YEREL HABERLER - 24 Mayıs 2017 Çarşamba 12:05

KMÜ’lü Demircioğlu’nun projesi üçüncü oldu

A
A
A
KMÜ’lü Demircioğlu’nun projesi üçüncü oldu

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi Erhan Demircioğlu, 4.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi Erhan Demircioğlu, 4. UNİKOP Mühendislik Proje Pazarında ‘Enerji ve Makine Teknolojileri’ kategorisinde üçüncülük ödülüne layık görüldü.


Mühendislik Fakültesi öğrencilerinde bilimsel düşünme, araştırma, araştırmacılık ve proje kültürü, ilgi ve anlayışının oluşup gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen yarışma Selçuk Üniversitesi Müzesinde gerçekleştirildi. Yarışmada Bilim Kurulu tarafından değerlendirilen projelerden 106’sı finale kalmayı başarırken Demircioğlu’nun ‘Deniz Suyundaki Hidrojen Sülfürden (H2S) Elektroliz Yöntemiyle Hidrojen Üretimi’ isimli çalışması da finalist projeler arasında yerini aldı. Erhan Demircioğlu, yarışmada elde ettiği başarıdan dolayı mutlu olduğunu belirterek, “Teknolojinin sürekli olarak gelişmesi ve bunun sonucunda yükselen bir ivme ile enerji talebinde bulunulması, hidrojenin önemini artırmaktadır. Hidrojen enerjisi 21’inci yüzyılın enerji trendleri arasında yer alıyor. Bu süreçte dünyanın yürüttüğü enerji politikalarını izlemek, çağa uyum sağlamak gerekiyor. Türkiye’nin hidrojen enerjisine adaptasyonunun gerçekleşebilmesi için ülkemizin kendi enerji kaynaklarının farkında olunması ve bu kaynaklardan etkin bir biçimde faydalanılması lehimize olacaktır. Bu çalışmada dip sularımızda bulunan hidrojen sülfürden (H2S) elektroliz yöntemiyle hidrojen üretilmesi önerilmektedir. Bu sayede kendi sınırlarımız içinde yer alan önemli bir hidrojen kaynağının değerlendirilmesi sağlanmış olacaktır” şeklinde konuştu.


“Hidrojen üretmek artık daha ucuz olacak”


Projenin teknik detayları hakkında bilgi veren Demircioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Deniz Suyundaki Hidrojen Sülfürden (H2S) Elektroliz Yöntemiyle Hidrojen Üretimi Projesi suyun elektrolizi ile üretilen pahalı hidrojene alternatif oluşturacak niteliktedir. Günümüzde en çok kullanılan hidrojen üretim yöntemi suyun elektrolizidir. Fakat hidrojen ve oksijen arasındaki bağın sağlamlığı elektroliz için çok fazla enerji gerektirmektedir. Bu durum maliyeti oldukça arttırmaktadır. Bu çalışmada kullanılan hidrojen sülfür sayesinde hidrojen üretmek artık daha ucuz olacak. Hidrojen ve kükürt arasındaki bağ, su molekülündeki bağa oranla daha zayıf olduğu için verilmesi gereken enerji miktarı daha az olmaktadır. Enerjideki bu tasarruf maliyette üç kat düşüş meydana getirerek yatırım maliyetini makul düzeylere çekmektedir.”


“Hidrojen, doğalgazın yerini alacak”


Demircioğlu, proje ile elde etmeyi düşündüğü hidrojeni, geliştirdiği özel alaşımlara sahip parçalarla birlikte kombilerde kullanmayı amaçladığını vurgulayarak, “Böylelikle ülkemizin en çok ithalat talebinde bulunduğu doğalgaz tarihe karışabilecektir. Bu amaçla özel tasarımlara sahip kombi ve ocak prototipleri ürettim. Bu prototipleri daha da geliştirerek halkımızın kullanımına sunmayı hedefliyorum” dedi.


Demircioğlu konuşmasının son bölümünde ise çalışmaları boyunca kendisine destek veren başta ailesi olmak üzere, Proje Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Kadir Sabancı’ya, KMÜ Rektörü ve Mühendislik Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Mehmet Akgül’e, üniversite yönetimine ve finansal desteklerinden ötürü TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığına teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Güney Çevre Yolu Projesi’nde çalışmalar sürüyor Trabzon’un ulaşım altyapısını köklü şekilde değiştirecek Güney Çevre Yolu Projesi’nde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Karadeniz Sahil Yolu’nun özellikle Akçaabat şehir geçişlerinde yaşanan trafik yoğunluğunu büyük ölçüde azaltacak olan Güney Çevre Yolu, alternatif bir güzergâh oluşturarak transit geçişleri Akçaabat şehir merkezinin dışına alacak. Bu yönüyle hem zamandan tasarruf sağlanacak hem de şehir içi yaşam kalitesi önemli ölçüde artacak. Projede sahada yoğun bir çalışma yürütülürken, 7 farklı noktada eş zamanlı olarak imalatlar sürdürülüyor. Güney Çevre Yolu inşaatı ile ilgili açıklamalarda bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Güney Çevre Yolu Projesi’nin Akçaabat için tarihi bir yatırım olduğunu vurguladı. Başkan Ekim, "Güney Çevre Yolu ile birlikte Akçaabat’ımızda özellikle şehir geçişlerinde yaşanan trafik yoğunluğu önemli ölçüde azalacak. Şehirler arası ulaşım daha hızlı, daha güvenli ve daha konforlu hale gelecek. Bu proje sayesinde hemşehrilerimiz zamandan tasarruf edecek, ticaret ve ekonomik hareketlilik daha da artacak. Akçaabat’ımızın büyüyen ve gelişen yapısına yakışır bir ulaşım altyapısı oluşacak" ifadelerini kullandı. Güney Çevre Yolunun Akçaabat geçişini kapsayan 1. etap 16,5 kilometre olarak planlanıyor. Güzergâh, Mersin mahallesinden başlayarak mevcut sahil yolunun güneyinden, Kavaklı ve Düzköy’ün kuzeyinden geçerek Sera Gölü Kavşağı’nda son bulacak. Projede 2x3 şeritli, 32 metre genişliğinde bölünmüş yol standardı uygulanacak. 1. etapta toplam uzunluğu 14,35 kilometre olan 7 adet çift tüp tünel, 878 metre uzunluğunda 7 adet viyadük ve Mersin, Düzköy ile Sera Gölü noktalarında 3 adet köprülü kavşak yer alıyor. Yan yollarla birlikte 10 adet köprü inşa edilecek. Çalışmalar kapsamında tünellerde portal imalatlarının büyük bölümü tamamlanırken, kazı ve destek çalışmaları devam ediyor.
İzmir İzmir Ekonomili hukukçular, Türkiye ikincisi oldu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Hukuk Fakültesi öğrencileri Berin Ceylin Çorak, Deren Yalçın ve Azra Özge Özgün, Lawment Derneği’nin düzenlediği ‘Comparena Rekabet Hukuku Yarışması’nda ikincilik elde etti. Uygulamalı duruşma simülasyonu formatında gerçekleştirilen yarışmada, Rekabet Kurulu’na ilişkin bir süreçte yazılı dilekçeler hazırlayan genç hukukçular, yaptıkları sözlü savunmalarla da jürinin beğenisini kazandı. Bilgi birikimleri, etkili hitabet güçleri ve farklı bakış açılarıyla fark oluşturan İEÜ’lü ekip, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden 17 takımın yer aldığı yarışmada ödüle ulaşarak büyük mutluluk yaşadı. "Eğitimin niteliğini gösteriyor" İEÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevilay Uzunallı, öğrencilerle gurur duyduklarını söyleyerek, "Öğrencilerimizin, rekabet hukuku gibi uzmanlık gerektiren bir alanda elde ettikleri bu derece, fakültemizde verilen eğitimin niteliğini ve öğrencilerimizin azmini açık biçimde ortaya koyuyor. Son yıllarda öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiği başarıların istikrarlı biçimde artması, fakültemizin akademik yaklaşımının ve eğitim anlayışının güçlü bir göstergesi. Öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil; analitik düşünme, hukuki argümantasyon ve sözlü savunma becerileriyle de öne çıkmaları; klinik hukuk uygulamalarıyla güçlendirdiğimiz çağdaş hukuk eğitimi anlayışımızın da somut bir yansıması. Bu başarıların artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu. "İki aşamadan oluştu" Yarışma sürecini değerlendiren takım lideri Berin Ceylin Çorak ise, organizasyonun iki aşamadan oluştuğunu belirterek, "Yarışma, Rekabet Kurulu’na ilişkin bir senaryo üzerinden ilerledi. Öncelikle bize verilen olay metni doğrultusunda, kurul adına bir soruşturma raporu hazırladık. Ardından yine aynı metindeki delilleri kullanarak Rekabet Kurulu’na hitaben bir savunma dilekçesi yazdık. Bu aşamaların ardından jüri değerlendirmesiyle en yüksek puanı alan iki takım sözlü etaba, yani finale kaldı. Final etabı münazara formatında gerçekleşti. Jüri üyelerinin yönelttiği soruları yanıtladık, aynı zamanda biz de karşı tarafa sorular yönelttik. Tüm bu süreç sonunda yapılan puanlamayla ikinci olduk" dedi. "Tecrübe kazandık" Yarışmaya katılırken derece elde etmeyi hedeflediklerini ve bunun için de yoğun bir emek harcadıklarını dile getiren Çorak, "Bu başarının bizim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı olduğunu söyleyebilirim. Yarışma sayesinde hem önemli bir tecrübe kazandık hem de güçlü bir iletişim ağı oluşturduk. Jüri üyelerinin tamamı, alanında uzman isimlerdi. Bu süreç, kariyer planlarımız açısından bize yeni bakış açıları kazandırdı" ifadelerini kullandı.
Hatay Önlem alınmadan yola dökülen toprak yığını gece karanlığında kazaya neden oldu Hatay’da önlem alınmadan yola dökülen ve gece karanlığında fark edilmeyen toprak yığını kazaya neden oldu. Kazada otomobilde hasar oluşurken, araç sürücüsü toprak yığınını yola döken firmaya tepki gösterdi. Kaza, Reyhanlı - Kırıkhan yolu Başpınar Mahallesi mevkiinde yaşandı. Orhan Benden idaresindeki 33 ADG 864 plakalı Opel marka otomobil, gece karanlığında önlem alınmadan yola dökülen toprak yığınına çarptı. Kazada araçta hasar oluşurken araç sürücüsü kazayı yara almadan atlattı. Önlem alınmadan ve şerit çekilmeden yola dökülen toprak yığınını döken firmaya tepki gösteren sürücü, konuyla ilgili şikayetçi olduğunu söyledi. Kazanın ardından firma çalışanlarının şerit çektiğini belirterek Orhan Benden, "Köyden çıktım, Kırıkhan’a gidiyordum. Toprak yığını yol üzerine dökülmüş, herhangi bir önlem alınmamış ve toprak yığınının üzerine çıktım. Toprak yolun ortasında ve hiçbir önlem alınmamış. Bu işaretler ve önlemler kazadan sonra alındı. Jandarma tutanaklarında da önlem almadığı yer alıyor" dedi. Kazadan 1 saat önce kendisinin de kaza tehlikesi atlattığını belirten Hasancan Kazan ise, "Olaydan 1 saat önce biz de buradan geçerken toprak yığınını gördük, önlem alınmamıştı. Buradan geçen birinin bu toprak yığınını görmesi karanlıktan imkansız zaten. Ben de buradan geçerken kaza yapıyordum ve durumu jandarmaya bildirmiştim" ifadelerini kullandı.