EĞİTİM - 27 Şubat 2026 Cuma 13:38

Kastamonu Üniversitesi, uluslararasılaşma çalışmalarına devam ediyor

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi, uluslararasılaşma çalışmalarına devam ediyor

Kastamonu Üniversitesi, Kazakistan’daki Karaganda Buketov Üniversitesi ile ortak açtığı ve YÖK tarafından resmiyet kazandırılan ortak yüksek lisans programı için öğrenci alımına başlıyor.


Kastamonu Üniversitesi ile Kazakistan’ın köklü yükseköğretim kurumlarından Karaganda Buketov Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında açılan ortak yüksek lisans programı için öğrenci alımı başlıyor. Program, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun bulunarak resmiyet kazandı. Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesinde açılan "Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Tezli Yüksek Lisans Programı", iki üniversitenin akademik birikimini bir araya getiren uluslararası bir lisansüstü eğitim modeli olarak tasarlandı. Program kapsamında öğrenciler, alanında uzman akademisyenlerin rehberliğinde eğitim alacak, ortak dersler, akademik danışmanlık süreçleri ve araştırma faaliyetleri iki üniversitenin iş birliğiyle yürütülecek.


Program ile Türk lehçeleri, edebiyatları ve kültürel mirası üzerine akademik çalışmaların artırılması, Türk dünyası ile bilimsel etkileşimin geliştirilmesini ve disiplinler arası araştırmaların desteklenmesi amaçlanıyor. Bu çerçevede programın, hem Türkiye hem de Kazakistan başta olmak üzere Türk dünyasına yönelik akademik çalışmalara katkı sunması bekleniyor.


Kastamonu Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, YÖK onayının Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararasılaşma çalışmaları açısından bir gelişme olduğunu belirtti. Rektör Topal, Karaganda Buketov Üniversitesi ile yürütülen ortak yüksek lisans programının, iki üniversite arasındaki akademik ilişkilerin gelişmesine ve ortak bilimsel faaliyetlerin yapılmasına da katkı sağlayacağını ifade etti.


Ortak lisansüstü programların, bilimsel üretimi teşvik ettiğini ve akademik etkileşimi artırdığını vurgulayan Rektörümüz, bu program sayesinde öğrencilerin her iki üniversitenin bilgi birikiminden yararlanma imkânı bulacağını kaydetti. Programın, nitelikli tez çalışmalarının ortaya konulmasına ve yeni araştırma alanlarının geliştirilmesine zemin hazırlayacağı ifade edildi.


Uluslararası iş birliklerini çeşitlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Rektör Topal, sürece katkı sunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a, YÖK üyelerine ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Uzmanı açıkladı: İşte akran zorbalığının iki nedeni, Aile tutumu ve sosyal medya Bolu’da son dönemde artış gösteren akran zorbalığı vakalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Akran zorbalığının sebebi aile tutumu ve sosyal medya" dedi. Bolu’da son zamanlarda artış gösteren ve dikkat çeken akran zorbalığı olaylarına ilişkin Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt değerlendirmelerde bulundu. Öğüt, zorbalığın temelinde yatan nedenlere değinerek, hatalı aile tutumları ile sosyal medyanın gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine vurgu yaptı. Akran zorbalığıyla ilgili doğru mücadele yöntemleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Öğüt, mağdurların durum karşısında yalnız kalmaması gerektiğini hatırlattı. Zorbalıkla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolları aktaran Öğüt, bu tür olaylara maruz kalanların mutlaka durumu aileleriyle paylaşması ve ilgili mercilerden profesyonel yardım alması gerektiğinin altını çizdi. "İlerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor" Akran zorbalığını uygulayan çocukların, aileden gördüğü tutumları sergilediğinden bahseden Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Bunun bir sürü faktörü olsa bile aslında iki maddeye ayırabiliriz. İlki, çocukların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı içerikler diyebiliriz. İkincisi de aile tutumu. Çünkü ilerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor. Çocuklar aslında o tutumların devamını getirerek bu şekilde davranan bireyler olmaya başlıyor. Çocukların ve gençlerin maruz kaldıkları içerikler için öncelikle bunların takip edilmesi gerekiyor. Maalesef her zaman takip etme yapılamayabiliyor. Burada çok önemli bir silahımız var; çocuklarımızla aramızdaki bağı koruyabilmek. Çocuğumuz, onu rahatsız eden ya da ona farklı gelen, ürkütücü gelen bir içerik gördüğü zaman gelip ailesiyle paylaşması ve bu bağı koruyabilmek elimizdeki en güçlü silah oluyor. Böylelikle takip edemediğimiz konularda çocukların güvenini kazanarak onların ne izlediklerini ya da nelere maruz kaldıklarını öğrenebiliyoruz" dedi. "Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli" Akran zorbalığı eğiliminde olan ve zorbalığa uğrayan çocuklarla ilgili doğru mücadele yöntemleri seçilmesi gerektiğini vurgulayan Çağın Mert Öğüt, "Öncelikle zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan şeklinde düşünebiliriz. Ailenin tutumları gayet yolunda olsa bile bazen çocuklar etkilendikleri durumda zorbalık davranışına başvurabiliyor. Burada mümkünse ailenin bu konuya destek vermesi, bu konuyu önemsemesi ve destek almaları çok faydalı olur. Zorbalığa uğrayan tarafta ise haklıyken haksız duruma düşmemek durumunu biz çok önemsiyoruz. Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli. Burada çocuk veya genç gerekli mercilerden yardım alabilir. Örneğin okul yönetiminden, rehberlik biriminden, öğretmeninden ve en önemlisi ailesine bu konuyu açarak bu konuda nasıl ilerlemesi ve nasıl bir tutum geliştirmesi gerektiğini yetkili mercilerle ve ailesiyle görüşmesi çok önemli olur" şeklinde konuştu. Sözlerinin sonunda çocuklara ve ailelere tavsiyelerde bulunan Çağın Mert Öğüt, "Çocukların, gençlerin maruz kaldığı içerikleri takip edebilmek çok önemli. Eğer takip edemiyorsak aramızdaki bağı güçlendirip onların bize bunları anlatması en önemli silahımız haline geliyor. Bağımızı kesinlikle güçlü tutmalıyız. Bununla beraber kendi tutumlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ve çocuklarımızın tutumlarıyla ilgili bir yanlışlık gözlemliyorsak bununla ilgili gerekirse destek almalıyız" ifadelerini kullandı.