ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 20:08

Kastamonu’da emekli öğretmen evinde ölü bulundu

A
A
A
Kastamonu’da emekli öğretmen evinde ölü bulundu

Kastamonu’nun Daday ilçesinde 74 yaşındaki emekli öğretmen yalnız yaşadığı evinde komşuları tarafından ölü bulundu.


Edinilen bilgiye göre, Daday ilçesine bağlı Selalmaz köyü İlyas Mahallesi’nde tek başına yaşayan emekli öğretmen Mehmet Ergin’den (74) bir süredir haber alamayan komşuları, kontrol için evine gitti. İçeri giren komşular, Ergin’i yerde hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Ergin’in hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından cenaze, Daday Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.


Mehmet Ergin’in cenazesinin, 12 Şubat Perşembe günü öğle namazının ardından kendi köyünde toprağa verileceği öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Didim’de yelken heyecanı ödül töreniyle sona erdi Aydın’ın Didim ilçesinde 4-7 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen yelken yarışları, düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. 114 sporcunun katılım sağladığı organizasyon, dört gün boyunca büyük heyecana sahne oldu. Didim’de deniz ve rüzgarla bütünleşen yarışlarda genç sporcular kıyasıya mücadele ederken, organizasyonun kapanışı geniş katılımlı bir törenle yapıldı. Törene Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürü Serhat Yığmatepe, Türkiye Yelken Federasyonu Başkan Vekili Hakan Yenigün, Didim Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Ali Yavuz Kol’un yanı sıra sporcular, kulüp yöneticileri, antrenörler, hakemler ve çok sayıda yelken tutkunu katıldı. Törende konuşan İl Müdürü Serhat Yığmatepe, Aydın’ın su sporları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, kentin sahip olduğu kıyı şeridi ve uygun iklim şartlarıyla Türkiye’nin önde gelen su sporları merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Didim’de 114 sporcunun azim ve heyecanına tanıklık ettiklerini kaydeden Yığmatepe, gençlerin spora olan ilgisi ve disiplininin gurur verici olduğunu vurguladı. Organizasyonda emeği geçen federasyon, belediye ve tüm paydaşlara teşekkür eden Yığmatepe, dereceye giren sporcuları tebrik ederek sporculara her daim uygun rüzgar temennisinde bulundu. Dört gün süren yarışların ardından dereceye giren sporculara kupa ve madalyaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi.
Mersin Sigorta sektörünün prim üretimi 1,2 trilyon TL’yi aştı Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Ocak 2026 verilerine göre sigorta sektörünün toplam prim üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 45,8 artarak 1,2 trilyon TL’yi aştı. 2025 yılı rekorla kapanırken, sektörde artan dijital pazarlama yatırımlarına rağmen üretimin ana yükünü yine acenteler taşıdı. Girişimci Acenteler Platformu (TÜGAP) Başkanı Abdulcelil Alkış, 2025 verilerini değerlendirirken sigortacılığın özünün değişmediğini belirtti. Alkış, "Teknoloji bir araçtır. Sigortacılık ise güvene dayalı bir danışmanlık işidir. 2025 verileri, Türk halkının yapay zekaya değil, kendi acentesine güvendiğini bir kez daha gösterdi" dedi. "2025 güven ve dönüşüm yılı oldu" Alkış, 2024 yılında 838,7 milyar TL olan toplam prim üretiminin 2025 sonunda 1,2 trilyon TL’ye ulaşmasının yalnızca nominal bir büyüme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Enflasyondan arındırılmış verilere göre sektörün yüzde 11,4 oranında reel büyüme kaydettiğini belirten Alkış, özellikle hayat branşındaki artışa dikkat çekti. 2025 yılında en dikkat çekici büyümenin sağlık ve hayat sigortalarında yaşandığını kaydeden Alkış, hayat dışı sigortalarda reel büyümenin yüzde 8 seviyesinde kalırken, hayat sigortalarında bu oranın yüzde 36,8’e ulaştığını söyledi. Hayat branşındaki nominal büyümenin ise yüzde 79,1 olarak gerçekleştiğini belirtti. Alkış, "Türk halkı artık sigortayı bir lüks değil, ekonomik sürdürülebilirliğin temel şartı olarak görüyor. Özellikle sağlık sigortalarındaki artış ve hayat branşındaki güçlü büyüme, bireylerin geleceklerini güvence altına alma refleksinin güçlendiğini gösteriyor" diye konuştu. "Dijitalleşme var, insansızlaşma yok" 2025 verilerinin dağıtım kanalları açısından da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Alkış, TSB verilerine göre hayat dışı branşlarda prim üretiminin yaklaşık yüzde 65’inin hala acenteler üzerinden gerçekleştiğini ifade etti. Bankasürans ve doğrudan dijital satış kanallarının milyarlarca liralık reklam yatırımlarına rağmen, özellikle hasar anında birebir muhatap arayan sigortalıların güvenini aynı ölçüde kazanamadığını söyleyen Alkış, 2024 yılına kıyasla online kanalların pazar payındaki artışın yüzde 2 seviyesinde kaldığını ifade etti. Alkış, "Sigortalı artık en ucuz poliçeyi değil, en doğru teminatı arıyor. Dijitalleşme bir gerçek; ancak bu süreç acenteyi ortadan kaldırmıyor, aksine daha donanımlı hale getiriyor" ifadelerini kullandı. Karmaşık risklerde uzmanlık öne çıkıyor Branş bazlı reel büyüme oranlarının dağıtım kanallarının rolünü ortaya koyduğunu kaydeden Alkış, kasko branşında reel büyümenin yüzde 0,13 ile sınırlı kaldığını, yangın ve afet sigortalarında ise yüzde 3,86’lık reel artış yaşandığını söyledi. Bu tablonun özellikle karmaşık ve yüksek risk içeren poliçelerde uzman danışmanlığın tercih edildiğini gösterdiğini vurgulayan Alkış, "Dijital ekranlar hızlı olabilir; ancak risk analizi, teminat optimizasyonu ve hasar sonrası süreç yönetimi hala insan uzmanlığı gerektiriyor" dedi. En büyük risk: Eksik sigorta 2025 yılında sektörde en çok karşılaşılan sorunlardan birinin ’eksik sigorta’ olduğunu belirten Alkış, ekonomik dalgalanmalar nedeniyle konut, araç ve işyeri değerlerinin hızla artmasına rağmen poliçelerdeki teminatların güncellenmemesinin hasar anında mağduriyetlere yol açtığını ifade etti. Alkış, "Bir varlığın değeri yıl içinde yüzde 50 artarken poliçedeki teminat sabit kalırsa, hasar anında büyük kayıp yaşanır. Bir algoritma, müşteriye enflasyonist ortamda zeyilname yapması gerektiğini bir acente hassasiyetiyle hatırlatamaz. 2025 yılında acenteler binlerce müşterisini bu riskten korudu" şeklinde konuştu. Yeni dönem: Hibrit acente modeli TÜGAP’ın teknolojiyi reddeden değil yöneten bir model benimsediğini belirten Alkış, ’Hibrit Acente’ yaklaşımının 2026’da daha da güçleneceğini ifade etti. Alkış, "Artık sadece poliçe kesen değil, risk yöneten, müşterisinin finansal danışmanı gibi çalışan, teknolojiyi hız için kullanan ama insani dokunuşu kaybetmeyen bir acente profili var. 2026 yılı, kendini geliştiren ve müşterisine değer katan acentelerin altın çağı olacak. TÜGAP olarak bu dönüşüme liderlik etmeye devam edeceğiz" dedi. 2026’da hedef: Ekonomik dayanıklılık 2026 projeksiyonlarını da paylaşan Alkış, sigorta sektörünün gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının artırılmasının Türkiye ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. 2025’te 1,2 trilyon TL’ye ulaşan sektör hacminin yalnızca hasar ödemekle sınırlı olmadığını belirten Alkış, sigorta fonlarının uzun vadeli tasarruf ve sermaye piyasaları açısından kritik rol oynadığını söyledi. Alkış, sözlerini şöyle tamamladı; "Sigorta sektörü artık sadece hasar ödeyen bir yapı değil; tasarrufu yöneten, sermaye piyasalarını besleyen ve ekonomik direnci artıran stratejik bir finansal güçtür. Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedefinde sigortanın GSYH içindeki payı artırılmadıkça tam koruma mümkün değildir. 2026, güveni yönetenlerin yılı olacaktır."
İstanbul Çin’in Yiwu kenti 20 ülke ve bölgede tanıtılacak Çin’in Zhejiang eyaletine bağlı Yiwu kenti, 20 ülke ve bölgede tanıtılıyor. "Yiwu’nun Kırmızısı Küresel Simgesel Yapıları Aydınlatıyor" başlıklı bir kampanya beş kıtada başlatıldı. New York’ta Times Square, Toronto’da Yonge-Dundas Square, Dubai’de CBD Bay, Paris’te Avenue de l’Opéra, Milano’da Navigli, Londra’da Stratford, Seul’de Myeongdong Eulji-ro ve Kuala Lumpur’da Jalan Imbi gibi 20 ülke ve bölgedeki açık hava ekranlarında aynı anda Yiwu’nun şehir tanıtım videosu ve 2026 Bahar Festivali Galası’nın Yiwu’daki buluşma noktasına davetiyeler yayınlanıyor. Yapılan açıklamaya göre; geçtiğimiz yıl kent, "hız, yenilik, canlılık ve özgüvenini" yansıtan performansıyla Zhejiang Eyaleti’nin "Sadakat, Sorumluluk ve Mükemmellik Ödülünü" kazandı. Toplam ihracat hacmi, piyasada işlem gören varlıkların sayısı ve kentsel ile kırsal sakinlerin kişi başına düşen harcanabilir geliri gibi endekslerde ülke çapında ilçe düzeyindeki şehirler arasında ilk sıralarda yer aldı. "Çin İlçe Düzeyinde Ortak Refah Endeksinde" zirveye çıkan kent, "Sosyal Yönetişimde En İyi 100 İlçe" arasında da ilk sıraya yükseldi. Yiwu, ülke çapında ilçe düzeyindeki şehirler arasında en yüksek iletişim popülerliği endeksine ulaştı. Çin’in reform ve dışa açılma sürecinin önemli bir penceresi olan Yiwu, geçtiğimiz yıl ulusal ve eyalet düzeyinde 33 adet "ilk sipariş", "ilk olay" ve "ilk girişim" başlattı. Küresel Dijital Ticaret Merkezi açılırken, Yiwu Uluslararası Ana Limanı faaliyete geçti. Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi (Yixin’ou) ülke çapında lider konumunu korudu ve tren sıklığı açısından Yangtze Nehri Deltası’nda birinci sırada yer aldı.
Adana Adana, sıkma ve yüksük çorbası için tescil bekliyor Adana’ya özgü lezzetlerden sıkma ve yüksük çorbası, Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde usta öğreticilerin ellerinde gelecek kuşaklara öğretiliyor. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Adana sıkması ve yüksük çorbası için tescil beklediklerini belirterek, "Türkiye’nin hiçbir yerinde bu kadar lezzetli sıkmayı ve yüksük çorbasını bulamazlar. Bu bizim zenginliğimiz" dedi. Adana Ticaret Odası (ATO) tarafından 2004 yılında Adana Kebabı, 2020 yılında ise şalgama coğrafi işaret tescili alındı. ATO’nun girişimlerinin ardından tescil alınan Adana ürünleri; Adana kebabı, şalgam, içli köfte, analı kızlı, aşlama, bici bici, karakuş, taş kadayıf, halka tatlı ve şırdan oldu. Türk Patent Enstitüsü’nde tescil için yapılan başvuruda bekleyen 2 Adana lezzeti daha bulunuyor. Bunlardan biri Adana sıkması diğer ise yüksük çorbası. Yüreğir Belediyesi de Adana’nın mutfak kültürünü ve zengin kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde çalışmalarını sürdürüyor. Merkezi ziyaret ederek yüksük çorbası döken Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Adana sıkması ve yüksük çorbası için yapılan başvurunun ardından tescil beklediklerini söyledi. "Adana’da birçok lezzet var" Yüreğir Gastronomi Merkezi’nin amacının tarihi kültürü yarınlara taşımak olduğunun altını çizen Başkan Ali Demirçalı, "Adana’da birçok lezzet var. Bugün 2 tane lezzetimizi Türkiye’ye tanıtmak istiyoruz. Biri yüksük çorbası, diğeri de Adana sıkması. Türkiye’de sıkma ve yüksük çorbası Adana’da, Adana’da da Yüreğir’de yenir. Sıkmanın doğduğu yer zaten bizim Misis bölgesi. Adana’ya gelenler mutlaka Yüreğir ilçesine gelsinler, Misis’te ayranını içip sıkmasını yesinler. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu kadar lezzetli sıkmayı ve yüksük çorbasını bulamazlar. Bu bizim zenginliğimiz. Bu iki ürünümüzün patent başvuruları yapıldı. Yakında da onaylanacak. Patent almış olacağız. Adana’da birçok lezzet var. Adana’nın şalgamı, içli köfte, Adana kebabı, bici bici bunun gibi yüzlerce lezzetimiz var. Bu lezzetleri, tarihten gelen bu kültürü yarınlara taşımak için biz Yüreğir Belediyesi olarak elimizden geleni yapıyoruz" şeklinde konuştu Dünyanın her yerinden misafirleri ilçeye beklediklerini söyleyen Başkan Demirçalı, "Bugün bu gastronomi merkezinde Adana’da birçok gencimize eğitim veriyoruz. Aşçı yetiştiriyoruz. Adana’da zaten yeteri kadar lezzet var. Adana’da yemek yemeyen birisi yemek yedim demesin. Sıkma yedim demesin. Kebap yedim demesin. Adana’ya gelir. Sıcak sıcak yenir bu lezzetler" diye konuştu. "Süreç devam ediyor, tescil bekleniyor" Usta Öğretici Sebahat Çelik, Adana’ya özgü olan yüksük çorbası ve sıkmaya tescil beklediklerini kaydederek, "Adana’da yüksük çorbası atalarımızdan gelen bir gelenektir aslında. Kalabalık ortamlarda, düğünlerde, bayramlarda, cenazelerde toplu yemek olarak çıkartılır ve tam bir paylaşım yemeğidir. Kadınlar bir araya gelerek hem sohbet ederler, hem bir taraftan çorbasını dökerler. Ve Adana’nın geçmişten günümüze aktarılan en güzel örneklerinden biridir. Adana sıkması da aslında tam bir yokluk yemeğidir. Eskiden misafir geldiğinde evde hiçbir şey yoksa direkt hamur yoğurulur ve sıkma yapılır. Daha pratik olduğu için, daha kolay yapılan bir ürün olduğu için daha çok tercih edilirdi. Kahvaltıların vazgeçilmez ürünüdür Adana’da. Başka yerlerde de bilinen yerler vardır ama Adana bunun merkezi diyebiliriz. Tescil için başvuru yapıldı ve süreç devam ediyor. Tescil bekleniyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul Elektrikli araç kullanıcılarına enerji seçenekleri En Yakıt, farklı kullanım ihtiyaçlarına göre tasarlanan ve süresiz geçerliliğe sahip enerji seçenekleriyle, tüketimi planlı hale getirirken, bütçe kontrolünü de destekliyor. Elektrikli şarj işletmecisi En Yakıt, kullanıcı alışkanlıklarını dikkate alarak geliştirdiği enerji seçenekleriyle tüketim süreçlerini daha öngörülebilir hale getiriyor. Farklı ihtiyaçlara göre sunulan seçenekler, enerji kullanımında planlama imkânı sağlarken harcamaların da daha kontrollü yönetilmesine olanak tanıyor. Şirket enerji seçeneklerini şöyle açıkladı: ’’Mini, avantajlı, maxi gibi paketlere, mobil uygulamadaki EnWin sekmesi üzerinden hızlı ve kolay şekilde erişilebiliyor. Paketlerin kullanım süresi olmadığı için müşteriler uzun vadeli olarak güvenle satın alabiliyorlar. Sunulan enerji seçenekleri, bütçe yönetiminin yanı sıra çevreye duyarlı bir tüketim anlayışını da destekliyor. Ayrıca şirket, dönemsel indirimler ve özel fırsatlarla paketleri daha da avantajlı hale getiriyor. Enerji paketleri, yalnızca kullanım kolaylığı değil aynı zamanda birim enerji maliyetinde avantaj da sağlıyor. Paket satın alımlarında kWh başına düşen birim fiyat, standart kullanıma kıyasla daha avantajlı seviyelere geliyor. Bu sayede kullanıcılar enerji tüketimlerini planlarken aynı zamanda daha ekonomik bir şarj deneyimi elde edebiliyor. En Yakıt, bu yaklaşımıyla kullanıcılarına uzun vadede maliyet avantajı sunmayı hedefliyor.’’ ’’Amacımız, bütçe dostu çözümler sunmak’’ Enerji paketlerinin kullanıcıların harcamalarını daha kontrollü yönetmelerine katkı sağladığını belirten En Yakıt Genel Müdürü Tayfun Şenses, "Amacımız, enerji kullanımını daha planlı ve bilinçli hale getiren, aynı zamanda bütçe dostu çözümler sunmak. Bu doğrultuda hem tasarrufu hem de çevreye duyarlı yaklaşımı destekleyen uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz" dedi.
Muş Muş’ta devlet desteğiyle hayvan sayısı arttı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yem, kredi ve hibe desteğiyle Muş’ta büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı 2025 yılında artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı hayvansal üretim istatistiklerine göre, ülke genelinde olduğu gibi Muş’ta da hayvan varlığında artış kaydedildi. Devlet desteklerinin etkisiyle kentte büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı yükselişe geçti. Hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan Muş’ta da 2024’te 242 bin 277 olan büyükbaş hayvan sayısı, 2025 yılında 253 bin 840’a yükseldi. 2024’te 1 milyon 158 bin 120 olan küçükbaş hayvan sayısı ise 2025 yılında 1 milyon 411 bin 269’a çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan yem desteği, düşük faizli kredi imkanları ve hibe programları sayesinde üreticiler hayvancılığa yöneldi. Özellikle küçükbaş hayvancılıkta yaşanan artış, Muş’un bu alandaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Devlet desteklerinin üretime olumlu yansıdığı Muş’ta hayvan varlığındaki artış, hem kırsal kalkınmaya hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Desteklerin devam etmesiyle önümüzdeki yıllarda da artış trendinin sürmesinin beklendiği ifade ediliyor. Yaklaşık 25 yıldır hayvancılık mesleğini yürüten besici Yusuf Bakır, devletin sağladığı desteklerle gençlerin batı illerine gitmeden kendi köylerinde kalarak hayvancılık mesleğini yaptığını ifade etti. Bakır, "Damızlık, koyun, küçükbaş ve büyükbaş hayvan besliyoruz. Ayrıca besi ve ticaret amaçlı hayvanlarımız da var. Son yıllarda devletimizin sağladığı destekler bizler için çok önemli oldu. Oğlak desteği, kuzu desteği, büyükbaş hayvan destekleri ve ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kış aylarında sağladığı arpa desteği hayvancılığın canlanmasına büyük katkı sundu. Bu destekler sayesinde hayvancılıkta ciddi bir artış ve iyileşme yaşandı. Eskiden gençlerimiz iş bulmak için batı illerine göç ediyordu. Ancak şu anda, verilen desteklerin de etkisiyle gençlerimiz yeniden hayvancılığa ve besiciliğe yönelmeye başladı. Devletimizden daha iyi ve sürdürülebilir destekler bekliyoruz. Bugüne kadar verilen destekler için de teşekkür ediyoruz" dedi.