POLİTİKA - 19 Haziran 2025 Perşembe 16:46

Teslim edilen deprem konutu sayısı 250 bini aştı

A
A
A
Teslim edilen deprem konutu sayısı 250 bini aştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş’ta Azerbaycan tarafından inşa edilen Azerbaycan’ın Mahallesindeki konutların anahtar teslim töreninde konuştu.

Asrın felaketi, 6 Şubat depremlerinin merkezi Kahramanmaraş ağır hazar almıştı. Depremin hemen ardından Azerbaycan bölgeye önemli miktarda yardım malzemesi ve arama kurtarma ekipleri gönderdi. Azerbaycan hükümeti ayrıca Kahramanmaraş’ta bin 183 konut ve bin 595 dükkandan oluşan Azerbaycan’ın Mahallesi’nin inşasını üstlendi. İnşası tamamlanan konut ve dükkanlar bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katıldığı törenle hak sahiplerine teslim edildi. Törenle ayrıca depremin etkilendiği illerde TOKİ tarafından yapımı tamamlanan 49 bin 56 iş yeri ve konutun da kurası ve anahtar teslimleri gerçekleştirildi. Kurası çekilen ve anahtar teslimleri yapılan konutlarla birlikte toplam teslim edilen konut sayısı 250 bini geçti.

Teslim edilen deprem konutu sayısı 250 bini aştı

"53 bin 735 canımızı toprağa verdik.

Burada konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde 53 bin 735 canın toprağa verildiğini hatırlatarak, "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kader birliğinin en somut örneklerinden biri, açılışını yaptığımız konutlardır. Biliyorsunuz, 6 Şubat 2023’te tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Geçmişten bugüne pek çok acı hatıralarımız oldu. Ama o sabah 11 ilimizde gördüğümüz yıkım ve elem hepsinden ayrıydı. 12.796’sı Maraş’ta olmak üzere 53.735 canımızı toprağa verdik. Rabbim bizlere böyle bir acıyı tekrar yaşatmasın diyorum. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, gelecek kalan kardeşlerime sabırlar diliyorum. Hamdolsun depremin ilk anından beri inancımızı hiç yitirmedik. Yaşadığımız imtihan karşısında bir gün bile ümitsizliğe kapılmadık. Milletimizde gönül gönüle verdik ve süratle kendimizi toparladık. Şimdi sevgili edeler, bu zorlu süreçte ülkemizin imdadına ilk koşanlardan biri canlı Azerbaycan’dır. Felaketin haberini alır almaz, seninleyim Türkiye’m diyerek. Kardeş kömeği başlatan, arabasının tavanına varını yoğunu sararak milletimize yardım etmeye çalışan, duaları, destekleri, samimi gözyaşlarıyla acımızı paylaşan Azerbaycan halkının dayanışmasını hiçbir zaman unutamayız ve unutmayacağız. Özellikle İlham kardeşimiz ve saygıdeğer refikası Mehriban Hanım’ın yardım seferberliğimize verdiği güçlü katkının gönlümüzde hep ayrı bir yeri var."dedi.

Teslim edilen deprem konutu sayısı 250 bini aştı

"Tarihi alanları aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıyoruz"

Erdoğan, tarihi yapıların aslına uygun olarak yeniden ayağa kaldırıldığını ifade edip, "Çok değerli misafirler, işte buradaki gibi projelerle asrın felaketinde yıkılan şehirlerimize umut, geleceğimize güven verecek yeni ortamları inşa ediyoruz. Konut projelerinin yanında sosyal donatı alanları, altyapı projeleriyle yeni yaşam alanları kuruyoruz. Tarihi alanları aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıyoruz. Kahramanmaraş’ta, Kapalı Çarşı’da tescilli kültür varlıklarımızı restore ediyoruz. Tarihi demirciler çarşısında iş yerlerimizi yapıyoruz. Adıyaman’da tarihi kent meydanımızı, Malatya’da Şire Pazarı, Kuyumcular Çarşısı, Yüzüncü Yıl ve Bakırcılar Çarşısı’sını, Hatay’da Uzun Çarşı’yı, Habibi Neccar Camii’mizi, yüzlerce yıllık Kemalpaşa ve Kurtuluş Caddelerini tarihi kimliğine uygun olarak ihya ediyoruz."dedi.

Yıl sonunda hedef 453 bin bağımsız konut

Erdoğan hiçbir ülkenin böyle büyük bir afetin altından bu denli hızlı bir şekilde kalkamayacağına vurgu yaparak, yılsonuna kadar 453 bin bağımsız konutu tamamlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Erdoğan, "Hiçbir ülke böyle büyük bir afetin altından bu denli hızlı kalkamaz. Felaketin ilk gününden bu yana adeta bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı inşa ettik. On bir ilimizde kurulan şantiyelerde yüz binler Mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz gece gündüz çalıştı. Asrın inşası faaliyetlerinde teslim ettiğimiz yuvaların sayısı her geçen gün artıyor. İşte sizler de görüyorsunuz. Muhalefet tamamen kavgasıyla meşgulken biz altyapısı, üstyapısıyla tamamladığımız konutları hak sahipleriyle buluşturuyoruz. Teslim ettiğimiz konut, köy evi ve iş yeri sayısını Eylül’de yüz bine, ekimde 100 Kasımda 155 bine, ocakta 200 bir bine çıkardık. Bugün bu rakamı 250 bine yükseltiyoruz. 2025 yılı sonunda hedefimiz 453 bin bağımsız bölümü bitirmektir." Şeklinde konuştu.

"2 Trilyonu aşan yatırım yaptık"

Erdoğan şuana kadar deprem bölgesinde 2 trilyonu aşan yatırım yaptıklarını ifade ederek, "Şimdiye kadar deprem bölgemizde 2 trilyon lirayı aşan yatırım yaptık. Asrın felaketi, tamamen ortadan kalk Diye 2025 bütçemizde 584 milyar liralık kaynak ayırdık. Yıl sonunda tüm şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı, geride yarım kalan tek bir hikaye bırakmamayı hedefliyoruz Muhalefet anlamasa da yaşadığımız süreç milli mücadele ile eş değerdir. Ve biz Allah’ın izniyle bu mücadeleyi alnımızın akıyla veriyoruz. Ne diyorlardı? Hükümet bu enkazın altında kalkamaz. Bu muhterislere rağmen, azimle, sabırla, kararlılıkla çalışıyoruz. Her zaman söylüyorum, herkesin denizi ufku kadardır. Her seçim döneminde bol keseden adım tutan, Şimdi deprem bölgesinin yolunu dahi hatırlayamayanların ufku da ancak sandıkları kadardır. İşleri bitince maalesef millet akıllarına da iyi gelmiyor. Koltuk kavgasından, rant mücadelesinden, Başlarını bile kaldıramıyorlar. Gerçekten acınacak haldeler. Kardeşlerim bizim pusulamız hiçbir zaman muhalefet olmadı. Biz yirmi üç yıldır olduğu gibi yine sadece işimize Bakıyoruz. Onlar umutsuzluk yayacak. Biz afetlere kardeşimizin umudu, yoldaşı, kader arkadaşı olacağız. Onlar yapamazsınız diyecek. Biz şehirlerimizi hep birlikte daha güçlü biçimde ayağa kaldıracağız. Onlar engel çıkartacak biz ya bir yol bulup ya bir yol açıp engellerin üstesinden geleceğiz. Onlar dirişirken, kavga ederken Boş beleş işlerle günlerini geçirirken biz Kahramanmaraş’la birlikte tüm Türkiye’ye aşkla hizmet edeceğiz." Şeklinde konuştu.

Aliyev, "Türkiye ve Azerbaycan iki kardeş ülke, birbirinin yanında inançla uğurla ilerliyor"

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise konuşmasında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki birlik ve beraberliğe dikkat çekerek, "Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sayın katılımcılar, aziz Kahramanmaraşlılar. Size Azerbaycan halkının en samimi selamlarını iletiyorum. 6 Şubat 2023 dehşetli deprem neticesinde hayatını yitirmiş, bütün bacı kardeşlerimize Allah’tan bir daha rahmet diliyorum. Azerbaycan halkı, bu faciayı, öz faciası gibi kabul etti. İlk günden kardeşlik borcunu yerine getirmek için, on binlerce Azerbaycanlı, Azerbaycan’ın muhtelif şerlerinden, insani yardım göstermek için öz kardeşlik yardımını göstermeye başlamıştır. Depremden derhal sonra kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı’nın liderliğiyle arama kurtarma işleri başlamış, sonra imar, inşaat işlerine, start verilmişti ve kısa müddet sonrasında yeni konutlar teslim ediliyor. Bu bir daha Recep Tayyip Erdoğan’ın öz halkına bağlılığını, sevgisini ve güçlü iradesini gösteren faktördür. Aynı zamanda bu güçlü Türkiye tezahürüdür. Çünkü ancak güçlü devlet kısa süre içerisinde bu kadar büyük imar inşaat işleri yapabilir. Azerbaycan derhal binden çok ekibi, gönüllüleri, doktorları Türkiye deprem bölgelerine göndermiş ve derhal işe başlamıştır. Azerbaycan ekipleri tarafından 53 insan enkaz altından sağ çıkarılmış, bizim kurduğumuz 2 Sahra Hastanesi’nde 3 bin 200 insana Azerbaycan doktorları tıbbi yardım sağladılar. Azerbaycan her zaman Türkiye’nin yanında, Türkiye’de her zaman Azerbaycan’ın yanında. Bugün Azerbaycan Mahallesinin açılışında, öz kardeşimle birlikte katılmak bir daha bizim birliğimizi, dostluğumuzu tezahür eder.Biz iyi günlerde de, kötü günlerde de daim birbirimizin yanındayız. Birbirimizin gücünü arttırırız ve bugün Türkiye ve Azerbaycan, kardeşliği, birliği bölgemiz için dünya çapından önemli faktördür. Güvenlik, işbirliği, gelişme ve kardeşlik sembolüdür. Bizim Sayın Cumhurbaşkanı’yla Şuşa şehrinde imzaladığımız Şuşa Beyannamesi bizim ilişkilerimizi en yüksek zirveye çıkarmıştır. Şuşa Beyannamesi bizim ilişkilerimizi resmen müttefiklik seviyesine getirmişti. Biz dostuz, kardeşiz, müttefikiz. Hem siyasi, hem iktisadi, hem enerji ulaştırma, her bir başka sahalarda Türkiye ve Azerbaycan iki kardeş ülke, birbirinin yanında inançla uğurla ilerliyor" ifadelerine yer verdi.

Halil Ulubey - Fazilet Çomruk 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.