ASAYİŞ - 02 Nisan 2026 Perşembe 17:16

Bebeğini çöpe atan anne için müebbet talebi: Duruşma salonunda tutuklandı

A
A
A
Bebeğini çöpe atan anne için müebbet talebi: Duruşma salonunda tutuklandı

Kastamonu’da ailesinden sakladığı ve tuvalette doğurduğu bebeği çöpe atan anne için müebbet hapis cezası istendi. Tutuksuz yargılanan anne, mütalaanın ardından duruşma salonunda tutuklandı.


Olay, 2 Kasım 2023 tarihinde Kuzeykent Mahallesi Karadut Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar tarafından çöp konteynerinin yanında çöp poşetine sarılı vaziyette yeni doğmuş erkek bebek bulundu. Vatandaşların ihbarının ardından bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan bebek, yoğun çabalar sonucunda hayata döndürüldü. Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından başlatılan incelemeler neticesinde, çöpte bulunan bebeğin annesinin olay tarihinde 17 yaşında olan Cansu Ç. olduğu tespit edildi. Hamileliğini gizlediği ailesinden habersiz tuvalette doğum yaptığı belirlenen Cansu Ç., doğum yaparken düşürdüğü bebeğini çöp poşetine bağlayarak akli dengesi yerinde olmayan babasına vererek çöpe attırdığı belirlendi. Gözaltına alınan Cansu Ç. tutuklandı.


Ankara’daki tedavisinin ardından sağlığına kavuşan bebeğin ise koruyucu bir aile tarafından bakımının üstlenildiği öğrenildi.


Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında ’kendini savunamayacak yakın akrabayı öldürme’ suçlamasıyla dava açılan Cansu Ç., 2025 yılının mayıs ayında görülen duruşmada tahliye edildi.



Müebbet hapis talebi


Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam eden duruşmada, tutuksuz yargılanan Cansu Ç. ile avukatlar hazır bulundu. Duruşmada mütalaasını veren cumhuriyet savcısı, bebeğin yapılan testte babasının K.G. olarak tespit edildiğini, suça sürüklenen çocuk Cansu Ç.’nin evlilik dışı ilişkiden hamile kalması sonucu tuvalette doğum yaptığı ve doğum sırasında bebeği düşürdüğünü belirterek, "Aynı günün sabah saatlerinde de rahatsızlanması sonucu Cansu Ç., tuvalete girerek üzerini değiştirmiştir. Bu yüzden üzeri kirli olan Cansu Ç., tuvalete yeni elbiseler alarak hazırlıklı girmiştir ve yarım saatten fazla kaldığı tuvalette doğumdan sonra üzerini değiştirmiştir. Ardından doğurduğu bebeği çöp poşetine koyarak akli dengesi yerinde olmayan babasına vermiştir. Babası da çöp poşetini evinin yakınında bulunan çöp konteynerine atmıştır" ifadelerine yer verdi.


Mütalaada, Cansu Ç.’nin ’nitelikli alt soydan yakın akrabayı kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.


Suçlamaları kabul etmeyen Cansu Ç. ise beraatını talep etti. Cansu Ç.’nin avukatı da mütalaadaki aleyhe hususları kabul etmediklerini ifade ederek ek savunma için süre talebinde bulundu.


Mağdur üç yaşındaki B.G.’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından atanan avukatı da mütalaadaki aleyhe hususları kabul etmediklerini ifade ederek, "İddianameye katılıyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz. Belki de hayatımdaki en zor müdafiliğini yapıyorum. Bu sebeple sanığın doğum yaptıktan sonra bebeğini ‘kasten öldürme’ düşüncesiyle çöpe atıldığını düşünüyoruz. Bu da kasten öldürme suçunu oluşturuyor. Bu yüzden hükümle birlikte sanığın tutuklanmasını talep ederiz" şeklinde konuştu.



Duruşma salonunda tutuklandı


Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan bebeğin annesi Cansu Ç.’nin tutuklanmasına vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Cansu Ç., polis ekiplerince duruşma salonunda gözaltına alınarak, sağlık kontrolünün ardından tutuklandı.



Bebeğini çöpe atan anne için müebbet talebi: Duruşma salonunda tutuklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli TEM’de otomobil devrilen tır dorsesinin altında kaldı: Karı-koca hayatını kaybetti TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 2 tır, LPG yüklü tanker ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle uzun araç kuyruklarının oluştuğu Ankara istikametinde trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor. Kaza, saat 15.30 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Malta Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan İzzet Kaysi idaresindeki 34 VE 5842 plakalı otomobil ile sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 34 HG 9019 plakalı mıcır yüklü tır, 06 FH 8538 plakalı tır ve 02 EB 786 plakalı LPG yüklü tanker zincirleme kazaya karıştı. Çarpışmanın şiddetiyle 34 HG 9019 plakalı tırın dorsesi devrildi, yüklü mıcırlar yola savruldu. Devrilen dorsenin altında kalan otomobilde bulunan sürücü İzzet Kaysi (78) ile eşi Mesude Kaysi (73) araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla araçtan çıkarılan İzzet ve Mesudiye Kaysi çiftinin, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu’nun Ankara istikameti bir süre ulaşıma kapanırken, bölgede kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Jandarma ekipleri, sürücüleri Kurçeşme (Batı) TEM gişelerinden D-100 kara yoluna yönlendirdi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından trafik akışı kontrollü olarak sağlanmaya başladı. Öte yandan, otoyol dron ile havadan da görüntülendi.
Ankara Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.