SAĞLIK - 19 Aralık 2025 Cuma 18:03

Kastamonu Üniversitesi’nde "Sağlık Turizmi ve Kapsayıcı Sağlık Yaklaşımları" masaya yatırıldı

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi’nde "Sağlık Turizmi ve Kapsayıcı Sağlık Yaklaşımları" masaya yatırıldı

Kastamonu Üniversitesi tarafından "Sağlık Turizmi ve Kapsayıcı Sağlık Yaklaşımları" sempozyumu düzenlendi.


Kastamonu Üniversitesi, "Yaşlı ve Engelli Bireylerin Sağlığının Korunması ve Geliştirilmesinde Kastamonu Sağlık Turizmi Potansiyeli" başlıklı sempozyuma ev sahipliği yaptı. Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumda, yaşlı ve engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimi, kapsayıcı sağlık uygulamaları ve Kastamonu’nun sağlık turizmi alanındaki potansiyeli çok yönlü olarak ele alındı. Sempozyuma, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkadir Tuna, Tosya Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Orçun Çağlar Kurtuluş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Tosya Meslek Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Programı öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Özdemir, "Günümüzde yaşlı ve engelli bireylerin sağlığının korunması ve geliştirilmesi; yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı olmayan, sosyal, çevresel ve insani boyutları da kapsayan bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Bu yaklaşım, bireyin yaşam kalitesini artırmayı, bağımsızlığını desteklemeyi ve toplumsal hayata aktif katılımını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu noktada Kastamonu; tarihi birikimi, doğal zenginlikleri, gelişmekte olan sağlık altyapısı ve insana dokunan yaklaşımıyla önemli bir potansiyele sahiptir. Sahip olduğu doğal kaynaklar, termal imkanlar, huzurlu çevresi ve sağlık hizmetleriyle Kastamonu’nun, özellikle yaşlı ve engelli bireyler için sağlık turizmi alanında güçlü bir alternatif oluşturduğuna inanıyoruz. Bu sempozyumda; yaşlılık sürecinin değişen dinamiklerinden hemşirelik uygulamalarına, engellilikte güncel sağlık yaklaşımlarından toplumsal yapının güçlendirilmesine ve Kastamonu’nun sağlık turizmi potansiyeline kadar pek çok değerli konu, alanında uzman akademisyenlerimiz tarafından ele alınacaktır. Paylaşılacak bilgi ve deneyimlerin, bilimsel çalışmalara ve uygulamalara ışık tutacağına yürekten inanıyoruz" dedi.


Sempozyumun ilk oturumu Prof. Dr. Nimet Ovatoylu ve Doç. Dr. Filiz Özel Çakır’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ovatoylu, konuşmasında yaşlı ve engelli bireylerin sağlık hizmetlerinden etkin biçimde yararlanabilmesinin sosyal devlet anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, üniversitelerin bu alandaki bilimsel sorumluluğuna dikkat çekti.


Doç. Dr. Filiz Özel Çakır ise, disiplinler arası çalışmaların önemine vurgu yaparak, sağlık, sosyal hizmetler ve turizm alanlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini dile getirdi.


İlk oturumda Prof. Dr. Ayşe Gül Kale, "Yaşlılık, Değişen Yaşam Dinamikleri ve Huzurevleri" başlıklı sunumunda yaşlı bireylerin değişen ihtiyaçlarına dikkat çekti.


Ardından Doç. Dr. Ayla Demirtaş ise "Yaşlı Bireylerin Güçlendirilmesinde Hemşirelik Uygulamaları" konulu sunumunda koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetlerinin önemini dikkate çekerek, "Hemşirelik bakımında yaşlı insanları güçlendirme aslında ihmal edilmiş bir alandır. Profesyonelliğe yönelik yeni yaklaşımlar kendine yardım etmeyi, büyümeyi ve gelişmeyi destekler. Hemşireler yaşlı bireyleri güçlendirmek için belirli yeterliliklere ve birden çok çözüme sahip olduğunu anlatmalı ve göstermelidir. Güç temelli hemşirelik yaklaşımı, yaşlı bireylerin fiziksel ve psikososyal ihtiyaçlarını gidermek için çevrelerinde mevcut olan kaynakları değerlendirmelerine yardımcı olarak yaşam kalitesinin geliştirilmesine odaklanır" diye konuştu.



"Engellilerin yüzde 74,6 sağlık hizmetlerine erişimde en az bir engelle karşılaşıyor"


İkinci oturum, Prof. Dr. Özlem Ovayolu başkanlığında, Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Özdemir’in oturum başkan yardımcılığında gerçekleştirildi. Oturumda Doç. Dr. Havva Kaçan, "Özel Bireyler İçin Toplumsal Yapının Güçlendirilmesi" başlıklı sunumunda engellilik olgusunun sosyal boyutuna değinirken; Prof. Dr. Gülendam Karadağ ise "Engellilikte Sağlık: Koruyucu, Destekleyici ve Geliştirici Güncel Yaklaşımlar" başlıklı sunumuyla güncel sağlık politikalarına ilişkin bilgiler paylaştı.


Türkiye’de 2 milyon 511 bin engelli bulunduğunu söyleyen Karadağ, "Tahminlere göre bugün dünyada 1,3 milyar insan ciddi engellilik yaşamaktadır. Bu rakam dünya nüfusunun yüzde 16’sına, yani her 6 kişiden 1’ine denk gelmektedir. Ülkemizdeki durum ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 verilerine göre; Ulusal Engelli Veri Sisteminde kayıtlı ve hayatta olan engelli sayısı 2 milyon 511 bin 950’dir. 2021 yılında yapılan çalışmada, katılımcılar arasında sağlık hizmetlerine erişim oranı yüzde 25,4 olarak belirlenmiştir. Bu katılımcıların yaklaşık dörtte üçü (yüzde 74,6) sağlık hizmetlerine erişimde en az bir engel yaşadığı tespit edilmiştir. Ülkemizde yüzde 61,5’i fiziksel engeli, yüzde 62,7’si tıbbi ekipmanla ilgili engeli ve yüzde 59,3’ü iletişim engeli bulunuyor. 2024 yılında yayınlanan sistematik bir inceleme, engelli bireylerin ağız sağlığına ve diş bakımına büyük önem verdiğini, ancak diş hizmetlerine erişimde önemli zorluklarla karşılaştıklarını vurgulamaktadır. Özellikle down sendromlu çocukların neredeyse yarısı yüzde 47’si, fiziksel engellilerin üçte birinden fazlası yüzde 37’si ilk diş muayenelerini 6 yaş ve üzeri yaşlarda yaptırmıştır" diye konuştu.


Son oturum ise Prof. Dr. Serap Parlar Kılıç başkanlığında, Prof. Dr. Gülendam Karadağ’ın oturum başkan yardımcılığında yapıldı. Bu oturumda Dr. Öğretim Üyesi Hakkı Çılgınoğlu, "Kastamonu Sağlık Turizmi Potansiyeli" başlıklı sunumunda ilin doğal kaynakları, iklim özellikleri ve sağlık altyapısının sağlık turizmi açısından sunduğu fırsatları değerlendirdi.



"2050 yılına kadar dünyadaki her altı kişiden biri 65 yaş üstü olacak"


Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Arabacı, "Yaşlı Bireyler İçin Sağlık Turizmi" konulu sunumunda yaşlı dostu turizm uygulamalarının önemine değindi. Dünya nüfusunun yaşlandığını, ancak bu büyümenin yüzyılın sonuna doğru zirveye ulaşacağını söyleyen Arabacı, "Dünyadaki hemen hemen her ülke, nüfuslarındaki yaşlıların sayısı ve oranında artış yaşıyor. 2070’lerin sonlarına doğru, 65 yaş ve üzeri küresel nüfusun 2,2 milyara ulaşarak 18 yaş altı çocuk sayısını geçeceği tahmin ediliyor. 2030’ların ortalarına gelindiğinde ise, 80 yaş ve üzeri 265 milyon birey olacak ve bu sayı bebek sayısını geçecek. Dünya Nüfus Beklentilerine göre, 2050 yılına kadar dünyadaki her altı kişiden biri 65 yaş üstü olacak. Bu oran 2019’da her 11 kişiden biriydi. Ülkemizde de yaşlı nüfus 9 milyon 112 bin 298 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2019 yılında yüzde 9,1 iken, 2024 yılında yüzde 10,6’ya yükseldi. Yaşlı nüfusun 2024 yılında yüzde 44,6’sını erkek nüfus, yüzde 55,4’ünü kadın nüfus oluşturdu. Yaşlı bağımlılık oranı 2024 yılında yüzde 15,5 oldu. Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı da 2019 yılında yüzde 13,4 iken bu oran 2024 yılında yüzde 15,5’e yükseldi. Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 19,5, 2040 yılında yüzde 26,5, 2060 yılında yüzde 45,5, 2080 yılında yüzde 61,9 ve 2100 yılında yüzde 61,6 olacağı öngörüldü" diye konuştu.



"Türkiye’de 1 milyon 750 bin 900 yaşlı tek başına yaşıyor"


Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı ferdin bulunduğunu söyleyen Arabacı, "Türkiye’de 2024 yılında toplam 26 milyon 599 bin 261 haneden 6 milyon 726 bin 583’ünde yaşlı nüfus olarak tanımlanan, 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 25,3’ünde en az bir yaşlı fert yaşadığı görüldü. Türkiye’de 1 milyon 750 bin 900 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 726 bin 583 hanenin 1 milyon 750 bin 900’ünü tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin yüzde 74,0’ını yaşlı kadınlar, yüzde 26,0’ını ise yaşlı erkekler oluşturdu. Görmede çok zorlanan ya da hiç göremeyen yaşlıların oranı yüzde 10,1 oldu. Yaşlı nüfusun 2023 yılında yüzde 57,7’si tarım sektöründe çalıştığını belirtti. Yaşlılar 2023 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2023 yılında yüzde 3,2 oldu" şeklinde konuştu.


Önümüzdeki 30 yıl içinde yaşlı nüfusta bir artışın yaşanacağını belirten Arabacı, "Sağlık ve uzun süreli bakım sistemlerini güçlendirerek, sosyal korumanın sürdürülebilirliğini sağlayarak ve yeni teknolojilere yatırım yaparak önemli demografik değişimlere hazırlanmaları gerekecek. Kadınların genel olarak erkeklerden daha uzun yaşadığı göz önüne alındığında, politikaların emeklilik haklarına eşit erişimi sağlaması, cinsiyete özgü sağlık hizmetleri ihtiyaçlarını ele alması ve bakım yükünü hafifletmek için sosyal destek sistemlerini güçlendirmesi gerekiyor. Küreselleşme, teknolojik gelişmeler (örneğin ulaşım ve iletişim alanlarında), kentleşme, göç ve değişen toplumsal cinsiyet normları, yaşlıların yaşamlarını doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir. Halk sağlığı müdahalesi, bu mevcut ve öngörülen eğilimleri değerlendirmeli ve politikalarını buna göre şekillendirmelidir" ifadelerini kullandı.


Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu Doğasında Gelen Şifanın Yaşlı ve Engelli Sağlığındaki Yeri" başlıklı sunumuyla doğa temelli sağlık uygulamalarına dikkat çekti.


Sempozyum, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edildi.



Kastamonu Üniversitesi’nde "Sağlık Turizmi ve Kapsayıcı Sağlık Yaklaşımları" masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da ahır yangını: 27 büyükbaş hayvan telef oldu Ordu’nun Ünye ilçesinde bir ahırda çıkan yangında dumanların ve alevlerin arasında kalan 27 büyükbaş hayvan telef olurken, ahırda ise büyük çapta maddi hasar oluştu. Olay, ilçenin Çatalpınar Mahallesi Karapınar Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ali Dalgıç’a ait ahırda henüz belirlenemeyen bir nedenle bir anda alevler yükselmeye başladı. Çatı katında ve samanlık bölümünde başlayan yangını, ahır sahiplerinin yangını fark etmesiyle bölgeye çok sayıda itfaiye, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, büyüyen alevlere müdahale etti. Yaklaşık 2 saat süren yoğun çalışma sonucunda yangın kontrol altına alınarak söndürülürken, soğutma çalışmaları devam etti. "Tek geçim kaynağı hayvancılıktı" Yangın haberini alır almaz olay yerine koşan Ali Dalgıç’ın kayınbiraderi İsmail Öztürk, "İftardan sonra misafirlikteydim, daha sonra eve geldim. Tam yatıyordum, eniştem ahırının yandığını söyleyerek beni aradı. Telefonda çok konuşamadı. Biz de hemen buraya geldik. Biz geldiğimizde itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri de buradaydı. Biz geldiğimizde hayvanlarda telef olmuştu. Eniştemin gelir kaynağı hayvancılık olduğu için sürekli bununla uğraşıyordu. 27 baş civarı hayvanın hepsi içerde telef oldu. Dumandan zehirlenmişler. Zaten elektrik git gel yapıyordu. Çocuklar da camdan baktıklarında yangını fark ediyorlar" dedi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için jandarma ve itfaiye ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı.
İstanbul Fenerbahçe, Avrupa kupalarına veda etti Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turu rövanş maçında Nottingham Forest’i 2-1 yenmesine rağmen ilk maçta aldığı 3-0’lık sonuç nedeniyle veda etti. UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turu rövanş maçında Fenerbahçe, konuk olduğu Nottingham Forest’i 2-1 mağlup etti. Sarı-lacivertlilere galibiyeti getiren golleri 22 ve 48. dakikalarda Kerem Aktürkoğlu attı. İlk maçı sahasında 3-0 kaybeden sarı-lacivertliler, bu sonuçla Avrupa Ligi’nden elendi. İngiliz ekibi ise son 16 turuna adını yazdırdı. Kanarya, sezona UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turundan başlarken, bu turda Hollanda temsilcisi Feyenoord’u 1-2 ve 5-2’lik skorlarla eledi. Play-off turunda Benfica ile eşleşen Fenerbahçe, ilk maçta golsüz berabere kaldığı rakibine rövanşta 1-0 mağlup oldu ve yoluna Avrupa Ligi’nde devam etti. UEFA’nın 2 numaralı organizasyonunda lig aşamasında ilk maçına Dinamo Zagreb deplasmanında çıkan sarı-lacivertliler müsabakayı 3-1 kaybetti. Daha sonra sırasıyla Fransız ekibi Nice ve Almanya temsilcisi Stuttgart’ı Kadıköy’de konuk eden Fenerbahçe, 2 maçı da kazanarak 3 hafta sonunda 6 puana yükseldi. Viktoria Plzen ve Ferencvaros müsabakalarında 1’er puan alan Kanarya, Brann deplasmanında 3 puanı 4 golle elde etti. Kadıköy’de İngiliz ekibi Aston Villa’ya mağlup olan Fenerbahçe, son maçında FCSB ile 1-1 berabere kaldı. Tedesco’nun öğrencileri 3 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyetle 12 puan topladı ve lig aşamasını 19. sırada tamamladı. Avrupa kupalarında 300. maçta galibiyet Fenerbahçe, Nottingham maçıyla birlikte Avrupa kupalarında 300. maçına çıktı. Sarı-lacivertliler, kırmızı-beyazlılara karşı deplasmanda ulaştığı galibiyetle 118. galibiyetini elde etti. Bu süreçte 65 maçta rakipleriyle yenişemeyen Kanarya, 117 müsabakada ise yenilgi yaşadı. Fenerbahçe, Avrupa’da rakip filelere 409 gol gönderirken, kalesinde ise 423 gol gördü. İngiliz takımlarına karşı 6. galibiyet Fenerbahçe, Nottingham Forest maçıyla birlikte İngiltere temsilcileri ile 23. kez mücadele etti. En fazla rakip olduğu Manchester United’a karşı 3 kez kazanan sarı-lacivertliler, Manchester City ve Chelsea’ye karşı da 1’er galibiyeti bulunuyordu. Kanarya, bugün aldığı galibiyetle bu sayıya 6’ya çıkardı. Fenerbahçe, Ekim 1996’da Old Trafford’da aldığı 1-0’lık galibiyetin ardından İngiltere’de 2. kez galibiyete ulaştı. Kanarya, 6 kez karşılaştığı Arsenal, 3 maç yaptığı Aston Villa ve 1 kez rakip olduğu Newcastle United’a karşı galibiyeti bulunmuyor. Fenerbahçe, geride kalan maçlarda İngiliz ekiplerine karşı 4 beraberlik ve 13 mağlubiyet aldı. Kerem Aktürkoğlu 6 gol attı Fenerbahçe’nin Avrupa Ligi’nde kaydettiği 12 golün 6’sına Kerem Aktürkoğlu imza attı. Milli futbolcu, 9 maçta görev alırken Nice ve Nottingham Forest’e karşı 2’şer, Stuttgart ve Brann’a karşı da 1’er gol kaydetti. Kerem Aktürkoğlu, Fenerbahçe tarihinde bir sezonda 6 gol atarak (Tuncay Şanlı, İrfan Can Kahveci) 3 Türk futbolcudan biri oldu. Talisca, hat-trick yaptı Brezilyalı futbolcu Anderson Talisca, sakatlığı nedeniyle İngiltere’deki maçta kadroda olmazken, Avrupa Ligi’nde attığı 4 golle sarı-lacivertlilere önemli katkı sağladı. Talisca, Brann ile oynanan maçta hat-trick yapma başarısı gösterirken, Ferencvaros maçında da gol sevinci yaşadı. Sarı-lacivertlilerde Sebastian Szymanski ve İsmail Yüksek de 1’er gollük katkı sağladı. En fazla oynayan Nene Teknik Direktör Domencio Tedesco, bu organizasyona en fazla Dorgeles Nene’ye forma verdi. Nene, 10 maçta süre alırken toplam 585 dakika sahada kaldı. En fazla süre alan isim ise kaleci Ederson oldu. 9 maçta kaleyi koruyan Ederson, 810 dakikayla zirvede yer aldı. En golcü isim Kerem Aktürkoğlu 700 dakika mücadele ederken, Nelson Semedo 731, Jayden Oosterwolde 720, Milan Skriniar 650 dakika süre aldı. En hırçın Oosterwolde ve Fred Fenerbahçe’nin Hollandalı defansı Jayden Oosterwolde, 8 maçta forma giyerken 5 kez sarı kart gördü. Fred ise 7 maçta sahada olurken 5 kez sarı kart gördü. Bu iki isim de, lig aşamasında Ferencvaros, son 16 play-off turunda ise Nottingham Forest ile oynanan rövanş maçı öncesi cezalı duruma düştüler. Fenerbahçe’de kırmızı kart gören tek isim Jhon Duran oldu. Öte yandan Milan Skriniar ve İsmail Yüksek de 4 maçta sarı kart gören isimler oldu.