EĞİTİM - 30 Haziran 2025 Pazartesi 22:13

Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde mezuniyet heyecanı

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde mezuniyet heyecanı

Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mezuniyet Töreninde konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, yeni mezun olan veteriner hekimlere seslenerek, "Mesleğimizin itibarını koruyalım, ona leke getirecek hiçbir davranış ve uygulamanın içinde olmayalım, birbirimize destek olalım, sevip sayalım ve meslekte birlikteliği devam ettirelim" dedi.


Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde düzenlenen mezuniyet törenine katıldı. Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan törende konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Her platformda dile getirdiğimiz veteriner hekimlere dönük şiddeti bir kez daha lanetliyorum. Talebimiz, beklentimiz ve mücadelemiz bu saldırıların son bulması ve bir daha yaşanmamasıdır. 13 ilimizde meydana gelen yangın dolayısıyla üzüntülerimizi ve geçmiş olsun dileklerimizi bir kez daha ifade ederken, yangın bölgelerinde zarar gören hayvanların tedavi ve bakımı için tüm meslektaşlarımızın göreve hazır olduğunu buradan duyurmak istiyorum" dedi.



"Bilimsel gelişmeleri takip ederek kendinizi geliştirmeniz gerekiyor"


Veteriner hekimlik gibi zor bir eğitim ve öğretimi başardıkları için öğrencileri kutlayan Eroğlu, "Okul bitince öğrenme bitmiyor. Günümüzde, yeni bilgilere ulaşmanın ve onları kullanmanın önemini hepimiz biliyoruz. Bilimsel gelişmeleri takip ederek kendinizi geliştirmeniz, bilginin her türlüsüne ulaşmaya gayret etmeniz ve hayat mektebini de başarmanız gerekiyor. Olumlu ya da olumsuz olan geleceği şekillendiren bugün yaptıklarımızdır. Gelişmişliğin en önemli kriterlerinden olan doğru sektörel planlamaların ilk sırasında kaliteli, istenilen düzeyde eğitim alarak iyi yetişmiş insanların mesleğine ve topluma kazandırılması gelmektedir. Ne kadar biliyorsanız, o kadar güçlüsünüz. Bilgiyi ne kadar çok kullanıyorsanız, o kadar daha güçlüsünüz. Her alanda ilerlemenin temeli sadece bilmek değil, bilgiyi kullanabilmektir. Öyleyse, yapılması gereken, geleceğin her yönü ile bilimin ve aklın ışığında planlanmasıdır. Bu kapsamda doğru stratejilere ihtiyacımızın olduğu aşikardır. Veteriner hekimler, bugün daha kapsamlı görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. İlerleyen süreçte tüm dünyada bu görev ve sorumluluklar artarak devam edecektir" diye konuştu.



"Mesleğimizin sorumluluk alanına giren konularda her alanda çalışmalarımızı yürütüyoruz"


Veteriner hekimlerin sağlık, beslenme, açlık, ekonomi, gıda ve çevrenin içinde vazgeçilmez meslek mensupları olduğunu söyleyen Eroğlu, "Bu durum meslek mensuplarının ileri düzeylerde donatılması, etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi ile mesleki sorunlarının çözüme kavuşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, mesleğimizi en iyi şekilde temsil etmeye, hak ve yararlarını korumaya, standartları yüksek bir veteriner hekimliği oluşturmaya, ülkemiz hayvancılığının gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarılması için politikalar üretmeye, stratejiler geliştirmeye gayret ediyoruz. Biz veteriner hekimler; Mesleğimizin saygınlığı ile onurunu korumak, yüksek standardını ve sürdürülebilirliğini devam ettirmek ve mümkün olan en iyi hizmeti sunmak için yüksek kaliteli bir veteriner hekimlik istiyoruz. Mesleğimizin sorumluluk alanına giren konularda, TBMM, Bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve diğer mesleki kuruluşlar ile görüş alışverişi, işbirliği ve ortak çalışmaların yürütülmesinin gayreti içindeyiz. Yine TVHB olarak, mesleğimiz ve meslektaşlarımızı ilgilendiren fakülte eğitimi ve sonrasında sürekli eğitim süreci, ilk gün yeterlilikleri, uzmanlık, kamuda istihdam, kamuda veteriner hekimlik otoritesinin oluşturulması (Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü), özlük hakları, fiili hizmet, sahipsiz hayvanlar kamu dışında istihdam, muayenehane (klinisyen) hekimliği, kurumsallaşma, Tek Sağlık, meslek etiği, deontoloji ve mesleki dayanışma gibi daha birçok konudaki olumsuzlukların ortadan kaldırılması ve mesleğimizin hak ettiği yerde olması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tüm zamanlarda koruyucu hekimlik, sağlıklı ve güvenilir gıda üretimi ile hayvan ve insan yaşamın her noktasını etkileyen konularda vazgeçilmez özelliği olan veteriner hekimler, yenilikçi olmalı. Teknolojik açıdan yetkin olmalı. Sosyal ilişkileri güçlü, etik ilke ve değerlere bağlı olmalıdır. Hep birlikte mesleki etikten kurumsallaşmaya kadar her konuya sahip çıkalım, mesleğimizin itibarını koruyalım, ona leke getirecek hiçbir davranış ve uygulamanın içinde olmayalım, birbirimize destek olalım, sevip sayalım ve meslekte birlikteliği devam ettirelim. Ümitsizliğe kapılmadan, gerçekleri görerek, günü kurtarma değil, geleceğe sahip olma adına hareket edelim. İnsanları yaşatan ve başarıya götüren en önemli unsurun daha çok çalışmak olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Bizler, sizler ile hep güzellikleri paylaşmak istiyoruz" şeklinde konuştu.



"Hekimlik yakanızda bir unvan değil, yüreğinizde bir sorumluluktur"


Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin 3. dönem mezunlarını verdiklerini ifade eden Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Kaynar ise, "Sizler, sadece birer öğrenci değil, bu fakültenin gelişim sürecinin birebir tanıklarısınız. Ben onlarla sadece aynı fakültede bulunmadım, aynı yolda da yürüdüm. Bir fakülte yükselirken, siz de büyüdünüz. Bir fakülte yerleşirken, siz de kök saldınız. Eksikleri sorun etmek yerine, birlikte çözüm arayan, yapıcı, sabırlı ve dayanışmacı bir grup oldunuz. Bu yüzden sizler sadece mezun değil, bu fakültenin kurucu hafızası, sessiz mimarları oldunuz. Bugün mezun olurken, yalnızca bilgiyle değil; yaşanmışlıkla, deneyimle ve dayanıklılıkla müzeyyen birer hekim olarak ayrılıyorsunuz. Artık sadece veteriner hekim değilsiniz. Aynı zamanda bir fakültenin ruhunu taşıyan ilklerden, ilk sahip çıkanlardan birisiniz" diye konuştu.


Veteriner hekimliğin sadece bir meslek değil; bir duruş ve söz veriş olduğunu belirten Prof. Dr. Kaynar, "Canı dile gelmeyenlerin dili olacağım’ Siz, bu sözü içselleştirdiniz. Kimi zaman sabırla, kimi zaman dirayetle, kimi zaman sadece bir patinin bakışıyla karşılık bulan bir çabanın içinde oldunuz. Artık hekimlik yakanızda bir unvan değil, yüreğinizde bir sorumluluktur. Elbette kolay olmadı. Klinikler, laboratuvarlar, o meşhur sınavlar ve şimdi mezun oldunuz. Ama bilin ki, her zor an bir iz bıraktı ve o izler şimdi sizin hekimliğinizin temel taşlarıdır" dedi.


Ailelerinde çocukları gibi mezun olduklarını söyleyen Kaynar, "Çünkü her başarı hikayesinin arkasında, sessizce dualar eden, fedakarlık yapan, bazen uzaktan izleyen ama her zaman destekleyen yürekler vardır. Evlatlarınızın bu noktaya gelmesinde sizin emeğiniz, sabrınız ve inancınız yadsınamaz. Bu kürsüden size en derin teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgili genç meslektaşlarım, buradan ayrılırken size öğrettiğimiz bilgileri değil, kalbinizde taşıdığınız değeri, yani iyi hekim olma sorumluluğunu hatırlatmak isterim. İyi hekim olmak; sadece doğru teşhis koymak değil, doğru insan olmaktır. İyi hekim olmak; sadece yaşam kurtarmak değil, yaşamı savunmaktır" şeklinde konuştu.



"Veteriner hekimlik bir meslek değil; aynı zamanda bir sorumluluk, bir vicdan meselesidir"


Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı da, "Zorlu ve uzun bir eğitim sürecini geride bıraktınız. Gecenizi gündüzünüze katarak, özveriyle çalıştınız. Burada, büyük emek ve fedakarlıklarla geçen uzun bir yolculuğun sonuna, ama aynı zamanda kutsal mesleğimizin başlangıcına tanıklık ediyoruz. Veteriner hekimlik bir meslek değil; aynı zamanda bir sorumluluk, bir vicdan meselesidir. Çünkü sizler, hayvan sağlığının, insan sağlığının, çevre sağlığının ve gıda güvenliğinin teminatı olacaksınız. Unutmayın ki veteriner hekimlik; hem bilimsel hem etik hem de insani yönü güçlü bir meslektir. Sizler artık bu onurlu mesleğin birer neferisiniz. Sahip olduğunuz bilgi birikimiyle yalnızca hayvan sağlığına değil, topluma da hizmet edeceksiniz. Her canlının yaşam hakkına saygı duyan, doğayla barışık, bilimle yol alan bireyler olmanız en büyük temennimizdir. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası olarak bizler, sizlerin her zaman yanınızdayız. Meslek hayatınıza adım atarken karşılaşacağınız güçlükleri birlikte aşacağımıza, dayanışma içinde olacağımıza yürekten inanıyorum. Unutmayın ki birlikte daha güçlüyüz. Bu mesleğe gönül verin. Okumaktan, öğrenmekten ve sorgulamaktan asla vazgeçmeyin. Başarılarınızla, duruşunuzla, vicdanınızla örnek birer veteriner hekim olun. Yolunuz ve bahtınız açık, meslek hayatınız başarılarla dolu olsun"


Konuşmaların ardından fakülte birincisi Elif Küçükyiğit, yaş kütüğüne plaketini çaktı. Ardından fakülte birincisi Elif Küçükyiğit, fakülte ikincisi İsa Şekercioğlu, fakülte üçüncüsü Bilge Çakmakoğlu ile mezun olan 48 veteriner hekime, protokol üyeleri tarafından plaket takdim edilerek, rozetlerini taktı.


Daha sonra öğrenciler, hep bir ağızdan mezuniyet yeminini ederek, keplerini fırlattı.


Törene Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi İkinci Başkanı Önder Alkan, Genel Sekreter Prof. Dr. Hüsamettin Ekici, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu, Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan ile öğrenciler ve aileler katıldı.



Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde mezuniyet heyecanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Orhan Kaynak, abisi Kayhan Kaynak’ın kaderini yaşadı Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin yardımcısı Orhan Kaynak, geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaynak’ın abisi, bir dönem Fenerbahçe forması giyen Kayhan Kaynak da 34 yaşında kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Trabzonspor yardımcı antrenörü Orhan Kaynak, tesislerde yemek yediği sırada aniden rahatsızlandı. Durumu fark eden kulüp personelinin hızlıca haber vermesi üzerine Kaynak, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Kaynak kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 364 gündür Trabzonspor’un teknik ekibindeydi Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke’nin bordo-mavili kulübün başına geçmesinin ardından yardımcı antrenör olarak göreve başlayan Orhan Kaynak, 364 gündür teknik ekipte yer alıyordu. Trabzonspor’da futbolcu olarak da görev yapan Kaynak, 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında bordo-mavili formayı giydi. Futbolculuk kariyerinde Beşiktaş, Kocaelispor, Samsunspor, Kayseri Erciyesspor, Akçaabat Sebatspor, Adanaspor, Başakşehir ve AO Xanthi takımlarında da forma giyen Kaynak, Türk futbolunda iz bırakan isimler arasında yer aldı. Unutulmaz Aston Villa maçı Trabzonspor’un Avrupa kupalarındaki unutulmaz zaferlerinden birinde de Orhan Kaynak’ın imzası bulunuyordu. 1 Kasım 1994’te oynanan UEFA Kupası 2. tur rövanş maçında Trabzonspor, İngiltere’de Villa Park’ta Aston Villa’yı 1-0 mağlup ederek tur atladı. Karşılaşmanın 90. dakikasında Orhan Kaynak’ın attığı gol, İngiliz ekibini sahasında eleyerek bordo-mavililere tarihi bir zafer kazandırdı. Bu karşılaşma, Avrupa kupalarında bir İngiliz takımının elendiği unutulmaz gecelerden biri olarak tarihe geçti. Abisinin kaderini yaşadı Trabzonspor’un eski futbolcusu ve yardımcı antrenörü Orhan Kaynak’ın abisi, eski milli futbolcu Kayhan Kaynak da genç yaşta hayatını kaybetmişti. Fenerbahçe ve Adana Demirspor formaları giyen Kayhan Kaynak, 9 Ocak 1994 tarihinde Adana’da antrenman sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu 34 yaşında yaşamını yitirmişti. Kalıtsal bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybeden Kayhan Kaynak gibi, Orhan Kaynak da geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitirdi. Hastaneye akın ettiler Orhan Kaynak’ın rahatsızlanmasının ardından Trabzonspor camiası hastaneye akın etti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ve teknik ekibin yanı sıra Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas ile yönetim kurulu üyeleri hastaneye gelerek Kaynak’ın durumunu yakından takip etti. Bordo-mavili futbolculardan Ozan Tufan ve Okay Yokuşlu da hastaneye gelerek yardımcı antrenör Kaynak’ın durumu hakkında bilgi aldı.
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık çalışanlarıyla Eryaman Yüksek Hızlı Tren Atölyesi’nde düzenlenen iftar programına bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Türkiye’de demiryollarının tarihinin 1856 yılında İzmir-Aydın hattına ilk rayın döşenmesiyle başladığını hatırlatarak, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen gelişim hamleleri sayesinde demiryollarının yeniden devlet politikası olarak ele alındığını ifade etti. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağını, bugün yaklaşık 14 bin 13 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 13 bin 919 kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi yeni hatların yapımlarına devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "2009 yılında hizmete giren Yüksek Hızlı Trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaş seyahat etti" Bakan Uraloğlu, en yoğun demiryolu hattının yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olduğunu vurgulayarak, "Ankara’dan, Eskişehir’e, İstanbul’a, Konya’ya, Karaman’a ya da Sivas’a seyahat eden vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü tercihini demiryolundan yana kullanıyor. İlk olarak 2009 yılında Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar yaklaşık 109 milyon vatandaşımız yolculuk etti. 2025 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından verimli ve başarılı bir yıl oldu. Geçen yıl boyunca yüksek hızlı trenler, anahat trenleri, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcuya hizmet sunduk. Yaklaşık 12 milyon yolcu yüksek hızlı trenleri tercih etti ve en yoğun hattımız yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı oldu" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin 2025-2026 kış sezonunu büyük bir başarıyla tamamladığını belirterek, Ankara-Kars ve Kars-Ankara yönlerinde toplam 60 sefer gerçekleştirildiğini ve 10 bin 166 yolcuya hizmet verildiğini ifade etti. "Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada memnuniyet oranı yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olarak ölçüldü" Demiryollarına yönelik müşteri memnuniyeti araştırmalarında genel memnuniyet oranının yüzde 90,5 olarak ölçüldüğünü aktaran Uraloğlu, "2019’dan bu yana da 91 bini aşkın seyahat sever, fotoğraf tutkunu ve turizm meraklısı, bu unutulmaz deneyimle Anadolu’nun eşsiz doğası ve kültürüyle buluştu. Müşteri memnuniyeti araştırmalarımız da başarılarımızı teyit ediyor. Toplam 18 bin 568 katılımcı ile yapılan çalışmada yüksek hızlı trenlerde yüzde 91,5 olmak üzere genel memnuniyet oranı yüzde 90,5 olarak ölçüldü. Bu tablo, demiryoluna duyulan güvenin en açık göstergelerinden biridir ve emeğimizin en güzel karşılığıdır. Bu oranları önümüzdeki yıllarda daha da yukarı taşıyacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan Bayramı tatili boyunca trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk" Ramazan Bayramı tatili süresince yolcu talebini karşılamak amacıyla Ankara-İstanbul ve İstanbul-Ankara hattında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde toplam 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyeceklerini ifade eden Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "20-21-22 Mart tarihlerinde idrak edeceğimiz bayramda, vatandaşlarımızın sevdiklerine kavuşma özlemi artacak, şehirler arası ulaşım talebi yükselecek. Biz de bu talebe en güzel şekilde cevap vermek için hazırlıklarımızı tamamladık. Ramazan Bayramı tatili boyunca artan yoğunluğu karşılamak amacıyla trenlerimizde toplam 8 bin 898 kişilik ek kapasite oluşturduk. Özellikle Ankara-İstanbul, İstanbul-Ankara güzergahında 19, 22 ve 23 Mart tarihlerinde 6 ek Yüksek Hızlı Tren seferi düzenleyerek 2 bin 898 yolcumuza daha ulaşım imkânı sağlayacağız. Bunun yanı sıra ana hat ve bölgesel trenlerimize 100 ek vagon ilave ederek 6 bin kişilik ilave koltuk kapasitesi sunacağız. Her bayramda olduğu gibi bu Bayram boyunca da sahada, trenlerimizde, istasyonlarımızda her zamanki gibi görevimizin başında olacağız; siz değerli demiryolcu kardeşlerimle birlikte vatandaşlarımıza en güzel hizmeti sunmaya devam edeceğiz." "Yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlendi" Trenlerde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya kimlik kartı ile saniyeler içinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Uraloğlu, "Hayata geçirdiğimiz Yolcu Taşıma Platformu (YTP), biletleme, rezervasyon ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir çatı altında toplayarak; yılda yaklaşık 24 milyon biletin dijitalleşmesi sayesinde 3 bin ağacın kesilmesini önlemiştir. Artık trenlerimizde yolcu kabul işlemlerini QR kod veya Kimlik Kartı ile saniyeler içinde gerçekleştiriyoruz. Bu sayede yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileşti, işlemler daha hızlı ve sorunsuz hale geldi" dedi. "Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte edildiğini söyleyen Uraloğlu, "Yine diğer bir önemli projemiz olan Tren İzleme ve Koordinasyon Merkezi kapsamında devreye aldığımız Seyrüsefer Güvenliği Platformu ile de 572 lokomotife yapay zeka destekli kamera sistemi monte ettik. Bu sistem, makinistlerimizin dikkat dağınıklığı, yola bakmama, esneme, yorgunluk gibi anomalileri anında tespit ederek gerekli aksiyonları alıyor. Proje sayesinde son 5 yılda önemli kazalarda yüzde 51 oranında azalma sağladık" diye konuştu. Program, Bakan Uraloğlu’nun demiryolları çalışanlarına plaket takdim etmesiyle sona erdi.