ÇEVRE - 18 Şubat 2021 Perşembe 17:45

Dr. Derinözlü: "Şehirler de markalaşarak yatırımcı ve turist çekmek için gayret ediyor"

A
A
A
Dr. Derinözlü: "Şehirler de markalaşarak yatırımcı ve turist çekmek için gayret ediyor"

Pazarlama Doktoru Evrim Derinözlü, dijital dönüşüm çağı olarak adlandırılan bir dönemde her şeyin markalaştığını belirtti.

Pazarlama Doktoru Evrim Derinözlü, dijital dönüşüm çağı olarak adlandırılan bir dönemde her şeyin markalaştığını belirtti.


Teknolojik gelişmelerle küreselleşen yerel markaların neredeyse tüm dünyaya ürün satabilir hale geldiğini ifade eden Derinözlü, "Şehirler de markalaşarak daha fazla ziyaretçi, turist, yatırımcı hatta sakin çekmek için gayret gösteriyor. Bir şehrin doğası, tarihi, kültürü, sanatı, tarım ürünleri, yer altı kaynakları, okulları, üniversiteleri, siyasetçileri, sanatçıları, sporcuları, yöneticileri, ödül almış ya da tanınmış sakinleri, kısacası o şehrin barındırdığı her şey markasının bir parçasıdır. Tüm bu özellikler bir şehri diğerlerinden ayırır. Şehirlerin isimleri markalarının sadece adıdır. Marka daha kapsamlı bir kavramdır. Şehirler markalaşmada ilk adım olarak marka adlarının bilinmesini sağlamalıdır" dedi.



Şehirlerin öncelikle kendi sakinlerinin, sonrasında yabancıların desteğiyle güçlendiğini aktaran Derinözlü, "Şehir markalaşmasında şehre karşı pozitif bakış açısı kazandırmak yegane amaçtır. Şehrin sakinleri, şehrin yöneticisinin verdikleri sözleri yerine getirdiğini ve görevini layıkıyla yaptığını düşünürse onu desteklerler. Pozitif bakış açısı kazandırılan yabancılar da o şehri görmeye, hatta orada yatırım yapıp yaşamaya, iş kurmaya ya da çalışmaya istekli olurlar. İnsanoğlu yaradılışı gereği gittiği tek bir yer ziyareti ile ya da tek bir sakin tanıyarak o yerle ile ilgili yapacağı yorumları geneller. Bu nedenle tüm ziyaretçilerde iyi izlenim oluşturmak, misafirperver ve hoşgörülü davranışlar sergilemek gerekir. Memnun ayrılan olan herkes, şehri başkalarına anlatarak araştırmalarını, ziyaret etmelerini, şehrin yerel markalarından alışveriş yapmalarını ya da o şehirde yatırım yapmalarını sağlar" diye konuştu.



Rakip şehirler


Şehirlerin tüm dünyadaki değişimlere ayak uydurmaları ve buna göre stratejiler geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Derinözlü, şunları kaydetti:


"Bugün ülkemizdeki bir şehrin rakibi dünyanın diğer ucundaki başka bir şehir olabilmektedir. Farklı yanlarımız kadar ortak yanlarımızın da fark oluşturan unsurlarını vurgulayarak rekabette güçlü bir duruş sergileyebiliriz. Şehirlerdeki yerel firmalar da markalaşıp küreselleşerek şehirlerinin markalaşmalarını destekler ve şehirlerinin tanınmasına katkı sağlarlar. Yaptıkları yatırımlar başkalarını o şehirde yaşamaya, çalışmaya, iş ya da yatırım yapmaya çekebilir. Şehirlerin sürdürülebilir organizasyonlar düzenleyerek ya da çeşitli etkinliklere ev sahibi olarak ziyaret edilmesi sağlanmalıdır. Bu noktada şehrin yöneticisi dışında tanınmış kişilerine de büyük rol düşmektedir."


"Şehir markalaşmasında sosyal medya araçlarının aktif olarak kullanılması çok önemlidir" diyen Derinözlü, "Şehirlerin tarihleri, kültürleri, sanatsal ürünleri, yöresel yemekleri, gelenek ve görenekleri tüm sosyal medya kanallarından paylaşılmalıdır. Tüm kanallarda marka iletişimi başarı ile gerçekleştirilmelidir. Her şehrin onu marka yapan bambaşka özellikleri ve bir hikayesi vardır. Eğer hedefinizdeki her bir bireyi o hikayenin kahramanı yapabilirseniz hem marka şehir olursunuz, hem de eşsiz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Ülkemizin ihracatında, e-ihracat yüzde 1,5’luk paya sahip" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ülkemizin ihracatında, e-ihracat yaklaşık yüzde 1,5’luk bir paya sahip. 2028 yılı itibariyle de ülkemizin hedefi bu rakamı yüzde 10’lar seviyesine ulaştırmak" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Oniki Platformu’nun hibrit ve yapay zeka konseptiyle Ankara’da düzenlediği "E-Ticaret ve E-İhracat Konferansı"na katıldı. Ankara Ticaret Odası’nın da desteklediği, Crowne Plaza Ankara’da gerçekleşen etkinlik, başkentteki üreticiler ve markalar ile e-ticaret ve e-ihracat alanındaki satıcılar ve ekosisteme çeşitli çözümler sunan hizmet ve servis sağlayıcı firmaları bir araya getirdi. ATO Başkanı Baran, açılışta yaptığı konuşmada markalaşma ve katma değerli üretimin önemine dikkat çekerek, ihracat gelirlerine ve cari dengeye olumlu katkısının altını çizdi. Markalaşmanın dünya ticaretindeki önemini örneklerle anlatan ATO Başkanı Gürsel Baran, Ankara Ticaret Odası’nın bu konudaki çalışmaları ve Uluslararası Marka Buluşmaları adı altında gerçekleştirdiği etkinlik hakkında da bilgi verdi. E-ticaret ve e-ihracatın pandemiyle birlikte hızla geliştiğini hatırlatan Baran, ticarette gelişmek isteyen firmaların değişim ve dönüşüme uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Pandemi ile birlikte hızla gelişen e-ticaret ve e-ihracat ülkemizde de ilerleme kaydetti. Türkiye 2023 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 100 artışla 1.6 trilyon liralık e-ticaret rakamına ulaştı. 2024 yılı sonunda ulaşmayı hedeflediğimiz rakam ise 3.3 trilyon lira. Bu rakama çok rahat ulaşılabileceğini düşünüyorum. Ticaretimizin içinde de e-ticaret yüzde 20’lik bir paya sahip. Yani her 5 alışverişten biri artık e-ticaret kanalıyla yapılıyor. Bu oranın da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dünya ticaretinde yaşanan bu gelişmelere firmalarımızın uyum sağlayarak e-ihracatını geliştirmesini, şehrimizin ve ülkemizin e-ihracat ile dünya ticaretinden daha fazla pay almasını hedefliyoruz." Dünya e-ticaret pazar büyüklüğünün 6 trilyon dolara ulaştığını aktaran Baran, e-ticaretin gelişiminde lojistik ve depolamanın önemine de vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "E ticaretle birlikte depolama alanları ihtiyacı artmış ve buna paralel depolama maliyetleri yükselmişti. Sorun çözümüyle birlikte geldi. Konaklama alanında kullanılan iş modeli AirBnb modeli depolama sektöründe de dijital olarak kullanılmaya başlandı. Yeni dijital platformlar, dünyanın herhangi bir yerinde depo kiralamak isteyeni, dünyanın herhangi bir yerinde deposunu kiraya vermek isteyenle buluşturarak hızlı çözümler ortaya koydu. Böylece gerek ülkemizde gerekse dünyanın başka yerlerinde işletmeler uygun şartlarda depolama yapabilir hale geldi. Aynı şekilde lojistik konusu da beraberinde gelişti ve değişti. Ürünlerin tedarik edilmesi, depolanması ve müşteriye ulaştırılması e-ticaretin başarısını etkileyen bir faktör. E-ticaret işletmeleri, ürünlerin müşterilere hızlı bir şekilde ulaştırılması için güvenilir ve verimli bir lojistik ağına sahip olmak durumunda. Ürünlerin tedarik edilmesi, depolanması ve sevkiyatı, işletmenin verimliliğini ve müşteri memnuniyetini doğrudan etkiliyor." "Ülkemizin ihracatında, e-ihracat yüzde 1,5’luk paya sahip" Türkiye’nin genel ihracatında da e-ihracatın önemli mesafeler kaydettiğini bildiren Baran, "2023 yılı sonu itibarıyla ihracatımız 260 milyar dolara yaklaştı. Ülkemizin ihracatında, e-ihracat yaklaşık yüzde 1,5’luk bir paya sahip. 2028 yılı itibarıyla da ülkemizin hedefi bu rakamı yüzde 10’lar seviyesine ulaştırmak. İnanıyorum ki e-ihracatımızı bu rakamlara taşıyarak bu alanda dünyada önde gelen ülkelerden biri olacağız" dedi. Ankara Ticaret Odası olarak e-ticaret ve e-ihracatı geliştirme konularında yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Baran, "Ankara’mızda pandemi öncesinde yaklaşık 6 bin e-ticaret yapan firma sayısı varken, yıl sonu itibarıyla 44 binlere ulaştık. Tahmin ediyorum ki bugün rakamlar 50 bini aşmıştır" diye konuştu. ATO Başkanı Gürsel Baran’ın yanı sıra Oniki Platformu Kurucu Ortak/CEO Ziya Kızıltan ve Ekonomi Yazarı Sami Altınkaya da açılışta birer konuşma yaptı.