ÇEVRE - 20 Aralık 2022 Salı 13:39

Toprak analizi verim ve kaliteyi arttırıyor

A
A
A
Toprak analizi verim ve kaliteyi arttırıyor

Karaman Ziraat Odası, çiftçilerin yüksek verim ve kalite için her ekim sezonundan önce mutlaka toprak analizini yaptırması gerektiğini söyledi.

Karaman Ziraat Odası, çiftçilerin yüksek verim ve kalite için her ekim sezonundan önce mutlaka toprak analizini yaptırması gerektiğini söyledi.


Türkiye’nin en iyi laboratuvarından birisine sahi olan Karaman Ziraat Odası’nda her geçen yıl toprak analizi yaptıran çiftçi sayısının azaldığı bildirildi. Toprak analizine verilen devlet desteğinin kalması ise buna en büyük etken oldu. Karaman Ziraat Odası Laboratuvar Sorumlu Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi Yaşar Şekerci Akbay, yüksek verim ve kalite için çiftçilerin her ekim sezonundan önce mutlaka toprak analizi yaptırmaları gerektiğini söyledi. Yaşar Şekerci Akbay, bitkinin ihtiyaç duyduğu bütün besin elementlerin toprak analiz yöntemiyle belirlenmesinin gerektiğini belirterek, “Çiftçilerimiz önceden toprak analizine önem veriyordu. Şimdi sadece elma bahçesi olan çiftçiler hasattan sonra analiz yaptırıyor. Birkaç yıl öncesinde yılda 5-6 bin civarında analiz yapıyorduk. 2015 yılında verilen devlet desteklemeleri bittikten sonra bu sayı hızla düştü. Bunun sebebi de çiftçinin herhangi bir zorunluluğu kalmadı. Fakat bilinçli çiftçilerimiz özellikle gübre maliyetinden kurtulmak için ekim sezonundan önce analizlerini yaptırıyorlar. Bizim Karaman’dan hariç yakın çevre il ve ilçelerden de çok fazla laboratuvarımıza talep var. Özellikle Mersin’in Mut ve Anamur ilçelerindeki muz üreticileri her yıl toprak analizini burada yaptırıyor” dedi.



"Türkiye’nin en modern laboratuvarına sahibiz"


Karaman Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayram, Karaman Ziraat Odası’nın Türkiye’deki öncü odalarından birisi olduğunu vurguladı. Bayram, Karaman Ziraat Odası’nın teknik eleman yapısıyla birlikte bünyesinde tam teşekkürlü modern bir laboratuvara sahip olduğunu ifade ederek, “Bu laboratuvar çiftçimize gübre kullanımıyla ilgili katkı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Ancak Türkiye genelinde devletin vermiş olduğu toprak analiz desteklerinin kaldırılmasından sonra Ziraat Odaları bünyesinde ve özel sektörde olan laboratuvarlar kapatılmak zorunda kalmıştır. Şuan baktığımızda 30’a yakın ayakta kalan laboratuvar var. Onlardan biride Karaman Ziraat Odası bünyesinde bulunan laboratuvardır. Tabi laboratuvarımızın ayakta kalması kadar hizmet yapmasının da önemli olduğunu biliyoruz. Çünkü çağımızda özellikle modern tarım dediğimiz organik tarım, iyi tarım uygulamalarının olduğu bir yerde laboratuvar çok fazlasıyla ihtiyaç var. Her şeyden önce girdi maliyetlerinin artmasından dolayı toprak yapısına hakim olmak gerekiyor. Çünkü gübre kullanımı yanlış gübre, katı gübre, kimyasal gübre kullanımlarında biliyorsunuz laboratuvarlar çok önemli hale geliyor. Toprağın yapısı ve her şeyini ölçen son sistem bir laboratuvarımız var. Bundan çiftçilerimizin yararlanmasını istiyoruz. Çünkü tarıma katkı sağlamak için bu laboratuvarlar kuruldu. Maalesef baktığımız zaman şu anda bizim Karaman’da her ne kadar da modern laboratuvarımız bünyemizde var desek te çiftçimize hizmet etmekle ilgili çiftçimiz buradan yeterince faydalanmıyor. Laboratuvarlarda eskisi gibi toprak analizi yaptıran çiftçi yok denilecek kadar az. Laboratuvarımız 11 yılıdır faaliyet gösteriyor. Bizden önceki başkanlarımız bu laboratuvarı odamız bünyesine kazandırmış. Tabi o günlerde çok faaldi. Bizim ilk göreve geldiğimiz yıllarda Ağrı’dan gelen toprağın analizini yapıp tekrar gönderiyorduk. Karaman’ın her tarafından burada toprak analizi yapıp gönderdiğimiz dönemler şu anda sadece kendi masrafını bile kurtarmayan laboratuvar yapısına kaldı. Şuan laboratuvarın ciddi bir odamıza bir gideri var. Ama biz çiftçiye hizmet amaçlı olduğu için her şekilde laboratuvarın ayakta kalması ve çiftçiye hizmet yapması için elimizden geldiği kadar katkı sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.