ÇEVRE - 28 Ocak 2026 Çarşamba 15:26

Kars’ta tilkinin dron ile imtihanı

A
A
A
Kars’ta tilkinin dron ile imtihanı

Kars’ta dondurucu soğuklar altında yiyecek arayan bir tilkinin, kendisini görüntüleyen dronu fark etmesiyle yaşadığı şaşkınlık ve merak dolu anlar saniye saniye kaydedildi. Gökyüzündeki yabancı cismi av sanan tilkinin dron ile imtihanı izleyenleri gülümsetti.


Kars’ta karla kaplı arazide karnını doyurmak için ava çıkan kızıl tilki, bu kez kendisini takip eden teknolojiye yakalandı. Doğa fotoğrafçısı İlkay Güven tarafından görüntülenmek istenen tilki, dronun sesini duyunca bir an duraksadı. Gökyüzünde asılı duran cihazı önce dikkatle inceledi, ardından yavaş yavaş koşmaya başladı. Dronun kendisini takip ettiğini fark eden kızıl tilki daha sonra hızlıca koşarak inine girdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Gönüllü öğretmenler tatilde LGS’ye hazırlanan öğrencilere destek veriyor Diyarbakır’da öğretmenler, okul kütüphanesinde LGS’ye hazırlanan öğrencilere destek olmak için yarıyıl tatilinde de okula geliyor. Merkez Bağlar ilçesinde bulunan Mehmet Cansız Ortaokulu öğrencileri, yarıyıl tatilinde okul kütüphanesinde Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına hazırlanıyor. Öğrencileri yalnız bırakmayan öğretmenler de, tatil olmasına rağmen okulda bulunarak, öğrencilerin takıldıkları konularda birebir yardımcı oluyor. Ayrıca öğretmenler tarafından düzenli olarak deneme sınavları yapılırken, imkanları kısıtlı olan öğrenciler için deneme kitapları, konu anlatım kitapları ve birçok LGS hazırlık kaynağı ücretsiz olarak temin ediliyor. Fen Bilgileri Öğretmeni Ümit Kaya, 8’inci sınıf öğrencilerine LGS’ye hazırlık konusunda yardımcı olduklarını söyledi. Kaya, "Uzun süredir bizim öğrencilerle çalışmalarımız devam ediyor. Hem tatil zamanları hem ders dışındaki etkinliklerle bu zorlu süreçte öğrencilerimize yardımcı oluyoruz. Gerek deneme sınavları olsun, gerek soru çözümleri olsun öğrencilerimize bu konuda yardımcı oluyoruz. Biz sınavda başarılı olmak için dershanenin gerektiği yönünde algıyı kırmaya çalışıyoruz. Dershanesiz de olur bu iş. Çünkü dershanede anlatılanlarla Milli Eğitim Bakanlığının okullarında, devlet okullarında anlatılan şeyler aynıdır. Dolayısıyla öğrencinin binlerce lira para harcamasına gerek yoktur. Bizim okullarda da bu iş görülebilir diye düşünüyoruz. Bizim kapımız herkese açıktır. Sadece bu okulun öğrencileri değil, diğer okullardan da öğrenci alıyoruz. Bütün öğrencileri bu sürece katmak çok zor. Aşağı yukarı 300 öğrenci var sekizinci sınıflarda. Ama ilgi az olduğu için maalesef öğrenci sayımız da az. Biz isteriz 40-50-100 olsun. Kapımız herkese açık bu konuda" dedi. Başka okulda öğrenim gören ve tatilde Mehmet Cansız Ortaokulu kütüphanesine gelerek ders çalışan Meleksima Güç, farklı bir okuldan bu okula LGS çalışmaları için geldiğini söyledi. Güç, "Farklı bir okuldan gelmeme rağmen tüm öğretmenler kendi öğrencileriymişim gibi bana yardımcı oluyor. Çok teşekkür ediyorum. Dershaneye gitmeme gerek yok. Burada da aynı eğitimi alıyorum" diye konuştu. Mehmet Cansız Ortaokulunda okuyan Can Ahmet Başaran da dershanedeki ilginin aynısını gördüklerini aktardı. Başaran, "Öğretmenlerimiz tüm sorularımızda ve kitaplarımızda bize yardımcı oluyor. Hiç ayrımcılık yapmıyorlar, her öğrenciye aynı davranıyorlar. Sınava hazırlanıyorum. Düzenli olarak deneme sınavlarına giriyoruz" şeklinde konuştu.
Adana Akran zorbalığı az kalsın öldürüyordu: Önce dövüldü sonra bıçaklandı Adana’da yaşayan 15 yaşındaki E.Ö., mesajlaştığı yaşıtı kızın eski sevgilisi ve arkadaşları tarafından önce dayak yedi ardından da 3 yerinden bıçaklanıp ölümden döndü. Olayla ilgili yakalanan çocuklardan 2’si tutuklanırken birinin de arandığı öğrenildi. Olay, geçtiğimiz 23 Ocak’ta merkez Seyhan ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesi Atatürk Çocuk ve Dinlenme Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, 15 yaşındaki E.Ö., kendisiyle yaşıt olan önceki okulundan arkadaşı A.İ. ile sosyal medyadan yazıştı. Bir süre sonra ikili mesajlaşmayı kesti ancak A.İ., durumu eski sevgilisi U.Y.’a (15) anlattı. U.Y. ise E.Ö.’ya mesaj atıp eski sevgilisine mesaj atmamasını söyledi. E.Ö. 23 Ocak günü halı sahadan çıkıp arkadaşlarıyla birlikte eve gittiği sırada parkta U.Y., aynı okuldan arkadaşları Y.B. (15), S.K.K. (15) ve A.Ö (15) ile E.Ö.’nün yolunu kesip özür diletmeye çalışarak tartıştı. Bir süre sonra 4 arkadaş E.Ö.’yü önce dövdü ardından da S.K.K., Özay’ı önce göğsünden ardından da sağ ve sol bacağından bıçakladı. Saldırganlar kaçarken E.Ö., ambulansla hastaneye kaldırıldı. 2 kişi tutuklandı, bıçaklayan kayıp Hastanede 3 gün tedavi görüp ölümden dönen E.Ö., taburcu edilirken polis ekipleri olayla ilgili 3 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlardan A.Ö., serbest bırakılırken U.Y. ve Y.B., tutuklanıp cezaevine gönderildi. Ancak asıl bıçağı kullandığı ileri sürülen S.K.K. ise henüz yakalanamadı. Aile, bıçağı kullanan çocuğunda yakalanıp tutuklanmasını istedi. "Bıçaklandım, dalga geçtiler" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan E. Ö., "Eski kız arkadaşına yazdığım için ‘Özür dile’ dediler. Bende özür dilemedim ama bıçağı görünce dördünden de özür diledim. Sonrasında bana saldırdılar ve bıçakla önce göğsümden ardından da sağ ve sol bacağımdan bıçaklandım. Beni bıçakladıktan sonra arkamdan ‘Bıçağı yedi, daha konuşamaz’ diyerek dalga geçmişler. Kızla mesajlaştım ancak öncesinde ‘Konuştuğun var mı, sorun olmasın’ diye sordum. Kızda sorun olmayacağını söyledi ancak gidip bunu eski sevgilisine anlatmış. Beni buldular bıçakladılar. Olaydan önceki gece zaten U.Y. bana mesaj atmıştı. 3 kişi gözaltına alınmış, 2’si tutuklanmış ancak asıl bıçağı kullanan halen firar" diye konuştu. "Akran zorbalığı son bulsun" E.Ö.’nün annesi Pelin Ö.ise evladını bıçaklayan çocuğun ailesinin kendisine ulaştığını ve davadan vazgeçmesini istediklerini anlatarak, şunları söyledi: "Biz akran zorbalığına karşı oğlumuzu sürekli uyarıyorduk, geç saatte dışarı çıkmasına izin vermiyordum. Şikayetimizden dönmeyeceğiz. Daha fazla çocuğun öldürülmemesini, yaralanmamasını istiyoruz. Biran önce bu çocuğun bulunup tutuklanmasını istiyorum. Ailesi benimle irtibata geçip şikayetimizi geri çektirmek istiyor. Hiçbir şekilde görüşmeyi kabul etmedim. 4 kişi insafsızca çocuğuma saldırdı. Çete olarak oğluma saldırmışlar. Bu akran zorbalığının biran önce önüne geçilsin."
Eskişehir Kışın su tüketiminin azalması sağlığı tehdit ediyor Kış aylarında terlemenin azalmasıyla düşen su tüketiminin çeşitli sağlık problemlerine sebep olabileceğine değinen Diyetisyen Deniz Mutluer, "Günde ortalama 2-2 buçuk litre su içiminin normal olduğunu ve ideal olduğunu kabul ediyoruz" dedi. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Deniz Mutluer, özellikle kışın düşen terlemeye bağlı olarak kişinin tükettiği su miktarının oldukça azaldığına değindi. Susuz kalan insan vücudunun, birçok problemin başı olduğundan bahseden konunun uzmanı, günde en az 2 litre su tüketiminin gerektiğine değindi. Özellikle çocukların su yerine asitli ve şekerli meşrubatları tercih ettiğinin altını çizen Mutluer, su içme alışkanlığının küçük yaşlarda edinilmesi gerektiğini söyledi. Susuzluk sonrası, kişinin en çok yaşadığı sorunların başında kabızlık ve ciltteki kuruluklar geliyor. Öte yandan suyun tadını sevmeyen vatandaşlara da tavsiyelerde bulunan Mutluer, içine elma, salatalık, limon, çubuk tarçın gibi içerikler ekleyerek suyu daha lezzetli hale getirebileceğinden bahsetti. "Günde 2-2 buçuk litre su içiminin ideal olduğunu kabul ediyoruz" Konuyla alakalı konuşan Eskişehir Özel Ümit Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Deniz Mutluer, "Bir anda içmektense saat başı bir su bardağı su içecek şekilde zamanlayıcı kurabiliriz ya da bunu hatırlatacak başka bir şey yapabiliriz. Bu şekilde vücuda aslında suyu kullanmayı öğretmeliyiz. Bir de bazı kişiler ’Ben su içemiyorum, suyun tadını sevmiyorum’ diyorsa, burada mesela bir su bardağı suyun içerisine elma, salatalık, limon, çubuk tarçın gibi içerikler ekleyerek suyu birazcık daha lezzetli hale getirebiliriz. Biz burada günde ortalama 2-2 buçuk litre su içiminin normal olduğunu ve ideal olduğunu kabul ediyoruz. Ama bu tabii ki de kişinin spor yapmasına, terlemesine ve idrara çıkmasına göre kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Eğer su tüketimini gerçekten çok kısıtlı tutarsak kabızlık problemi yaşayabiliyoruz, ciltte kuruluk ya da ödem gibi sağlık problemleriyle karşılaşabiliyoruz" dedi. "Su içmeyi düzenli bir alışkanlık haline getirmek öneme sahip" Çocuklara su içme alışkanlığının kazandırılması gerektiği hakkında konuşan Mutluer şöyle devam etti: "Aslında su içme alışkanlığı gerçekten çocukluk döneminden beri başlayan bir şeydir. Ama böyle 15-16 yaşında, okul çağındaki çocuklar genellikle su yerine birazcık daha asitli gıdalara ya da başka meşrubatlara yönelebiliyor. O yüzden onları gerçekten bu konuda bilgilendirmek ve bunu düzenli bir alışkanlık haline getirmek bizim için büyük bir öneme sahip. Burada kişinin en çok su içmeyi unuttuğu saatler, mesela öğlen arası, işteyken ya da okuldayken o saatlerde ilk birkaç gün su içmeye kendini zorlamasını isteyeceğiz; bir su bardağı su bile olsa. Bunu zaten 3-4 gün düzenli yaptığında sonradan otomatik olarak o saatlerde gerçekten büyük su içme isteği oluşacaktır kişide. Sindirim ve dolaşım bozulduğu için kabızlık problemi gözükebilir. Bunun dışında gerçekten metabolizmamız etkileniyor ve vücut daha çok yağlanmaya ve ödeme yol açabiliyor. Aynı zamanda tabii ki de özellikle kış aylarında az su tükettiğimiz için, özellikle yüz bölgesinde, dudaklarda kuruma ve ellerde kuruma ile çatlamalarla karşılaşabiliyoruz. Yazın tabii ki de su ihtiyacımız kışa göre daha fazla oluyor; çünkü terleme ve idrar artıyor. Fakat burada kişinin yaşı, boyu, kilosu ve metabolizması gerçekten ne kadar su içmemiz gerektiğinde çok fazla değişiklik gösteriyor. Ama ortalama 2-2,5 litre su içmek bizim için yeterli olur diyebiliriz."