KÜLTÜR SANAT - 12 Aralık 2025 Cuma 12:48

Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi

A
A
A
Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi

Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi.


Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki bayat simitleri ve ekmekleri değerlendirerek yaptığı Kastamonu tiridi, 2019 yılında Türk Patent Kurumu tarafından coğrafi işaret sicil belgesi verilerek tescillendi. Yöresel yemekleriyle son dönemde turistlerin ilgi odağı haline gelen Kastamonu’da, tirit yemeği hem şehirde yaşayan vatandaşlardan hem de yerli turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki restoranlarda, coğrafi işaretli Kastamonu simidi, kemik suyu, kıyma, yoğurt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanan Kastamonu tiride kentte yaşayan ve farklı şehirlerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.



Aynı aile üç kuşaktır lezzeti müşterileriyle buluşturuyor


Kastamonu’da yaşayan Köse ailesi de 3 kuşaktır Kastamonu’daki Tarihi Nasrullah Meydanındaki restoranda tirit yemeğiyle geçimlerini sağlıyor. Kastamonu tiridinin tarihiyle ilgili bilgi veren ustalar, yemeğin tarifini değiştirmeden uzun yıllar yaptıklarını ifade etti.



"Lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık"


1953 yılından beri tirit yemeği yaptıklarını söyleyen Bülent Köse, "Burası, ustadan, babadan gelen bir müessese, tarihiyle birlikte yaşıyor. Saat 09.00 gibi kemik suyunu kaynatmaya başlıyoruz ve simidi sabahtan çatlatmak gerekiyor. Sarımsaklı yoğurt, kıyma, tereyağı malzemelerimiz tamamen yöreseldir. Simit, her gün taze alınır, soğuk olması gerekir, elle doğranması gerekiyor. İlk olarak kemik suyuyla ıslatıyoruz, güzelce ıslattıktan sonra sarımsaklı yoğurt, kuru kıyma ve kızarmış köy tereyağı ekleriz. Tirit yemeğine lezzetini en çok veren tereyağı ve kemik suyudur. Biz lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık. Eski müşterilerimiz hala gelmeye devam ediyorlar, geldiklerinde de eski tadın hala aynı olduğunu söylerler. Bu da bizim için en büyük mutluluk" dedi.



"Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyor"


Babasıyla birlikte Kastamonu tiridi yapan Batuhan Hasan Köse de, "Her gün, meşhur olan Kastamonu sade simidi fırından alınır, taze olması gerekir. Simit bıçakla kesilmez, elimizle kopartırız. Daha sonra dananın ilikli kemik suyu 3 saat boyunca kaynatılır. Sonra da yoğurt ve kıyma ve tereyağı eklenir. Yemeğe lezzetini ilikli dana kemiği verir, kemiğin yağ oranı çok önemlidir. Tirit yemeği eskilerden geliyor ve kalitesi hiç bozulmadı. Biz 1953’ten beri bu yemeği yapıyoruz. Gelen müşterilerimiz de gayet memnun. Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyormuş. Eskiden şartlar kısıtlı olduğu için yemekler arasında makul bir yemek olarak görünüyormuş. Osmanlı zamanında yokluktan dolayı tercih ediliyormuş. Şimdi turizme hitap ediyor. Bu yemeği sabah, öğle, akşam, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz" diye konuştu.



"Türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor"


Kastamonu’da yaşayan Ömer Gülamoğlu da tirit yemeğini sürekli yediğini belirterek, "Tirit, Kastamonu için sadece bir yemek değil, şehir kültürünün değişmez bir parçası. Nasıl Taşköprü kuyu kebabı meşhur ise tirit de aynı şekilde kentin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hatta ’Tiridine Bandım’ gibi türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor. Hikayeye göre, savaş yıllarında erkekler cephedeyken evde kalan kadınların kıtlık döneminde hazırladığı tirit, bugün hala aynı lezzetle yaşatılıyor. Genellikle soğuk mevsimlerde tüketilen tirit, Kastamonu’ya gelenlerin mutlaka tatması gereken özgün bir lezzet olarak gösteriliyor. Yöresel tatları geleceğe taşımaya devam eden bu tarihi işletme de hem kültürü hem de geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor" şeklinde konuştu.


Tirit yemeğini ilk kez yediğini ifade eden Mehmet Emin Duman isimli vatandaş da, "Arkadaşım burayı önermişti, ben de denemek istedim. Çok beğendim, çok güzel. Ailemle de gelmek isterim. İlk yediğimde yumuşak bir tat verdi, daha sonra lezzetini almaya başladım" ifadelerini kullandı.



Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Çiftçi: "Şehirlerimizde, her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Şehirlerimizde, sokaklarımızda, caddelerimizde her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır. Bu huzur ve güven ortamını bozmaya çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kırşehirli Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Anadolu dediğimiz zaman aklımıza vatan gelir, vatan dediğimiz zaman aklımıza ilim, irfan ve ahlak gelir. Kırşehir Anadolu’nun orta yerinde bir şehir olmanın ötesinde, medeniyetimizin ruhunu mayalayan, yetiştirdiği manevi şahsiyetlerle gönül dünyamızı inşa eden müstesna bir şehrimizdir. Kırşehir’in bağrından çıkan bozkırın tezenesi merhum Neşet Ertaş şöyle diyor; ‘Kalpten kalbe bir yol vardır. Gözünen görünmez sırdır.’ Bizim Kırşehirli kardeşlerimizle, Kamanlı kardeşlerimizle kalpten kalbe yolumuz var hamdolsun. İşte bugün bu organizasyonla görüyoruz ki, Gurbette sizlerin birliği, beraberliği ve kardeşliği, kalpten kalbe bir yol olmuştur" şeklinde konuştu. İçişleri Bakanlığı olarak en temel vazifelerinin milletin huzur, güvenlik ve kamu düzenini temin etmek olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, "Bizlerde İçişleri Bakanlığı olarak en temel vazifemiz, aziz milletimizin huzurunu, güvenliğini ve kamu düzenini temin etmektir. Bir ülkenin istikrar içinde büyümesinin, kalkınmasının ve gelişmesinin olmazsa olmazı huzur ve güvenin tesis edilmiş olmasıdır. Terörle mücadeleden, asayişin sağlanmasına siber zorbalardan sokak çetelerine ve zehir tacirleriyle mücadeleye varıncaya kadar. Kamu düzeninin sağlanması noktasında muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yılda çok büyük mesafeler katettik. Güvenlik güçlerimiz milletimizin huzuru için gece gündüz demeden fedakarca görev yapmaktadırlar" diye konuştu. Her vatandaşın huzur ve güveninin sorumlulukları olduğuna dikkati çeken Bakan Çiftçi, "Şehirlerimizde, sokaklarımızda, caddelerimizde her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır. Bu huzur ve güven ortamını bozmaya çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Ahilik geleneğinin ve Ahi Evran’ın mirasçıları olarak, sizlerin birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu, adalete, dayanışmaya, ticari hayata sunduğunuz güçlü katkı huzur ve güvenin sağlanması noktasında büyük katkıya sahiptir. Üretimle, istihdamla ve yatırımla ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz omuz bireysel bir başarı değil topyekün milletimizin başarısıdır. Allah varlığınızı ve sağlığınızı daim eylesin" ifadelerini kullandı "Türkiye Yüzyılı’nı müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceğiz" Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceklerini ifade eden Bakan Çiftçi, "Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmanın yolu; güç ile merhameti, kazanç ile ahlakı, devlet ile milleti aynı istikamette buluşturmaktan geçer. Bizler, milletimizin huzurunu korumaya, şehirlerimizi güvenli hale getirmeye, yatırım ortamını daha güçlü kılmaya, demokrasimizi ve kamu düzenimizi daha sağlam temellere oturtmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Sizlerin duası, desteği ve gayretiyle Türkiye Yüzyılı’nı; güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceğiz" sözlerini söyledi. Programa, ayrıca Kırşehir Valisi Mustafa Sefa Demiryürek, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Isparta Başkan Başdeğirmen: "En önemli yatırımlarımızdan birisi GES" Isparta Belediyesi tarafından yeni otogarın çatısına 1,3 megavatlık (MW) güneş enerjisi santrali kuruluyor. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, GES kurma çalışmalarını yerinde inceleyerek, çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Başkan Başdeğirmen, yeni otogarın çatısıyla birlikte Isparta Belediyesi’nin toplam 21 megavatlık güneş enerjisi santraline sahip olduğunu söyledi. Isparta Belediyesi, yenilenebilir enerji alanında güneşten elektrik üretmeye devam ediyor. Bugüne kadar birçok GES projesini hayata geçiren Isparta Belediyesi, kendi tesislerinde uygun olan çatılara da güneş enerjisi santrali kuruyor. Ayrıca mahallelere inşa edilen kapalı pazar alanlarının çatıları da güneş enerjisi santralleriyle donatılıyor. Isparta Belediyesi şimdi de yeni otogarın çatısına GES kuruyor. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, yeni otogarın çatısında devam eden GES çalışmalarını yerinde inceleyerek, çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Yüklenici firma yetkilisi Musa Çağrı Can, yeni otogara GES kurulumunda panel döşemelerini tamamladıklarını belirterek, önümüzdeki hafta tüm çalışmaları tamamlayarak teslim edeceklerini söyledi. Can, "Belediyemize hayırlı uğurlu olsun. Güneş enerjisi santrali yatırımları ömürlük yatırımlar. Güneş olduktan sonra belediyemizin para kazanacağı yatırımlar. Başkanımız sağ olsun GES konusunda özverili çalışıyor. Belediyenin GES gücü 20 megavatı geçti diye biliyorum. Buradaki GES yeni otogarın elektrik ihtiyacını karşılayacak. Esnaf elektrik kullanım ücretini ödeyecek ama belediye GES’ten ek gelir elde etmiş olacak" dedi. "Isparta Belediyesi için büyük bir kazanç" Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de göreve geldiği günden bu yana güneş enerjisi santrallerinin kendileri için ne kadar önemli olduğunu her zaman dile getirdiğini söyledi. Yapılması gereken yatırımların en önemlilerinden birisinin GES olduğuna değinen Başkan Başdeğirmen, "İlk defa yatırım maliyetinin dışında daha sonra herhangi bir maliyeti olmayan, güneş olduğu sürece üretilen bir elektrik enerjisi var. Bu da Isparta Belediyesi için çok büyük bir kazançtır. Yaklaşık 4 yıl önce bu çatıdaki yapıların kaldırılarak yeniden çatının kapatılmasıyla alakalı birçok konuşmalar yapmıştık, gelmiştik incelemelerde bulunmuştuk. Önceki şekliyle üzerinin kapatılamaması durumu ortaya çıktı ondan sonra da çatıyı değiştirerek düz bir çatı haline getirdik. Onu yaparken de ‘ileride GES kuracak şekilde statiğini yapıyoruz’ demiştik. O günden bugüne sözümüzü yerine getirmiş olduk. Burada 1,3 MW GES hizmete giriyor. Yaklaşık 10 gün önce de Davraz Kapalı Pazar Alanı’nın çatısına da 1,2 MW’lik güneş enerjisi santrali kurmuştuk. Aynı firma hem orayı hem burayı gayet güzel bir şekilde yaptı. Kendilerine de çok teşekkür ediyorum. Kalabalık ekiple çok düzgün bir çalışma yaptılar, çok memnun kaldık. Şu anda toplamda Isparta Belediyesi’nin güneşten elektrik üretimi 21 MW’a ulaştı. Bunun geliri bizim için en önemli gelirlerden bir tanesi. Bu gelirlerle şehrimize çok farklı yatırımlar yapma imkanı buluyoruz. Bu yeşil, temiz enerjidir. Herhangi bir fosil yakıt kullanılmadan üretilen bir enerji. Bu da hem şehrimizin hem de insanlarımızın sağlıklı yaşamasına katkı sağlayan bir çalışma. Tüm ihtiyacımızı karşılayacak duruma gelinceye kadar güneş enerjisi santrallerini kurmaya devam edeceğiz. Uzun yıllar Isparta’mız buradan üretilecek elektrikle geleceğine yatırım yapacak. Çocuklarımızın geleceklerini buralardan gelecek gelirlerle hazırlayacağız" ifadelerini kullandı.