeye sarılıydı. Sonra bizim ahıra gittim, cesedi orada torbaya koydum. Sonra da arabaya koydum. Sonra Yüksel Güran’ı yukarda gördüm. Ağlıyordu. Sonra Salim Güran geldi. Battaniyeyi benden aldı. ‘Cesedi parça parça et kimse görmesin’ dedi. Sonra ben cesedi götürdüm. Ben cesedi yok etmedim, açığa çıkardım. Eğer Salim Güran’ın dediğini yapsaydım, ceset olmazdı, ben de burada olmazdım. Ben sadece Salim Güran’ı gördüm. Cesedi arabaya götürdükten sonra Yüksel Güran’ı gördüm, ağlıyordu. O zaman ailem güvence altında olmadığı için o ifadem doğru değil. Mahkemedeki ifadem doğru. Ben mecbur kaldım cesedi götürdüm. Pişmanım. Cesedi aldığımda çocuk ölmüştü. Ben delilleri yok etmiş olsaydım burada olmazdım’’ dedi. "Jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum" Bahtiyar’ın ardından söz alan Arif Güran, yeni keşif talebinde bulunarak, "Bu kadar eksik bir soruşturmada ben neye inanayım. Benim her şeyi öğrenmek hakkımdır. Bu insan 6 kez ifade değiştirdi. Bu adamın ifadesiyle benim ailem yok edildi. Benim kızım katledildi. İnsanda vicdan olursa birinden üzülür de söz eder. Bana diyorlar ki mahkeme ne diyorsa kabul et. Ben kabul etmiyorum. Burada Adalet mülkün temelidir deniyor. Ben bu acı ile yaşayamam. Ben keşif istiyorum, jandarma ile değil, polisle keşif istiyorum. Nevzat Bahtiyar, tehdit edildiği için konuşmadığını söylüyor. Köyde bin 700 personel vardı. Bu adam 19 gün boyunca içimizdeydi, yanımda namaz kalıyordu. O kadar jandarma vardı, istihbarat elemanı vardı. Neden tehdit edildiğini söylemedi. Salim Güran, devletten büyük müdür. Başkanım ben ölü bir insanım, ben kızımın hakkını istiyorum. Ben keşif istiyorum. Benim çekirdek ailem yok oldu. Kızımın hakkı yerde kaldı. Ben kızımın hakkını istiyorum. Yüksel Güran yapmışsa cezasını çeksin, Salim Güran yapmışsa cezası çeksin. Ben adalet istiyorum, kızımın hakkını istiyorum, keşif istiyorum. Narin gibi 4 tane daha çocuğum var. Benim çocuklarım okulu bıraktılar, benim çocuklarım okula gidemiyor. Narin’i korumak için 7’den 70’e iftira attılar. Ama Narin gibi 4 çocuğu daha öldürdüler. Havaalanı, Dara-2 üs bölgesinin kameralarını istiyorum. Bu davanın bu şekilde kapanmaması lazım ve kapanmayacak. Bir baba olarak bir ağabey bir kardeş olarak keşif istiyorum. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin. Salim, Yüksel, Enes, Nevzat kim olursa olsun" diye konuştu. İfadelerin ardından duruşmaya ara verildi.
Muğla Muğla’da 15’inci yüzyıla ait Tevrat ele geçirildi Muğla İl Jandarma Komutanlığı, Mart ayı boyunca gerçekleştirdiği KOM operasyonlarıyla suç organizasyonlarına nefes aldırmadı. Operasyonlarda çok sayıda kaçak malzeme ve silah ele geçirilirken, tarihi eser operasyonunda ele geçirilen 15. yüzyıla ait Tevrat dikkat çekti. Muğla İl Jandarma Komutanlığı, halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü kararlı mücadelesine Mart ayında da aralıksız devam etti. 01-31 Mart 2026 tarihleri arasında il genelinde düzenlenen operasyonların bilançosu açıklandı. Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerince bir ay içerisinde toplam 29 KOM olayı aydınlatıldı. Bu kapsamda 51 şüpheli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 10 şahıs hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Tarihi eser kaçakçılarına büyük darbe Yürütülen adli arama faaliyetlerinde ele geçirilenler arasında en dikkat çeken parça, 15. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen Tevrat oldu. Tarihi eser kaçakçılığına yönelik bu önemli yakalamanın yanı sıra, kaçak kazılarda kullanılan 27 adet muhtelif malzeme de koruma altına alındı. Çalışmalarda 3 adet tabanca, 1 adet ruhsatsız av tüfeği ve 467 adet tabanca fişeği, 174 adet senet, 67 bin 370 adet içi tütün doldurulmuş makaron, 110 kg tütün, bin 588 paket kaçak sigara, 438 adet kaçak puro, 382 adet elektronik sigara, bin 39 adet kartuş, 510 adet gümrük kaçağı parfüm ve 15 adet cep telefonu ele geçirildi. Muğla İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması, suç ve suçluyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların il genelinde azim ve kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.
Ankara Bakan Uraloğlu: "6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Karayolları 76. Bölge Müdürleri Toplantısı’nın açılış törenine katılarak, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye çıkarıldığını aktardı. "30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Bakan Uraloğu, bölünmüş yol yatırımlarının trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığını belirterek, "Ülkemizin dört bir yanını yollarla, köprüyle, viyadükle, tünelle donatarak Türkiye’nin her bölgesini erişilir kıldık. Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık. Bu tarihi başarıyı Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle kutladık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlı iken, bugün tam 77 ilimizi bu imkanla buluşturduk. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 856 kilometreye çıkardık. Sadece 2025 yılında 57 kilometre tünel inşa ettik. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu ülkemizin yol ağının yüzde 44’ünü oluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor. Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık" açıklamasında bulundu. "Bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" Gerçekleştirilen yeni yol yatırımları sayesinde araçların çevreye verdiği olumsuz etkilerin en düşük seviyeye çekildiğini ifade eden Uraloğlu, "100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 6,55 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Yollarımızda seyreden araçların çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirdik. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 34 milyon yaklaşmasına rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıktı. Bu, bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımızı 31 bin 250 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yollara yaptıkları yatırımın, yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf, her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor. Bu her yıl kullandığımız ödeneğin çok üzerinde bir rakam. İnşallah yeni hedeflerimiz doğrultusunda da bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine; otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" ifadelerinde bulundu. "Mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik" Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile Asya - Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdüklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan köprüleri, Eğiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizle geçilebilir kıldık." Uraloğlu, sadece 2025 yılında Aydın-Denizli Otoyolu ile birlikte; Antalya Korkuteli-Elmalı Yolu, Elazığ-Harput Yolu, Pazarkule-Edirne-TEM Bağlantı Yolu, Batman-Hasankeyf Yolu, Bolu Göynük Çevre Yolu, Bursa Doğancı Tüneli, Pertek - Tunceli, Çemişgezek - Hozat ve Pertek - Hozat Yolu, Kaman-Savcılı-Kırşehir İl Yolu ve Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladıklarını dile getirdi. "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık" Antalya - Alanya ve Ankara - Kırıkkale - Delice Otoyollarının çalışmalarını başlattıklarını da vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık çok şükür. Artık insanımız sevdiklerine daha kısa sürede ulaşırken; üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörler daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyet gösteriyor" dedi. "Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri Test ve Uygulamasını hayata geçirdik" Akıllı ulaşım sistemleriyle yeni bir ulaşım çağı başlattıklarını ifade eden Uraloğlu, "Geçtiğimiz haftalarda Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulamasını hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu’nda daha gelişmiş düzeyde atacağız" diye konuştu. "Ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız" Yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliği, sürdürülebilir ulaşım olduğunu söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Üç Deniz Girişimi gibi uluslararası stratejik projeleri de kararlılıkla ilerletiyoruz. Karayolları ile farklı ulaşım modlarını entegre ederek, üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracak, lojistik imkanlarımızı çeşitlendirerek ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız."