EKONOMİ - 25 Mart 2026 Çarşamba 18:40

Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı

A
A
A
Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu programda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin şu anda geçimini sağladığını söyledi.


Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu.


"Defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı"


Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi.


"Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik"


Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değerlerine dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarında uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle beraber 60’ın üzerinde proje hayata geçirmektedir. Bu projelerin olmazsa olmasının şartlarından bir tanesi de belki de bu programın mihenk taşı oluşturacak olan muhakkak paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya beraber olduk, devam edeceğiz" diye konuştu.


"250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz"


Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya, çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu.


"Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor"


Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünlerin biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da çok sayıda değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz, pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti.


Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi.


Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı İçişleri Bakanı Çiftçi sınırın sıfır noktasından duyurdu: "Sınır hattında tüm tedbirler alındı" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, incelemelerde bulunduğu Gürbulak Sınır Kapısı’nda sınır güvenliğine yönelik tüm planlamaların tamamlandığını ve gerekli tedbirlerin alındığını açıkladı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ağrı Valisi Önder Bozkurt ve beraberindekilerle birlikte Gürbulak Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulundu. Burada bulunan Sarısu Ticaret Merkezi’ni de ziyaret eden Bakan Çiftçi, daha sonra sınırın sıfır noktasında bulunan Gürbulak Gümrük Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek, yetkililerden sınır güvenliği ve alınan tedbirler hakkında bilgi aldı. İncelemeleri sonrası bir açıklama yapan Bakan Çiftçi, sözlerine dün meydana gelen trafik kazasında şehit olan Yusuf Açay ve Selman Akarsel’e rahmet dileyerek başladı. Şehitlerin ailelerine ve millete başsağlığı dileklerini ileten Çiftçi, benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu. "Burada tüm tedbirler alınmış durumda" Bölgede yaşanan gelişmelere dikkat çeken Çiftçi, özellikle sınır hattında güvenliğin en üst seviyede tutulduğunu belirterek, "Bugün serhat şehrimiz, sınır illimiz Ağrı’dayız. Ziyaretler kapsamında bugün öğleden sonra Ağrı’ya geldik ve ilk olarak da yeni göreve başlayan Ağrı Valimizi makamında ziyaret ettik. İlinde yürütülen çalışmalar hakkında kendisinden bilgiler aldık. Ardından AK Parti İl Teşkilatımızı ziyaret ettik. İl teşkilat mensuplarımızla buluşmuş olduk. Ardından da yine Göç İdaremize bağlı olan Geri Gönderme Merkezini ziyaret ettik. Burada kalan yabancıların şartlarını yerinde incelemiş olduk, bilgiler aldık. Daha sonra Ağrı’daki incelemelerimizi tamamladıktan sonra şu anda Gürbulak Sınır Kapısı’ndayız. Sınır kapımızın sıfır noktasındayız. Malumlarınız 28 Şubat tarihinden itibaren sınırın öbür tarafında, İran tarafında, İran ile ABD-İsrail arasında süregelen bir savaş var. Ve savaşın ne kadar daha süreceği, ne zaman sona ereceği konusunda da herhangi bir belirlilik yok. Dolayısıyla biz savaşın muhtemel sonuçlarıyla ilgili kendi tarafımızda alınan tedbirleri gözden geçirdik. Burada Doğubayazıt kaymakamımızdan brifing aldık ve alınan tedbirleri de yerinde incelemiş olduk. Ben şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki burada tüm planlamalar, tedbirler alınmış durumda. Herhangi bir sıkıntı yok. Temennimiz inşallah bu savaş kısa süre içerisinde biter, yeniden barış ve huzur ortamına dönmüş oluruz" dedi.
Trabzon Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Öztürk: "Yangının yüzde 90’lık kısmını kontrol altına aldık" Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Muharrem Öztürk, Arsin ilçesindeki fındık fabrikasında çıkan yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını söyledi. Trabzon’un Arsin ilçesindeki Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Cirav isimli fındık fabrikasında çıkan yangına itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor. Büyük ölçüde kontrol altına alınan yangında ilgili bilgiler veren Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Muharrem Öztürk, "16.50’de ihbar geldi. 1 dakika sonra ekiplerimiz yola çıktı. İlk ekibimiz Arsin ilçesinden geldi. 5 ilçeden 30 tane aracımız var. 60 tane personelimiz var. TİSKİ ile 40 aracımız burada bulunuyor. Yaklaşık 4 saattir müdahale ediyoruz. Yan tarafta silo vardı. Bizim öncelikli amacımız o siloya yangının sıçramamasıydı. Yan tarafta da başka bir fabrika vardı. Onlara sıçratmadan yangını söndürmeye çalıştık. Arkadaşlarımız cansiperane bir şekilde çalışıyorlar. İçeride fındık, fındık yağı, fındık kabuğu, karton ve ahşaplar bulunuyor. O nedenle söndürme çalışmaları zaman aldı. 1 tane personelimiz dumandan etkilendi. Ayrıca mal sahibi ufak bir kaza geçirmiş. Çok şükür hayati bir tehlike yok. Yüzde 90’lık kısmını kontrol altına aldık. Küçük bir kısım kaldı. Orayı da iş makinesi ile açarak soğutma yapacağız. Ondan sonra binayı komple soğutacağız" ifadelerini kullandı.