YEREL HABERLER - 12 Nisan 2012 Perşembe 13:35

KARS`TA TARİHİ BEYLERBEYİ SARAYI YIKILIYOR

A
A
A
KARS`TA TARİHİ BEYLERBEYİ SARAYI YIKILIYOR

Kars`ta tarihi değerler birer birer yıkılarak kayboluyor. Yıkılan tarihi binalar kervanına Beylerbeyi Sarayı`da katıldı.
Hasan-i Harakani Türbesi bulunduğu bölgede Kars Kalesi`nin hemen altında Kaleiçi Mahallesi`nde bulunan ve 1579 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılana Beylerbeyi Sarayı`nın duvarları yıkılıyor.
Adeta bakımsızlıktan çöplüğe dönmüş olan Beylerbeyi Sarayı`nın önünüde eski Fen Lisesi binası kesiyor.
Milli Emlak Müdürlüğü bünyesinde bulunan ve koruma altına alınmayan Beylerbeyi Sarayı`nın duvarları bakımsızlık ve ilgisizlikten dolayı daha fazla dayanamayarak yıkıldı. Osmanlı döneminde yapılmış en güzel sivil mimari örneklerinden birisi olan Beylerbeyi Sarayı biran evvel koruma altına alınmazsa tamamen yıkılarak kaybolacak.
Kars`ta yapılan en güzel sivil mimari örneklerinden birisi olan Beylerbeyi Sarayı`nın duvarları kesme taş ve moloz taştan yapılmış. İki katlı olan sarayın ön cephesinde yuvarlak kemerli giriş kapısı bulunuyordu. Cephe duvarları üzerinde iki sıralı yuvarlak kemerli pencerelerle sıralanan sarayın üzeri ise tamamen ilgisizlikten dolayı yıkılmış bulunuyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kemer’de ’atık yağını getir, hediyeni götür’ kampanyası Kemer Belediyesi, çevreyi korumak ve geri dönüşüm bilincini artırmak amacıyla yeni bir kampanya başlatıyor. Kemer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nce düzenlenen kampanya kapsamında vatandaşlar, evlerinde biriktirdikleri bitkisel atık yağları getirerek ödül kazanacak. Kampanya çerçevesinde 5 litre bitkisel atık yağ getiren vatandaşlara 1 litre bitkisel yağ hediye edilecek. Evlerde kullanım sonucu ortaya çıkan bitkisel atık yağların çevreye zarar vermesini önlemek amacıyla başlatılan kampanyada, vatandaşların atık yağlarını lavaboya dökmek yerine belediyeye teslim etmeleri teşvik ediliyor. Kemer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Serap Minta, kampanyanın çevre açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Evlerde kullanım sonrası ortaya çıkan bitkisel atık yağların lavaboya dökülmesi hem çevreye hem de su kaynaklarına ciddi zarar veriyor. Unutmayalım ki 1 litre bitkisel atık yağ yaklaşık 1 milyon litre içme suyunu kirletebiliyor. Vatandaşlarımızdan ricamız, evlerinde biriktirdikleri atık yağları belediyemize getirerek hem çevremizi korumaları hem de kampanyamıza destek olmalarıdır" dedi. 15 Mart–15 Haziran tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında vatandaşlar, biriktirdikleri bitkisel atık yağları Kemer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’ne teslim ederek hem çevreyi koruyacak hem de 1 litre bitkisel yağ hediyesinden yararlanabilecek.
İstanbul Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında savunma yapan İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü sanık Ümit Polat "Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas 2024’ün başlarında bir gün çağırdı beni. ‘Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi. ‘Ve bunu sen isteyeceksin’ dedi. Böyle bir şeyin olmayacağını söyledim neyin parası diye sordum. Neyi istiyoruz yani? İnsanlardan neyin parasını istiyorsunuz? ‘Ben istemiyorum, yukarı istiyor’ dedi. "Ali Sukas ‘alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi" Duruşmada İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü sanık Ümit Polat savunma yaptı. Polat savunmasında "2019 yılında Ali Sukas’ın göreve gelmesiyle birlikte 2020 yılının başlarında üretim planlama müdürü olarak beni atadı. 5-6 ay sonra 2020’nin ortalarına doğru satın almada problemler çıkmaya başladı. Pandeminin yoğun olduğu dönemdi. O dönemde ilgili müdür arkadaş görevden ayrılmak durumunda kaldı. Birimi bana verdiler. Yılın sonuna doğru da asaleten satın alma müdürü oldum. 2023 sonlarına kadar herhangi bir sıkıntı yoktu. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas 2024’ün başlarında bir gün çağırdı beni. ‘Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi. ‘Ve bunu sen isteyeceksin’ dedi. Böyle bir şeyin olmayacağını söyledim neyin parası diye sordum. Neyi istiyoruz yani? İnsanlardan neyin parasını istiyorsunuz? ‘Ben istemiyorum, yukarı istiyor’ dedi. Yukarısı kimse gelsin kendi istesin muhabbeti yaptık. Devamında bunu bir kez daha tekrar etti kendisi bana. Böyle bir şeyin olmayacağını, kesinlikle böyle bir şeye bulaşmayacağımı söyledim. Devamındaki süreçte müteahhitler yavaş yavaş gelip dertlenmeye başladı. 25 yıldır aynı kurumdayım. Müteahhitler ile belli bir samimiyet oluşmuş oluyor. ‘Bizden şu kadar para istiyor’ diyorlardı. Oradan haberdar olmaya başladım. Bir, iki, üç derken rahatsızlık arttı. Ben ilk başta kendisi için topladığını düşünüyordum. Yukarıyı bahane ederek kendisine alıyor diye düşünüyordum. Bunu yukarısı dediği yere şikayet edeceğim diye düşündüm" dedi. "Ortada bir kamu zararı söz konusu, ama bir şey yapamıyorum" Polat savunmasının devamında "Duygu Çebi bizde üretim planlama müdürüydü. Duygu Çebi kimdir? Ertan Yıldız’ın kuzeni. Yeni atanmıştı. Ertan Yıldız’a yakınlığından dolayı onunla ilk başta paylaştım durumu. Böyle böyle bir şey vardı dedim. ‘Bak müteahhitlerden para istiyor bu rahatsız ediyor’ dedim. ‘İlgileneceğim’ dedi ama sonra ses çıkmadı. Bunun üzerine Ekrem Başkan’ın kendisine ileteceğim diye karar verdim kafamda. Murat Dağdeviren diye bir müteahhitimiz vardı. Başkana yakın görüşebilen biriydi kendisiyle. Onunla paylaştım. Böyle böyle bir şey var dedim. O ‘ben kesinlikle ileteceğim’ dedi. Aradan biraz daha zaman geçti, bir gün geldi tekrar Murat Dağdeviren dedi ki, ‘ben ilettim ama ayaküstü gibi konuştuk, sonra Fatih Keleş’e de bahsettim’ dedi. Yine beklemeye girdik. Yine herhangi bir şey olmadı. Sonra Murat Dağdeviren’le yine konuşurken dedi ki, ‘benim kayınpederim başkanımla daha rahat görüşür’ dedi. Ona gittik. Kendisine aktardım böyle böyle diye. ‘Ben ilgileneceğim’ dedi. Bir gelişme olmadı. Çünkü bir şey olmaması rahatsız ediyordu. Ortada bir kamu zararı söz konusu, ciddi sıkıntılar yaşanıyor ama herhangi bir şey yapamıyorum. 25 yıl hizmet verdiğim bir yer, savcılığa gitsem, suç duyurusunda bulunsam kendi şirketini şikayet eden eleman pozisyonuna düşmek istemedim. Bir şekilde çözülür diye umdum" şeklinde konuştu. "Lale soğanı ile ilgili bir yolsuzluk vardı onu verdim savcıya" Polat "Ali Sukas kendisi için yapıyor. Kendisi de siyasi, karısı da siyasi. Bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için. Çünkü kendi belediyede başkan adayı olarak konuşulmuştu. Herhalde o niyetle diye düşündüm. Muhtemelen görevden alacaklar diye düşünüyordum. Gider ayak ne yaparsam kardır mantığıyla yürüyor diye düşündüm. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile süreç başladı. Sonra müteahitler tutuklanmaya başladı. Sonra ben kendim giderek savcılığa ifademi verdim. Tutuklu olan müteahhitlerden hiçbirinin ifadesinde ben yokum. Tutuklanma süreçlerinde gizli tanıklardan birinin ben olduğumu düşünmüşler. Lale soğanı ile ilgili bir yolsuzluk vardı. Onu verdim savcıya. Onlarla ilgili şüpheliler alınınca benim ismimi vermişler etkin pişmanlıktan serbest kalmışlar. Sonra yurtdışına kaçtılar. O ifadelerden dolayı ben tutukluyum şu anda. Ali Sukas birkaç kişi bir araya geldiğinde bile toplantılarda telefonları dışarı bıraktıran biriydi" dedi. Ümit Polat savunmasının devamında tutukluyken kendisini CHP’li Gökhan Zeybek’in ziyarete geldiğini söyledi. Polat, Zeybek’in olayın tamamen kumpas olduğunu kendisine söylediğini belirterek kızının eğitim masraflarını karşılayacağını da söylediğini aktardı. Polat "Gökhan Zeybek bana bu ziyaret esnasında sus işareti de yaptı" dedi. Sanık savunmasının ardından cumhuriyet savcısı "Yukarıdan para isteyen şahıslar var demiştin. Bunlar kimler?" şeklinde soru sordu. Sanık Polat "Ali Sukas’la dışarıda görüştüm. ‘25 yıllık emeğin var ama seni görevden alacağım. Çok konuşuyorsun, dikkat et. Bu işlerden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in haberi var’ dedi. Daha sonraki süreçte, Ali Sukas’ın talimatıyla darp edildim. Şikayette bulunmadım çünkü korktum. Sonraki gün de Ekrem İmamoğlu tutuklandı zaten" yanıtını verdi. Savcı "Ama savcılıktaki ifadende, Sukas’ın sana ‘bu saldırı sana değil bize yapıldı’ dediğini söylemişsin" sorusu üzerine sanık "İşleyiş olarak bunu Sukas’ın yaptırdığını düşünüyorum" cevabını verdi. Ekrem İmamoğlu’ndan tablo tepkisi: "Lütfen yalana müsaade etmeyin" Duruşmada MASAK tarafından hazırlanan ve iddianamede yer alan yıllara göre Ağaç A.Ş.’ye giren para miktarını gösteren bir tablo yansıtıldı. Duruşma savcısı "İmamoğlu ile Ali Sukas görüştü demişsin. İmamoğlu’nun Ali Sukas’a seçim için yeterince para toplayamadığı için kızdığını söylemişsin. Bundan sonra da Sukas’ın para toplama hızının artırdığını söylemişsin. 2023-2024 arasında Ağaç A.Ş.’deki bu yükselen para girişinin bu görüşmeyle ilgisi var mı?" sorusunu yöneltti. Polat ise "Para toplandı ama seçim için toplandı diye duydum" yanıtını verdi. Bu esnada ayağa kalkan Ekrem İmamoğlu "Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin. İddia makamı yalan bir tablo yansıttı" dedi. Ekrem İmamoğlu savcılığa iftira makamı dedi, savcılık işlem yapılmasını istedi Sanık Ümit Polat’a, Cumhuriyet Savcısı iddianamede yer alan bir tablonun ne anlama geldiğini sordu. Soruya sanık Ekrem İmamoğlu itiraz ettiğini belirterek, "İddia makamının yalan bir tabloyu yansıtmasına karşıyım. İddia makamı, iftira makamı yalan konuşuyor, sayın hakim, lütfen yalana müsaade etmeyin" dedi. Bunun üzerine Cumhuriyet savcısı, CMK hükümleri gereği İmamoğlu’nun makama ve kendisine yönelik hakarette bulunduğunu belirterek, hakkında işlem yapılmasını istedi. Bunun üzerine İmamoğlu söz almak istedi. Mahkeme başkanı, İmamoğlu’na iddialara karşı tek tek yanıt hakkı veremeyeceğini, kendisinin savunma yapacağı zaman tüm iddialar hakkında savunma yapacağını belirtti. Sanık İmamoğlu: "Bu kurumlar denetlendi" Duruşmaya ara verilip İmamoğlu, salondan çıkarıldığı sırada Ağaç A.Ş.’den 20 milyar para çıkışı olduğu iddialarına ilişkin basın mensuplarının sorusu üzerine, "Kurumun bütçesi zaten yıllık 5 milyar lira. Bunu 20 milyara çıktı dediler, tablo yapmışlar. Bunu yapan savcılık. Bunu devletin kurumu yapamaz. Bu kurumlar denetlendi. Yapılan tablo bomboş. Ben ilk göreve geldiğimde, AK Partiye hizmet eden insanlar, iş adamlarıyla da çalıştım. Bu kurumu bin 600 kez denetlendik, iç denetimler hariç. Bizden önceki 5 yılki dönemde ise 140 kez denetlenmiş. Bu durumla ilgili bana bir not bile gönderilmedi. Öte yandan duruşmaya 14.30’a kadar ara verildi.
Bursa Bayram arifesinde evlerine yıkım ekibi gelince belediye başkanına beddua yağdırdı: "Sana verdiğimiz oylar haram olsun" Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Çepni köyünde bahçe sahiplerinin kendi imkanlarıyla yaptığı yaklaşık 30 metrekarelik yazlık evlerin bayram arifesinde yıkılması tepkilere neden oldu. Yıkım sırasında ev sahipleri gözyaşlarına boğulurken, yer sahibi Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a "Sana verdiğim oylar haram olsun" diyerek beddua yağdırdı. Edinilen bilgiye göre, Mudanya Belediyesi ekipleri kaçak olduğu iddia edilen bahçe evlerinin yıkımı için sabah saatlerinde Çepni Mahallesi’ne geldi. Muhtemel gerginliklere karşı bölgede çok sayıda jandarma ekibi güvenlik önlemi aldı. Ekiplerin çalışmaları sırasında yaklaşık 30 metrekare büyüklüğündeki yazlık yapılar yıkılmaya başladı. Yıkım kararının Ramazan Bayramı arifesinde uygulanmasına tepki gösteren mahalle sakinleri, belediyenin önceliklerini eleştirdi. Vatandaşlar, Mudanya’da çözülmesi gereken birçok sorun bulunduğunu belirterek, "Mudanya’da trafik sorunu var, kaçak villalar var, altyapı sorunları var. Ama belediye bunları bırakıp köylünün bahçesindeki küçük evleri yıkmaya geliyor" diyerek duruma tepki gösterdi. Yıkım sırasında bazı vatandaşlar gözyaşlarını tutamazken, bazıları ise belediye yönetimine beddua etti. Evleri yıkılan vatandaşlar, yılların emeğinin bir anda yok edildiğini söyleyerek karara isyan etti. Evi yıkılan bir vatandaş, "Buraya elektrik verilirken, su bağlanırken, yol yapılırken kimse bir şey demedi. Şimdi bayram arifesinde gelip evlerimizi yıkıyorlar. Biz bu evleri lüks için değil, emeğimizle dinlenmek için yaptık. Sana verdiğim oylar haram zıkkım olsun, seni Allah’a havale ediyorum" diyerek tepkisini dile getirdi. Köylüler, yıkımın bayram arifesinde yapılmasını "insafsızlık" olarak nitelendirirken, belediyenin köylünün emeğine saygı göstermesi gerektiğini ifade etti. Yıkım çalışmaları jandarma ekiplerinin yoğun güvenlik önlemleri altında tamamlandı.
Ankara Soylu’dan CHP lideri Özel’e yanıt: "İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii değildir" AK Parti İstanbul Milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii değildir" dedi. Soylu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelttiği iddialarla ilgili, "Yüzyılın yolsuzluğunun ve hırsızlığının sanığının Silivri’de kaldığı odanın maketinden türbe yapan İngiliz Özgür yine iftiraya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değildir. İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii de değildir. Tüm soruşturmalar yargıya açıktır" dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, telefonla katıldığı bir televizyon programında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, "2018 yılındaki cami yolsuzluğunun dosyasını Süleyman Soylu kapattı" iddialarını yanıtladı. Soylu şunları söyledi: "Yüzyılın yolsuzluğunun ve hırsızlığının sanığının Silivri’de kaldığı odanın maketinden türbe yapan İngiliz Özgür yine iftiraya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir çadır devleti değildir. İçişleri Bakanlığı herhangi bir soruşturmanın yargılama mercii de değildir. Tüm soruşturmalar yargıya açıktır. Tarihin en büyük yolsuzluk davasını sulandırmak ve hırsızlıkları örtmek için aynı yalanları ve ithamları defalarca farklı tarihlerde takla attırarak kamuoyunu boş iftiralarla yönlendirmeye çalışan Özgür Özel, birkaç ay önce aynı yalanlara başvurunca TV programında İBB dosyaları ile ilgili yaptığım açıklama ortadadır. TV yayını gece olunca arkadaşın izlememesi, anlamaması normal. Malum promil problemi."
Denizli Denizli’de İstiklâl Marşı’nın kabulünün 105. yılı coşkuyla anıldı Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü" programına katıldı. Öğrencilerin hazırladığı gösteriler ve ay-yıldız koreografisi törene damga vurdu. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü" programına katıldı. Denizli İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde, Cedide Abalıoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından hazırlanan programda, İstiklâl Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü coşku ve gurur içinde anıldı. İstiklâl Marşı’nın okunması ve saygı duruşuyla başlayan program, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayla devam etti. Törende salonda bulunan 550 öğrencinin kırmızı-beyaz kıyafetlerle oluşturduğu ay-yıldız koreografisi büyük beğeni topladı. Program kapsamında, Cedide Abalıoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden 58 öğrencinin sahnelediği "Korkma! Gençliğin Ruhu Burada" adlı gösteri izleyicilerden tam not aldı. Gösteride; Denizli’de istiklâl için ilk kıvılcımı yakan, Millî Mücadele ve Kuvay-ı Milliye hareketinin öncülerinden Ahmet Hulusi Efendi’nin ortaya koyduğu direniş ruhuna vurgu yapıldı. Bu ruhun, İstiklâl Marşı’nda vücut bulan bağımsızlık inancıyla milletin hafızasında yaşamaya devam ettiği sahne performansıyla anlatıldı. Programın ardından konuşan Vali Yavuz Selim Köşger, İstiklâl Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en güçlü ifadesi olduğunu belirterek, "Bir milletin en zor şartlar altında dahi istiklâlinden asla ödün vermeyeceğinin simgesi olan İstiklâl Marşı, milletimizi ortak değerler etrafında buluşturmaya devam etmektedir. Millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un kaleme aldığı bu büyük eser, nesilden nesile aktarılan en kıymetli ortak değerlerimizden biri olmaya devam edecektir." dedi. Programa ayrıca 11. Komando Tugay ve Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Ertan Dabi, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Mahmud Güngör, Vali Yardımcısı Baha Başçelik, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, İl Jandarma Komutanı Mevlüt Dirim, İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, İl Millî Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, kurum müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Ankara Polatlı’da gürültü terörüne geçit yok: Emniyetten geniş çaplı denetim Polatlı’da kamu huzurunu bozan ve sürüş güvenliğini tehlikeye atan araçlara yönelik kapsamlı bir denetim gerçekleştirildi. Ankara’nın Polatlı ilçesinde kamu huzurunu bozan ve sürüş güvenliğini tehlikeyi atan araçlara yönelik Polatlı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik büro ve asayiş ekiplerince sonradan otomobillere takılan yüksek sesli müzik sistemleri, amfi ve subwoofer gibi ekipmanlara karşı geniş çaplı uygulama yapıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen uygulamada çok sayıda araç kontrol edilirken sürücülere özellikle APP plaka konusunda da bilgilendirme yapıldı. Trafik büro amirinin de başında bulunduğu denetimlerde kurallara uymayan çok sayıda sürücüye cezai işlem uygulandı. Araçlarında yüksek sesli müzik sistemi bulunan sürücülere 21 bin lira para cezası kesilirken araçları ise 30 gün süreyle trafikten menedildi. Yetkililer, araçta amfi veya subwoofer sisteminin bulunmasının, kullanılmasa bile cezai işlem uygulanması için yeterli olduğunu vurguladı. Öte yandan, denetimlerde abartı egzoz kullanan, motosikletle kasksız trafiğe çıkan ve trafik kurallarını ihlal eden çok sayıda sürücüye de ceza kesildi. Polatlı’da son dönemde özellikle gece saatlerinde mahallelerde yüksek sesli müzikle vatandaşları rahatsız eden araçlara yönelik yapılan bu uygulama, ilçe halkı tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar, kamu huzuru ve trafik güvenliği için görev yapan emniyet ekiplerine teşekkür ederek denetimlerin devam etmesini istedi. Polatlı Emniyeti’nin kararlı çalışmaları sayesinde hem trafik güvenliğinin artırılması hem de şehirdeki gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor.