EĞİTİM - 13 Mayıs 2025 Salı 13:44

Kastamonu Üniversitesi’nde otizmli çocuklar doyasıya eğlendi

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi’nde otizmli çocuklar doyasıya eğlendi

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen farkındalık etkinliğine otizmli çocuklar ile üniversite öğrencileri doyasıya eğlendi.


Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, Engelliler Haftası çerçevesinde, farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Havva Kaçan ve Psikiyatri Hemşireliği Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi Şevval Yiğit öncülüğünde fakülte bahçesinde düzenlenen "Otizm Farkındalık Etkinliği", öğrenciler, akademisyenler ve özel bireylerin bir araya geldiği renkli görüntülere sahne oldu.


Günün anlam ve önemine binaen etkinlik, Hemşirelik Bölümü öğrencisi Gonca Erdaş’ın otizme dair duygu yüklü bir şiir okumasıyla başladı. Ardından, Anneler Günü vesilesiyle Hemşirelik Bölümü öğrencilerinden Gülben Demirel bir konuşma gerçekleştirerek, özel bakıma ihtiyaç bireylerin annelerine duyulan minnettarlığı ve toplumdaki rollerinin önemini vurguladı.


Etkinlik, Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Havva Kaçan’ın açılış konuşmasıyla devam etti. Doç. Dr. Kaçan, otizmli bireylerin yalnızca fark edilmek değil, aynı zamanda toplumsal hayata tam ve etkin katılım sağlamak istediklerini vurgulayarak, "Farkındalık yalnızca sembolik bir haftaya sığdırılamaz. Hepimizin sorumluluğu, daha kapsayıcı ve anlayışlı bir toplum inşa etmektir" ifadelerini kullandı.


Etkinliğe Hüseyin Üster Özel Eğitim Merkezi ve İhsan Ozanoğlu Özel Eğitim Meslek Okulu da katıldı. Özel eğitim kurumlarından gelen öğrenciler, öğretmenleri ile birlikte oyunlar oynayarak, müzik ve dans eşliğinde keyifli vakit geçirdi. Kurulan çeşitli atölyeler ve interaktif alanlarda bire bir iletişim kurulması, farkındalık mesajlarının daha derinlemesine hissedilmesini sağladı.


Etkinlik kapsamında sahne alan Raksan Halk Dansları Topluluğu, sergilediği halk oyunları performansıyla büyük beğeni topladı. Program süresince Hemşirelik Bölümü öğrencileri aktif rol üstlenerek organizasyonun her aşamasında görev aldı ve özel bireylerle birebir ilgilendi.


Gün boyunca süren etkinlikler sonunda katılımcılar keyifli anlar yaşarken, otizme dair farkındalık mesajları hep birlikte paylaşıldı.



Kastamonu Üniversitesi’nde otizmli çocuklar doyasıya eğlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk firma, düşman İHA’larını avlayacak "avcı dron" geliştirdi Türk FPV dron şirketi, düşman İHA ve dronlarını havada imha edecek "avcı dron" geliştirdi. Avcı dronun yalnızca elde değil, farklı platformlardan da kullanılabileceğini belirten Mehmet Öztekin, "Bu sistem kara araçlarından, deniz platformlarından, hatta küçük bir bot üzerinden bile rahatlıkla kullanılabilir. Aynı zamanda hava platformlarından bırakılabilecek şekilde de tasarlıyoruz" dedi. Modern savaşın doğasını kökten değiştiren insansız sistemler, yeni nesil "avcı" (interceptor) dronlarla farklı bir boyuta taşınıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte düşük maliyetli, yüksek hızlı ve hedefe kilitlenebilen sistemlerin sahadaki etkisi artarken, Türk savunma sanayisi bu alanda da iddiasını ortaya koyuyor. Türkiye’nin ilk önleme (interceptor) dronu Skydagger tarafından geliştirildi. Hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon göstererek imha edebilen avcı dron operasyonel kabiliyeti de artıracak. Avcı dron insansız hava araçlarını, kamikaze dronları veya mini/mikro dron sürülerini tespit edip, havada imha etmek için tasarlandı. Avcı dron, mühimmatlı olarak 10 dakika maksimum uçuş süresi ve saatte 320 km/s ulaşabilen yüksek sürati sayesinde hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon gösterebiliyor. Bünyesinde çift kamera bulunduran avcı dron, 500 gramlık harp başlığıyla hedefe doğrudan çarparak yüksek imha gücü sağlıyor. "320 kilometre hıza ulaşan avcı dron geliştirdik" Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, geliştirdikleri yeni nesil interceptor dron sistemine ilişkin detayları paylaştı. Öztekin, sistemin yüksek hız ve etkin hedef imha kabiliyetiyle öne çıktığını belirterek, "Sektörde benzer platformlar var ancak biz daha yüksek hız, daha fazla menzil ve daha büyük harp başlığına odaklandık. Düz uçuşta 320 kilometre hıza ulaşabiliyoruz. Hedefe dalış anında bu hız 350-360 kilometre seviyelerine çıkıyor" dedi. Dünyada benzer ölçekte yaklaşık 30-35 farklı platform bulunduğunu ifade eden Öztekin, geliştirdikleri sistemin özellikle performans değerleriyle ayrıştığını vurguladı. "Tüfek gibi elde ateşlenebilecek" Sistemin en dikkat çeken özelliklerinden birinin kullanım kolaylığı olduğunu belirten Öztekin, platformun elde taşınarak ateşlenebileceğini söyledi. Öztekin, "Bu sistemi adeta bir tüfek gibi düşünün. Personel, hedefi gördüğü anda yönlendirerek ateşleyebilecek. Kalkışı manuel olarak hedef doğrultusunda yapılıyor. Bu da sahada büyük esneklik sağlıyor" diye konuştu. Sistemin iki farklı çalışma prensibine sahip olduğunu belirten Öztekin, bu kabiliyetlerin sahadaki etkinliği artırdığını dile getirdi. "Hedefe kilitlenip otonom imha yapıyor" İlk kullanım senaryosunda operatörün görsel temasla hedefe kilitlenme sağladığını ifade eden Öztekin, şunları söyledi: "Yakın mesafede gördüğünüz hedeflerde hem gündüz hem termal kamerayla görüntü kilitleme yapıyorsunuz. Kilit atıldıktan sonra sistem tamamen otonom şekilde hedefe yöneliyor ve imha görevini gerçekleştiriyor. Kalkıştan itibaren süreci kendisi yönetebiliyor." "Radar destekli yönlendirme ile hedefe ulaşıyor" İkinci senaryoda ise sistemin radar verileriyle yönlendirildiğini belirten Öztekin, şu bilgileri verdi: "Radar, hava tehdidini algılıyor ve enlem, boylam, yükseklik bilgilerini yer istasyonuna aktarıyor. Bu veriler pilotun önüne düşüyor. Sistem, yönlendirici imleçlerle operatörü hedef bölgesine götürüyor. Görsel temas sağlandıktan sonra yine kilitleme yapılarak hedef etkisiz hale getiriliyor." "500 gramlık harp başlığıyla etkili imha gücü" Sistemin harp başlığına ilişkin de bilgi veren Öztekin, toplamda yaklaşık 500 gramlık bir mühimmat yapısına sahip olduğunu belirtti. Öztekin, "Bunun yaklaşık 100 gramı patlayıcı, 280 gramı ise bilya şeklinde tahrip unsurlarından oluşuyor. Bu yapı sayesinde hedef üzerinde yüksek etki oluşturabiliyoruz" dedi. "Her platformdan kullanılabilecek şekilde tasarlandı" Yeni nesil interceptor dronun yalnızca elde değil, farklı platformlardan da kullanılabileceğini belirten Öztekin, sistemin çok yönlü kullanımına dikkat çekti. Öztekin, "Bu sistem kara araçlarından, deniz platformlarından, hatta küçük bir bot üzerinden bile rahatlıkla kullanılabilir. Aynı zamanda hava platformlarından bırakılabilecek şekilde de tasarlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Seri üretim hedefi yüz binler" Üretim süreçlerinde yüksek adetli imalata odaklandıklarını belirten Öztekin, enjeksiyon ve 3D üretim tekniklerini birlikte kullandıklarını söyledi. Öztekin, "Dünyada bu tür sistemler genelde 3D printer ile üretiliyor. Ancak biz seri üretim hedeflediğimiz için enjeksiyon yöntemine geçiyoruz. Tasarımlarımızı buna uygun hale getiriyoruz. Amacımız yüz binler seviyesinde üretim yapmak" diye konuştu.