SAĞLIK - 16 Haziran 2023 Cuma 14:12

Psikolog Akıncı’dan verimli bir yaz tatili için öneriler

A
A
A
Psikolog Akıncı’dan verimli bir yaz tatili için öneriler

Psikolog Tuğba Akıncı, 3 aylık yaz tatili sürecinin başladığını ve öğrencilerin verimli bir tatil geçirmesi için önerilerde bulundu.

Psikolog Tuğba Akıncı, 3 aylık yaz tatili sürecinin başladığını ve öğrencilerin verimli bir tatil geçirmesi için önerilerde bulundu.


Kars’ta bugün 60 bin öğrenci karne alırken, 4 bin 769 öğretmen için de yaz tatili başladı. Yaz tatilinde öğrenciler ve velilere önerilerde bulunan Psikolog Tuğba Akıncı, bu dönemi etkili kılmak için ebeveynlerin çocuklarını yönlendirmesinin de büyük önem taşıdığını belirtti.


Psikolog Akıncı, “Yaz tatilini etkili kullanmak oldukça önemlidir. Okul döneminde yaşanan stresin olumsuz etkilerini atabilmek için alan açarken, yeni dönem için motivasyonun artmasını da sağlar. Yaz tatili dönemini etkili kılmak için ebeveynlerin çocuklarını yönlendirmesi de büyük önem taşır. Bu süreçte spor, sanat, müzik, dans gibi öğrenciler ilgi duydukları alanlarla ilgili aktiviteler yapmalıdır. Aileyle bol bol zaman geçirilmelidir” dedi.


Akıncı, “ Gardner çoklu zeka kuramında zekanın tek bir boyutta olmadığı her bireyin çeşitli zekalara sahip olduğunu öne sürer. Bu kuram her öğrencinin bireysel farklılıklarına değer veren ve bunları güçlendiren programlar hazırlayabilmelerini sağlar. Bu zeka türleri ; Sözel - Dilsel Zeka, Mantıksal -Matematiksel Zeka, Görsel-Mekansal Zeka, Bedensel Zeka , Kinestetik Zeka, Ritmik Zeka, Sosyal Zeka, İçsel Zeka, Doğasal Zeka olarak sınıflandırılır. Öğrenciler sahip oldukları zeka türlerine göre farklı alanları deneyimleyebilir ve kendilerini geliştirebilirler. Yaz tatilini çeşitli etkinliklerle zenginleştirmek, öğrencilerin ilgi duydukları ve yetenekleri oldukları alanları keşfetmesini sağlar. Her birey biriciktir, amaçlarımız, hedeflerimiz ve ilgilendiğimiz alanlar bize özeldir. Bu yüzden ebeveynler de çocukları ilgi duydukları alanlarda desteklemekten çekinmemelidir. Yaz tatili süresince, dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise ders çalışmaya ayrılan zaman dilimidir. Zaman zaman geriye dönük tekrarlar yapılmalı bilgiler tazelenmelidir. Hem tatil olduğunun farkında olunmalı, her gün ödevlerle geçirilmemeli, hem de tamamen derslerden uzaklaşılmamalıdır. Süreci dengeli yönetmek verim almak konusunda fayda sağlar” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.