KÜLTÜR SANAT - 16 Eylül 2025 Salı 11:00

Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor

A
A
A
Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor

Sarıkamış’ta her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Katerina Köşkü turizmi kazandırılmayı bekliyor.


Her geçen gün biraz daha yıkılan köşkün son durumu ise içler acısı. 1968 yapımı Kafkas Kartalı filminin de çekildiği Katerina Köşkü hayvan barınağı olarak kullanılıyor.


Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan ve Rus Çarı II. Nikola tarafından yaptırıldığı bilinen tarihi Katerina Köşkü, atıl durumdan kurtarılarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Mimari özellikleriyle dikkat çeken ve bölgenin önemli bir kültürel mirası olan köşk için çeşitli projeler gündeme gelirken, nihai yatırım ve yenileme süreci ise merakla takip ediliyor.


Bir çok kez projelendirilen ve ancak bir türlü yapımına başlanmayan tarihi köşk hem hayvan barınağı olarak kullanılıyor, hem de her geçen gün biraz daha yıkılıyor. Katerina Köşkü’nü ziyaret eden vatandaşlar ise içler acısı köşkün restore edilmesini bekliyor.


"Çarlık dönemine ait Türk filmlerine ev sahipliği yaptı"


Katerina Köşkü Çarlık dönemine ait Türk filmlerine de ev sahipliği yaptı. Başrollerini Fikret Hakan ile Fatma Girik’in oynadığı, yönetmenliği Yılmaz Atadeniz ve Melih Gülgen yaptığı1968 yılında çekimleri yapılan ve 1973 yılında vizyona giren Kafkas Kartalı filmi de Katerina Köşkü’nde çekilmişti. Günümüzde içler acısı durumda olan Katerina Köşkü Kars turizmine kazandırılmayı bekliyor.


"Katerina Köşkü"


Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki 1896 yılında yapılmış köşk. Yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan oluşturulmuş şu an hala özelliğini koruyan köşk, yukarı Sarıkamış bölgesinde bulunmaktadır. Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşur. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması bu kolonlar içerisinden sağlanan ısı ile sağlanmaktadır. Bu ısıtma sistemine "peç" adı verilir. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmıştır. Halk arasında Katerina’nın köşkü olarak bilinmektedir. Ancak 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmaktadır. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon Merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmıştır. Bu Köşk, Çar’ın Av Köşü olarak bilinmektedir.


(IÇ-AT)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Bir günde dört mevsimi birden yaşadılar Gümüşhane’de 2008 yılından bu yana her yaştan kişiyi doğayla buluşturan ve kentin saklı güzelliklerini tanıtan Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK), geleneksel doğa yürüyüşü etkinliklerine Torul ilçesinde bir yenisini daha ekledi. Etkinlikte katılımcılar, sis, güneş ve yoğun kar yağışını aynı gün içerisinde yaşayarak, adeta dört mevsimi bir arada gördü. Torul ilçesinin yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen yürüyüş, kış şartlarının tüm zorluklarına rağmen doğaseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Kulüp sporcularının büyük bir bölümünün kayak faaliyetlerinde olması sebebiyle 23 kişilik bir kafileyle gerçekleştirilen yürüyüşe Gümüşhane Valisi Aydın Baruş ve Gümüşhane İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan da katılarak, sporcuların heyecanına ortak oldu. Yanıktepe’den Soğuksu’ya 10 kilometrelik rota Yürüyüş, Torul ilçesi sınırlarında yer alan Herek köyü Yanıktepe mevkiinden sisli havada başladı. Aberniztaşı Sırtı’nı takip eden kafile, Çayırlar mevkiine kadar ilerledi. Burada verilen mola esnasında sıcak çaylarını yudumlayan ekip, ardından Soğuksu Mahallesi’ne doğru inişe geçti. Kar üzerinde gerçekleşen yürüyüşte kar topu da oynayan grup, 10 kilometrelik parkuru yer yer yarım metreyi bulan kar kalınlığına rağmen sürdürdü. Etkinlikte sisli hava yerini önce güneşli, ardından yoğun kar yağışına bıraktı. Güneşli hava ve kar yağışını aynı anda yaşayarak eşsiz bir doğa olayına şahit olan katılımcılar, bir gün içinde adeta dört mevsimi aynı anda yaşamanın mutluluğunu tattı. "Dağlarda kış bir sanat eseri gibi" Yürüyüşe katılan sporculardan Damla Atalay, parkurun zorluğuna dikkat çekerek, "Çok güzel bir parkurdu. Bütün mevsimleri bir arada gördük. Yeri geldi yarım metre kar kalınlığında yürüdük. Ne kadar zor olsa da keyifli bir manzara bizi karşıladığı için bütün zorluklara göğüs gerdik. Öncelikle teşekkür ediyoruz bu yürüyüşte bizle birlikte yürüyen arkadaşlarımıza. Valimiz de bizimle birlikteydi. Bu keyifli parkurdan dolayı GÜDAK ailesine de teşekkür ediyoruz. Herkesi bekliyoruz" dedi. "Dağlar bağımlılık yapıyor" Zaman zaman kar topu savaşı yaptıklarını ve çok güzel bir etkinliği eğlenceli bir şekilde eşsiz manzaralarla tamamladıklarını kaydeden Atalay, "Çok yoruluyoruz ama manzaranın verdiği güzellik karşısında her şeye değdiğini düşünüyoruz. Bir de doğayı seven insanlar olarak doğa bağımlılık yapıyor. Her hafta gelmeye çalışıyoruz. Çok güzel manzaralar ve çok güzel parkur bizi karşılıyor. Kış mevsimi dağlarda çok daha güzel yaşanıyor" ifadelerini kullandı. "Tabloları andırır bir manzara eşliğinde yürüdük" Birsen Altıparmak ise GÜDAK etkinliklerinin kentin tanıtımı için önemine vurgu yaparak, "Her hafta biz GÜDAK’la yürüyüş yapıyoruz. Yaz-kış yürüyüş yapıyoruz ama kış yürüyüşlerinin yeri bizde ayrı. Aslında bu sene çok fazla kış yürüyüşüne gelemedik. Sebebi de bir hafta kayak yapıyor arkadaşlar, bir hafta kış yürüyüşü oluyor. Bu hafta da ekibin çoğu kayakta. Biz de kayağa gidiyoruz ama tabii dağların yeri de ayrı. Bu kış manzarasını şehrin göbeğinde değil de, dağın tepesinde yaşamak bizler için paha biçilmez olduğundan arada kayaktan kaçıp dağlara sığınıyoruz. Kar manzarasının eşliğinde yürüyoruz. Bugünkü yürüyüşümüz biraz daha farklıydı. Hem güneş açtı, hem kar yağdı, hem sis çöktü. Hepsini aynı anda gördük. Özellikle de yemek için durduğumuz Çayırlar mevkiinde sanat eseri gibi tabloları andırır bir manzara eşliğinde kar yağdı. Çok keyifliydi. Ekip arkadaşlarımız her zaman yardımseverler zaten. Bugün de yine önden giderek yolu açtılar, sağ olsunlar bizim için işleri kolaylaştırdılar. Onlara da çok teşekkür ediyoruz. Bu fırsatı bize sağladığı için GÜDAK ailesine de çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.