SPOR - 05 Haziran 2017 Pazartesi 12:43

IAAF Çocuk Atletizmi Projesi Türkiye’yi kucaklıyor

A
A
A
IAAF Çocuk Atletizmi Projesi Türkiye’yi kucaklıyor

Atletizm Federasyonu’nun büyük önem verdiği, “1 Milyon Süper Çocuk” sloganıyla Türkiye’nin her köşesine ulaşmayı hedeflediği “IAAF Çocuk Atletizmi Projesi”nin 49.

Atletizm Federasyonu’nun büyük önem verdiği, “1 Milyon Süper Çocuk” sloganıyla Türkiye’nin her köşesine ulaşmayı hedeflediği “IAAF Çocuk Atletizmi Projesi”nin 49. durağı Karaman’ın Ermenek ilçesi oldu.


2-3 Haziran tarihlerinde Ermenek’te gerçekleşen seminere büyük çoğunluğu sınıf öğretmeni olan 77 kursiyer katıldı. Seminerde kursiyerlere teori ve uygulama dersleri verilirken, uygulamada Zehra Galip Sumra Atatürk İlkokulu, Şehit Daniş Tunalıgil İlkokulu, Hatice ve Hakkı Polat İlkokulu ile Ermenek Taşeli Anaokulu’ndan 138 öğrenci yer aldı ve eğlenceli atletizme tanıştı.


Projenin başlaması öncesinde IAAF Çocuk Atletizmi Koordinatörü Necdet Ayaz ve proje ekibi Ermenek’te Kaymakam Mesut Tabakçıoğlu ile Belediye Başkanı Uğur Sözkesen’i makamında ziyaret edip, kendilerine proje hakkında bilgi verildi Atletizm Federasyonu’nun teşekkür belgesi ile hediyesi takdim edildi.


Seminerin açılışını IAAF Çocuk Atletizmi Koordinatörü Necdet Ayaz yaptı. Ayaz, projenin her geçen gün büyük ilgi görerek Türkiye çapında yaygınlaşmasının önemine işaret ederek, “Ermenek’te gördüğümüz ilgi gelecek konusunda umutlu olmamız için iyi bir işaret. Çünkü öğrencilerimizi yetiştirenler öğretmenlerimiz çocuk atletizmine ilgi gösteriyor. Bu da doğru yolda olduğumuzu gösteren en önemli veri” dedi. Ayaz ayrıca Ermenekli olan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ile yine Ermenekli Gençlik ve Spor eski Bakanı Fikret Ünlü’nün seminere davet edildiğini, Elvan ve Ünlü’nün davetten duydukları memnuniyeti yazıyla ve telefonla kendilerine ilettiklerini ve katılamamış olmaktan duydukları üzüntüyü paylaştıklarını vurguladı. Necdet Ayaz, “Yeni ve eski her iki bakanımıza da huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum” diye konuştu.


Seminerin ilk bölümünde, “Y” nesli ve Çocuk Atletizmine Giriş, Antrenmana Geçişte Fizyolojik Uyum, Çocuk Atletizmi Programı dersleri IAAF Çocuk Atletizmi Eğitim Grubu üyesi Yrd. Doç. Dr. Ercan Haslofça tarafından verildi.


Seminerde uygulamalı dersler yanında IAAF Çocuk Atletizmi Projesi Türkiye Koordinatörlüğü’nün projeye eklediği dersler de kursiyerlere aktarıldı. Bu bağlamda, Sporda motivasyonun önemi,“Sporda Çocuklara Psikolojik Yaklaşım” başlığıyla Prof. Dr. Perican Bayar Koruç tarafından bir sunumla anlatıldı. Bayar, hedef ve motivasyonun sporcuların gelişmesindeki önemini özel örnekleri ile açıkladı.


Madde Bağımlılığı konusunda dikkat çekmek üzere programda yer alan “Madde Bağımlılığı ve Çocuklar” dersi ise Yrd. Doç. Dr. Adnan Haşimi tarafından verildi.


Bir yaşam biçimi olarak hayatımızın her anında yer alması gereken, “Fair-Play” konusunu ise IAAF Çocuk Atletizmi Eğitim Grubu üyesi Öğretim Görevlisi Haldun Domaç tarafından kursiyerlere iletildi.



“Eskimeyen Değerler” unutulmadı


“Geçmişine Değer Vermeyenler, Geleceğine Yön Veremezler” sloganı doğrultusunda, projeye eklenen “Eskimeyen Değerler” bölümünde Türk Atletizminin değerleri ile Ermenek’te spora katkı özel isimler kursiyerlere tanıtıldı.


Bu bağlamda Ermenek’te “Eskimeyen Değerler” olarak şu isimler ödül aldı; Milli Atletler Sermet Timurlenk ve Mirza Egeli, Ermenek Kaymakamı Mesut Tabakçıoğlu, Ermenek Belediye Başkanı Uğur Sözkesen, Karaman Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Hayati Kısacık, Ermenek Milli Eğitim ve Gençlik Spor Müdür Vekili İsmet Kırındı ile projenin Ermenek’e gelmesinde büyük çaba harcayan atlet ve antrenör Melihşah Katman.


Eskimeyen Değerlere ödülleri; Mesut Tabakçıoğlu, Hayatı Kısacık, Haldun Domaç, Prof. Dr. Perican Bayar, Yrd. Doç. Dr. Adnan Haşimi, Nezir Önal ve Rahime Yılmaz tarafından verildi.


Törenin ardından sertifikalarını alan kursiyerler, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol gereğince Halk Eğitim Merkezlerinde istihdam edilme fırsatını da yakalamış oldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.