ÇEVRE - 22 Ağustos 2025 Cuma 10:02

Yaylacılardan geriye mezar taşları kaldı

A
A
A
Yaylacılardan geriye mezar taşları kaldı

Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesine bağlı Tahtalı yaylasında, bölge halkı tarafından "Çağleli" olarak bilinen alanda yaylacılara ait mezarlar dikkat çekiyor. Çevresinde yerleşim yeri bulunmayan mezarlığın, 1980’lere kadar hayvancılık yapan göçerlerin vefat eden yakınlarının defnedildiği bir alan olduğu öğrenildi.


Nurhak ilçesi yüksek rakımlı dağ ve yaylalarıyla biliniyor. İlçeye bağlı Tahtalı Yaylası da yaylacıların 1980 yıllarında kadar önemli uğrak mekanlarından biri olarak lanse ediliyor. Bölgedeki mezarlık yerleşim yerlerinden uzak konumda bulunuyor ve Pazarcık - Gaziantep’ten hayvancılık amacıyla gelen göçerlerin vefat eden yakınlarının 1980’lere kadar defnedildiği bir alan olduğu belirtiliyor. Bölgedeki en yakın yerleşim yerinin yaklaşık 10 kilometre olduğu yayla ise artık sessizliği ile de dikkat çekiyor.


1980’li yıllara kadar süren defin geleneği, ulaşım imkanlarının artmasıyla sona erdi. Artık cenazelerin memleketlerine götürüldüğü, mezarlığın ise sahipsiz kaldığı belirtildi.



"En yakın yerleşimler 10 kilometre mesafede"


Tarih ve coğrafya araştırmacısı Yusuf Köleli, "Daha spesifik olarak bu gölge Çağleli diye biliniyor. Arkamızdaki su pınarlarından kaynaklı küçük çakıl taşlarına bölge halkı Çağleli diyor aslında. İsmi de oradan geliyor. Etrafımızdaki yaylaları yıllardır çok eski zamanda kullanan yaylacıların mezarlarının başındayız. Bu bölge erdiğin öncesine kadar mezarlık olarak kullanılıyordu. Etrafımızda hiçbir yerleşim yeri yok aslında. Yani tamamen o dönemki yaylacıların yaylada vefat eden yakınlarını defnettikleri bir alan burası. En yakın yerleşimler 10 kilometre mesafede. Bu insanlar tabi bu yakın yerleşimlerde ikamet eden yaylacılar değil. Ağırlıklı olarak Pazarcık ve Gaziantep tarafından 1980’lere kadar bölgeye hayvancılık faaliyeti yapmak üzere gelen yaylacıların mezarları burada. Tabii 1980’lerden sonra da artık ulaşım imkanları kolaylaşmış, yollar açılmış. Hayvancılık devam etse de artık cenazelerini kendi memleketlerine götürmüşler" dedi.



"Yaylacılar artık gelmiyor"


Genelde artık bu yaylalarının sadece bölge insanının kullandığına değinen Köleli, "Pazarcık ve Gaziantep tarafından bu bölgeye yaylacılar gelmiyor artık. Ben hiç karşılaşmadım. Bu bölgede 6. ve 7. bulunuşum açıkçası. Bu mezarları sahiplenen birisiyle de yöre halkıyla da karşılaşmadım bugüne kadar. Onların bana aktardıkları yöre sakinlerinin bunlar Pazarcık ve Gaziantep dolaylarından 1980’lere kadar bu yaylaları kullanan insanların mezarları. Bunu aktardılar. Ben de bunu Pazarcık Sadakalar Köyü’nde teyit ettim. Onlar bize bizzat Çaleli bölgesinde bizim büyüklerimizin mezarları olduğunu bana söylemişlerdi. Ama onlar da tabii aradan 50’yıla yakın bir zaman geçmiş artık. Evet 1980’lere kadar burada defin devam etmiş. Bazılarının üstünde tarihleri de görüyoruz. 1976 tarihi var örneğin arkamızdaki mezarda. 1980’den sonra muhtemelen buraya artık defin edilmedi. Maraş’ın çatısı diyebiliriz burayı. Böyle tanımlayabiliriz. Nurhak Dağları’ndayız. Nurhak Dağları’nın ortalama yükseltisi 2000 metrenin üstüne çıkan yaylaları burası. Yolları zaten biz şu anda bile bir saat ulaşabildik engellinin yerleşim yerinden. Uçsuz bucaksız zengin bir coğrafya burası" diye konuştu.



Yaylacılardan geriye mezar taşları kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Muhteşem manzarada üç arkadaş kar yağışı altında gölette yüzdü Erzincan’da etkili olan soğuk hava ve kar yağışı kent genelinde beyaz örtü oluştururken, üç arkadaşın etrafı karla kaplı gölette yüzmesi görenleri şaşırttı. Hava sıcaklığının eksi 4 dereceye kadar düştüğü kentte, su sıcaklığının ise 0 derece olarak ölçüldüğü anlarda gölete giren üç arkadaş, sıra dışı deneyimleriyle dikkat çekti. Kent merkezine yakın bir noktada bulunan ve çevresi tamamen karla kaplanan gölet, beyaz örtüyle bütünleşerek görsel bir şölen sundu. Doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çeken manzara, soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşların da ilgisini topladı. Soğuğa aldırış etmeyen Zafer Küçüksu, Cengiz Urtekin ve Emrah Karakoç, hazırlıklarını yaptıktan sonra gölete girerek yüzdü. Su yüzeyinde yer yer buz tabakalarının oluştuğu görülen gölette yüzen üç arkadaş, kısa süreli yüzmenin ardından sudan çıktı. Gerçekleşen yüzme etkinliği, drone kamerasıyla kayda alınarak göletin karla kaplı eşsiz manzarası gözler önüne serildi. Soğuk havaya rağmen bu deneyimi yaşamak istediklerini belirten arkadaşlar, doğayla iç içe farklı bir anı biriktirdiklerini ifade etti. Kar yağışı sonrası kartpostallık görüntülerin oluştuğu gölet çevresi, hem cesur yüzücülerin hem de doğanın sunduğu manzaranın bir araya geldiği anlara sahne oldu.