ASAYİŞ - 29 Ağustos 2019 Perşembe 17:24

Karaman’da hamile kadın ile kocasına silahlı ve sopalı saldırı

A
A
A
Karaman’da hamile kadın ile kocasına silahlı ve sopalı saldırı

Karaman’da otomobillerine çarpan şahsın silahlı ve sopalı saldırısına uğrayan 3 aylık hamile kadın ile kocası yaralandı.

Karaman’da otomobillerine çarpan şahsın silahlı ve sopalı saldırısına uğrayan 3 aylık hamile kadın ile kocası yaralandı.


Olay, dün akşam saatlerinde merkeze bağlı Çoğlu köyü yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgi ve iddialara göre, 70 BG 704 plakalı otomobiliyle seyir halinde ilerleyen Ali Kartop (33), arızalanan otomobilini yol kenarına durdurdu. Kartop, daha sonra arızalanan arabasıyla geri manevra yaptığı sırada diğer bir otomobilin çarpmasıyla kaza meydana geldi. Kaza sonrası çarpan araçtan inen T.Ş. (19) ve kardeşi M.Ş. (16), hiçbir şey demeden Ali Kartop ile araçta bulunan 3 aylık hamile eşi Hatice Kartop’a (30) tabancayla ateş etti. Silahtan çıkan kurşun otomobilin ön tarafında oturan eşi Hatice Kartop’un sağ eline isabet etti. İki kardeş daha sonra Ali Kartop’u da sopayla yaraladı. Karı koca çağrılan ambulansla kaldırıldıkları Karaman Devlet Hastanesinde yapılan tedavilerin ardından taburcu edildi.



“Karı koca köylerindeki evlerine döndü”


Hastaneden taburcu olduktan sonra merkeze bağlı Osmaniye köyündeki evlerine gelen Kartop çifti, olayın şokunu üzerilerinden atamadı. Yaşananları anlatan Ali Kartop, "Yolda giderken arabam arızalandı. Ben de geri dönmek için manevra yaptığım sırada otomobil benim aracıma çarptıktan sonra tarlaya indi. Ben de araçta bulunan aileme bir şey oldu mu diye kontrol ederken, araçtan inen şahıs silahı çekerek bize doğru ateş etti. Eşim de korumak için elini kaldırdığında sağ elinden kurşunla yaralandı. Daha sonra şahıslar sopa ile bana da saldırdı. Ben de kendimi korumak için elimi kaldırdığımda sopa elime geldi ve yaralandım. Ben şahıslardan şikayetçiyim” dedi.


Üç aylık hamile olan Hatice Kartop ise, "Eşimle birlikte Ayrancı ilçesine giderken aracımız yolda arıza yaptı. Eşim de araçla geri manevra yaptığı sırada diğer araç geldi ve bize çarptı. Araçtan inen şahısla bize silahla ateş ettiler. Ben de kızımı korumak için üzerine kapandığım sırada elimden vuruldum. Ben vurulduğumu hastaneye gittiğimde öğrendim" diye konuştu.


Olaydan sonra T.Ş. ve kardeşi M.Ş. jandarma tarafından gözaltına alındı. Jandarmada işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.Ş. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, T.Ş. adli kontrolle serbest bırakıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, futbolda bir zihniyet değişikliği şart olduğunu belirterek, "Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" dedi. Fenerbahçe nisan ayı Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapılıyor. Toplantıya, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ve Divan Kurulu üyeleri katıldı. Sarı-lacivertli kulübün eski başkanı Aziz Yıldırım da toplantıya katılım sağladı. Toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şekip Mosturoğlu: "Futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır" Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yaptığı konuşmada futbol takımının dün yaşadığı puan kaybına değinerek, son yıllarda ulaşılamayan başarıya dikkat çekti. Mosturoğlu, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan elim hadise ile ilgili olarak Fenerbahçe camiası adına üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Hayatlarını kaybeden öğretmenlerimiz, öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Olayda yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bugün burada dün akşam yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen maç sonucunun ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın almış olduğu beraberliğin Süper Lig şampiyonluk yarışında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok üzgünüz, hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa ki maçtan önce camia olarak şampiyonluk hedefine odaklanmış adeta tek yürek olmuştuk. Dün Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda taraftarlarımızın oluşturduğu atmosferle takımımız skor olarak geriye düşmesine rağmen öne geçmiş ancak son saniyelerde taraftarımızı büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sezon bu durum birden fazla yaşanmış, liderlik koltuğuna oturabilecekken geriye düşülmüştür. Halen şampiyonluk şansımız matematiksel olarak devam etmiş olsa da ipler maalesef bizim elimizde değil inisiyatif rakibimizin eline geçmiş durumda. Bugün bu tabloyu görmezden gelmek, küçümsemek yada olduğundan farklı göstermeye çalışmak ne bu kürsüye ne de bu camiaya yakışır. Taraftarımızın öfkeli olması da son derece doğaldır. Çünkü Fenerbahçe taraftarı her zaman kupa ister, şampiyonluk ister. Bu kulüp yenilmeyi kabul etmeyenlerin kulübüdür. Bu nedenle taraftarımızın yaşadığı hayal kırıklığını en derinden bizler de hissediyoruz. Elbette bu olumsuz sonuçların sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sadece bir kişiye, bir gruba indirilemez. Yönetiminden, teknik heyetine, futbolcusundan tüm paydaşlarına kadar herkes bu sorumluluk hissiyatı içindedir. Bu durumun bütün sorumluluğu da sadece bu yönetime ait değildir. Yarıştığımız diğer bütün branşlarda ezici bir üstünlüğe sahipken neden futbolda bu seviyeye gelemiyoruz? Neden. Kulüpten kulübe değişen çifte standart kararları kabul etmiyor, bugün yaşadığımızla bunların normalleşmesini istemiyorum. Mücadele ettiğimiz diğer branşlarda ezici üstünlüğümüz ve başarımız sistemli şekilde inşa edilen istikrar ile sürdürülen bir anlayışın eseridir. Bu anlayışla sürekliliği sağlanan kadro ve teknik heyet istikrarıyla, mevcut takımın üzerine inşa edilen kadrolarla sürekli ve ezici başarılara ulaşılmıştır. Yarıştığımız diğer branşlarda bizi başarıya götüren bu dinamikler futbolda tam tersi şekilde çalışmaktadır. Teknik heyet ve kadroların her sezon yap-boz gibi değiştirilmesi futbolda sık tekrarlanan başarısızlıkların temel sebebidir. Bizim için futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır. Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. Şekip Mosturoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: "Fenerbahçe tarihi boyunca zorlu dönemler yaşamış, ancak her defasında ayağa kalkmayı başarmış bir kulüptür. Bugün yaşadığımız hayal kırıklığı büyüktür, evet. Ama bu camianın gücü, tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar. İçinde bulunduğumuz zorluklardan ancak ortak akılla çıkabilmemiz mümkündür. Bugün burada yapmamız gereken en önemli şey, birbirimizi yıpratmak değil; ortak aklı korumak olmalıdır. Eleştiri elbette olacaktır, olmalıdır da. Ama bu eleştirinin yapıcı olması, Fenerbahçe’ye zarar vermeyecek bir zeminde kalması hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki bu kulüp, en büyük gücünü birlikten alır. Ayrıştığımızda değil, omuz omuza durduğumuzda güçlüyüz. Bugün belki moralimiz bozuk, belki öfkeliyiz. Ancak unutmamamız gerekir ki camiamız, bizlerden tam da böylesine zor bir günde çözüm üretmemizi beklemektedir. Bu camia, mücadeleyi asla bırakmaz. Bugün üzülür, yarın yeniden ayağa kalkar. Çünkü Fenerbahçe’nin karakteri budur. Bugün yapılması lazım gelen ise hızla ayağa kalkmamızı sağlayacak fikir ve çözümleri üretmektir."