POLİTİKA - 08 Kasım 2025 Cumartesi 00:13

AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Her geçen gün CHP’nin siyaseti düşen seviyede"

A
A
A
AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Her geçen gün CHP’nin siyaseti düşen seviyede"

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, CHP’nin son dönemde kullandığı dilin Türk siyasetinin seviyesini düşürdüğünü belirterek, "Bir zamanlar siyasetin bir asaleti vardı. Bugün CHP’nin genel başkanından yardımcılarına kadar her gün biraz daha düşen bir seviye izliyoruz" dedi.


Karabük’te düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan İnan, CHP’nin Suriye tezkeresine "hayır" demesinin devletin dirayetine karşı bir duruş olduğunu söyledi.


İnan, "Yeni yasama yılı başlar başlamaz CHP karakterini gösterdi. Suriye tezkeresine ’hayır’ diyerek sınır güvenliğimize, Mehmetçiğimize, devletimizin dirayetine karşı hizalandı. Kim Türkiye’nin askeri hamlelerinden rahatsızsa bugün CHP de onun yanında. Dün ’Türkiye Esad’la görüşmeli’ diyen kafa, bugün aynı akılla tezkereye hayır diyor. Esed’in yanına koşmak isteyen Özgür Özel buyursun gitsin. Bir numaralı yancısı Ali Mahir Başarır’ı da yanına alsın. Ali Mahir, bak dinle tezkere namustur. Sen ’hayır’ dedin. Git Esad’la yüz yüze konuş; kim namuslu kim değil, ona anlat. Ama bil senin gibilere rağmen şanlı Mehmetçik destan yazmaya devam edecek. Kin ve iftira üzerine siyaset kuranlar, attıkları çamurun altında kalır" diye konuştu.


CHP yöneticilerinin son dönemde kullandığı üslubu sert sözlerle eleştiren İnan, şunları söyledi:


"Rakipler birbirine ağır söz söylese bile, bir ölçü, bir edep sınırı gözetirdi. Ama bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanından genel başkan yardımcılarına kadar, her gün biraz daha düşen bir seviye izliyoruz. Siyasette yer dolduramayan, milletin gönlünde karşılığı olmayan bir kadro var karşımızda. Ve bu boşluğu, nezaketle değil, hakaretle doldurmaya çalışıyorlar. Kaba sözlerle, çirkin ifadelerle, siyasette var olduklarını sanıyorlar. Çünkü başka sermayeleri yok! Ne fikirleri var, ne vizyonları Geriye sadece öfkeleri kalmış. Bakın, içlerinden biri çıktı; yine ağza alınmayacak sözler söyledi. O kadar pervasız, o kadar terbiyesizce ki, aslında kendi iç dünyasını anlattı. Kullandığı her kelime, kendi seviyesinin aynasıydı. Bizim dilimizde bu kadar çirkinlik yok. Çünkü biz Türk siyasetinin vakarına, milletin iradesine, bu yüce Meclis’in haysiyetine inanıyoruz. Ama onun neden bu kadar saldırgan olduğunu da iyi biliyoruz. Çünkü o zat, kendi iradesiyle konuşmuyor."


Yargı ve devlet kurumlarına yönelik saldırılara da tepki gösteren İnan, "Hukuka, adalete, kamu görevlilerine yönelik baskılara izin vermeyiz. Hakaretle siyaset yapılmaz. Bu milletin iradesine uzanan her el sandıkta kırılır." Milletin huzuruna çıkıp, bu devletin askerine, yargısına, polisine tehdit savurmak delikanlılık değildir. Biz 24 yılda ne vesayetler gördük, ne alçaklıklar atlattık. Senin iki cümlelik tehditlerin bize söker mi sanıyorsun?


Biz 24 senede; askeri vesayetle çarpışa çarpışa geldik. Fetö’cü hainlerle, terör örgütleriyle omuz omuza duranlarla mücadele ede ede geldik" diye konuştu.


CHP’ye yönelik yolsuzluk ve casusluk iddialarına da değinen İnan, "Vatandaşın kimlik ve banka bilgilerini yurt dışına satan bir şebeke, CHP’yi dizayn etmeye kalktı. Bu mesele parti değil, milletin hakkının meselesidir. Gerçekler konuşacak, hakikat kazanacak." dedi.


Türkiye’nin terörle mücadelesinde kararlılıkla ilerlediğini vurgulayan İnan, "Cumhur İttifakı tarihin doğru tarafındadır. Sayın Devlet Bahçeli devlet aklının abidesidir. Her saldırı milletimizi daha da kenetledi. Biz terörü değil, artık gençliği, huzuru ve güveni konuşuyoruz." ifadelerini kullandı.


Toplantıda, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ve AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt da birer konuşma yaptı.


Konuşmanın ardından AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt tarafından İnan’a hediye takdimi yapıldı.



AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Her geçen gün CHP’nin siyaseti düşen seviyede"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür. Bizler de bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Yoksullara Yardım ve Eğitim Vakfı’nın (YOYAV) Ankara’da düzenlediği iftar programına katıldı. Konuşmasında sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında sivil toplum kuruluşlarının rolüne dikkat çeken Bakan Göktaş, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bakanlık olarak hayır ve iyilik faaliyetlerinin kurumsal bir yapıyla sürdürülmesine biz büyük bir önem veriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımıza iş birliklerimiz bu sebeple çok kıymetli. Çünkü sahada ihtiyacı en iyi gören yapılardan biri sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu nedenle sosyal faydayı büyüten her adımı desteklemeye devam ediyoruz. Çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı ortamlarda büyümesi için ortak çalışmalar yürütüyoruz. Kadınlara yönelik çalışmalarda sivil toplum birikiminden faydalanıyoruz. Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran hizmet modellerini birlikte güçlendiriyoruz. Sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında sivil toplum kuruluşlarının saha tecrübesini çok değerli buluyoruz. Şehit ailelerinin ve gazilerinin yanında duran ve gönül bağı kuran her çalışmayı desteklemeyi sürdürüyoruz. Aile değerlerimizi koruyan çalışmalarımızla da sivil toplum kuruluşlarımızla yakın iş birliği içinde hareket ediyoruz" dedi. "Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür" Gençlerin toplumsal ve ekonomik kalkınmanın temel aktörü olduğuna dikkat çeken Göktaş, "2025 Aile Yılı’nda sivil toplum kuruluşlarımızla kurduğumuz iş birlikleri ve aileyi güçlendiren çalışmalar, sahada daha büyük destek sağladı. Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonumuz doğrultusunda da bu çalışmalarımızı kalıcı bir hale getirmeye devam edeceğiz. Çok değerli gençler, sizler bu ülkenin yarını şekillendirecek en kıymetli gücüsünüz. Hayat yolculuğunuzda göstereceğiniz gayret hem kendi hem de ülkenin istikametini belirleyecektir. Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür. Bizler de bu doğrultuda yaşlının, engellinin, gençlerimizin, çocuklarımızın, kadınların, ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler de ülkemiz için vatandaşlarımız için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Bakan Çiftçi: "Bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi daha güçlü şekilde gerçekleştireceğiz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Emniyet Teşkilatımız, Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz ve bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi de daha güçlü ve daha kuşatıcı bir şekilde gerçekleştireceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği iftar programında yaptığı konuşmada, "Rabbim bu mübarek ayı aziz milletimiz, bütün İslam alemi ve tüm mazlum coğrafyalar için hayırlara vesile kılsın. Başta Gazze olmak üzere yeryüzünün dört bir yanında zulüm altında olan kardeşlerimize nusretini ihsan eylesin. Cenab-ı Hakk zalimlere fırsat vermesin; mazlumların feryadını rahmete, sabrını zafere, duasını felaha tebdil eylesin. Türk Polis Teşkilatı, bu milletin huzur duasının sahadaki karşılığıdır. Polisimiz sokağın emniyetidir, şehrin huzurudur, devletin milletle kurduğu güven bağının en güçlü teminatlarından biridir. Milletimizin evinde huzurun, sokaklarında güvenin, şehirlerinde sükûnetin ve yarınlarında ümidin temininde polisimizin alın teri, dikkati ve fedakarlığı vardır" ifadelerini kullandı. "Polis Teşkilatımız 180 yıllık köklü bir hafızanın taşıyıcısıdır" Polisliğin Selçuklu’dan itibaren süregelen bir idari geleneğin günümüzdeki temsilcisi olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, "Emniyet Teşkilatımızın kökleri, yalnızca bir kurumsal başlangıcın tarihiyle sınırlı değildir. Bu teşkilatın ruhu, bizim devlet tasavvurumuzun ve medeniyet birikimimizin derinliklerinden beslenmektedir. Bizim medeniyetimizde tarih boyunca devlet; adaletle ayakta durmuş, nizamla güç bulmuş, insanı koruyarak meşruiyet kazanmıştır. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan idare geleneğimizde düzenin korunması, kamu huzurunun sağlanması, mazlumun muhafazası ve hakkın üstün tutulması daima asli bir vazife olarak görülmüştür. İşte polislik mesleği, bu büyük medeniyet yürüyüşünün çağımızdaki en mühim temsil alanlarından biridir. 10 Nisan 1845’te kurumsal hüviyet kazanan Polis Teşkilatımız, 180 yıllık köklü bir hafızanın taşıyıcısıdır. Bu tarih, yalnızca bir teşkilatın kuruluş günü olarak okunamaz; aynı zamanda devletin toplumsal huzuru daha güçlü bir idari yapı ile koruma iradesinin ilanıdır. O günden bugüne uzanan bu şanlı yürüyüş, değişen zamanlara rağmen aynı özü her zaman muhafaza etmiştir: İnsan onurunu korumak, kamu düzenini sağlamak, hukuku korumak, milletin emniyetini teminat altına almak. İşte bu sebeple Emniyet Teşkilatımız, devlet aklının, adalet anlayışının ve medeniyet şuurunun yaşayan bir eseridir" diye konuştu. "Polisimizin omuzlarındaki sorumluluk son derece büyüktür" Polislerin omuzlarındaki sorumluluğun son derece büyük olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, "Polisimiz, bu ülkenin kanun ordusudur. Gücünü ve meşruiyetini kanundan alır. Görevini hukuk içinde yerine getirir, adaletin tesisi için gece gündüz çalışır, kamu düzenini korurken devletin şefkat elini de hissettirir. Bu üniforma devletin disiplinini, ciddiyetini, merhametini ve sorumluluğunu temsil eder. Huzurun olmadığı yerde üretim zayıflar, güvenin sarsıldığı yerde sosyal hayat yara alır, emniyetin zedelendiği yerde toplumsal denge sarsılır. İşte bu sebeple polisimizin omuzlarındaki sorumluluk son derece büyüktür. Her nöbet, milletimizin huzuruna adanmış bir nöbettir. Her müdahale, kamu düzenini ayakta tutan bir iradedir. Her görev, bu ülkenin yarınlarına sahip çıkma kararlılığıdır" dedi. "Milletimizin huzurunu hedef alan her karanlık yapı, polisimizin kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalmaktadır" Emniyet Teşkilatı’nın sadece bugünün güvenliğini korumadığını, aynı zamanda yarınları da emniyet altına aldığını belirten Çiftçi, "Bugün terörle mücadeleden uyuşturucuyla mücadeleye, organize suç örgütlerinden siber suçlara kadar her alanda amansız bir mücadele yürütülmektedir. Milletimizin huzurunu hedef alan her karanlık yapı, polisimizin kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayan, suç şebekelerini birer birer çökerten, dijital dünyadaki tehditlere karşı yüksek bir dikkatle görev yapan Emniyet Teşkilatımız; sadece bugünün güvenliğini korumuyor, aynı zamanda yarınlarımızı da emniyet altına alıyor. Bu büyük görevin ardında nice fedakarlıklar, nice sessiz kahramanlıklar vardır. Aziz milletimizin huzur ve güvenliği için canını feda eden nice yiğidimiz, şehadet mertebesine yürümüştür. Bu üniforma, şereftir, sadakattir. Bu üniforma, milletin selametini kendi rahatının önüne koyan yüksek bir adanmışlıktır. Sizler, devletimizin itibarını, milletimizin duasını ve ay yıldızlı bayrağımızın sorumluluğunu taşıyorsunuz. Sizlerin cesaretiyle, azmiyle, sadakatiyle, kahramanlığıyla çok daha güçlü neticelere ulaşacağız. Aziz milletimizin huzuru için yürüdüğümüz bu yolda kararlılığımız tamdır, irademiz berraktır, hedefimiz açıktır" diye konuştu. Yerli ve milli teknolojinin istiklal meselesi olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliğinde Türkiye, her alanda tarihi mesafeler katetmiştir. Bugün dünya genelinde yaşanan hadiseler, bölgemizde yükselen tehditler bize bir hakikati yeniden göstermektedir: Diplomaside güçlü olmak, savunma sanayiinde caydırıcı bir seviyeye ulaşmak, yerli ve milli teknolojide atılım yapmak, sağlıkta, ulaştırmada, güvenlik altyapısında sağlam bir zemin kurmak doğrudan doğruya beka, istiklal ve istikbal meselesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye bugün çok kudretli bir noktadadır" Polislerin her alanda desteklemeye aynı kararlılıkta devam edeceğini belirten Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: "Türkiye, hamdolsun bugün çok daha hazırlıklı, çok daha dirayetli, çok daha kudretli bir noktadadır. İnşallah bu yürüyüş Türkiye Yüzyılı vizyonu ile daha hızlı büyüyecek, büyük ve güçlü Türkiye hedefiyle daha da yükselecektir. Emniyet Teşkilatımız, Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz ve bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi de daha güçlü ve daha kuşatıcı bir şekilde gerçekleştireceğiz. Emniyet Teşkilatımızın yanında olmaya, altyapımızı güçlendirmeye, teknolojik kapasitemizi artırmaya, ekipman imkanlarımızı genişletmeye ve kahraman polislerimizi her alanda desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. 180 yıldır huzur ve güvenliğimiz için gece gündüz demeden canla başla çalışan Emniyet Teşkilatımızın her bir mensubuna üstün başarılar diliyorum."
Kayseri Kayserispor, TFF’ye gidiyor Kayserispor tarafından Gençlerbirliği maçının ardından yapılan yazılı açıklamada, hakem Ümit Öztürk’ün yönetimi eleştirilerek, Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi başvuruda bulunacağı belirtildi. Kulüpten yapılan açıklamada, "3 puanımız gasp edilmiştir" denildi. Kayserispor, Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Gençlerbirliği ile deplasmanda 0-0 berabere kaldı. Maçın ardından Kayserispor Kulübünden yapılan açıklamada, hakem Ümit Öztürk’e tepki gösterilerek, TFF’ye resmi başvuru yapılacağı belirtildi. Kulüpten yapılan açıklama şu şekilde: "Kayserispor olarak, Gençlerbirliği karşısında sahada alın terimizle kazandığımız mücadelenin hakem kararlarıyla gölgelenmesini asla kabul etmiyoruz. Karşılaşmada hakem Ümit Öztürk ve VAR ekibi tarafından verilen, hiçbir futbol aklıyla izah edilemeyecek ofsayt kararı ile maçın kaderini doğrudan değiştirmiş, kulübümüzün hanesine yazılması gereken 3 puanı gasp etmiştir. Bu karar bir ’yorum farkı’ değil, açık ve net bir hak kaybıdır. VAR sistemi hataları azaltmak için vardır, hatayı büyütmek için değil. Tüm Türkiye’nin izlediği bir pozisyonda, bu denli bariz bir yanlışın nasıl verildiği ve VAR müdahalesinin neden doğru şekilde yapılmadığı kamuoyuna açıklanmalıdır. Kayserispor sahada mücadele ederken masa başında puan kaybetmeye razı olmayacaktır. Bu doğrultuda, Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi başvurumuzu yapacağımızı, VAR kayıtlarının kamuoyu ile paylaşılmasını talep ettiğimizi, hakem performansının en üst düzeyde incelenmesini istediğimizi açıkça ilan ediyoruz. Türk futbolunda adalet herkes için gereklidir. Bugün Kayserispor’a yapılan haksızlık, yarın başka bir kulübün başına gelebilir. Camia olarak hakkımızı sonuna kadar savunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."