ASAYİŞ - 15 Ekim 2025 Çarşamba 15:33

Binanın 14. katından düşerek ölen kadının nişanlısı ilk duruşmada tahliye edildi

A
A
A
Binanın 14. katından düşerek ölen kadının nişanlısı ilk duruşmada tahliye edildi

Kastamonu’da apartmanın 14’üncü katından düşerek hayatını kaybeden kadının ölümüyle ilgili şüpheli bulunarak tutuklanan nişanlısı, olayla ilgili davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.


27 Şubat 2025 tarihinde Kuzeykent Mahallesi Kazım Karabekir Caddesi’ndeki bir sitede meydana gelen olayda Eser Mumcuoğlu (30), 14’üncü kattaki evin yatak odasının penceresinden aşağı düşerek hayatını kaybetti. Olayın ardından evde ikamet eden ve olay sırasında Mumcuoğlu ile birlikte alkol aldıkları tespit edilen nişanlısı S.Ö. gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen S.Ö. tutuklandı. S.Ö. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kadına karşı kasten öldürme" suçlamasıyla açılan dava görülmeye başlandı. İlk duruşmada sanık S.Ö. ve taraf avukatları hazır bulundu.



"Eser bana mesaj attı, intihar edeceğini söyledi"


Duruşmada savunma yapan S.Ö., olaydan önceki sabah köpek yüzünden bir tartışma yaşadıklarını belirterek, "İşten çıkınca Eser’i aradım, bir ihtiyacı olup olmadığını sordum. Eve geldiğimde şarap içiyordu. Ben de yanına oturup kendime şarap doldurdum. Yemek hazırlamıştı, yemek isteyip istemediğimi sordu. Ben de iş yerinde yediğimi söyledim. Saat 19.00 sıralarında yatacağını söyleyip yatak odasına gitti. Ben de dışarıya çıkmak için üzerimi değiştirdim. Dışarıdan sigara ve alkol aldım, nişanlımı uyandırdım. Lahana dolması yapmıştı, kendi ellerimle dolma yedirdim. Yemeğin ardından odaya geçip dizi izlemeye başladı. Dizi izlediği sırada ’Eski nişanlına da mı böyle surat asıyordun’ dedi. Ben de ’Eski eşinin adını dahi bilmiyorum, bu konulara girmeyelim’ dedim ve mutfağa gittim. Arkamdan geldi ve camı çarptı. Cam kırıldı. Eli de kanadı, elini sardı. Daha önce de birkaç kez tabak, bardak kırmışlığı oldu, ranzaya tekme atıp parmağını da kırmıştı. Babasını arayacağımı söyleyince telefonu da kırdı. İncir çekirdeğini dolduracak bir konu yoktu. İhanet yok, aldatma yok, argo bir sözüm ya da küfürüm yok. Kavga edilecek bir konu yoktu. Birlikte karar almıştık, eski ilişkilerimizi açmayacaktık. Fakat son zamanlarda bunları açmaya başlamıştı, bu yüzden tartışıyorduk" dedi.


Olay saatinde kendisinin mutfakta olduğunu söyleyen S.Ö., "Olay saatinde yatak odasından gardırop ve kapı sesi geldi. Ben mutfakta müzik dinliyordum. Aradan yaklaşık 40 dakika geçti. Pencereden atlayıp atlamadığını bilmiyorum. 112’yi arayana kadar mutfaktan çıkmadım. Ben, ’Pişmansan ayrılalım, bu ilişki böyle gitmez’ dedim. Bu sırada mutfağa gelip cam kırıklarını ayaklarıyla itti ve bana tokat attı. Ben nişanlımın daha öncesinden intihar ettiğini bilmiyordum, polislerden öğrendim" diye konuştu.



"Bana ölmek istiyorum diye cevap verdi"


Evde bulunan intihar notuyla ilgili soru üzerine sanık S.Ö., "Evde olay yeri inceleme ekipleri üç kez inceleme yaptı. Buna rağmen cam kırıklarının olduğu yerde avukatım, ‘Ölümümden S.Ö. sorumlu değildir’ notu bulmuş. Notta bulunan parmak izleri de bana ait çıkmış. Defter benimdi, bu yüzden çıkmış olabilir. Aynı ev içerisindeyken bana sürekli böyle not kağıtları yazıp veriyordu. Bana da saçma geliyordu. Ben de okumadan buruşturup atıyordum. Bu notun da o not olduğunu sanıyorum" şeklinde konuştu.


Nişanlısının olay öncesinde balkondan atlamak istediğini, kendisinin belinden tutarak çektiğini iddia eden S.Ö., "Yatak odasına gitti. Odada bulunan ilaçlardan içmiş. İlaçların etrafa saçıldığını gördüm. Bana ’Ölmek istiyorum’ diye cevap verdi. Hem de iki defa tekrarladı. Ben hiçbir canlıya ya da kadına el kaldırmadım. Eser’in o gün o eylemi gerçekleştirdiğinde yanında değildim. Ben, saçının teline dahi zarar vermedim. Hiçbir suçum yokken 8 aydır tutukluyum, tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı.



"Kızımın hayalleri vardı, çok mutluydu, anne olmak istiyordu"


Eser Mumcuoğlu’nun annesi ise sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek, "Dünyanın en acılı olayını yaşıyorum. Anne yüreği, benim kızım hayatını kaybettikten sonra bir kez bile başsağlığı dilemediler. Bu mu insanlık. Bankada bir para karışıklığı sebebiyle bunu kızım gurur meselesi yaptı. Çok fazla alkol alınca da 5 metre yükseklikten köprüden atlamış. Bizim sonradan haberimiz oldu. Bu olay 2011 yılında yaşandı. Ama 2024 yılına kadar mutluydu. Mutlu bir evlilik geçirdi. Kızım 14 yıl içinde bir kez bile ilaç kullanmadı. Nişan olduktan sonra ertesi gün kahvaltıya gidecektik. S.Ö. gelmedi, alkol almıştı. S.Ö.’nün gözlerinin altı morluklar içinde, makyaj yaparak kapatmaya çalışıyordu. Benim kızım hayat doluydu, anne olmak istiyordu. Aradığımda S.Ö. lahana dolması sardığını söylemişti. Kızımın hayalleri vardı, çok mutluydu, anne olmak istiyordu. S.Ö.’nün böyle bir insan olduğunu bilseydik çekip alırdık kızımızı. Sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılsın istiyorum" dedi.


Maktul Eser Mumcuoğlu’nun babası H.İ. Mumcuoğlu da sanığın alkol bağımlısı olduğunu, kızının psikolojisini de bozduğunu ifade ederek, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirdi.


Duruşmada tanık olarak dinlenen F.E. isimli komşu ise sanık ve maktulun ara ara kavga ettiklerini, olay günü ise Eser Mumcuoğlu ie sanığın tartışma seslerinin geldiğini ve bir süre sonra seslerin kesildiğini söyledi. Tanık B.O. da Ankara’da yaşanan kavganın S.Ö.’nün kıskançlık yapmasından dolayı çıktığını söyledi.


Mahkeme heyeti, diğer tanık ve avukatları da dinledikten sonra S.Ö. için İstanbul Adli Tıp Kurumundan alkol bağımlılığıyla ilgili rapor alınmasına ve tahliye edilmesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Binanın 14. katından düşerek ölen kadının nişanlısı ilk duruşmada tahliye edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış" Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu. Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi. 24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
Muğla MUSKİ binalarına yeni GES tesisleri kuruluyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde bugüne kadar kendi tesislerinde kurduğu güneş enerjisi sistemi ile 53 Milyon TL tasarruf sağlarken, güneş enerjisi santrallerine (GES) yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurulan 200 kilovat gücündeki GES ile yılsonuna kadar yaklaşık 1 Milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çevre dostu ve sürdürülebilir enerji vizyonu doğrultusunda, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf sağlanması amacıyla il genelinde güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 7’nci çatı tipi uygulama olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi devreye alındı. Kurulan sistemle yıllık yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir tasarruf MUSKİ Genel Müdürlüğü, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bugüne kadar yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde etti. Bu tasarrufla tesislerin tükettiği elektriğin büyük bir bölümü karşılanırken, temiz enerji kullanımı sayesinde hava kirliliği ve karbon salınımı da azaltılmış oldu. Planlı yatırımlar kapsamında il genelindeki atıksu arıtma tesislerine güneş enerjisi sistemleri kurulmaya devam ediyor. Bugüne kadar, Fethiye, Menteşe ve Milas’ta beş çatı tipi güneş enerjisi sistemi devreye alınırken; en büyük yatırımlardan biri olan Denizova’daki arazi tipi güneş enerjisi tesisi hizmete girdi. Son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan GES projesi tamamlanarak faaliyet göstermeye başladı ve tesisin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayarak yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlaması hedefleniyor. Tüm bu güneş enerjisi sistemleriyle yaklaşık 17 Milyon kilowat elektrik üretildi ve yaklaşık 53 Milyon TL tasarruf sağlandı. Bu üretim, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde idaremizin faaliyet alanlarında kullandığı elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Sistemler ayrıca tesislerin enerji ihtiyacının büyük bölümünü güneşten karşılayarak hem maliyetleri düşürüyor hem de temiz enerji kullanımını destekliyor. 2026 yılında da ges yatırımları sürecek MUSKİ Genel Müdürlüğü 2026 yılında da dört adet arıtma tesisinin çatılarına daha güneş enerjisi santrali kurulumunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu projelerle hem tesislerin enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevre dostu üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Güneş enerjisi yatırımları, sadece elektrik üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilir enerji kullanımının ve çevre koruma bilincinin vatandaşlar için uygulamalı olarak önemli bir örneği oluyor. Kurulacak olan bu dört yeni santral, yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon salınımını azaltacak ve hava kirliliğinin önüne geçecek. Ayrıca üretilecek enerji, tesislerin elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlayarak ileride hayata geçirilecek projeler için kaynak oluşturulmuş olacak.