GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 16:42

KBÜ’den dekan görevlendirmeleriyle ilgili iddialara açıklama

A
A
A
KBÜ’den dekan görevlendirmeleriyle ilgili iddialara açıklama

Karabük Üniversitesi (KBÜ), son günlerde bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri dekanlık görevlendirmeleriyle ilgili yer alan haberlerin eksik bilgiye dayalı ve hususundan koparılmış olduğunu bildirdi.


Üniversiteden yapılan açıklamada, Diş Hekimliği Fakültesi Dekan görevlendirmesinin 2024 yılında gerçekleştirildiği belirtilerek, yaklaşık iki yıl önce tesis edilen yasal bir işlemin yeni bir gelişme gibi sunulmasının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.


Açıklamada, üniversitedeki idari görevlendirmelerin ilgili alanlardaki idari tecrübe ve yetkinlik esas alınarak yapıldığı vurgulandı. Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı’nın, Tıp Fakültesinde 9 yıldır öğretim üyesi, 6 yıldır da profesör olarak görev yaptığı, tıp, diş hekimliği ve eczacılık eğitiminin ortak temeli olan tıbbi biyokimya alanında ulusal ve uluslararası yetkinliğe sahip olduğu kaydedildi. Söz konusu dekanın, Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı ve Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevlerle sağlık eğitimi yönetiminde tecrübe kazandığı bildirildi.


Tıp Fakültesine görevlendirilen dekanın ise 6 yıldır Tıp Fakültesi bünyesinde profesör olarak görev yaptığı aktarılan açıklamada, mikrobiyoloji alanında çok sayıda ulusal ve uluslararası akademik eser verdiği, geçmişte çeşitli üniversitelerde rektör yardımcılığı, dekanlık ve enstitü müdürlüğü gibi üst düzey idari görevlerde bulunduğu ifade edildi.


Açıklamada, dekanlığın akademik bir unvan değil idari bir görev olduğuna dikkat çekilerek, sağlık bilimleri eğitiminin disiplinler arası temel bilimler üzerine inşa edildiği, yapılan görevlendirmelerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na, akademik teamüllere ve liyakat esaslarına uygun olduğu belirtildi.


Üniversitenin bilimsel kriterlerden ve liyakat esaslarından taviz vermeden çalışmalarını sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, kamuoyunun manipülatif içerikler yerine resmî kaynaklara itibar etmesi çağrısında bulunuldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN Bilim Kafe’de Bağımlılıkla Mücadelenin Önemine Dikkat Çekildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), "Bilim Kafe" buluşmaları kapsamında düzenlediği "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM): Kumar Bağımlılığı" başlıklı programla, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki etkilerini bilimsel bir perspektifle ele alarak önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı. BEUN tarafından toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirilen Bilim İletişimi Ofisinin "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen program, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Yükseköğretim Kurulunun karar ve teşvikleri doğrultusunda, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in girişimleriyle kurulan Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen söyleşi, Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan BEUN Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin, kumar bağımlılığının çoğu zaman bireylerin ve ailelerin hayatında derin yaralar açabildiğine dikkat çekerek, böylesine önemli bir konuyu ele almak üzere bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şahin, ardından programın konuşmacısı TBM Eğitim Formatörü Elvan Özdoğan Güler’i sahneye davet etti. Elvan Özdoğan Güler, söyleşide kumarın türleri, çevrim içi kumarın taşıdığı riskler, küçük yaş gruplarında bağımlılık tehlikesi, sosyal çevrenin etkisi ve bağımlılığın bir hastalık olarak değerlendirilmesi gerektiği konularında kapsamlı bilgiler paylaştı. Kumar bağımlılığının birey, aile ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Güler, özellikle ebeveynlere yönelik önemli tavsiyelerde bulunarak erken farkındalığın ve doğru iletişimin önemine vurgu yaptı. Güler’in ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Yeşilay Danışmanlık Merkezinden Gül Kaya, Merkezin çalışmaları kapsamında katılımcılara bilgi verdi. Yeşilay Danışmanlık Merkezinin faaliyetleri hakkında detaylı bilgi aktaran Kaya, katılımcılara teşekkür ederek sözlerine son verdi. Katılımcılar, bilimsel veriler ışığında yapılan sunum sayesinde konuya dair bilinçlerini artırma ve merak ettikleri sorulara doğrudan yanıt alma imkânı buldu. Program sonunda yöneltilen sorular, konuşmacı tarafından ayrıntılı biçimde cevaplandırıldı. Zonguldak halkı ile öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademik bilginin toplumla buluştuğu verimli bir platform olarak öne çıktı. Katılımcılar, böylesine önemli bir toplumsal meselenin üniversite öncülüğünde ele alınmasından duydukları memnuniyeti ifade etti. Programı düzenleyen BEUN temsilcileri ve katılımcılar, etkinliğin gerçekleştirilmesine öncülük eden Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Program, konuşmacılara Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin’in teşekkür belgelerini takdim etmesi ile sona erdi.
Denizli Risk grubundakiler gıda zehirlenmelerini hafife almamalı Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmesinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin dikkatli olması konusunda uyardı. Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Her gıda zehirlenmesinin tehlikeli olmadığını belirten Önder, özellikle risk grubundaki kişilerin belirtiler konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Gıda zehirlenmesinin; bozulmuş yiyecekler veya bakterilerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Önder, en sık etkenlerin Salmonella, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi bakteriler olduğunu söyledi. Klinik belirtilerin çoğunlukla bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı şeklinde görüldüğünü belirten Uzman Doktor Önder, "Vakaların büyük kısmında semptomlar 72 saat içinde kendiliğinden geriler. Bu nedenle her gıda zehirlenmesi vakası ağır seyretmez" dedi. Ancak bazı belirtilerin ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Dr. Önder, 37.5 derecenin üzerinde yüksek ateş, kanlı ishal, 24 saat boyunca geçmeyen, dirençli kusma, idrar miktarında belirgin azalma ve bilinç değişikliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Özellikle bebekler, yaşlılar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gıda zehirlenmelerinin daha ağır seyredebileceğini belirten Önder, bu grupların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Uzman Doktor Gökay Önder, "Her gıda zehirlenmesi tehlikeli değildir ancak tehlikeli olabilecek semptomları bilmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.