ASAYİŞ - 21 Mart 2024 Perşembe 13:28

Kardeşi cezaevine giren ağabey: "Olay esnasında kendimde değildim, kardeş kardeşe bunu yapmaz"

A
A
A
Kardeşi cezaevine giren ağabey: "Olay esnasında kendimde değildim, kardeş kardeşe bunu yapmaz"

Kahramanmaraş’ta bıçakla yaralanmış şekilde evinin önüne bırakılan ve iddiaya göre uyuşturucunun etkisinde polise kendisini kardeşinin bıçakladığını söyleyince kardeşi tutuklanan Tahir Erik, "Ben kardeşimden şikayetçi falan değilim. Olay esnasında zaten kendimde değildim. Kardeş kardeşe bunu yapmaz. Kardeşimin şu anda suçsuz yere yattığını düşünüyorum. Yetkililerin en kısa sürede kardeşimi çıkartmalarını rica ediyorum” dedi.


Edinilen bilgiye göre olay, iki yıl önce Onikişubat ilçesi Abdülhamit Han Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, madde bağımlısı Tahir Erik yaralı bir halde evinin önüne bırakıldı. Yerde yatan oğlunu gören anne Hatice Erik, bağırarak durumu diğer çocuklarına bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ambulans, kardeşi Adem refakatinde yaralıyı hastaneye kaldırdı. İddiaya göre kullandığı uyuşturucu maddesinin etkisiyle Tahir Erik, kendisini kardeşinin bıçakladığını söyledi. Bunun üzerine gözaltına alınan kardeşi Adem tutuklandı.


Baba Bayram Erik, “Oğlumu ağır bir şekilde yaralayarak getirip evin önüne bırakıyorlar. Hanım evden çöp atmaya çıktığında bakıyor ki büyük oğlum Tahir yerde yatıyor. Diğer oğlum Adem de koşup ağabeyine sarılıyor. O sırada ambulans çağırıyorlar ve ambulansla iki oğlumla beraber gidiyorlar hastaneye. Polisler ifade alıyor madde etkisi altındaki bir insandan ve o esnada yaralı oğlum Tahir, kardeşi Adem’in ismini kullanıyor. Buna istinaden benim oğlum Adem şu anda tutuklu. Üniversiteye gitmek istiyordu. Oğlumun serbest bırakılmasını istiyorum. Tahir iyi şu anda, tedavi ettirdik, işine gidip geliyor. Oğlumun da şikayeti yoktu zaten. Maddenin etkisiyle söylediği sözler dikkate alınıyor. Oğlumun serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.



“Oğlumun kurtulmasını istiyoruz”


Anne Hatice Erik ise, “Ben dışarı çöp atmaya çıkmıştım. Baktım ki oğlum yerde yatıyor. Benim bağrışmalarıma içerideki çocuklarım da geldi. Adem de geldi ve hastaneye götürdüler. Hastanede de oğlum aldığı maddenin etkisiyle ‘Adem yaptı’ dedi. Yaklaşık 8 ay oldu, oğlumun kurtulmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.



"Adem’den ben şikayetçi olmuşum"


Yaşananları anlatan 34 yaşındaki Tahir Erik, “Bundan iki yıl önce madde bağımlısı olduğumdan dolayı, birçok yerde karakol ve adli kurumlarda raporlarım var. Olayın olduğu gün mahalleye nasıl geldiğimin farkında değilim. Arkadan birkaç kişi geldiğini hisseder gibiydim ancak bir müddet sonra gözümü açtığımda hastanedeydim. Hastanede maddenin etkisinde ne konuşuldu ne bitti hiçbir şey hatırlamıyorum. Bana söylenen şu; Adem’den ben şikayetçi olmuşum” dedi.



“Kamu davasına döndü”


Kardeşinin suçsuz yere ceza aldığını belirten ağabey Erik, “Olay kamu davasına döndü ve kardeşime kamu davası açıldı. Ben kardeşimden şikayetçi falan değilim. Olay esnasında zaten kendimde değildim. Kardeş kardeşe bunu yapmaz. Kardeşimin şu anda suçsuz yere yattığını düşünüyorum. Yetkililerin en kısa sürede kardeşimi çıkartmalarını rica ediyorum. Tedavim gayet güzel bir şekilde bitti. Kardeşimin suçsuz yere yattığını düşünüyorum ve yatıyor da” diye konuştu.



Kardeşi cezaevine giren ağabey: "Olay esnasında kendimde değildim, kardeş kardeşe bunu yapmaz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.