EKONOMİ - 02 Ağustos 2023 Çarşamba 10:31

Tescilli Abbas incirinde hasat başladı

A
A
A
Tescilli Abbas incirinde hasat başladı

Kahramanmaraş’ın coğrafi tescilli ürünü ’Abbas inciri’nin hasadı başladı. Bölgedeki 7 mahallenin geçim kaynağı arasında yer alan incir, bu yıl üreticisinin yüzünü güldürdü.


Merkez Onikişubat ilçesinin başta Cüceli, Fatmalı, Kurtlar ve Kızıldamlar gibi mahallelerinde yetiştirilen Abbas inciri, iriliği ve aroması ile tüketiciler tarafından büyük ilgi görüyor. 2019 yılında Doğu Akdeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı başvuru ile Türk Patent ve Marka Kurumunca şehrin coğrafi işaretli ürünü olarak tescillenen incir, bölgede ailelerin de geçim kaynağı. Hava sıcaklıklarının artmasıyla toplanma seviyesine gelen incirde hasat başladı. "Meyvelerin kraliçesi" olarak nitelendirilen Abbas inciri marketlerde 110 liradan satılırken, bahçede üreticiden 70 liraya alındığı öğrenildi.



Barajla incir bahçeleri genişledi


Cüceli Mahallesi’ndeki 6 dönüm bahçede üretim yapan Muhammed Kılıç, bölgenin sulama alanında yer aldığı için incir üretiminin de arttığını ifade etti. İncirin ülke ekonomisine katkı sağlaması için Kahramanmaraş’tan yurt dışına direkt uçuşlar yapılması ve bölgedeki boş arazilerin tapulaştırılarak tarıma açılması gerektiğini söyleyen Kılıç, “Cüceli, Önsen, Kurtlar, Fatmalı, Hacıağlar, Hacımustafa, Kızıldamlar mahallelerimiz incir üretiminde önemli bir yere sahip. Ürün ilk çıktığında ’yüz gördücülük’ denir, hal pazarına 200 liradan giriş yaptı. Devamında 80 liraya, 70 liraya düştü. Marketlerde 100 lira ile 110 lira arasında kilogram fiyatı değişiyor. Bu bölgemizdeki incir alanlarımızın genişletilmesi lazım. Ülke ekonomisine ciddi katkı sunar. Bunun için de Kılavuzlu Barajımız yapıldı ve bu bölgemiz sulama alanında yer alıp, incir bahçelerimiz genişledi" dedi.



Yurt dışından da talep geliyor


Ağabeyi merhum Milletvekili İmran Kılıç’ın incirle ilgili bir hedef koyduğuna değinen Kılıç, "İncir alanlarının daha da genişletilip 5 bin 500 dönüm alan üzerinde yurt içinin haricinde yurt dışına da ihracat yapılmasıydı. Bu çerçevede vekilimiz Kurtlar ve Yalangoz bölgemizde Yalangoz Barajı’nı planlattı. Fatmalı bölgemizde de Fatmalı Barajı’nı planlatmıştı. Bu bölgelerin bir an önce yatırıma alınması, incir alanlarının genişlemesi açısından önemli. Depremden önce başlatılmış olan arazi tapulaştırılmasının da bir an önce sonuçlandırılması gerekiyor. Araziler boş kalıyor. Bunlar olduğu zaman ürünlerimizi de yurt dışına ihraç edebileceğiz. Hatta geçen yıl yurt dışından ihracatçı geldi ve her istediğinde 5-6 ton incir istemişti. Fakat o kadar büyük bahçeler olmadığı için ürün gönderememiştik. Bir isteğimiz de Kahramanmaraş havalimanının yurt dışı uçuşlarına açılması lazım. Herkesin ağzını tatlandıracağız. Bahçemizde incir ticari boyut kazanıyor ama bütün meyve türlerinden hepsi var. Satmıyoruz, gelen misafirlerimize ikram ediyoruz” diye konuştu.


Tescilli Abbas incirinde hasat başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da erken teşhis hayat kurtardı: Bir yılda 67 vatandaşa kanser tanısı konuldu Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzman Dr. Emine Gülçin Ay, Van’da 2025 yılı içerisinde yürütülen tarama çalışmaları sonucunda 67 vatandaşa kanser tanısı konularak hızlıca tedavi süreçlerine başlandığını belirterek, erken teşhisin hayati önem taşıdığını söyledi. 1-7 Nisan Kanser Haftası çerçevesinde dünya genelinde ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olan kansere karşı farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli bilgilendirme faaliyetleri yürütülüyor. Uzmanlar, Türkiye’de en sık görülen kanser türlerine karşı tarama programlarının önemine dikkat çekerken, Van’da ulaşılan rakamlar erken tanının önemini bir kez daha ortaya koydu. "Türkiye’deki ilk beş kanser türü, dünya geneliyle benzerlik taşımaktadır" İHA muhabirine konuşan Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzman Dr. Emine Gülçin Ay, kanserin hem dünyada hem de Türkiye’de ciddi bir sağlık problemi olduğunu belirtti. Uzman Dr. Ay, "Kanserin başlıca nedenleri arasında; tütün ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme ve sedanter yaşam tarzı gibi bireysel faktörlerin yanı sıra hava kirliliği, elektromanyetik alanlar, radyasyon, kimyasallara maruziyet gibi çevresel etkenler ve genetik faktörler rol oynamaktadır. Ülkemizde kanser insidansı, yani yeni vaka oluşumu yıllar içinde artış göstermektedir. Özellikle Türkiye’deki ilk beş kanser türü, dünya geneliyle benzerlik taşımaktadır. Erkeklerde ilk sırada trakea, bronş ve akciğer kanserleri; kadınlarda ise meme kanseri en sık görülen türlerdir. Kolorektal kanserler ise hem kadınlarda hem de erkeklerde en sık görülen üçüncü kanser türü olarak yer almaktadır" dedi. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında tarama takviminin hassasiyetle uygulandığını dile getiren Ay, "Bu programın ilk basamağını, primer koruma dediğimiz kanserin önlenmesine yönelik çalışmalar oluşturmaktadır. Özellikle ülkemizde sık görülen, yüksek ölüm oranına sahip ancak erken teşhis edildiğinde tedavisi mümkün olan meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanserlere karşı yürüttüğümüz tarama programlarımız bulunmaktadır. Meme kanseri tarama programımız kapsamında; kadınların 20 yaşından itibaren her ay kendi kendine meme muayenesi yapması, yılda bir kez hekim tarafından klinik muayene edilmesi ve 40-69 yaş aralığındaki kadınların iki yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir. Rahim ağzı kanseri için 30-65 yaş aralığındaki kadınlara beş yılda bir HPV DNA testi uygulanırken; kolorektal kanserler için 50-70 yaş aralığındaki tüm vatandaşlarımıza iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve 50 yaşından sonra her 10 yılda bir kolonoskopi taraması yapılmaktadır" diye konuştu. "Van’da bir yılda 67 kişiye tanı konuldu" İl genelinde yürütülen tarama çalışmalarının meyvelerini verdiğini ifade eden Ay, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlimizde özellikle 2025 yılında yaptığımız taramalar neticesinde; 47 vatandaşımıza meme kanseri, bir vatandaşımıza rahim ağzı kanseri ve 19 vatandaşımıza kolorektal kanser tanısı koyarak hızlıca tedavilerine başladık. Aynı şekilde, henüz kanser aşamasına gelmemiş ancak riskli durumda olan kişiler de tarama programlarımızla tespit edilerek tedavi süreçlerine dahil edilmiştir. Taramalar sonucu tespit edilen pozitif veya şüpheli vakalar, ilimizde bulunan Kanser Teşhis Merkezine yönlendirilmektedir. Uzman hekim kadrosu ve günümüz teknolojisine uygun cihazlarla donatılan merkezimizde, gerekli tanılar konulduktan sonra tedavi ve yönlendirme işlemleri yapılmaktadır. Şüpheli bir sonuç çıktığında vatandaşlarımızla iletişime geçerek randevularını oluşturuyor ve merkezimize yönlendirilmelerini sağlıyoruz. Buradaki amacımız, erken tanı ile mümkün olduğunca çok kişiye ulaşarak hem hayatta kalma sürelerini uzatmak hem de kanser kaynaklı ölümlerin önüne geçmektir. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı aile sağlığı merkezleri, ilçe sağlık müdürlükleri, toplum sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri, hastanelerdeki KETEM noktaları ve mobil tarama araçlarımızda kanser taramalarını yaptırmaya bekliyoruz. Herkese sağlıklı günler diliyorum."