ASAYİŞ - 31 Temmuz 2025 Perşembe 21:53

Kastamonu’da dehşet veren görüntüler: Köpeği önce aracıyla ezmeye çalıştı, ardından tüfekle vurarak felç bıraktı

A
A
A
Kastamonu’da dehşet veren görüntüler: Köpeği önce aracıyla ezmeye çalıştı, ardından tüfekle vurarak felç bıraktı

Kastamonu’da bir şahıs, sokakta karşısına çıkan köpeği önce aracıyla ezmeye çalıştı daha sonra tüfeğiyle vurarak felç bıraktı. O anlar güvenlik kameralarına yansıdı.


Olay, dün gece saatlerinde Kastamonu’nun Tosya ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ismi öğrenilemeyen bir şahıs, sokakta seyir halindeyken, karşısına Atakan Oğuz isimli vatandaşın 5 yıl önce oğlu için sahiplendiği köpek çıktı. Şahıs önce aracıyla köpeği ezmeye çalıştı. Daha sonra uzaklaşan şahıs, aracında bulunan tüfekle köpeğe ateş etti. Köpek, omuriliğine isabet eden kurşun sebebiyle felç kalırken, saldırgan şahıs olay yerinden kaçtı.


Dehşet veren olay kamerada


O anlar ise güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde araç sürücüsünün karşısına çıkan köpeği ezmeye çalıştığı görülüyor. Köpekten uzaklaşan şahıs, aracından inerek bagajındaki tüfeği alıyor. Bir süre sonra vaz geçen şahıs, aracıyla uzaklaşıyor. Daha sonra köpek sokakta oynarken yürüyerek yanına yaklaşan şahıs tüfeğini ateşliyor. Köpek vurulurken, şahıs koşarak uzaklaşıyor.


"En büyük cezayı alacağına da inancım tam"


Yaşanan olayı anlatan köpeğin sahibi Atakan Oğuz, şahsın yakalandığını ve en ağır cezaya çaptırılmasını istediklerini belirterek, "Yaklaşık 5 yıl önce oğlum için, sünnet hediyesi olarak bir yavru köpek sahiplendim. İsmini de ‘Ateş’ koyduk. 5 yıldır oğlumla arkadaşlık ediyorlardı. Dün gece saatlerinde bir silah sesi duydum. Evim de iş yerimin üst katında olduğu için hemen balkondan baktım. Köpeğimin kanlar içinde yerde yattığını gördüm. Ondan sonra hemen 112 Acil Çağrı Merkezini aradım. Polis ekipleri gelene kadar kameradan baktığımda bir tane aracın geldikten sonra köpeği gördükten sonra köpeği ezmek için üstüne sürdüğü görülüyor. Köpeğim kaçtığı için aracı park ediyor. Daha sonra arabadan iniyor, bagajından silahı alıyor. Güvenlik kamerasının ışığının yandığını gördüğünde silahı bagaja bırakıp devam ediyor. Aracı ileride kameranın görmediği bir yere bırakıyor. Oradaki güvenlik kameralarını fark edememiş. Köpeğim yerde yatıp oynarken tüfeğiyle nişan alarak köpeğimi vuruyor. Polis ekipleri geldikten sonra nöbetçi veteriner kliniği bulduk. Hemen köpeğimi aracımla Kastamonu’ya götürdüm. Gereken tedavilerine başladı. Ancak omuriliğine geldiği için köpeğim felç kaldı. Hayati riski devam ediyor. Elimizle besliyoruz. Oğlumun can yoldaşıydı. Bir insan ne ister de bir canlıyı vurur? Şahsı daha önceden tanımıyorum. Şu anda yakalandı. Adli işlemleri devam ediyor. En büyük cezayı alacağına da inancım tam. Adalete her zaman güveniyorum. Bir insan ne için aracında tüfek taşır, neden bir canlıyı vurur" dedi.


"Ailemizdeki bir birey gibiydi"


"Ateş" isimli köpeği babası kendisi için 5 yıl önce sahiplendiğini ifade eden Muhammet Aras Oğuz ise, "Babam 5 yıl önce benim için köpek sahiplenmişti. Köpeğim dün gece yapılan silahlı saldırıda felç kaldı. Köpeğim asla hareket edemiyor. Bu cani görülmeyeceğini sandı, ama yakalandı. Köpeğim için çok üzgünüm. Ailemizdeki bir birey gibiydi. 5 yıl sonra böyle bir şeyin olması bizi çok derinden etkiledi. Köpeğim için çok üzüldüm" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.