ASAYİŞ - 19 Ocak 2026 Pazartesi 16:29

Karaman’da iki otomobilin karıştığı kazada karı koca yaralandı

A
A
A
Karaman’da iki otomobilin karıştığı kazada karı koca yaralandı

Karaman’da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında karı koca yaralandı. Kaza yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılardan kadının sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.


Kaza, öğle saatlerinde Alacasuluk Mahallesi Özcan Genç Caddesi üzerindeki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.Y. (36) idaresindeki 57 DR 372 otomobil ile Ş.Ö. (18) yönetimindeki 70 E 1770 plakalı Mercedes marka otomobil kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan 70 E 1770 plakalı otomobil kaldırımdaki elektrik panosunu devirerek durabildi. Kazada 57 DR 372 plakalı aracın sürücüsü İ.Y. ile eşi F.Y. (32) yaralandı. İhbar üzerine adrese sağlık, itfaiye, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi. Yaralı karı koca sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Sağlık durumu ağır olan F.Y.’ye sağlık ekipleri ambulansa alınana kadar kalp masajı uyguladı.


Kazanın meydana geldiği cadde üzerinde polis ekipleri güvenlik önlemi alırken, olay yeri inceleme ekipleri de çalışma yaptı. Kazaya karışan otomobil sürücüsü Ş.Ö. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.



Karaman’da iki otomobilin karıştığı kazada karı koca yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ın tarihi, okul öncesi çocuklara boyamayla öğretildi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından hazırlanan ve 5 bin adet basılarak okulöncesi çocuklara dağıtılan Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı, kentin tarihî yapılarının eğlenceli ve öğretici bir yöntemle çocuklara tanıtılmasını sağladı. TOGÜ, toplumsal katkı misyonu doğrultusunda hayata geçirdiği "Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı" projesi tamamlandı. 5 bin adet basılan ve Tokat’taki okulöncesi çocuklara dağıtılan boyama kitabı, kent merkezinde yer alan tarihî yapıların çocuklara eğlenceli ve öğretici bir yöntemle tanıtılmasını amaçlıyor. Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz: "Toplumsal katkıyı öncelikli bir sorumluluk olarak görüyoruz" Projenin imtiyaz sahipliğini üstlenen Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, "Üniversiteler yalnızca bilim üreten kurumlar değil, aynı zamanda bulundukları kentin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunan yapılardır. "Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı" projesiyle, çocuklarımızın yaşadıkları şehrin tarihî ve kültürel mirasını erken yaşta tanımalarını amaçladık. Bu tür projeleri, üniversitemizin toplumsal katkı vizyonunun önemli bir parçası olarak görüyor ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi. Tarihî yapılar eğlenceli bir anlatımla sunuldu TOGÜ bünyesinde yürütülen çalışmada, kent merkezinde bulunan tarihî ve mimari yapılar illüstrasyon tekniğiyle görselleştirildi. Çocukların aktif katılımını teşvik eden bu görseller, boyanarak tamamlanacak şekilde tasarlandı. Her bir yapı, kısa ve sade bilgilendirici metinlerle desteklenerek çocukların hem Tokat’ın tarihî ve kültürel dokusunu tanımaları hem de öğrenirken eğlenmeleri hedeflendi. "Tokcan" karakteriyle öğrenme süreci güçlendirildi Boyama kitabında, çocukların ilgisini canlı tutmak ve anlatımı güçlendirmek amacıyla "Tokcan" isimli özgün bir karaktere de yer verildi. Tokcan karakteri aracılığıyla tarihî mekânlar çocuklara hikâye diliyle tanıtılırken, kitabın pedagojik yönü güçlendirildi. Bu yaklaşım sayesinde çocukların yerel kültürle daha güçlü bir bağ kurmaları ve öğrenme sürecine aktif olarak katılmaları amaçlandı. Okulöncesi çocuklara ulaştı Kitap, Tokat’ta Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren okulöncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören çocuklara dağıtılmak üzere hazırlandı. Toplam 5 bin adet basılan boyama kitabı, çocuklarla buluşturularak projenin sahadaki uygulama süreci de tamamlandı. Bu yönüyle çalışma, üniversite-kamu iş birliğinin somut bir örneğini oluşturdu.
Balıkesir Başkan Akın, yerel ve ulusal basın temsilcileriyle buluştu Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, gazeteciliğin zor şartlar altında yapıldığının farkında olduklarını belirtirek, "Özgürce ve onurla mesleğinizi icra edebilmeniz için her zaman yanınızda olacağız. Çünkü güçlü bir basın, güçlü bir Balıkesir demektir. Yürüdüğümüz yolda en büyük destekçimiz basın mensuplarımızdır" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, umre ziyareti nedeniyle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde bir araya gelemediği basın mensuplarıyla buluştu. Kutsal topraklardan dönen Akın, Pamukçu Onhann Termal Otel’de düzenlenen kahvaltı programında kentte görev yapan yerel ve ulusal basın kuruluşlarının temsilcilerini ağırladı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen buluşmada Akın, masaları tek tek ziyaret ederek basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Her şartlarda mesleğini özveriyle icra eden ve yerel demokrasiye değer katan basın emekçileriyle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Umre ziyareti sebebiyle 10 Ocak’ta fiziksel olarak yanınızda olamadım. Ancak gönlüm, dualarım ve aklım her zaman ’ailem’ dediğim Balıkesir’imde ve sizlerle birlikteydi. Bu vesileyle gecikmiş de olsa 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüzü en içten dileklerimle kutluyorum" dedi. "Sizler bu memleketin vicdanısınız" Balıkesir basınının her zaman şehrin gören gözü, işiten kulağı, hafızası ve daima en güçlü sesi olduğunu belirten Akın, "Sizler bu memleketin vicdanısınız. Çünkü Balıkesir basınının köklerinde Kuvayımilliye ruhu yatar, basınımızın mücadelesi Kuvayımilliye’ye dayanmaktadır. Balıkesir’imizin yerel basını çok güçlü. Balıkesir’de Karesi gazetesi ile başlayan basınımız, İstiklal Savaşı yıllarında Ses gazetesinde yazan Hasan Basri Çantay gibi önemli bir fikir önderimizle Kuvayımilliye’nin vicdanı ve iradesini ortaya koymuştur. O gün Hasan Basri Çantay’ın kalemiyle yaktığı ateş, bir vatan savunmasıydı. Ne mutlu bize ki, Balıkesir basını o günden bugüne bu mirası yere düşürmeden taşımıştır. Bu şehir; Münir Yenal, Ekrem Balıbek ve Reşit Kıpçak gibi, mesleğin onurunu her şeyin üstünde tutan, sadece Balıkesir’de değil, tüm Türkiye’de birer marka haline gelmiş duayen gazeteciler yetiştirmiştir. Onlar, kalemlerini her zaman doğrudan, haktan ve halktan yana kullandılar. Aramızdan ayrılan bu kıymetli büyüklerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Onların açtığı yolda yürüyen siz değerli kardeşlerimin de aynı sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini görmek, bir belediye başkanı olarak bana güven veriyor" diye konuştu. "Gazeteciliğin zor şartlar altında yapıldığının farkındayız" Her fırsatta "Balıkesir benim ailem" dediğini hatırlatan Akın, bu sözün öylesine söylenmiş bir söz olmadığını söyledi. Akın, konuşmasına şöyle devam etti: "Aile demek; dert ortağı olmak, sevincini paylaşmak, birbirinin eksiğini kapatmak ve doğruyu söylemekten çekinmemek demektir. Sizler, bu büyük ailenin en kritik görevini üstleniyorsunuz. Yeri geldiğinde bizi eleştirerek daha iyisini yapmamız için yol gösteriyor, yeri geldiğinde şehrimizin başarılarını duyuruyorsunuz. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak gazeteciliğin zor şartlar altında yapıldığının farkındayız. Hasan Basri Çantay’dan devraldığınız bu bayrağı daha ileriye taşımanız, özgürce ve onurla mesleğinizi icra edebilmeniz için her zaman yanınızda olacağız. Çünkü güçlü bir basın, güçlü bir Balıkesir demektir. Yürüdüğümüz yolda en büyük destekçimiz basın mensuplarımızdır. Bu duygu ve düşüncelerle; mesleğini onuruyla yapan, şehrimizin hafızası ve vicdanı olan tüm gazeteci dostlarımın gününü tekrar kutluyor; ebediyete irtihal etmiş tüm basın şehitlerimizi ve ustalarımızı rahmetle anıyorum." Tanrıkulu: "Her zaman yanınızdayız, olmaya da devam edeceğiz" Gazeteciliğin mesai kavramı olmayan, fedakarlık isteyen ve omuzlarında büyük bir kamu sorumluluğu taşıyan meşakkatli bir meslek olduğunu belirten Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Mutlu Tanrıkulu ise Balıkesir yerel basınının Kuvayımilliye ruhunu taşıyan, şehrin hafızasını tutan en önemli kale olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak şehre hizmet ederken, yapılan işlerin vatandaşa duyurulmasında, vatandaşın talep ve şikayetlerinin de en hızlı şekilde ulaşılmasında en büyük köprüyü gazetecilerle kurduklarını aktaran Tanrıkulu, "Şehrimiz, medya gücüyle Türkiye’nin örnek illerinden biridir. 49 yerel gazete ve 55 haber sitesiyle Türkiye’nin Basın İlan Kurumuna kayıtlı en çok basın kuruluşuna sahip şehri olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu büyük potansiyel, aslında Başkanımız Ahmet Akın’ın ’Balıkesir benim ailem’ dediği o büyük yapının en önemli parçasıdır. Sizler, bu ailenin sesi olarak bir fotoğraf karesi veya bir manşetle demokrasimizin güçlenmesine en az bizler kadar katkı sağlıyorsunuz. Bazen sahada omuz omuza çalışıyor, bazen de yapıcı eleştirilerinizle bizlere yol gösteriyorsunuz. Bu iş birliği ve yol arkadaşlığınız adına her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Biz Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi olarak iletişimin tek taraflı olmadığını biliyoruz. Sizlerin çalışma şartlarınızın iyileştirilmesi, sahada daha rahat görev yapabilmeniz adına Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’ın vizyonuyla her zaman yanınızdayız ve yanınızda olmaya devam edeceğiz. Kapımız da telefonumuz da gönlümüz de sizlere 7 gün 24 saat açık. Ebediyete intikal etmiş tüm basın emekçisi büyüklerimizi rahmetle anıyor; kalemini, vizörünü ve mikrofonunu hakikatten, doğruluktan ve Balıkesir sevdasından ayırmayan değerli meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı. Yarma: "Basının olmadığı yerde demokrasi yoktur" Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti 2. Başkanı Mehmet Yarma ise basının bir şehrin en önemli unsuru olduğunu belirterek, "Basının olmadığı yerde demokrasi yoktur. Basın bir milletin göremeyen gözü, duyamayan kulağı ve yazamayan elidir. Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti olarak Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a 20 ilçede görev yapan basın çalışanlarını bir araya getirdiği için kendisine çok teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Aç kalan kaya sansarı evlerin dibine kadar indi Diyarbakır’ın Kulp ilçesini etkisi altına alan ve üç gün süren yoğun kar yağışı, doğadaki yaşamı zorlaştırdı. Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında aç kalan bir kaya sansarı, yiyecek bulmak umuduyla yerleşim alanına inince güvenlik kameralarına yansıdı. Kulp ilçesinde günlerdir etkili olan ağır kış şartları, sadece insanları değil yaban hayatını da olumsuz etkiliyor. İlçe genelinde üç gündür aralıksız devam eden kar yağışı sonrası her yer beyaz örtüyle kaplanırken, doğada yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar çareyi insan yerleşimlerine inmekte buldu. Kulp ilçesine bağlı kırsal Hamzalı Mahallesi Çöl mezrasında bir bağ evinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, doğadaki zorlu yaşam mücadelesini gözler önüne serdi. Gece saatlerinde kaydedilen görüntülerde, bölgede nadir görülen ve kaya sansarı olduğu belirlenen yabani bir hayvanın, karla kaplı bahçede yiyecek aradığı görüldü. Bölgeyi etkisi altına alan yoğun kar yağışı nedeniyle arazinin tamamen kapanması, avlanma imkanlarını kısıtladı. Normal şartlarda insanlardan uzak durmasıyla bilinen ve utangaç bir tür olan kaya sansarının, açlık dürtüsüyle yerleşim yerinin içine kadar girmesi kış şartlarının ağırlığını ortaya koydu. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan o anlarda sansarın kar üzerinde hızlı ve temkinli adımlarla ilerlediği, etrafı koklayarak yiyecek bir şeyler aradığı ve ardından gözden kaybolduğu görüldü. Bölge sakinleri, kar yağışının yoğun olduğu dönemlerde tilki ve sansar gibi yaban hayvanlarının evlerin yakınına kadar geldiğini belirtti.