SPOR - 14 Ocak 2020 Salı 14:47

Mehmet Özdilek'ten transfer açıklaması!

A
A
A
Mehmet Özdilek'ten transfer açıklaması!

Denizlispor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, transferde 3 oyuncuya ihtiyaçlarının olduğunu kaydederek, “Önceliğimiz bir orta saha, bir stoper, bir de alternatif sol bek. En azından stoper ve orta sahayı bir an önce içeriye atarsak, biraz daha kendimizi nefes almış gibi hissedeceğiz. Oyuncu profilimiz ortada” dedi.

Yeşil-siyahlı ekip 16 Ocak Perşembe günü Ziraat Türkiye Kupası Son 16 Turu'nda deplasmanda oynayacağı Trabzonspor maçının hazırlıklarına Mehmet Özdilek gözetiminde yaptığı antrenman ile devam etti. Antrenman öncesi basın toplantısı düzenleyen Teknik Direktör Mehmet Özdilek, kupa maçında hedeflerinin ilk maçı avantaja çevirmek olduğunu söyledi.

Özdilek, “Aslında ikinci yarı ile ilgili şunu söyleyebilirim. Ayın üçü itibariyle başladık. Bugüne kadar olan süreç çok sağlıklı geçti, iyi bir çalışma ortamında Antalya’da ilk etabı bitirdik. Üç gündür de buradayız. Yoğun bir periyotta çalışıyoruz. Artık geri sayım başladı, hem kupada hem ligde zorlu bir hafta sonu bizi bekliyor. Kupayı tabi farklı bir kategoride değerlendirmek lazım, iki ayaklı bir müsabaka oynayacağız. Amacımız ilk müsabakada ikinci maça nasıl avantajlı çıkabiliriz, bunun çalışması içerisindeyiz. Kolay mı olacak? Kolay değil ama eğer kupada hedefiniz arsa, kupada bir üst tura çıkmak istiyorsanız muhakkak ki Trabzonspor gibi kalibresi yüksek takımların bir veya iki tanesini dışarıda bırakmanız gerekiyor" diye konuştu.
Zorlu bir hafta geçireceklerini belirten Özdilek, "Akabinde tabi geri Denizli’ye dönme şansımız yok, Trabzon’da kalacağız. Orada hazırlıklarımıza devam edeceğiz. Cuma günü akşam da İstanbul’a geçeceğiz. Cumartesi son antrenmanı yaptıktan sonra Pazar günü de maç oynayacağız" dedi.

“Diğer takımlara gösterilen esneklik bize de gösterilebilirdi”

Kupa maçlarında diğer takımlara gösterilen esnekliğin kendilerine de gösterilmesini isteyen Özdilek şunları söyledi:
“Bunu söyledim ama bir kez daha altını çizeyim. Bu planlamayı yaparken çok da hakkaniyet ortada görünmemiş. Perşembe gece 20.30'da oynayacağız, pazar günü 16.00'da lig maçı oynayacağız. Burada biraz daha diğer takımlara gösterilen esneklik bize de gösterilebilirdi, bunu söyleyeyim ama neticesinde oynayacağız. Lige bıraktığımız yerden devam etmek istiyoruz. Artık dışarısı içerisi çok önemli değil, kime karşı oynadığımız da çok önemli değil. Her takım bu saygıyı hak ediyor çünkü.”

“3 oyuncumuz hem Galatasaray hem Trabzonspor maçında olmayacak”

Kupa maçı ile birlikte hafta sonu ligde oynayacakları Galatasaray maçına da değinen Özdilek, sakat ve eksik futbolcuların durumu hakkında da bilgiler verdi. Özdilek, “Galatasaray takımı şampiyonluğun iddialı takımlarından bir tanesi. İkinci yarı itibariyle artık her takım için çok zor bir periyot bekliyor. Amacımız orada ilk yarı itibariyle bıraktığımız noktadan güçlü, ne yaptığını bilen, özellikle deplasman performansıyla öne çıkan bir takımın istikrarlı bir şekilde devamını sağlamak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Ama şu var tabi, özellikle üç tane oyuncumuz bizim hem Trabzonspor maçında hem de Galatasaray maçında olmayacak. Biri cezalı Barrow olamayacak. Sackey hastalığından dolayı takımdan ayrı çalışıyor geldiğinden beri, dün itibariyle koşulara başladı. Onun da toparlaması herhalde 2-3 haftayı bulacak gibi görünüyor. Zakarya’nın sakatlığı hala devam ediyor. 4 hafta oldu ve 3 haftası daha var takıma katılabilmesi için. O da uzun bir periyot gibi görünüyor. Ama tabi Galatasaray maçından sonra hem Barrow’un cezasının bitmesi, Sackey’in biraz daha toparlaması ile biraz daha rahatlamış gibi olacağız ama bu iki maçta bu oyuncular olmayacak” şeklinde konuştu.

“Oyuncu profilimiz ortada”

Gazetecilerin soruları üzerine transfere ilişkin de konuşan Mehmet Özdilek, önceliklerinin 3 mevkiye 3 oyuncu transferi olduğunu vurgulayarak, “Transferi Burak arkadaşımız yönetiyor. Görüş alışverişimiz oluyor. Önceliğimiz bir tane orta saha, bir stoper, bir de alternatif sol bek. En azından stoper ve orta sahayı bir an önce içeriye atarsak, biraz daha kendimizi nefes almış gibi hissedeceğiz ama sol tarafa da muhakkak bir alternatif gerekiyor gibi görünüyor. Oyuncu profilimiz ortada” açıklamasını yaptı.

Köksal Kılınç - Semih Can Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Down sendromlu judocu Mustafa Erbil, Dünya Şampiyonası yolunda Down sendromlu milli judocu Mustafa Erbil, Türkiye’de elde ettiği şampiyonlukların ardından gözünü İsveç’te düzenlenecek Dünya Şampiyonası’na dikti. Mersinli sporcu, hem kenti hem de Türkiye’yi temsil etmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Mersin’de yaşayan 22 yaşındaki down sendromlu judocu Mustafa Erbil, azmi ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 5 yıldır judo sporu ile ilgilenen Erbil, 2024 yılında Ankara’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda kendi kategorisinde ikinci olarak önemli bir başarıya imza attı. Bu başarısını 2025 yılında Türkiye şampiyonluğu ile taçlandıran Erbil, 2026 yılında Yozgat’ta gerçekleştirilen milli takım seçmelerinde birincilik elde ederek yeniden zirveye çıktı ve milli takıma seçilmeyi başardı. Başarılı judocu, 5-9 Ağustos tarihlerinde İsveç’te düzenlenecek Dünya Şampiyonası’nda Türk bayrağını gururla dalgalandırmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sinan Erbil: "Milli takıma katılmayı hak kazandı" Baba Sinan Erbil, oğlunun spora başlama sürecini anlatarak, "Lisede beden eğitimi öğretmeni, Mustafa’nın spora olan yatkınlığını fark edip bizi judocu Sevgi Hoca ile tanıştırdı ve Mustafa da judo sporuna başladı. Yaklaşık 5 yıldır bu sporu yapıyor. Bir kez Türkiye ikinciliği, iki kez Türkiye şampiyonluğu elde etti. Bu sene de Yozgat’ta yapılan milli takım seçmelerinde Türkiye şampiyonu olarak milli takıma katılmaya hak kazandı. Mustafa’nın hedefi bu sene İsveç’te yapılacak olan Dünya Şampiyonası’na katılarak ülkemizi ve Mersin’i temsil etmek. İnşallah şampiyonaya katılıp oradan da madalyayla dönecektir" dedi. Emine Erbil: "Mustafa’nın azmine biz hayret ettik" Oğlunun hayatlarına kattığı değeri belirten anne Emine Erbil ise, "Biz Allah’tan bir evlat istedik ama Allah bize bir melek gönderdi. Mustafa ile hayata bakışımız çok değişti. Onun dünyasıyla bizim dünyamız çok başka. Biz hep kendi dünyamıza onları çekmek istiyoruz ama onların dünyaları o kadar güzel ki ve biz ailece onun dünyasından bakmaya başladık hayata. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi güzel bir başarıyla bitirdi. Okul hayatının arkasından judo sporuna başladık. Sporla beraber hayatımız çok daha güzel oldu. Mustafa’nın azmine biz hayret ettik. Bu kadar çalışkan, pes etmeden sürekli antrenmanlara gitmesi bizi gerçekten şaşırttı ve biz de onu destekledik. Mustafa’nın hedefi dünya şampiyonu olmak. İnşallah bu kadar emeğinin karşılığında dünya şampiyonu olur ve o Türk bayrağımızı gururla dalgalandırır" diye konuştu. Sevgi Fideli: "Özel bir birey olmasına rağmen çok teknik bir sporcu" Mustafa’nın antrenörü Sevgi Fideli de sporcusunun disiplinine dikkat çekti. Fideli, "Mustafa Erbil, Yozgat’ta yapılan Türkiye Down Sendromlular Milli Takım seçmesinde 60 kilogramda birinci oldu. Ağustos ayında yapılacak olan Dünya Şampiyonası’nda ilimizi ve ülkemizi temsil edecek. Özel bir birey olmasına rağmen çok teknik bir sporcu. Bugüne kadar hiçbir antrenmanını kaçırmayıp, tüm antrenmanlarına zamanında gelip, zamanında teknikleri öğrenip bizi her zaman, her şekilde, her turnuvada gururlandıran bir sporcumuzdur" şeklinde konuştu. Romanay Ercan: "İsveç’ten çok güzel bir dereceyle dönmesini bekliyoruz" Spor kulübü yönetim kurulu başkanı Romanay Ercan ise kulüp olarak elde ettikleri başarıya vurgu yaptı. Ercan, "Mustafa bu sene Türkiye şampiyonu oldu, altın madalyayla bizleri gururlandırdı. Ondan hariç bu sene onunla birlikte toplam üç sporcumuzu milli takıma armağan etmiş olduk. Çok güzel başarılar sağladılar. Geçmiş senelerde de Türkiye’de ve dünyada değişik başarıları var. Mustafa’mızın bu anlamda ilk senesi, Dünya Şampiyonası’na seçildiği ilk sene. Kendisinden büyük başarılar bekliyoruz. Milli takımın en teknik, en güzel, judoya has örneklerini gerçekleştiren bir sporcu. Bu anlamda İsveç’ten çok güzel bir dereceyle dönmesini bekliyoruz. Mustafa genelde diğer sporcularımıza göre biraz daha milli duyguları kabarık bir birey. O anlamda Türk bayrağını dalgalandırmayı, dünyaya duyurmayı çok isteyen bir sporcumuz. Allah gönlüne göre versin. Gerçekten judo branşında da çok büyük başarılara imza attı. Bundan sonrasında da eminim teknik anlamda da kendi isminden söz ettirecek" ifadelerini kullandı.
Bursa İznik Gölü’nde su çekilmesi alarm veriyor...İskele karada kaldı Bursa’nın Orhangazi ilçesi sahilinde bulunan İznik Gölü’nde su yaklaşık 300 metre çekildi. Daha önce teknelerin yanaştığı iskele bölgesinde artık yürünebildiği görülürken, göldeki ciddi su kaybı dron ile havadan görüntülendi. Geçen yıl su kesintilerinin yaşandığı Bursa’da üç barajda dolup taşarken, İznik Gölü’nde yoğun yağışlara rağmen su çekilmesi üreticileri ve bölge halkını kara kara düşündürüyor. Göldeki su çekilmesi sonrası eski iskele yapısının altında vatandaşların yürüyebildiği, kıyı hattının gözle görülür şekilde geri çekildiği görülürken, bölgedeki değişim hem görsel olarak hem de tarımsal etkileri açısından endişe oluşturdu. Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, göldeki su kaybının en önemli nedeninin sanayi kuruluşlarının kontrolsüz su kullanımı olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı; "Gölümüzün çekilmesi sanayi kuruluşlarının hunharca ve tedbirsizce su kullanmasına sebeptir. Biliyorsunuz ki çiftçi Orhangazi ve İznik’te yılın 4 ayı su kullanırken sanayi kuruluşları Orhangazi’de yeraltı kaynaklarını yılın 12 ayı boyunca kullanmaktadır ve faturası her göl çekildiğinde Orhangazi ve İznik çiftçisine kesilmektedir. Biz bu durumu Orhangazi ve İznik ziraat odaları olarak kabullenmiyoruz. Çünkü yılın 4 ayı su kullanımı yaparken fabrikalar ve sanayi kuruluşları 12 ay boyunca yeraltı sularımızı ve gölümüzü kullanmaktadır. Bu durumda gölümüzün her geçen gün daha çok çekilip kurumasına sebep oluyor. Sanayi kuruluşlarının su çekim limitlerinin acilen düşürülmesini talep ediyoruz." Geçmiş yıllarla bugünkü durum arasındaki farkın açıkça görüldüğünü vurgulayan Dimrit, "Eskiden iskelemize gemi yanaşırken bugünkü geldiği durum ortada ve bunun sebebi olan sanayi kuruluşları hala daha suyu hunharca çekmekte" ifadelerini kullandı. Çeltik üretiminde yaşanan kısıtlamalara da dikkat çeken Dimrit, sözlerini şöyle sürdürdü; "Çeltik üretimimiz bu yıl yasaklandı. Yan parselindeki fabrikalar halihazırda yeraltı su kaynaklarını kullanmakta ama çiftçiye geldiğinde su yok ve yasak. Bu çeltik üreticisi ile başladı, yarın sebze üreticisine, ardından zeytin üreticisine yansıyacak. Biz bunların önüne geçmek istiyoruz. Sanayi kuruluşlarının yeraltı kaynaklarını kullanmalarını bir an önce bırakmaları gerekiyor." Öte yandan, İznik Gölü’nde yaşanan su çekilmesinin hem tarımsal üretimi hem de bölgedeki ekosistemi tehdit ettiği belirtilirken, konuya ilişkin alınacak önlemler merakla bekleniyor.