ASAYİŞ - 25 Temmuz 2025 Cuma 02:13

Vali Yavuz: "Yangınlar nedeniyle 14 köy tahliye edildi, 613 hane boşaltıldı"

A
A
A
Vali Yavuz: "Yangınlar nedeniyle 14 köy tahliye edildi, 613 hane boşaltıldı"

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Ovacık ve Safranbolu ilçelerinde etkili olan yangınlar nedeniyle 14 köyün tahliye edildiğini, 613 hanenin boşaltıldığını ve bu hanelerde yaşayan bin 6 vatandaşın güvenli bölgelere yerleştirildiğini bildirdi.


Vali Yavuz, yaptığı değerlendirmede, Ovacık ilçesindeki Kışla Köyü ile Safranbolu ilçesindeki Çavuşlar Mahallesi’nde neredeyse eş zamanlı başlayan yangınların, rüzgârın etkisiyle kısa sürede geniş alanlara yayıldığını ve hem Ovacık hem de merkez ilçeye bağlı bazı köyleri tehdit ettiğini söyledi. Yangına müdahalenin sarp, kayalık ve vadilerle kaplı arazide güçlükle sürdürüldüğünü belirten Yavuz, "İki yangının neredeyse aynı saatlerde başlamış olması insan gücümüzü ve ekipmanımızı iki bölgeye birden dağıtmamıza neden oldu. Ancak tüm ekiplerimiz büyük bir fedakârlıkla çalışıyor" dedi.


Vali Yavuz, tahliye edilen köylerden yalnızca Kamış Köyü’nde bazı evler, ahırlar ve samanlıkların yangından zarar gördüğünü, bu köyde 20 bağımsız bölümün etkilendiğini belirtti. Diğer köylerin tamamen önleyici güvenlik tedbirleri kapsamında tahliye edildiğini vurguladı. Tahliye edilen vatandaşların bir bölümünün Ovacık ilçesindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü kampında, bir kısmının ise Karabük merkezdeki yurtlarda ve yakınlarının evlerinde misafir edildiğini kaydeden Yavuz, "Yangını tamamen kontrol altına alıp soğutma çalışmalarını tamamladıktan sonra vatandaşlarımızı güvenli şekilde evlerine yerleştireceğiz" diye konuştu.



"Evleri zarar gören vatandaşlarımıza konteyner sevkiyatı başladı"


Yangınlara toplam 363 araç ve bin 386 personelin müdahale ettiğini aktaran Vali Yavuz, dumandan etkilenen 5 personelin tedavi edilerek görevlerine döndüğünü, ayrıca Kışla Köyü’ndeki yangınla ilgili bir kişinin jandarma tarafından gözaltına alındığını ve adli sürecin devam ettiğini bildirdi. Hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirten Yavuz, "Evleri zarar gören vatandaşlarımıza konteyner sevkiyatı başladı. Acil destek ödenekleri hesaplara yatırıldı. Devletimiz vatandaşını asla yalnız bırakmayacak, kimse mağdur edilmeyecek" ifadelerini kullandı.



Vali Yavuz: "Yangınlar nedeniyle 14 köy tahliye edildi, 613 hane boşaltıldı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.