POLİTİKA - 04 Ocak 2025 Cumartesi 13:59

CHP Genel Başkanı Özel, Kars’ta partisinin il binasının açılış töreninde konuştu:

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özel, Kars’ta partisinin il binasının açılış töreninde konuştu:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, halkın geçim sıkıntısı içerisinde olduğunu belirterek, “Geçim yoksa seçim var” dedi.


Sarıkamış Şehitleri’ni anma etkinliğine katılmak üzere Kars’a gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kars il binasının açılış törenine katıldı. Parti binası önünde halka hitap eden Özel, iktidara asgari ücret ve emekli zam oranları üzerinden yüklendi.



"Baba ocağının kapısı herkese açık"


CHP’nin baba ocağı olduğunu söyleyen Özgür Özel, “Hepimizin babası değilse dedesi bu eve doğdu. Bu evde büyüdük. Kimimiz burada kalmaya devam ettik. Kimi daha uzaktakine, daha Irak’takine taşındı. Kimi durduk yere uzakta durdu. Kimi daha büyüğünü aradı, kimi daha küçüğüne razı oldu. Ama herkes bilir ki bütün baba evine doğanlar baba evinin kapısı açıktır. Baba evinin bacası tütmektedir. Bir tas sıcak çorba herkes için vardır. Başı sıkışan, daralan, dara düşen, pişman olan kendine sıcak bir yuva arayan için baba evinde her zaman bir yer vardır. O başımızın gözümüzün üzeridir. Evimizin başköşesidir. Dönüp gelene ya sen nereden geldin? Geçmişte başka taraflara niye gittin? Sen gittin de bak bizlere neler ettin demeyiz. Gelene hoş geldin deriz, köşeye alırız. Çünkü biliriz ki baba evinin tapusu kimsede değildir. Ne Özgür Özel’dedir, ne Kemal Kılıçdaroğlu’nda, ne Bülent Ecevit’te vardı, ne rahmetli İsmet Paşa. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır; o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Öyle olunca Kars’ta Atatürk’ü seven, cumhuriyetini seven, vatanını, milletini seven kim varsa artık bu evin kapıları ona açıktır. Yeter ki cumhuriyetle sorunu olmasın. Misak-ı Milli’yle sorunu olmasın. Bayrakla sorunu olmasın. Bir de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras bu evin geleneğiyle, göreneğiyle, örfüyle, adabıyla uygun olsun. İnsana saygılı, kadına saygılı, anayasa saygılı, vatana saygılı herkes bu evde başköşede duracaktır. Kars bizim için çok büyük önemde olan bir yer” diye konuştu.



"Kars’a sahip çıkacağız"


Yerel seçimlerde Türkiye’de nüfusun yüzde altmış beşini kazandıklarını anlatan Özel, “Bin dokuz yüz seksen dokuzda kazandığımız Kars’ı kazanmak bize yakışırdı. Kars’a yakışırdı. Ama o konuda eksik kaldık. Şu kadarını söylüyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi olarak nasıl girdiğimiz ilk yere seçimlerde Atatürk’ün partisini, cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde birinci parti yaptıysak ilk genel seçimlerde de Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yapacağız. İktidar yapacağız. İlk seçimlerde Kars Belediyesi’ni Cumhuriyet Halk Partisi olarak alacağız. Söz veriyorum sizlere” dedi.



"Doğal gaz yarı fiyatına olacak"


Kars programı kapsamında sabah saatlerinde STK temsilcileri ile bir araya geldiğini söyleyen Özel, “Kars’ımızın meslek odası başkanlarıyla, esnaflarıyla, sanayicileriyle, doktorlarıyla, hukukçularıyla ve Kars’ın kanaat önderleriyle oturduk, sorunları konuştuk not aldık. Bu şehirler doğal gazla ısırıyor, doğal gaz olmayan ilçeler kömürle ısınıyor. Benim memleketim Manisa’da hava on beş derece oluyor. Kış diyoruz. Burada dün eksi on yedi derecede miting yaptık. Bugün de bu sıfırın altında derecelerde size sesleniyoruz. Geceleyin eksi ondan aşağıya ısı olmuyor. Bizim Manisa’da doğal gaz dönüyor ama burada doğal gazın döndüğünü bile göremiyorsun. Fıldır fıldır dönüyor. Oraya da aynı doğal gaz satıyorsun. Buraya da aynı fiyat. Oysa Cumhuriyet Halk Partisi’nin üçüncü genel başkanı Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Karaoğlan Ecevit geldiğinde burada kömürü yarı fiyatına, yarısı Karslılardan yarısı devletten satmıştı. Ben sokaktayım. Ben Karslıların yanındayım. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu Kars’ta Ardahan’da Iğdır’da Erzurum’da Van’da Çetin kış şartlarının hüküm sürdüğü her yerde doğal gaz, konutlara yarı fiyatına verilecek. Bunu da buradan müjdeliyorum” dedi.



"Sanayi politikaları doğru değil"


Hayvancılık merkezi olan Kars’ta tarımdan ve hayvancılıktan etkilenmeyen hiç kimsenin olmadığını anlatan Özel, “Şuradaki lokantadan ilerideki Kadar tarımdan etkilenmeyen, hayvancılıktan etkilenmeyen kimse yok. Sanayi politikaları doğru olmadığı için teşvik politikaları alelade her yerde Kars’tan aynı uygulandığı için buranın lehine gelişen bir şey yok. Ne yapmak lazım? Hiç olmazsa kalsın en güçlü kaza olan hayvancılık, süt üretimi, besicilik, et üretimi bunlara önem verip Kars’ın markalarını oluşturup dünyaya ve Türkiye’ye buradan en doğru ürünleri pazarlamak lazım. Ama ilk önce ilk düğmeyi doğru ilikleyeceksin Dün sordum. Sütü kaça satıyorsun? On iki lira. Yemi kaçağı alıyorsun. Altı yüz altı yüz elli lira. Elli kiloya böldüğünde yemin kilosu on üç lira, sütün kilosu on iki lira. Oysa bir kilo süt satıp bir kilo yem almadan bu iş olmuyor. Aksi takdirde kimse süt üretiminden para kazanmıyor. O hayvanlar kesime gidiyor. O besicinin işini de bozuyor” dedi.



"Doğu Ekspresi’nin fiyatları el yakıyor"


Kars’ın şehir olarak altyapı sorunları olduğunu ifade eden Özel, “Elbette bu sorunlar bugünün değil, yıllara tarih sorunlar ama hızla çözülmesi lazım. Turizm bir ümit olabilir. Doğu Ekspresi’nin fiyatları el yakıyor. Yabancı turist Kars’ın güzelliklerini bilmiyor turist cebinde para olduğu olmadığı için gelemiyor ve çok ciddi sıkıntı var. Ama Kars’tan Erzurum’a bir turizm var. Ne turizmi? Hasta turizmi. Her gün sabah, her gün sabah Kars’tan Erzurum’a altı otobüs, yedi otobüs, sekiz otobüs kaska gidiyor. Niye? Çünkü Kars’ta uzman eksiği var. Kars’ta doktor eksiği var. Tahlil eksiği var. Kars sağlık konusunda büyük sıkıntılar çekiyor. Ve her sabah altı, yedi otobüs hasta, Erzurum’a gidiyor” diye konuştu.



"Suriye’de zafer kazandık. Ona sevinmelisin"


"Sayın Erdoğan sıcak salonların insanı olmuş. Sıcacık salonlarda atadıklarına kendini anlatıp size şunu söylüyor. Yoksulsun. Hastasın sizsin. Sıkıntı büyük. Geçim derdindesin. Ama bundan şikayet etmemelisin" diyen Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Ne yapalım? Suriye’de zafer kazandık. Ona sevinmelisin. On üç yıl önce bir şey söylemiş. On üç yıl haksız çıkmış Yanlış yapmış. On üç yılda Türkiye’ye dört buçuk milyon Suriyeli gelmiş. Iki yüz milyar dolar para kaybetmişiz. İki yüz seksen üç şehit vermişiz. Şimdi Esad devrilmiş. Diyor ki Karslılara zafer kazandım. Oysa Karslıların zaferi gördükleri yok. Karslılar yokluk, yoksulluk, açlık, sefalet, işsizlikle karşı karşıyalar. Niye? Çünkü Kars bir tarım şehri. Kars bir emekli şehri Kars emekçilerin şehri. Ve açıkladıkları asgari ücret yirmi iki bin yüz dört lira. Bu iktidar geldiğinde bir asgari ücret yedi çeyrek altın alıyordu. O asgari ücret şu anda üç çeyrek altın, üç buçuk çeyrek altını zor alıyor. Yarı yarıya asgari ücretliyi yıpratmışlar. Bir yıl boyunca bir kuruş zam yapmadıkları asgari ücrete şimdi beş bin lira zam yaptılar. On yedi bin liranın geçen ocak ayına göre satın alma gücü on bin liranın altına düştü. Yedi bin beş yüz lira asgari ücretlinin kaybı varken beş bin lira zam verdiler. Yani ilk kez bir cumhuriyet hükümeti asgari ücretlinin cebine para koymak yerine iki bin beş yüz lira para aldı. Bunu söylediğimizde yapmadık diyen var mı? Karşımıza çıkıp bunu savunabilen var mı? Yok. Şimdi dün hep birlikte enflasyonu gözledik. Enflasyonu yüzde bir açıkladı TÜİK. Ne demek TÜİK? Tayyip Bey’i üzmeyen istatistik kurumunun baş harfleri TÜİK. Tayyip Bey’i üzmüyor ama sizi üzüyor. Çünkü yüzde bir normalde aylık enflasyon, hocalar yüzde üç hesaplamış. TÜİK yüzde bir. Neye tenezzül ediyorlar? O rakama göre emekliye zam verilecek ya, memur emeklisine yüzde on üç değil, yüzde on bir vermek için. İşçi, emeklisine yüzde onu değil, yüzde on dört vermek için yani emeklinin cebinden para çalmak için yaptıkları bir iş. Bir de en düşük emekli maaşı var. Geçen sene on bin lira yaptılar. Ya altı ay isyan ettik. Bu enflasyon orta on iki bin beş yüz yapmışlardı. Şimdi bir kez daha kanuni düzenlemeye ihtiyaç var. Kök maaşlara en düşük emekli maaşı şunun altında olamaz maddesi koyacaklar. Konulmalı. Bizim beklentimiz emekli maaşının en az bir asgari ücret olmasıdır. Bakın bunu söyleyince kimsenin kulağına, gözüne çok gelmesin. Bu hükümetin hemen öncesinde görev yapan hükümet. Yani o çok kötüledikleri koalisyon hükümeti Ecevit’in hükümeti geldiği gün en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretli. Yani bugünkü hesapla otuz üç bin liraydı. Şu anda on iki bin beş yüz lira ve Cumhurbaşkanı’nın


talimatıyla bunu on dört bin beş yüz lira yapacaklar. Bugün on dört bin beş yüz liraya kim geçinebilir?


Bugün için Kars’taki ortalama kira on bir bin lira. Yani ödenen toplam kiraları ev sayısına bölünce on bir bin lira. On dört bin beş yüz lira maaş vereceksin. On bin lira kira alacaksın. Üç bin beş yüz lirayla geçin diyeceksin. Bu maaşla kira ödesen aç kalırsın, karnını doyursan maazallah sokakta kalırsın. Bunun için buradan bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki bütün partilere sesleniyorum. Gelin hep beraber öncelikle en düşük emekli maaşını bir asgari ücret düzeyine çıkaralım. Ve tekrar ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında en düşük emekli maaşı Erdoğan öncesi olduğu gibi bir buçuk asgari ücret olacaktır. Söz veriyoruz. Buradan hesap kitap bilen herkese söylüyorum. Suriye’yi konuşalım. Hayır. Emekliyi konuşalım. Asgari ücreti konuşalım. Geçim sıkıntısını konuşalım. Başka konular konuşalım. Ya gelin. Kars’ta bir dolaşın. Sokak ne konuşuyor Allah aşkına? Bakın. Bir kez daha söylüyorum. Gerçek enflasyon yüzde seksen bir. TÜİK ite kaka yüzde kırk dört gösterdi. Siz asgari ücrete yüzde otuz, emekliye yüzde on bir ve yüzde on dört zam yapıyorsunuz. Bu maaşlarla asla ve asla geçinmek mümkün değildir. Bir yıl önce beğenmediğimiz on yedi bin iki lira dört buçuk çeyrek altın alırken, bugün on yedi bin iki lira geçen sene ocak ayında beş çeyrek altın alırken, bugün dört buçuk çeyrek altın alıyor. Yani bir yılda iki bin beş yüz lira kayıp dedi. Çeyrek altın hesabıyla da kayıp. Ama çeyrek altın hesabını beğenmiyor. Gel başka bir hesap yapalım Sayın Erdoğan. Kars’ta Karslıların şahitliğinde yapalım. Geçen sene asgari ücret on yedi bin lirayken Kars kaşarı iki yüz yirmi liraymış. Doğru mu? Yani yetmiş yedi kilo Kars kaşarı alıyormuş. Şimdi verdiğin yirmi iki bin lira Kars kaşarı üç yüz yirmi lira, ocak sonuna kadar artmayıp böyle kalsa yetmiş yedi kilo alırken altmış dokuz kilo alıyor. Yani sekiz kilo Kars kaşarı kayıp. Kars kaşarı bugün üç yüz yirmi lira mı? Sekiz kilosu iki bin beş yüz lira yapıyor. Yani ben altın hesabı yapınca diyor ki Özgür Bey altın hesabı yapıyor, o hesap tutmaz. Kars’ta Karslılarla kaşar hesabı yaptım, yine iki bin beş yüz lira kayıp. Gel, Kars’taki kirayı yapalım, geçen sene on bir bin lira Kars’ta ortalama kira on bir bin lira. Emekliye on dört bin lira veriyorsun. Şimdi yirmi iki bin lira kira ödeyecek. Öyle bir noktaya geldi ki kira hesabına baktığında Kars’taki durum çok daha berbat bir durumda. O yüzden çok açık ve net bir şekilde buradan Erdoğan’a ve bütün siyasi parti liderlerine söylüyorum. Bakın siyaset tamam masa başında oturulduğu gün olur. Salonda konuşulduğu gün olur. Mecliste konuşulduğu gün olur. Ama gün halkın arasına karışma günüdür. Gün sokağa çıkma günüdür. Gün sokağa kulak verme, millet ne söylüyor onu dinleme günüdür. Buradan Karslılara soruyorum. Manisa’dan yeni yılın ertesi günü memleketimden başladım. Dün Ardahan’da Posof’ta, Çıldır’da sordum. Buradan soruyorum, aldığınız maaşla geçinmek mümkün mü? Bu maaşlarla geçim olur mu? Peki geçim olmazsa, Sayın Erdoğan buradan, Kars’tan sana çağrımızı tekrarlıyoruz. Geçim yoksa seçim. Seçim isteyenler ellerini kaldırsın. Geçim yoksa seçim var ve gidiyorsun. Sana Kars’tan el sallıyoruz. Bu maaşı verene yol veriyoruz. Sizi yolluyoruz. Er ya da geç. Sandık gelecek.”



CHP Genel Başkanı Özel, Kars’ta partisinin il binasının açılış töreninde konuştu:

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."